Hakiki sevgi, herkesin bahsettiği, fakat pek az kimsenin gördüğü hayaletlere benzer. -- anatole franse
godmask
godmask

Emekli Olmayı Reddeden Bir Kıyametin Dilekçesi

Yorum

Emekli Olmayı Reddeden Bir Kıyametin Dilekçesi

( 1 kişi )

0

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

322

Okunma

Emekli Olmayı Reddeden Bir Kıyametin Dilekçesi

Emekli Olmayı Reddeden Bir Kıyametin Dilekçesi

Geçen hafta kıyametle aynı minibüse bindik.
Ayaktaydı. Yer vermedim. Zaten oturacak bir geleceği yoktu.

Kıyamet kravat takmıştı. Çizgili. Ciddiyetini ciddiye almayan bir çizgi. Elinde şeffaf dosya: “Yeryüzü Müdürlüğü’ne arzuhal.” Dilekçesini kaybetmiş. İnsanlık arşivde unutmuş. “Beni iptal etmişler,” dedi. “Sistemde görünmüyorum.”

Oysa ben onu çocukken televizyonlarda görmüştüm. Ateşler, borular, çığlıklar. Meğer hepsi fragmanmış. Asıl film vizyona girmemiş. Sansüre takılmış: “Toplumsal huzuru bozabilir.”

Kıyamet bana döndü:
“Ben işsizim,” dedi.
“İnsanlar benden daha iyi yıkıyor artık.”

Haklıydı. Bir ülke sabah kalkıp kendini trend topic yapabiliyorsa, evrensel bir son’a ne gerek var? Yıkım artık butik. Kişiye özel. Abonelik sistemiyle çalışıyor.

Minibüs şoförü ani fren yaptı. Zaman öne doğru savruldu. Bir yolcunun cebinden takvim düştü; bütün günler aynı güne çıktı. Kıyamet eğilip aldı. Sayfaları kokladı. “Taze değil,” dedi. “İnsanlar artık geleceği bayat tüketiyor.”

Ben pencereden dışarı baktım. Binalar birbirine yaslanmış; sanki utanıyorlardı ayakta durdukları için. Bir balkon, komşusuna özür diliyordu. Bir klima, yazın suçunu üstlenmişti. Sokak lambası sabahı kıskanıyordu.

Kıyamet bir anda ceketini çıkardı. İçinden küçük bir kıyamet daha çıktı. Matruşka gibi. Onu da çıkardı; içinden daha küçüğü. En son avucunda minik bir kıyamet kaldı: Tırnak kadar. “Asıl tehlikeli olan bu,” dedi. “Buna alışıyorsunuz.”

Minibüsten indik. Yere basınca yer hafifçe geri çekildi. Toprak da mesafeli artık. Kimseye güvenmiyor. Kıyamet dilekçesini uzattı bana: “Okur musun? Yazım hatası var mı?”

Okudum.

“Sayın Yetkili,
Uzun süredir beklemekteyim. İnsanlık kendi kendini meşgul ettiğinden tarafıma ihtiyaç kalmamıştır. Ancak protokol gereği bir kapanış töreni talep ediyorum. En azından bir alkış.”

Altına not düşmüş:
“Pasta istemiyorum.”

İmzası yoktu. Çünkü son, adını atmaz. Son, başkasının imzasını siler.

Birden gökyüzü esnedi. Bulutlar gerildi. Ama dramatik bir şey olmadı. Sadece bir serçe yanlışlıkla büyüdü, bir apartman kadar oldu. Sonra utandı, tekrar küçüldü. Kimse fark etmedi. Çünkü herkes telefonuna bakıyordu; ekranlarda başka bir kıyamet canlı yayındaydı.

Kıyamet bana baktı.
“Beni yaz,” dedi.
“Belki var olurum.”

Onu yazmaya başladım. Fakat her cümlede biraz daha sıradanlaştı. Ateş yerine istatistik çıktı. Çığlık yerine grafik. İnsanlık sonu PDF formatında indirdi.

Bir ara durdum. “Neden hâlâ buradasın?” diye sordum.

“Çünkü siz bitmiyorsunuz,” dedi. “Siz sürekli devam ediyorsunuz. Yarım yarım. Eksik eksik. Ben bütünüm. Benden korkmanızın sebebi bu.”

O an anladım: Kıyamet aslında tamamlanma arzusuydu. İnsan ise eksik kalma ısrarı.

Akşam oldu. Güneş batmadı; istifa etti. Ay görevi devralmadı; nöbeti reddetti. Gökyüzü bir süre kararsız kaldı. Sonra griye razı oldu. Gri, en demokratik renktir: Kimseyi heyecanlandırmaz.

Kıyamet dilekçesini yırttı. Parçalar havada asılı kaldı. Yerçekimi izin vermedi düşmelerine. “Vazgeçtim,” dedi. “Siz zaten her gün küçük küçük ölüyorsunuz. Büyük bir finale gerek yok.”

Gitti.
Ama tam gitmedi.

Bir yerde saklandı:
Takvimlerin arasına, bildirim seslerinin içine, aynaların arka yüzüne.

Ve ben şunu fark ettim:
En absürt şey, dünyanın sonunun gelmemesi değil;
dünyanın her sabah yeniden başlama ciddiyetidir.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Emekli olmayı reddeden bir kıyametin dilekçesi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Emekli olmayı reddeden bir kıyametin dilekçesi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Emekli Olmayı Reddeden Bir Kıyametin Dilekçesi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL