Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız. (ben sweetland)
Aksakal
Aksakal

BOZKURT YAŞAMALI...

Yorum

BOZKURT YAŞAMALI...

( 7 kişi )

5

Yorum

17

Beğeni

5,0

Puan

240

Okunma

BOZKURT YAŞAMALI...

BOZKURT YAŞAMALI...


Yazı: Enver ÖZÇAĞLAYAN


BOZKURT YAŞAMALI!..

Her milletin tarih içerisindeki seyri,(savaşları, barışları, yaşama biçimi,duygu, düşünce ve davranışları) onların mânevi kültürünü oluşturduğu gibi; mitolojilerinin de kendilerine göre biçimlenmesine sebep olmuştur. Bir çok milletin Lâtin kültüründe hattâ daha geniş olarak Hristiyan kültüründe birleşmiş olmalarına rağmen, ayrı devlet ve millet organizasyonu içinde farklı mitolojileri kabul ettiklerini ve bunları motif motif geliştirdiklerini görürüz. Ancak dikkatten kaçmayan ve ibretle seyredilmesi gereken bir gerçek de, bu devletlerin mitolojilerini sürekli olarak işledikleri, nesillerine
benimsettikleri ve bu çabayı değişmez bir devlet politikası kabul etme durumlarıdır. Zaman zaman dış politikalarında dahi, mitolojilerinden aldıkları ilhamın etkisi görülür. Hattâ o kadar ki; beceriksiz Zeus’un gayretiyle, Ege kıyılarında köpükleşen güzel Artemis’in ve hayasız Afrodit’in aşkıyla, Helenizm rüyalarına dalınır. Bazen de "Koca Ayı"nın salyalı rehberliğinde Kars, Ardahan ve Boğazlar yoluyla sıcak denizlere iniverme planları uygulamaya konulur. Arslan, İngiltere Krallığı’nın simgesi olarak; "dünyanın tek ve kuvvetli hakimi niteliğiyle" sevilir ve sayılır. Bu arada Fransa’nın simgesel "horoz"unu da unutmamak gerekir.
Milletimizin binlerce yıllık tarihî seyri içinde ortaya çıkan, seciye ve seviyesiyle kıyaslanabilecek mitolojisinin en güzel örneklerinden biri, hattâ en değerlisi muhakkak ki BOZKURT motifidir.
Yüzlerce yıl belirli bir yerde (Ergenekon’da) derlenip, toplanan ve yeniden "Millet" olma hüviyetini kazanan Türk Soyu’nun yeni vatanlara açılışında BOZKURT, yol göstericilik vasfıyla büyük bir önem kazanır. Gerektiğinde iyi savaşan, çok hassas ve cesur olan, ancak bu özelliklerini soğukkanlı ve vakur görünümü içerisinde gizleyebilen bu yaratığın sembol olarak kabul edilmesi, her halde Türk insanının yaratılış özellikleriyle uyum sağlamış olmasındandır. Sonraki yıllarda dahi, Türk Milletinin zor durumlarında ortaya çıkıp, yol göstericilik yaptığı ve Milleti selamete çıkardığı; fikrî bir inanç olarak binlerce yıldan bu yana yaşayagelmektedir.
BOZKURT’un zorluklar karşısında kalan Türk Milleti’ne yol gösterme ve kurtarıcılık imajı, son müstakil Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu esnasında ve sonraki devrelerde büyük Atatürk tarafından gayet iyi değerlendirilmiş, bu fikriyat ve aksiyonla Türk Milleti’nin kurtuluşu gerçekleştirilmiştir.
Zaferi takibeden kısa zaman sonra âdeta BOZKURT’u ödüllendirmek istercesine Atatürk’ün bastırdığı paralarda BOZKURT Motifine tam boy yer verilmiş, esasta bu sembol, fikri ve aksiyonuyla gelecek nesillere aktarılmaya çalışılmıştır. Bunun yanı sıra Türk Dil Kurumu’nun ilk neşrettiği Sözlüğün kapağına BOZKURT Motifinin işlenmesi, Millî Eğitim Bakanlığı’na BOZKURT Tablosunun astırılması da yine Atatürk’ün bu sembole verdiği değeri ve O’nun, okuyan nesle mutlaka tanıtılması ve benimsetilmesi gereğini vurgulayan tarihi davranışlardır.
Ancak zamanla hükûmetlerin değişmesi; devlet yönetimlerine, O’nun amaç ve değerlerine bakış açılarını da değiştirmiştir. Özellikle Rusya’nın Türkiye üzerinde hiç değişmeyen, kuruluşta dahi Atatürk’ün devlet bakışını etkilemeye çalışan, ancak bizzat Başkomutan tarafından reddedilen rejim ısrarlarının devam ve propagandası, Atatürk’ün ölümünden sonra hızını daha da artırarak Türk gençlerinin bir kısmı üzerinde etkili olmaya başlamış; Genç Türk Devleti’nde Atatürk’ün reddettiği her türlü zararlı faaliyetlere (Komünizm, Ataizm, Masonluk, Dîni ve Millî değerlerimize yapılan aleni saldırıların yayılması,) hattâ bunların bakanlıklar seviyesine kadar uzandığı görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasını müteakip kısa zaman içinde Türk olan her şeye karşı hazırlanan bu tuzaklara ve davranışlara muhatap olmak, gerçek vatan severler için ıstıraplı günlerin vesilesi olmuştır. O günler üzerinden hayli zaman geçti, ancak yıllar sonra yine; bu defa başka yönlü ikaz lambaları yanıp sönmeye başladı. Onun için, Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını hiç unutmamalıyız. İnançlarımızdan ve millî değerlerimizden asla taviz vermemeliyiz.Onları takip ve benimsemeyi bir devlet politikası haline getirmeliyiz. Özellikle Millî Eğitimin Lise bölümünde Türklerin Ergenekon ve BOZKURT olaylarını ders haline getirilip gençliğimizin tarihimizi, Millî motiflerimizi benimsemesi ve kabullenmesi yönünde onlara bilinç kazandırmalıyız.Son pişmanlığın faydasızlığı mutlaka kulağımızda küpe olmalıdır.Unutulmamalı ve artık farkedilmelidir ki; orta yaştan aşağıya doğru bugün insanımızın çoğunluğu, bu bilinç eksikliğinin ve beyinlerinde oluşturulan tezatların etkisini, boşluğunu yaşamaktadır. Artık iyice anlaşılmalıdır ki; vatandaşlarımızın büyük bir kesimi kendilerine tutunabilecek sağlam bir (millî) dal aramaktadır. Kök sağlam, ancak dalların çoğu ya kesilmiş, ya aslı değiştirilmeye başlanmış, veya vasıflaştırılmıştır. Bozuk aşılılar ve bunların dönekleri de maalesef toplumun büyük kesimine zarar verir duruma gelmişlerdir.
Daha konuşulacak çok meselemiz ve söylenecek çok sözümüz vardır. Şimdilik sözümüzü şu ANA TEMA ile bitirmek isteriz: "TÜRK MİLLETİ, TİTRE VE KENDİNE DÖN..."



S O N



Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Bozkurt yaşamalı... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Bozkurt yaşamalı... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BOZKURT YAŞAMALI... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
31.1.2026 21:30:21
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
Mitoloji, Kimlik ve Hafıza Salonu

Metnin Adı: Bozkurt Yaşamalı
Yazarı: Enver Özçağlayan
Yorumu Yapan: Ser Feyzlizof Kalburabastı Efendi Hazretleri namı diğer Celil ÇINKIR

(Salon kararır. Kapı ağır ağır açılır. Kalburabastı Efendi Hazretleri içeri girer; ne tam bozkurt, ne tam insan… Sırtında tarih, omzunda hafıza, elinde baston değil; sembollerle örülmüş bir suskunluk.)

Kalburabastı Efendi Hazretleri kürsüye çıkmadan önce durur, salona bakar ve der ki:
“Mitoloji masal değildir; milletlerin bilinçaltıdır. Masalı olmayanın yönü şaşar.”

Bu metin bir nostalji yazısı değil; hafıza muhasebesidir. Yazar, Bozkurt motifini romantize etmek için değil, süreklilik fikrini hatırlatmak için çağırıyor. Çünkü Bozkurt burada bir hayvan değil; yol gösterme iradesidir. Ergenekon’dan Cumhuriyet’e uzanan çizgide anlatılan şey, bir sembolün değil, bir karakterin izidir.

Kalburabastı Efendi Hazretleri gülümser:
“Zeus’u bilen var, Afrodit’i ezberleyen var; ama kendi mitini ‘aşırı’ diye fısıldayan da çok. Oysa başkasının masalına hayran olup kendi destanından utanan, psikolojik olarak yetim kalır.”

Metin açıkça şunu söylüyor:
Devletler mitolojilerini süs olarak değil, eğitim ve bilinç politikası olarak taşır. Bozkurt’un paraya, sözlüğe, kuruma girmesi; bir ideoloji değil, kimlik aktarımıdır. Sorun sembolde değil; sembolü hatırlamaktan korkan zihinlerdedir.

Hazretleri bir adım daha atar:
“Bozkurt yaşamalı diyen, başkasını ısırmak istemiyor; yolunu kaybetmemek istiyor. Kurtarıcı bekleyen değil, yol bulmayı öğrenen bir millet çağrısıdır bu.”

RUSAMER kayıtlarına şu not düşülür:
Bu metin; kimlik kaybı, kültürel kopuş ve sembolik yoksunluk üzerine yazılmış sağlıklı bir uyarı metnidir. Gülümsetir, çünkü ironiyle konuşur; düşündürür, çünkü hafızaya dokunur.

Vesselam.

Kendi mitini inkâr eden toplum, başkasının masalında figüran olur.

Hafıza zayıflarsa semboller susar; semboller susarsa yön kaybolur.
Etkili Yorum
ŞÜKRÜ ATAY
ŞÜKRÜ ATAY, @sukruatay
31.1.2026 23:32:44
5 puan verdi
VATANI CANINDAN AZİZ BİLESİN 🇹🇷

------
Türk de Bozkurt gibi sevmez esaret
Damardaki asil kanda cesaret
Gerekirse bu uğurda şehadet
Dileyip de şehit olup ölesin

Canlar feda toprağına taşına
Göz dikenin bakma hiç gözyaşına
Türkmenoğlu düşmanların başına
Göğü çökertip de yeri delesin

Şükrü Atay (Türkmenoğlu)


Saygıdeğer üstadım,

"Onun için, Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını hiç unutmamalıyız. İnançlarımızdan ve millî değerlerimizden asla taviz vermemeliyiz.Onları takip ve benimsemeyi bir devlet politikası haline getirmeliyiz. Özellikle Millî Eğitimin Lise bölümünde Türklerin Ergenekon ve BOZKURT olaylarını ders haline getirilip gençliğimizin tarihimizi, Millî motiflerimizi benimsemesi ve kabullenmesi yönünde onlara bilinç kazandırmalıyız" düşünceniz uygulanabilseydi gençlik başıboş kalmaz boş şeylerle meşgul olmazdı.
Hislerime tercüman olan duygularla yazılmış bu başucunda durması ve çerçeve yapılması gereken paylaşımınız için gönülden kutluyorum tebrikler üstadım, sağolun varolun.
Sonsuz selam, saygı ve hürmetlerimle.
Ellerinizden öpüyorum.
Allah'a emanet olun.
Sağlıcakla kalın.
Etkili Yorum
Suat Zobu
Suat Zobu, @suat-zobu
31.1.2026 21:54:35
5 puan verdi
Saygıdeğer büyüğüm bu muhteşem yazını AYAKTA ALKIŞLIYORUM.
Böyle bir yazı kaleme aldığın için Türklük adına çok teşekkür ederim.

Bu muazzam yazıyı BLOGuma ekledim
Saygımla ellerinden öpüyorum.

https://turk-alemi.blogspot.com/2026/01/bozkurt-yasamali.html
Etkili Yorum
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
31.1.2026 17:10:59
5 puan verdi
Kıymetli Üstadım
Kıymetli Ağabeyim

Şerefli tarihinde şirk ve benzeri alçaltıcı şeyler olmayan
Boyunduruğa alışmayan
Bir milletiz şehitlikle yücelmiş
Elbette yanına Bozkurt yakışırdı
Vakur ve asil

Bunu özlü bir biçimde anlatan
Yazınızdan ötürü teşekkürler ederim

Allah'a emanet kalın
Çok saygımla Üstadım
ali görgan
ali görgan, @aligorgan
31.1.2026 15:27:35
5 puan verdi
Değerli hocam!
Türklüğümüzle ve müslümanlığımızla ne kadar övünsek,
Ne kadar şükretsek azdır.
Özellikle de aziz yurdun etrafı ateş çemberiyken özümüze dönüp sıkı sıkı sarılmamız şart oldu kanısındayım.
İslam çatısı altında şanlı ay yıldız gölgesinde insanca kardeşçe yaşamak kadar güzel bir nimet vermiş yüce Mevlam.
Ne mutlu kıymet bilene..

Emeğinize sağlık
Hürmetlerimle
Selam ve dua ile
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL