Hakiki sevgi, herkesin bahsettiği, fakat pek az kimsenin gördüğü hayaletlere benzer. -- anatole franse
godmask
godmask

Beni Paranteze Aldılar

Yorum

Beni Paranteze Aldılar

1

Yorum

9

Beğeni

0,0

Puan

490

Okunma

Beni Paranteze Aldılar

Beni Paranteze Aldılar

Beni ilk ne zaman paranteze aldıklarını tam hatırlamıyorum. Muhtemelen bir cümle kurarken oldu. — Ben bugün… diye başlamıştım ki devamı gelmedi. Gelmedi derken geldi ama iki yana doğru eğrildi. Sözümün başına ve sonuna görünmeyen iki kavis yerleşti. Annem küçükken beni nazardan korumak için mavi boncuk takardı; devlet büyüyünce parantez taktı.

Sabah uyandığımda yatak biraz daha dardı. Duvarlar düz, tavan düz, kapı düz. Bir tek ben yuvarlaktım. Banyodaki aynada yüzümün iki yanında hafif gölgeler vardı; sanki görünmeyen eller beni sıkmadan tutuyordu. Dişlerimi fırçalarken macun tüpü bile daha netti benden. O ana metindi, ben açıklama.

Nüfus müdürlüğüne gittim. Sıra numaram 112 idi ama ekran 47’de takılıydı. Bekleme salonunda herkes düz oturuyordu. Ben sandalyeye iliştiğimde sandalyenin iki yanı içe doğru kıvrıldı. Yanımdaki adam gazeteyi açtı. Başlıklar kalın, net, kararlıydı. Ben manşet olamayacağımı ilk o an anladım.

Numaram yandığında memur gözlüklerinin üzerinden baktı.

— Buyurun.

— Beni paranteze almışsınız, dedim.

Klavyede bir şeyler aradı.

— Geçici bir işlem. Sistem sizi açıklama olarak görüyor.

— Neyi açıklıyorum?

Omuz silkti.

— Ana metni.

Ana metnin ne olduğunu sormadım. İnsan bazı şeyleri sormaz; çünkü cevabı verilirse daha da daralır.

İşyerinde durum daha tuhaftı. Toplantı odasına girdiğimde sandalyeler isimliydi. Benim yerimde küçük bir yıldız işareti vardı. Müdür konuşurken ara ara duruyor, — Bunu ayrıca değerlendireceğiz, diyordu. Her ayrıca dediğinde göğsüm sıkışıyordu. Ben ayrıca biriydim artık. Asıl değildim.

Öğle arasında kantine indim. Çorba aldım. Kaşığı ağzıma götürdüğümde çorba iki yana kaçtı. Parantez içindekiler tam beslenemiyormuş meğer. Garson fişi uzattı; tutar netti ama adımın yazdığı yerde boşluk vardı. Fişte bile açıklama sayılmıştım.

Akşam eve döndüğümde televizyonu açtım. Haberlerde — Fazlalıkların ayıklanması, diyordu spiker. — Metnin sadeleşmesi toplumsal huzuru artıracaktır. Alt yazı akıyordu. Bir an adımı gördüm sandım ama yakalayamadım. Belki dipnottu, belki değildi. Parantez içindekiler hızlı geçer; kimse sesli okumaz onları.

Ertesi gün sokağa çıktım. İnsanlara dikkatle baktım. Bazılarının etrafında virgüller vardı; duraklıyorlardı ama devam edecek gibiydiler. Bazıları ünlem işaretiydi; bağırarak yürüyorlardı. Birkaç nokta gördüm; çok sessizdiler. Ben ise iki kavis arasında yürüyordum.

Bir çocuk beni işaret etti.

— Anne, bu adam neden eğri?

Annesi kulağına eğildi.

— Şşş… O açıklama.

Açıklama olduğumu ilk kez bir başkasından duydum.

Tekrar müdürlüğe gittim.

— Ana metne geçmek istiyorum. Düz olmak istiyorum.

Memur dosyaları karıştırdı.

— Parantez de metnin parçasıdır. Hatta bazen daha önemlidir.

— Öyleyse neden kimse okumuyor?

Bilgisayara eğildi. Ekranın ışığı yüzüne vurdu.

— Okuyanlar var. Ama genelde sessiz.

Tam çıkarken bir şey fark ettim: Bekleme salonundaki insanların etrafında da ince çizgiler belirmeye başlamıştı. Çok hafif, neredeyse görünmez. Bir kadın çantasını düzeltirken kenarından küçük bir kavis sarktı. Yaşlı bir adamın omzunun yanına noktalı bir işaret ilişti.

Belki de mesele benim eğriliğim değildi.

Eve döndüm. Defterimi açtım. Adımı yazdım. Sonra iki yana bilerek kavis çizdim. Bu kez içeriye baktım. Sandığımdan genişti. İçine birkaç kelime daha sığdı. Sonra birkaç isim. Sonra bir mahalle.

Bir an durdum.

Ya ana metin dediğimiz şey aslında dar bir cümleyse?
Ya bizi dışarıda bıraktıklarını sanırken, aslında kendilerini küçücük bir satıra sıkıştırdılarsa?

Defteri kapattım.

Parantez hafifçe genişledi.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Beni paranteze aldılar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Beni paranteze aldılar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Beni Paranteze Aldılar yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tüya
Tüya, @tuya
25.2.2026 18:50:39
O kavislerin içinde olanlar arasına sıkışıp kalmış ve o aradan hiç (parmaklıklar arkasındaymışız gibi) çıkamıyoruz çoğu zaman.
Orada kala kala yamuklaşmışız, bizi saranlar gibi.
Görülmemekteyiz her göze. Önemsizleştirildiğimizden olsa gerek ki; kimsecikler bir hamle yapıpta, göz kapaklarını hafiften kaldıramıyor yukarıya. Uyuşuk bir karekter haline gelmiştir. Bu sebeple, odaklamak göz merceğini, büsbütün imkansızlaşmıştır...

Aslında sorun kavisler de değil belki; içindekiler de değil, diye düşünüyorum şimdi (uykudan yeni uyanmış gibi). Asıl sorun belki de, gözlerin göz olmaktan çıkmasında, işlevsizliğinden (toplumsal gelişime ayak uydurmaktadırlar belki de!). Hani o görülen iki fırıldak var ya, onlar aslında sadece birer aldatmacanın maskeleri (kapkara birer perde olarak düşünebiliriz onları). Yani gerisinde olması gereken asıl organın yetisi çoktan yitiktir çünkü. Bunu olguyu, hiç bir insan farketmediği gibi, virgüller, noktalar ve soru işaretleri dahi, organ "yetmezliği"nı bir fiil yaşıyor olmalarından dolayı, tepki göstermeleri de absürt bir beklentiye dönüşüyor.
Nihayetinde, onulmaz bir dilemma ile karşıkarşıya gelmiş gibiyim şu an. Say ki, bütün bu suskunluklar, çarpıklıklıklar, sahtelikler ve dengesizlikler, uyuşuklukların sebebi bundan...

Paradoksal olan, bu ekstrem disfonksion durum, benin şu an daha da aykırılaştırarak o kavislere mahkum ediyor. Eriyip yok olacağım. (Ah, yardın eden yok mu?)

Saygılar olsun, düşündüren kreatif kaleminize.

Not: saçmalıklarımı bağışlayın!
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL