4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
262
Okunma

Ramazan ayındayız…Sofralar kuruluyor, ezanla birlikte eller semaya açılıyor. Fakat Kur’an bize aç kalmayı değil, açlığı anlamayı emrediyor. Bakara Suresi’nin 215. Ayeti, asırlardır vicdanlara yön veren bir ölçü koyuyor.
“Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayır olarak yaptığınız infak; ana-baba, en yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır, olarak ne yaparsanız Allah onu bilir.”
Bu ayet, infakın miktarını değil, yönünü tarif eder. “Ne verelim?” diye soranlara, “Kime vereceğinizi bilin” cevabı verilir. Çünkü hayrın değeri, rakamda değil, ulaştığı yürektedir.
Önce ana-baba…
Yaşlanmış, eli titreyen ama duası dimdik ayakta olan büyüklerimiz. Modern hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman ihmal edilen, evlat hasreti çeken anne-babalar… Ramazan, onların gönlünü almak için fırsattır.
Sonra en yakınlar…
Akraba bağlarının zayıfladığı bir çağda yaşıyoruz. Oya İslam, yardımı önce en yakından başlatır. Aynı soyadı taşıdığımız, aynı hatırayı paylaştığımız insanlara sırtımızı dönersek, uzak diyarlara gönderdiğimiz yardımlar eksik kalır.
Öksüzler ve yoksullar…
Toplumun en kırılgan kısmı.Yetim bir çocuğun başını okşamak, Peygamber Efendimizin müjdesine talip olmaktır. Yoksulun kapısını çalmak ise sadece bir mideyi değil, bir umudu doyurmaktır.
Ve yolda kalmışlar…
Bugün belki gurbetçi, belki mülteci, belki borç içinde çaresiz insan… Gurbette kalmanın ne demek olduğunu anlamak için insanın ille de yollara düşmesi gerekmez; biraz empati yeter.
Ramazan’da zekâtlar veriliyor, fitreler dağıtılıyor. Ancak asıl mesele, infakı bir “mali yükümlülük” olmaktan çıkarıp bir “ahlak şuuru” haline getirebilmektir. Çünkü ayetin sonunda ilahi bir hatırlatma var: “Allah onu bilir.”
Yani yapılan iyilik kaybolmaz. Gizli de olsa bilinir. Alkışlanmasa da yazılır. Görülmese de karşılıksız kalmaz.
Bugün apartmanlarımız yüksek, sofralarımız çeşitli, fakat kalplerimiz birbirinden uzaksa bir yerde eksik yapıyoruz demektir. Ramazan, bu mesafeyi kapatma ayıdır. Bir tabak yemeği paylaşmak, bir yaşlıyı ziyaret etmek, bir öğrencinin harçlığına katkı sunmak… Hepsi infaktır. Hepsi hayırdır.
Unutmayalım; infak, malın azalması değil; bencilliğin azalmasıdır. Ramazan ise sadece oruçla değil, merhametle tamam olur.
Bu ay, sofralarımız kadar gönüllerimizi de büyütelim. Çünkü Allah, yapılan her hayrı bilir.
Fevzi GÜLTUNA
5.0
100% (6)