Başarı tek başına elde edilemez. emeği dokunan herkesle mutluluğu paylaşanlar, daha büyük başarılara ulaşır. dr.faruk bayülkem
Dramatik Buluntular
Dramatik Buluntular

HÜZNÜN SOKAKLARINDA DOLAŞANLAR

Yorum

HÜZNÜN SOKAKLARINDA DOLAŞANLAR

( 7 kişi )

5

Yorum

18

Beğeni

5,0

Puan

641

Okunma

HÜZNÜN SOKAKLARINDA DOLAŞANLAR

HÜZNÜN SOKAKLARINDA DOLAŞANLAR



(Ebu Ahmed: Neden saçını kestiniz?
Milis: Zaten ölmüş, ölmüş.
Ebu Ahmed: Ama saçı sağlam kalmış.)

İnsan soyunun yenilgilerini düşünüyorum uzun uzun, acı çekerek ve sanki bütün suçu üzerine almış bir eski zamanlar yalnızı olarak yürüyorum sisler ve bulanık sınırlar kıyısında. Çağlar boyunca, dayatılmış kahrın ve incitilmenin iklimine karşı başkaldırmak yerine, hiç vazgeçilmeyen kabullenilmiş gözyaşı ortaklığı… Tasarlanmış karanlığa “Hayır!” diyemeyenlerin esaretidir bu. Düşmüştür artık insanın içindeki soyut melekler. Düşmek, gerçekliğin vedası... Varoluşun tenha avlusundan hüzünle izliyorum dünyayı ve uzanmak istiyorum duygular bahçesinin sonsuz ağlayışına. Uzanmak ve tamir etmek… Kımıldayamıyorum. Bedenim yitik ülkelerin yarıda kesilmiş gülüşü.


Kalbe karşı eşyanın ve maddenin diktatörlüğünü düşünüyorum. Ne kadar korkunç! Evsiz cümleler ve ölmüş pencerelerden solukları kesilerek sarkan kelimeleri topluyorum. Fikirler oluşturuyorum onlardan görünmez duvarlarda, huzurun vadisinden kovulmak pahasına… Ama “fikirlerin gölgesi olmaz.” diye bir ses yankılanıyor zamanın ötesinden. Belki de tanıdık bir sestir o. Dönüp bakıyorum, kimse yok. Anlamaya çalışıyorum; duygular, isimler ve fikirlerin yağmur gibi yağmasına rağmen duvarların neden hep boş göründüğünü. Anlamaya çalışıyorum insanın içindeki kırılmaz buzulu, buzulun az ötesindeki çölü, çölün bitiminde başlayan paslı kayalıkları. Anlamaya çalışıyorum insanın daha doğduğu andan itibaren başlayan o garip yorgunluğunu.


Yine de sabırla yürümeye devam ediyorum hüznün sokaklarında, elimde bir demet hindiba çiçeği, omzumda yoldaş bir kuzgun; dilimi tek anlayabilen, puslu havalarda yol gösterebilen… Bir çağdan diğer çağa geçerken kömür ülkelerinden gelmişçesine kapkara olan yüzümü imge parçacıklarıyla yıkıyorum. Derinin altına kadar iniyorum ova ova. Yine de temizlenmiyor ten, nöbetçi kitaplar koşuyor yardımıma. Büyük bir şelale yapıyorum sayfalardan, sözcükler şelalesi. Hayatları, kalmadığı yerden devam edenlerin altında serinlediği bir şelale. Her şey bu kadar sahte ve yüzeyde sürerken derinlerden gelenlerin soluklandığı bir şelale.


Saçlarından tutularak öldürülen kadınları düşünüyorum. Barbarla uzlaşmanın göz kamaştırıcı düşüklüğünü. Ne kadar korkunç! Bir ırkın diğer ırka üç vardiya çalışan nefretindeki dehşeti. Günahlarını gizlemek için bayrakların ve dinlerin arkasına saklanan ahlaksızları, yeryüzünün en kullanışlı katillerini. “Neden saçını kestiniz” diyor katillerden biri, “Zaten ölmüş, ölmüş…” diye cevap veriyor diğer katil. “Ama saçı sağlam kalmış” diyor diğeri. Barış ve iyilik nasıl da uzaklaşmış koşar adım. Çatışma kentlerinden yükselen mutsuzluk… Tarihin hamalları tarafından boyutlar arası taşınan insan soyunun yenilgileri… Ah, nasıl tedavi edilecek insan soyunun yenilgileri? Ve uyanış; şu iptal edilen mevsim, nasıl başlatılacak yeniden?


Bütün bunları düşünürken zihnimde akşam oluyor. Akşam, günün ölümü… Zihnim öyle bitkin düşüyor ki hüznün sokaklarında dolaşmaktan, bırakıyorum kendimi öylece çamurlu çağın kenarına. Yetkileri elinden alınmış bir anlam yaklaşıp kaldırıyor beni yerden. Üzerimdeki çamuru temizliyor. Belki de tanıdık bir anlamdır o. Sarılıyorum ona. Hatırlar gibi oluyorum bu sarılışı. Hatırlayış etrafımda dolaşıp duruyor sevinçle. Yüzüme gülümseyişle bakıp “Bir ara karşılaşmıştık seninle eski zamanlarda, yere atılmıştım insan yığınları arasında, sen kaldırmıştın beni, üzerimdeki tozları temizlemiştin. Ben oyum işte, renkler ülkesinde fırçası elinden alınmış o ressam.”

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Hüznün sokaklarında dolaşanlar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hüznün sokaklarında dolaşanlar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
HÜZNÜN SOKAKLARINDA DOLAŞANLAR yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Güney
Güney, @issiz-siir
4.2.2026 13:28:16
Savaşın ilkelliğiyle anlamını yitiren bir çağ büyüyor kendini yok ettiği yerden. Bir habis gibi her geçen gün daha büyüyor insanın öldürme isteğini. Her gün yeni bir tiksinti öğrenerek uyanıyoruz güne, dünya git gide daha korkunç bir hal alıyor. Sömürü kaynaklarının barbarlaşmış hikâyelerini öğreniyoruz. Çocuklara üzülüyorum, kuşlara, ağaçlara, doğaya.
Kalemine sağlık yine gerçekleri önümüze seren nefessiz okuduğumuz bir anlatı idi. Kalemine sağlık usta.
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn, @sulecannn
29.1.2026 12:48:41
5 puan verdi
Kar her yeri temizlese de düşünceyi temizlemiyor, siyasi kışlar, savaşlar bitmiyor. Güneş ısıtmıyor ya da eritmiyor merhamet, şefkat yoksunu yürekleri. Ve Dünya dini merkeze koyarak insanların ekmeğini, elini, her şeyini çalıyor birer birer. Öteki ile avutuyor bizi sonra da. Öteki yaşam, öteki insan...İnsan ilkin kendine ses çıkarabilmeli. Kendi zulmünde fail ya da meful olan birisi başka bir zulme dur diyemez, diye düşünüyorum. Tebrik ediyorum Metin bey. Ne kadar haklı bir sesleniş yazısıydı. Selamlar saygılar sağlıkla hep 🌾✍🏻
C.Mıhcı
C.Mıhcı, @c-mihci
29.1.2026 11:33:41
Aslında hepsi bir durumu özetliyor Selçuk’un dediği gibi;
“ Güvenlik yok, iş yok, gelecek yok, hukuk yok, anayasa yok. Yaşıyoruz, bu yaşamak çok kutsal, öyle mi? Öyle değil! Yaşamın kendisi değil kutsal olan. Kutsal olan adil bir yaşam. Kutsal olan onurlu bir yaşam. Kutsal olan güvenli bir yaşam.”

Kalemine sağlık Metin

Selam ve sevgiler
YANILGI USTASI
YANILGI USTASI , @yanilgiustasi
29.1.2026 11:18:14
5 puan verdi
Yaşanılanları reddediş durağında beklerken düşüncelerim ve duygularım , başka düşüncelerin ve duyguların da bu durakta olduğunu görmek yalnız olmadığım hissini verse de canımı acıttı . Olmamalıydı , insan dediğimiz canlı , içindeki katili bu kadar büyütmemeliydi çiçekler ve sevmek dururken...

Selam ve sevgiler .
neneh.
neneh., @neneh-
29.1.2026 09:03:17
5 puan verdi
Hüznün sokaklarında gerçek dünyaya avdet ettiklerinde bitecek bu garabet.En son Ferdi söylemişti; "sensiz bomboş kaldı bizim sokaklar ''diye.Hüzün sarmalı insanı daima yaprak dökümüne sürükler.Arabesk takılmak bize yaraşmaz.Çareler tükenmez.Çare bizde..Elimizde

Güne gelmesini diliyorum emek yoğun yazınızın.Sağlıcakla.Saygıyla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL