4
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
227
Okunma
Hayat, Ölüm ve Dönüşüm
İnsan iki soruyla yaşar:
Nasıl geldim?
Nereye gidiyorum?
Hayatın başlangıcını bilim anlatabilir.
Ama ölümden sonrasını kimse anlatamaz.
Çünkü oradan geri dönen yok.
Tibetan Book of the Dead geçiş der.
İslam ahiret der.
Hristiyanlık diriliş der.
Budizm yeniden doğuş der.
İnanç var.
Kanıt yok.
Bilim konuşur: Beyin sustuğunda bilinç susar.
Ama bilincin ne olduğunu bile tam bilmiyoruz.
Gerçek şu:
Bilmiyoruz.
Ölüm tek yönlü bir kapı gibi.
Ya bir şey devam ediyor ama geri dönemiyor,
ya da her şey burada bitiyor.
İnsan belirsizliği sevmez.
Bu yüzden ölümün arkasına ya cennet koyar, ya boşluk, ya döngü.
Ama asıl dönüşüm ölümden sonra değil, ölümden önce başlar.
Bir çocukluk ölür.
Bir aşk ölür.
Bir inanç ölür.
Bir benlik ölür.
Her seferinde başka biri doğarız.
Fiziksel ölüm belki son dönüşümdür.
Ama hayat, küçük ölümlerle pişer.
En dürüst cümle şudur:
Ölümden sonra ne olduğunu bilmiyoruz.
Bu zayıflık değil.
Bu cesaret.
Eğer ölüm sondur, hayat tek sahnedir.
Eğer geçiştir, hayat hazırlıktır.
Eğer dönüşümdür, hayat sürecin kendisidir.
Ama hangisi doğru olursa olsun bir gerçek değişmez:
Yaşıyorsan, sorumlusun.
Bilinmeyene rağmen yaşamak,
insanın attığı en büyük imzadır.
Fatih Disbudak
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.