Herkesin aynı şeyi düşündüğü bir ortamda hiç kimse hiçbir şey düşünmüyor demektir. walter lipmann
Hüma Efkan
Hüma Efkan

TÜRK DİLİ

Yorum

TÜRK DİLİ

2

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

208

Okunma

TÜRK DİLİ

TÜRK DİLİ

Türk dili, matematiksel ve fonetik bir yapıya sahiptir. Bu yönüyle hem kurallı hem de kendi içinde tutarlı bir sistem barındırır. Sayfamda bulunan ve aynı zamanda 5–6 kitaba imza atmış, ressam kimliği de olan bir kadın arkadaşımız, bir süre önce “bu yazımı bir kez daha yayımlıyorum” şeklinde bir ifade kullandı. Kendisini rencide etmemek adına, özelden nazikçe “Sanıyorum sehven olmuş olmalı; ‘yayımlıyorum’ değil, ‘yayınlıyorum’ demek daha doğru olur” şeklinde bir hatırlatma yaptım.

Ancak arkadaşımız, Türk Dil Kurumu’na baktığını belirterek bu düzeltmeyi kabul etmedi ve bu tavrıyla, ne yazık ki, üslup açısından ölçüyü aştı. Bunun üzerine kendisini sayfamdan çıkarmak durumunda kaldım.

Asıl mesele şudur: Türk Dil Kurumu’nun son 40–50 yıldır asli görevinden uzaklaştığını düşünüyorum. Dilin yapısal mantığı yerine, zaman zaman tartışmalı ve zorlama karşılıklar üretmekle meşgul olduğu kanaatindeyim. Bu nedenle, açıkçası TDK’nın her söylediğini mutlak doğru kabul etmiyorum.

Ben dilin matematiğine ve fonetiğine bakarım. Çünkü Türkçe, kök ve ek ilişkisi bakımından son derece düzenli bir dildir. Bu bağlamda bazı kullanımların daha doğru olduğunu düşünüyorum:

“Basım yayım kurumu” değil, “Basın yayın kurumu”

“Yayımevi” değil, “Yayınevi”

“Yayım dağıtım” değil, “Yayın dağıtım”

“Yayımlıyorum” değil, “Yayınlıyorum”

Bu örnekler, Türkçenin ses uyumu ve yapısal mantığı dikkate alındığında daha tutarlı görünmektedir.

Sonuç olarak, dil yalnızca kurumlardan öğrenilen bir yapı değil; aynı zamanda yaşayan, gelişen ve kendi iç mantığı olan bir sistemdir. Bu nedenle, dil kullanırken sadece kurallara değil, o kuralların arkasındaki mantığa da bakılması gerektiğine inanıyorum.

"Güncel Türkçe Sözlükte; Yaklaşık 111.000 - 122.000 madde.

(Ağızlar, terimler dahil) Kapsamlı Söz Varlığı; 616.767

Yabancı Kökenli Kelimeler; yaklaşık 14.000-15.000 yabancı kökenli sözcük vardır.

Günlük Konuşma; Nüfusun büyük bir çoğunluğu günlük yaşamında 400 ile 1000 arasında kelime kullanmaktadır." (Rakamlar internetten alınmıştır)

Efkan ÖTGÜN

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Türk dili Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Türk dili yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TÜRK DİLİ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Gulsum Kuruoglu
Gulsum Kuruoglu, @gulsumkuruoglu
9.4.2026 02:26:56
"Türk dili" , günümüzde edebiyatın eleştiri kültürü neredeyse sessizliğe bürünmüş durumda. Eskiden bir şiir yayımlandığında başka bir şairin ona yazdığı zeil ya da bir eleştirmenin kaleme aldığı uzun bir değerlendirme, edebiyatın canlı damarını oluştururdu.
Şimdi ise üretim çok, ama yankı az.
Belkide 20yy'ın " modern" tanımı artık yetersiz kaldı; çünkü o dönemin temel soruları, birey, anlam, yabancılaşma , dijital çağın hızında başka biçimlere dönüştü. Şiir artık sadece kitapta değil, ekranda, sesli performansta, hatta sosyal medyada vsr oluyor. Bu da eleştirinin biçimini bulanıklaştırıyor.

Belki de yeni dönemi " post eleştirel" ya da "yansıma çağı " adlandırabiliriz.

Herkes üretici, ama kimse yargıç değil.
Çünkü edebi yargılarımızı " otoritenin" değil " çoğunlluğun " içinde erittik.
Yüreğinizin meşalesi hiç sönmesin kalemdaşım.
Gulsum Kuruoglu
Gulsum Kuruoglu, @gulsumkuruoglu
9.4.2026 02:24:32
"Türk dili" , günümüzde edebiyatın eleştiri kültürü neredeyse sessizliğe bürünmüş durumda. Eskiden bir şiir yayımlandığında başka bir şairin ona yazdığı zeil ya da bir eleştirmenin kaleme aldığı uzun bir değerlendirme, edebiyatın canlı damarını oluştururdu.
Şimdi ise üretim çok, ama yankı az.
Belkide 20yy'ın " modern" tanımı artık yetersiz kaldı; çünkü o dönemin temel soruları, birey, anlam, yabancılaşma , dijital çağın hızında başka biçimlere dönüştü. Şiir artık sadece kitapta değil, ekranda, sesli performansta, hatta sosyal medyada vsr oluyor. Bu da eleştirinin biçimini bulanıklaştırıyor.

Belki de yeni dönemi " post eleştirel" ya da "yansıma çağı " adlandırabiliriz.

Herkes üretici, ama kimse yargıç değil.
Çünkü edebi yargılarımızı " otoritenin" değil " çoğunlluğun " içinde erittik.
Yüreğinizin meşalesi hiç sönmesin kalemdaşım.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL