Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız. (ben sweetland)
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun

Normalleşerek Anormalleşiyoruz

Yorum

Normalleşerek Anormalleşiyoruz

( 13 kişi )

9

Yorum

22

Beğeni

5,0

Puan

262

Okunma

Normalleşerek Anormalleşiyoruz


Garip bir çağdan geçiyoruz.
Öyle ki artık anormal olan şeyler yadırganmıyor; tam tersine, alkışlanıyor. Normal diye sunulanın içinde bir tuhaflık, bir eksiklik, bir boşluk var. Biz ise bu boşluğa alışa alışa, fark etmeden değişiyoruz. Normalleştiğimizi sanarken, aslında yavaş yavaş anormalleşiyoruz.

Bugün toplumun önüne konulan birçok şey, kendiliğinden oluşmuş gibi durmuyor. Aksine, belli çevrelerin yeni bir insan tipi üretme çabasının izlerini taşıyor. Reklamlarla, programlarla, dizilerle ve görünmez yönlendirmelerle; ahlak ve maneviyat, adım adım ayaklar altına alınıyor. Bizi biz yapan değerler, sessiz bir erozyonla ya aşınıyor ya da tamamen kayboluyor. Üstelik bu kayıp çoğu zaman fark edilmeden gerçekleşiyor.

Bu yeni düzen, sorgulayan insanı değil; itaat eden, tepkisiz ve kolay yönlendirilen bireyleri tercih ediyor. Derinden ve sabırla yürütülen bir çabayla, manevi değerlerin içi boşaltılıyor. İnanç, anlam ve vicdan; gösterişli ama içi boş kavramlara dönüştürülüyor. İnsan, neye neden inandığını bilmeden, hazır kalıplarla düşünmeye alıştırılıyor.

Bu noktada sözde akıl insanları devreye giriyor. Bilgiyle değil algıyla konuşan, hakikati değil işine geleni anlatan sesler… Yalan yanlış inanışlar, doğruymuş gibi sunuluyor. Gerçeklerin üzeri ustaca örtülüyor. İnsan, doğruyu aramak yerine önüne konulana razı olmaya yönlendiriliyor. Çünkü razı olmak, sorgulamaktan daha kolay.

Reklamlar ve algoritmalar, bu sürecin en güçlü araçları hâline gelmiş durumda. İnsan zihni, farkında olmadan işgal ediliyor. Ne izleyeceğimiz, neyi beğeneceğimiz, neyi isteyeceğimiz önceden belirleniyor. Tüketim bir ihtiyaç olmaktan çıkıp bir kimlik hâline geliyor. Sahip olduklarımızla değerli, satın aldıklarımızla mutlu olacağımız telkin ediliyor.

Yenilip içilenlerden tutun da izlenen içeriklere kadar her şey, insanın hem ruhunu hem bedenini etkiliyor. Anatomimiz kadar maneviyatımız da bu kuşatmadan payını alıyor. Yorgun, sabırsız, tahammülsüz ve doyumsuz bireyler çoğalıyor. Ama bütün bunlar “normal hayatın bir parçası” gibi sunuluyor.

Oysa biz böyle değildik.
Bir zamanlar ölçü vardı, sınır vardı, utanma vardı. Yanlış, yanlış olarak kalırdı. Bugün ise yanlışlar süslenip normalleştiriliyor. İnsan, bu yeni normlara ayak uyduramadığında kendini eksik hissediyor.

Asıl tehlike de burada başlıyor.
Çünkü bir toplum, yanlışlara alıştığında çöküş sessiz olur. Normalleşerek anormalleşen insan, neyi kaybettiğini fark etmez. Ta ki aynaya baktığında, gördüğü yüz kendisine yabancı gelene kadar.

Belki de şimdi durup sormanın vaktidir:
Bize normal diye sunulan şeyler gerçekten normal mi, yoksa biz mi yavaş yavaş kendimizden uzaklaşıyoruz?


ALİ RIZA COŞKUN

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (13)

5.0

100% (13)

Normalleşerek anormalleşiyoruz Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Normalleşerek anormalleşiyoruz yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Normalleşerek Anormalleşiyoruz yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Orhan Gülaçar
Orhan Gülaçar, @egemavi
1.2.2026 02:54:52
5 puan verdi
Toplumun nasıl manipüle edildiğini, değerlerimizin nasıl erozyona uğradığını geçmişi bilenler daha iyi görüyor .
Biz 1-2 yaş büyüklerimize Abla Ağabey diyen bir nesil için bu günlerin anlamak zor .
Ben aile kurduğumda baba olduğum dahi babamın önünde ayak ayak üstüne atmadım .
Sigara içmedim aniden kapım çalındığında babam geliyorsa elimdeki sigarayı yok ettim
Şimdi bu yaşımda olsa yine aynı şeyi yaparım .
O bana ataya duyulan saygı adeta ibadet gibi geliyor


Eğitim sistemi, insanları yetiştiriyor,
Siyaset yönlendiriyor,
Medya ve reklamlar etkiliyor,
Ekonomik koşullar zorluyor...
Hepsi bir arada yanlışta belki bilerek belkide bilmeden yanlışa devam ediyorsa sonuç toplum olarak çürümek oluyor .
İnançlı birinin, özellikle de dini değerlere bağlı olan birinin,siyasi emeller için söylenen yalanlara ve manipülasyonlara karşı durması gerekir .
Çünkü doğruluk inancın temelidir .
inançlı insanların en büyük görevi, doğruluk ve adalet için mücadele etmektir . siyaset için imanlarını boşa atanlar yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı .
Neden bu önemli kötüden örnek olmaz da ondan .

Yüreğine sağlık Kardeşim .
İlyas Ateş
İlyas Ateş, @ilyas-ates
2.2.2026 12:43:07
5 puan verdi
Kısacası toplum gizli eller tarafından gizlice ve sinsice yönlendirilmektedir kimse neler olduğunun farkında
dahi değildir kısacası insanlık yok ediliyor birileri
tarafından bir robot gibi kullanılmaya çalışılıyor bunu
sadece uyanık olanlar bilmekte ve görmektedirler ve
görenler bir şekilde engellenmektedir gerekirse yok
edilmektedirler uyananların artması dileğiyle değerli
idi hocam tebriklerimle saygı ve selamlarımı sunarım
Fevzi Gültuna(Batı Yakası
Fevzi Gültuna(Batı Yakası, @fevzi-gultuna-bati-yakasi
1.2.2026 22:21:52
5 puan verdi
Üzgünüm, bizi biz yapan değerleri yavaş yavaş yok ediyoruz. Selam ve saygılar
Etkili Yorum
meselci
meselci, @meselci
1.2.2026 16:43:50
5 puan verdi
"Oysa biz böyle değildik.
Bir zamanlar ölçü vardı, sınır vardı, utanma vardı. Yanlış, yanlış olarak kalırdı. Bugün ise yanlışlar süslenip normalleştiriliyor. İnsan, bu yeni normlara ayak uyduramadığında kendini eksik hissediyor."

- Maalesef her geçen gün insani özelliklerimizi kaybediyoruz. Asli görevlerimizi terk ediyoruz. Ve biz insanlara yakışmayan davranışlar sergiliyoruz.

Tebriklerimle değerli kalem.
erincoban
erincoban, @erincoban
1.2.2026 15:57:38
Toplumsal meseleleri ele almanız çok değerli, milli manevi değerlere aykırı olan her şey normalleştirilmemeli üzerinde konuşulmalı, yazılmalı. Tebrikler. Teşekkürler.
akeolog
akeolog, @akeolog
1.2.2026 13:18:33
5 puan verdi
Bize normal diye sunulanlar genellikle kolektif birer illüzyondur. Kendimizden uzaklaşmamak için tek yol; sunulanı olduğu gibi kabul etmek yerine, onun ruhumuza uygunluğunu tartacak bir içsel denetim mekanizması geliştirmektir.
"Dünyanın en büyük cezaevi, insanın kendi zihnindeki 'normal' algısıdır."

- DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN VURGULAR , GERÇEĞİN ACI YÜZÜNÜ ETKİLİ BİR ŞEKİLDE RESMETMİŞ...TEBRİK VE SELAMLARIMLA
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
1.2.2026 07:51:30
Kutluyorum. Taplumda usu kullanmayı, uslulara saygıyı öteleyen ve herşeyi(çoğu yanlış) güya hazır olarak sunan ve görünüşte insanı yormayan; Ama aslında zamanla mankurtlaşan, doğru , yanlışın karıştığı, insanın iyilik ve güzelliklere karşı duyarsız hale geldiğini ne güzel anlatmışsınız. Emeğinize yüreğinize kuvvet.
Mehmet Salih Demirsoy
Mehmet Salih Demirsoy, @olumunesevenler
1.2.2026 02:33:16
5 puan verdi
Malesef doğruları yazmışsınız
Kısa geçmek zorundayım
Şuna yozlaşan toplum doğuşu
Da diyebiliriz..
Beğenerek okudum kutluyorum değerli dost yürek sevgili şairim
yön
yön, @yon
1.2.2026 02:29:30
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık, çok güzeldi. harika dizelerdi.
Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle,
saygı ve selamlarımla, esen kalın.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL