Hakiki sevgi, herkesin bahsettiği, fakat pek az kimsenin gördüğü hayaletlere benzer. -- anatole franse
godmask
godmask

Rüyadan Kesilmiş Bir Sokak Sahnesi

Yorum

Rüyadan Kesilmiş Bir Sokak Sahnesi

( 2 kişi )

1

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

417

Okunma

Rüyadan Kesilmiş Bir Sokak Sahnesi

Rüyadan Kesilmiş Bir Sokak Sahnesi

Sokak, sanki hatırlamayı reddeden bir zihnin içinden koparılıp buraya bırakılmıştı. Kaldırımlar kendilerini tanımıyordu; taşlar yürüyenleri değil, geçmiş ihtimalleri taşıyordu. Bir lambanın altında durdum — ya da belki lamba benim üzerimde duruyordu. Çünkü bazı gecelerde insan nesne olur, dünya ise onu kullanan bir düşünceye dönüşür.

Gökyüzü yoktu. Üstümüzde yalnızca unutulmuş bir sorunun boşluğu asılıydı.

Bir adam sigara içiyordu; dumanı yukarı çıkmak yerine yere doğru akıyordu. Fizik yasaları bile yorulmuş gibiydi. Ona bakarken fark ettim: Hepimiz yanlış bir rüyanın artıklarıydık. Uyanmıştık ama rüya bizden uyanmamıştı. İşte bu yüzden hiçbir yüz tamamlanmıyor, hiçbir bakış bir anlamın sonuna ulaşmıyordu.

İnsan anlam aramaz, dedim içimden — anlamın yokluğunu doğrulayacak tanıklar arar.

Bir vitrinde mankenler vardı. Başları yoktu ama gülümsüyorlardı. O an anladım: mutluluk, bilincin eksildiği yerde başlıyordu. Kendini fazla düşünen her ruh, kendi mezarını zihninde kazıyordu. Belki de akıl dediğimiz şey, evrimsel bir hata, varoluşun kendine attığı küçük bir sabotajdı.

Sokaktan bir çocuk geçti. Elinde görünmeyen bir balon tutuyordu. İpini sıkıca kavramıştı; hiçbir şey taşımayan bir ağırlıkla yürüyordu. İnsan da böyle değil mi? Yokluğun ipini bırakmamak için bütün ömrünü harcıyor. Çünkü bıraktığında hafiflemeyecek — düşeceğini anlayacak.

Bir köşede oturan kadın kendisiyle konuşuyordu. Cümleleri yarım bırakıyor, sonra başa dönüyordu. Zaman onun için çizgisel değildi; spiral bir yara gibiydi. Aynı anıya tekrar tekrar dokunuyor, her seferinde biraz daha kanatıyordu. Ona yaklaşmak istedim ama korktum: bazı insanlar aynadır ve fazla yaklaşınca kendi çatlaklarını görürsün.

O anda sokak genişledi. Ya da ben küçüldüm. Perspektif bir anlaşmaydı; gerçeklik ise kimsenin imzalamadığı bir sözleşme.

Bir köpek havladı. Ses yankılanmadı. Çünkü burada hiçbir şey geri dönmüyordu. Söylenen sözler, sevilen insanlar, verilen sözler… Hepsi tek yönlüydü. Evren bir posta kutusuydu; gönderilen mektupların hiçbirine cevap yazılmıyordu.

İçimde ansızın tuhaf bir neşe yükseldi. Nedensiz. Tehlikeli. İnsan en çok anlamsızlığı kavradığı anda özgürleşiyor olabilir miydi? Tanrılar öldüğünde değil — onların hiç doğmamış olduğunu fark ettiğimizde başlıyordu belki özgürlük. Ve özgürlük, sandığımız gibi bir kurtuluş değil; tutunacak hiçbir şey kalmadığını anlamanın sessiz sarhoşluğuydu.

Bir pencere açıldı. İçeriden kahkaha geldi. Kahkaha mıydı, ağlama mı, ayırt edemedim. Belki de ikisi aynı şeydi; yalnızca farklı hızlarda söylenmiş bir çöküş.

Yürümeye devam ettim. Sokak bitmiyordu çünkü başlangıcı yoktu. Her adım geçmişe atılmış gibi hissediliyordu. Sanki hayat ileri doğru değil, hatırlayamadığımız bir sona doğru geri sarıyordu kendini.

Sonra fark ettim: Bu sahne bir rüyadan kesilmişti ama rüyayı gören kimse ortada yoktu.

Ve belki en korkuncu buydu —
yaşadığımız şeyin kimsenin rüyası bile olmaması.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Rüyadan kesilmiş bir sokak sahnesi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Rüyadan kesilmiş bir sokak sahnesi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Rüyadan Kesilmiş Bir Sokak Sahnesi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
20.2.2026 22:24:44
5 puan verdi
Başsız mankenlerin gülümsemesi ile bilincin ağırlığı arasındaki o sarsıcı bağı ne kadar çarpıcı kurmuşsunuz. Akıl dediğimiz o "evrimsel sabotajın" içinde, yokluğun ipine tutunarak yürüyen insanın trajedisini iliklerime kadar hissettim.
"Bıraktığında hafiflemeyecek, düşecek" diyerek varoluşun o ince çizgisini bu kadar çıplak ve derin bir dille anlattığınız için ·🌟͙⁺˚*•̩̩͙✩•̩̩͙*˚⁺‧͙⁺˚*•̩̩͙✩•̩̩͙*˚⁺‧͙🕊
• ╰┈➤Sizi gönülden tebrik ederim.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL