Bir kalbin ne kadarla dolacağını hiç kimse, hatta şairler bile ölçememişlerdir. (zelda fitzgerald)
Cemile Ülkü
Cemile Ülkü

GELİNCİK

Yorum

GELİNCİK

( 1 kişi )

1

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

81

Okunma

GELİNCİK

Eskisi gibi değilim. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Yalnız olmaktan hiçbir zaman korkmadım. Bilirsin, içimizde bir şeyleri büyütebilmenin yolu yalnızlıktan geçer. Hem insanların çokluğu kalbimizi acıtmaktan başka ne işe yaradı ki?


"Duyumsamak icat edilmiş en büyük işkence değilse nedir? Bundan azade yaşayan varlıkların ne mutlu."


"Mutluluk bir an görünüp yok olan parçacıklar gibi Umut. Hiç bizim olmazsa kaybetmeyiz değil mi? İnsanın kaybedeceği şeylerin olmaması güzel olmalı.
İnan bana kaybetmek kaybetmekten korkmaktan daha zor değil."



"Senin anlattığın boşluklara hiç benzemiyor içinde bulunduğum ha.l Ben yolda olmaktan çok yolda kalmışım gibi.
Hadi dostum yeniden konuşalım bu bahsi.Bana iyi bir şeyler söyle. Hiçbir boşluk boşuna var olmaz, de. Odalara boşluklardan dolar gün ışığı, de. Boşlukları olmayan maddeler katıdır, taştır, de. Derdim, evet. Olsaydı öyle bahisleri konuşmak isterdim onunla. Ama onunla da boşluklar vardı artık aramızda."


"Odysseus’un gurbetinden beter bir gurbet var içimde. Nereye gitsem, kime varsam bitmeyen bir gurbet. Niye gittiğini bilmeyen bir yolcuyum ben Umut. nNye gittiğini, ne aradığını, ruhunun hastalığının ne olduğunu bilmeyen bir yolcu. Mutsuzluğun bir veba gibi bulaşıcı olduğunu biliyor muydun?"


"Ali bana baktı. Gözlerimi kaçırdım.
Kadın çocuğunu öpücük yağmuruna boğarken, yanlarından usulca sıyrılıp geçtik. Az ilerideki parkta, cıvıldaşan kuşlara çocukların kurduğu oyunların neşeli şarkıları eşlik ediyordu. Ali ve ben içimizde bambaşka kelimelerle konuşuyorduk. İkimizde de bu seslere katacak bir tek harfimiz bile yoktu. Sessiz kelimelerle kurulmuş ağıtlar büyüyordu içimizde. Ali ve ben yürüyorduk."


"Akşamüstü eve geldiğimde kendimi çok yorgun hissediyordum. Asya’nın hastanedeki mahcup hali gözümün önünden gitmiyordu. Bugün ne gördüysem hepsi kalbimin üzerine hüzün dolu bulutlar gibi çökmüştü. Hüznün yolculuğu olur muydu? Bir kalpten diğerine giden bir yol bulup başka kalplere taşınır mıydı? Muhakkak öyle Eskisi gibi değilim. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Yalnız olmaktan hiçbir zaman korkmadım. Bilirsin, içimizde bir şeyleri büyütebilmenin yolu yalnızlıktan geçer. Hem insanların çokluğu kalbimizi acıtmaktan başka ne işe yaradı ki?"


"Duyumsamak icat edilmiş en büyük işkence değilse nedir? Bundan azade yaşayan varlıkların ne mutlu."


"Mutluluk bir an görünüp yok olan parçacıklar gibi Umut. Hiç bizim olmazsa kaybetmeyiz değil mi? İnsanın kaybedeceği şeylerin olmaması güzel olmalı.
İnan bana kaybetmek kaybetmekten korkmaktan daha zor değil."



"Senin anlattığın boşluklara hiç benzemiyor içinde bulunduğum ha.l Ben yolda olmaktan çok yolda kalmışım gibi.
Hadi dostum yeniden konuşalım bu bahsi.Bana iyi bir şeyler söyle. Hiçbir boşluk boşuna var olmaz, de. Odalara boşluklardan dolar gün ışığı, de. Boşlukları olmayan maddeler katıdır, taştır, de. Derdim, evet. Olsaydı öyle bahisleri konuşmak isterdim onunla. Ama onunla da boşluklar vardı artık aramızda."


"Odysseus’un gurbetinden beter bir gurbet var içimde. Nereye gitsem, kime varsam bitmeyen bir gurbet. Niye gittiğini bilmeyen bir yolcuyum ben Umut. nNye gittiğini, ne aradığını, ruhunun hastalığının ne olduğunu bilmeyen bir yolcu. Mutsuzluğun bir veba gibi bulaşıcı olduğunu biliyor muydun?"


"Ali bana baktı. Gözlerimi kaçırdım.
Kadın çocuğunu öpücük yağmuruna boğarken, yanlarından usulca sıyrılıp geçtik. Az ilerideki parkta, cıvıldaşan kuşlara çocukların kurduğu oyunların neşeli şarkıları eşlik ediyordu. Ali ve ben içimizde bambaşka kelimelerle konuşuyorduk. İkimizde de bu seslere katacak bir tek harfimiz bile yoktu. Sessiz kelimelerle kurulmuş ağıtlar büyüyordu içimizde. Ali ve ben yürüyorduk."


"Akşamüstü eve geldiğimde kendimi çok yorgun hissediyordum. Asya’nın hastanedeki mahcup hali gözümün önünden gitmiyordu. Bugün ne gördüysem hepsi kalbimin üzerine hüzün dolu bulutlar gibi çökmüştü. Hüznün yolculuğu olur muydu? Bir kalpten diğerine giden bir yol bulup başka kalplere taşınır mıydı? Muhakkak öyle olmalıydı. Gönlüm dolu doluydu, ellerim boştu. Bütün gün karakol, hastane, avukat üçgeni arasında dolanıp durmuştum ama elimden hiçbir şey gelmemiş,hiçbir neticeye varamamıştım. En kötüsü de insanoğlunun acizliğiydi ve ben bugün acizliğimi iliklerime kadar hissetmiştim."
. Gönlüm dolu doluydu, ellerim boştu. Bütün gün karakol, hastane, avukat üçgeni arasında dolanıp durmuştum ama elimden hiçbir şey gelmemiş,hiçbir neticeye varamamıştım. En kötüsü de insanoğlunun acizliğiydi ve ben bugün acizliğimi iliklerime kadar hissetmiştim."
bir şeyleri büyütebilmenin yolu yalnızlıktan geçer. Hem insanların çokluğu kalbimizi acıtmaktan başka ne işe yaradı ki?"


"Duyumsamak icat edilmiş en büyük işkence değilse nedir? Bundan azade yaşayan varlıkların ne mutlu."


"Mutluluk bir an görünüp yok olan parçacıklar gibi Umut. Hiç bizim olmazsa kaybetmeyiz değil mi? İnsanın kaybedeceği şeylerin olmaması güzel olmalı.
İnan bana kaybetmek kaybetmekten korkmaktan daha zor değil."



"Senin anlattığın boşluklara hiç benzemiyor içinde bulunduğum ha.l Ben yolda olmaktan çok yolda kalmışım gibi.
Hadi dostum yeniden konuşalım bu bahsi.Bana iyi bir şeyler söyle. Hiçbir boşluk boşuna var olmaz, de. Odalara boşluklardan dolar gün ışığı, de. Boşlukları olmayan maddeler katıdır, taştır, de. Derdim, evet. Olsaydı öyle bahisleri konuşmak isterdim onunla. Ama onunla da boşluklar vardı artık aramızda."


"Odysseus’un gurbetinden beter bir gurbet var içimde. Nereye gitsem, kime varsam bitmeyen bir gurbet. Niye gittiğini bilmeyen bir yolcuyum ben Umut. nNye gittiğini, ne aradığını, ruhunun hastalığının ne olduğunu bilmeyen bir yolcu. Mutsuzluğun bir veba gibi bulaşıcı olduğunu biliyor muydun?"


"Ali bana baktı. Gözlerimi kaçırdım.
Kadın çocuğunu öpücük yağmuruna boğarken, yanlarından usulca sıyrılıp geçtik. Az ilerideki parkta, cıvıldaşan kuşlara çocukların kurduğu oyunların neşeli şarkıları eşlik ediyordu. Ali ve ben içimizde bambaşka kelimelerle konuşuyorduk. İkimizde de bu seslere katacak bir tek harfimiz bile yoktu. Sessiz kelimelerle kurulmuş ağıtlar büyüyordu içimizde. Ali ve ben yürüyorduk."


"Akşamüstü eve geldiğimde kendimi çok yorgun hissediyordum. Asya’nın hastanedeki mahcup hali gözümün önünden gitmiyordu. Bugün ne gördüysem hepsi kalbimin üzerine hüzün dolu bulutlar gibi çökmüştü. Hüznün yolculuğu olur muydu? Bir kalpten diğerine giden bir yol bulup başka kalplere taşınır mıydı? Muhakkak öyle olmalıydı. Gönlüm dolu doluydu, ellerim boştu. Bütün gün karakol, hastane, avukat üçgeni arasında dolanıp durmuştum ama elimden hiçbir şey gelmemiş,hiçbir neticeye varamamıştım. En kötüsü de insanoğlunun acizliğiydi ve ben bugün acizliğimi iliklerime kadar hissetmiştim."



"Gelincikler kadar kırılgan ama Cemile kadar cesur olamayanların hikayesi var bu sayfaların arasında. Azdan çoğu kavrayanlara birkaç yitik satır, birkaç silik cümle... Sosyal ve siyasal hamlelerin altında kalıp ezilen bir aşkın öyküsüdür bu belki de Bir aşk hikayesi bile değildir."


"Bunca zaman hayatımdan o kadar çok insan gitti ki hiçbirine kızamıyorum gittiler diye. Bir tek sana kızıyorum gittiğin için. İçimdeki yalnızlık duygusunu besleyen bütün o kalabalığın gidişi değil. Yalnız senin gidişin."

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Gelincik Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Gelincik yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GELİNCİK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Cemile Ülkü
Cemile Ülkü, @cemileulku
3.3.2026 00:43:16
GELİNCİK adlı romanından bir kaç paragraf alıntısı.
Kitabı nasıl temin edecegini Soran arkadaşlar oldu. İnternetten
İDEFİX
KİTAP AMBARI
D&R
KİTAP STORE
KİTAP YURDU
RAVZA KİTAP
KİTAP AMBARI
KİTAP OKU
Pek çok edresten temin edebilirsiniz.
Teşekkürler.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL