Dünyadaki bütün insanlar, biri dışında aynı fikirde ve o tek kişi karşı fikirde olsa, o tek kişinin iktidarı ele geçirip tüm insanları susturma hakkı ne kadar yoksa, tüm insanların o tek kişiyi susturma hakkı da aynı derecede yoktur.. john stuart mill
Tigem0663
Tigem0663

Atlas dergisinden yazı ve hikâyeler

Yorum

Atlas dergisinden yazı ve hikâyeler

( 2 kişi )

1

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

293

Okunma

Atlas dergisinden yazı ve hikâyeler

Volkanları hareket ettiren Allah Tealadır

Kül, lav, ateş, magma, uçucu gazlar ve kaynar sular… Aktif bir yanardağın bir anda faaliyete geçip püskürmesiyle birlikte değil bir şehrin koca bir uygarlığın bile tarihe karışması mümkün.

Kimi insan hayatlarını geziye seyahate adamıştır kimi insan ovaları yeşillikleri severken kimiside o uçsuz bucaksız zirvelere çıkıp bayrağımızı en tepeye taşımanın sevincini yaşarlar Aktif volkanlarla karşılaştırıldığı vakit normal sıradağlar o engin kayalıklar ölü gibi gelir insana bu zirveler aynı zamanda pek çok can kaybınada sebep olmuştur biz yaşayan dağlara volkanlara aşık olduk
diyen Maurica ve Katla kraft çifti bu uğurda 1991 yılında 41 kişi ile birlikte çıktıkları japonyadaki unzen yanardağının ateş topları altında kalarak hayatlarını kaybettiler işte dağcılık ölümle burun
buruna yaşadığınız zor bir meslek bu volkanik dağlar tıpkı tarihte pompeide yaşanan binlerce felakettede şahit olduğumuz gibi sessiz ama heybetli toprak parçalarıdır içlerinde kuvvet ile
Tüm heybetini sizlere gösterirler fakat Türk dağcılarımız Nasuh Mahrukiler everestlere k2 dağının zirvesine çıkmayı başardılar ve Türk bayrağını en yükseğe dikmenin gururunu yaşadılar bizleride
gururlandırdılar aktif bir volkanın sebep olduğu küçük bir patlama binlerce nükleer bombanın yapacağı etkiden daha fazladır tarih boyunca mitlere efsanelere filmlere konu olan bu dağlara heybet veren volkanları hareket ettiren Allah Tealadır

Zam geldi Orkinoslar ateş pahası

Dünyanın en pahalı balıklarından mavi yüzgeçli torikler ortaya çıktı bizde bu balığa orkinos derler sularımızda bu balık çingenepalamudu boyundayken tutulmaya başlar 150 kg ağırlıktadır

Atlas sayı 74 mayıs 1999

Atlas özellikle coğrafya meraklılarının takip etmesi gereken çok güzel yazı ve fotoğraflara sahip ender dergilerden biri baktığınız fotoğraflar size manzarayı gösterirken insan fotoğraf karesinin
içinde olmak istiyor bir okuyucu mektubunda orkinos balıkları şu şekilde tanıtılıyor Akya kıyılarındada görülen bu balıklar kimi yerlerde torik kimi yerlerde ise orkinos olarak isimlendiriliyor
Dünyanın en pahalı balıklarından biride mavi yüzgeçli torik olarak bilinen orkinos bu balıklar eskiden 300 ile 500 kg bulurken şimdi ağlara sadece 150 kg olanları yakalanıyor ve ihraç ediliyor
kimi sahil kıyılarımızda bu orkinoslara ton balığı ismini verenlerde var uskumru ailesine ait olan bu balık türünün boyu 4.5 m iken ağırlığı 800 kg a kadar ulaşabiliyor ve bu balık türü denizlerde göçmen olarak
yaşamaya devam ediyor özelliklerini şu şekilde değerlendirebiliriz bu balığın çok hızlı yüzerler ve kendinden küçük balıkları avlarlar değişmez yasadır küçük büyüğe yem olur her zaman eti çok değerli olan
bu balık türü pahalı bir fiyat etiketine sahip bu yüzden türkiyede toplanan orkinoslar genelde yurt dışına ihraç ediliyor eti konservecilikte kullanan orkinos balıkları yuvarlak bir vücut yapısına sahipler

Yörük dedeler Yörük efeler

Pala Muharremin sözleri geliyor aklımıza köye gelen kaymakam ve müftü cami yaptırmak isteyince pala muharrem önce okul demiş şimdi gururla gösteriyor okulu gelip geçene emeğim çoktur diyerek

Atlas sayı 74 mayıs 1999

Bir millet en çok kültürü ile tanınır ve kültür medeniyet milletlerin ana parçası temel binası ve yapı taşıdır Türk kültürü denilince akla türk devletleri türk ailesi vede ailemizin vazgeçilmezi ata sözleri
gelir toroslarda ege bölgesinde ve bozkır yaylaları gibi pek çok bölgemizde yaşayan yörüklerimiz ise kültürümüzün en önemli parçasıdır kimseyi olmamayı bir erdem gören yörük insanına göre insan başını
yine kendi tırnağı ile kaşımalı kimseye minnet etmemelidir bir atasözleride şöyledir Avrattan muhtar yapmışlar da zemheride  davarı kırktırmış.Atın iyisi kendisine üzengi vurdurmaz, kadının  
iyisi kendisine söz söyletmez iyiliği kendisi söz ettirecek bir hareket ve eylem yapmamaya bağlayan yörükler aynı zamanda atçılık ile uğraşır onu yoldaş bilip şöyle derler Atta, avratta, yurtta
kadem vardır.Attan inip eşeğe binilmez yörük insanımızın yaşadığı izmir manisadır bu köye gökgedik köyü derler daha önceleri kıl çadırlarda yaşayıp ham çarık yörük obası bu gün kimi şehiri tercih
ilkin camimi okul mu diye sorduklarında o eski dedeler okul ve mektebi tercih ediyor gökgedik köyünde nüfus 500 e yakın dedeler camilere giderken köyün çocukları ise ağaç altında oyuna koşuyor

Manisada nereler gezilir

Hamzababa duvarları resimlerle bezeli evler çocukların bile ezbere bildiği eski öyküler yerçekimine kulak asmayan ağaçlar izmirin ilçesi kemalpaşaya bağlı Hamzababa köyü yüzlerce yıllık miras

Atlas sayı 74 mayıs 1999

Furkan suresi derki Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşit çeşit şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu nankörlük edip diretmiştir o eski insanların doğaya bağlılıkları büyük
dedelerin sözleri hep bir öğüttür peki inadı bırakıp dinleyen var mı sabahleyin yola çıktığımız zaman kaçımız sevinerek işe gidiyor fakat bugün yine tarlada çalışarak diriliyor alınteri olmadan ekmek pişmiyor
Burası bahar vaktini bir Rebiulevvel müjdesi bilip sevinen bahar kutlamasını hıdrellez ve nevruzları ilk günkü kördüğüm gibi coşku ile karşılayanların köyü hamzababa izmir manisa il sınırında yer
alıyor o zaman şöyle gelin hep beraber bir manisayı gezelim Manisa ege bölgesinin izmirden sonra ikinci büyük şehri gediz nehri sipil dağı sardes gibi rotalarıyla yetiştirdiği şehzadelerle önemli bir rota
Pek çok gezilecek bölgeye sahip olan şehzadeler şehrinde sipil dağı öne çıkıyor milli park olarak ilan edilen bölge dağ sporu ile uğraşanları elinde Türk bayrakları ile zirveye çıktığı bir nokta
Evet insanlara öğüt veren çok ancak öğüt ile yaşayan öğütleri yerine getiren yok oysa dedelerimizin eli nasırlı nenelerimin anlattıkları bir ibret bin hisse manisanın diğer önemli bölgesi Niobe ise mitolojik efsanevi bir bölge tanrılara ithaf edilmiş

Toprağı çiğneme o öğüt veriyor

İznik gölünün güneybatı ucunda iç taraflarda kalan Akharem yüzlerce yıllık geçmişine karşın çok eski bir köy eski bir mezartaşı köy mezarlığı kerpiç evleri sizi çok eskilere götürebiliyor

Atlas sayı 74 mayıs 1999

Habibim!) Şayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik diyen furkan suresi her yaratılanın bir uyarı bir ikaz olduğunu ifade ediyor yaşadığınız toprağa ibadet gözü ile
bakmadan o toprağı kıymetlendiremiyor ekip biçip hasadı toplayamıyorsunuz hani bir türküde diyorya ne verdinki ne alasın bugün yüzlerce yıllık bir geçmişimiz göller dağlar hep aşk ile coşa geliyor aşkı
mevlayı zikrediyor köylerimiz buz gibi kaynaklardan çıkan suları ile gönüldeki harareti dindiriyor bir akşam üstü o akşam kahvesine oturduğunuzda Allah dostu insanlar size demli bir çay sıcak bir
dost muhabbeti ikram ediyor burası yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip eski bir köy bir uyarıcı dinler gibi herkes sabah ezanı ile uyanıyor kimisi camilere mescitlere giderken kimiside rızıklarının
peşine koşuyor Akharem geçmişten bugüne kalan bir ata toprağı dede mirası köyümüz sanki tarihte bir yolculuk eski bir masal gibi kimisi uyarıp gitti kimisi nasihat verdi insan ise en çok kendine
nasihat verenlere düşman oldu toprak en iyi nasihatçıdır onuda her gün çiğniyoruz Akharem iznik ilçesinin eski köylerinden yunanlılar tarafından işgal gören bu şehit toprağı en büyük acı ve yokluğu köyün %50 sinin veremde ölmesi ile yaşamış

İnsan işlediği suçu nefsine atar

Gizemli manastırlar masalsı topraklar uzağı yakınlaştıran inişli çıkışlı sokaklar misafiri ev sahibinden önce karşılayan evler süryaniler kürtler araplar tarihi 2 bin 500 yıl kadar geriye giden midyat

Atlas dergi sayı 79 mayıs 1999

Seri katil hikayesi adlı kitapta Mustafa bar soruyor sen bu cinayetleri yazarken nelere dikkat ediyorsun öyle ya insanın her aklından geçen onun niyetini belli eder akıldan geçenler gün gelir gerçek olur
O yüzden insan coğrafyamızı gezip görmeli ilk başta nefsini eğitip Mardini urfayı ve binlerce yıldır ayakta olan şehirlerimizi düşünmeli bu gün dinler ve diller kenti olan Mardin süryanileri
gümüşçüleri ile mezopotomyanın en kadim toprağı bir kişiyi öldürmek için insanın hiç bir sebebi yoktur nefis hem bizim hem şehirlerin katilidir oysa insan şifa veren bir halifedir insanın en büyük
vazifesi öğretmek ve de imar etmektir oysaki biz en başta atalarımızın inşa ettiği şehirleri yıkıyoruz Atalarımızın bize emanet ettiği şehirlerden biride kadim toprak midyat mö.9 yy da asurlularında
yaşadığı bir bölge süryaniler şarap yapıyor müminler camiye gidiyor bir tarafta cami ezanı diğer tarafta kilise çanı iki kültür birlikte kardeşçe yaşayabiliyor her şeyden önce kardeşlik kültürünü öğrenmeliyiz
Kitabın ismi seri katil hikayesi insandada zaten bir seri katili hatırlatan hikayeler çok yazarın dediği gibi bir kişiyi öldürmek istediğin zaman nasıl ve hangi sebebe dayanarak öldürüyorsun insan ziyandadır ve o en çok nefsine aldanır şucu ona atar


7

Aşıyı ilk önce kendimize vuralım.


Yok olmanın eşiğine gelen meyve ağaçları şatok tatlı limon şeker portakalı bergamot ve kırmızı limon ekonomik değeri olmayan antik meyveler unutuluyor

Atlas dergi sayı 79 mayıs 1999

Değerli kalem ehli değerli şiirinde diyorki
Hasretin kabarıp kalbin aşınca Islanan yanağı kaşlar bilmesin hasret ağır bir her insan kalbi o yükü taşıyamaz ve kabaran kaynayan hasret gün gelir kalbi aşar
bu kalbe yorgunluk veren duygularla baş etmenin yolu hayırlı bir işe güzel bir amel yolunda yorulmak Allah Tealanın yolunda çalışmaktır örneğin bir meyve yetiştirin sebze tohumu ekin domates toplayın
Bugün bize en güzel meyveyi veren toprak ne yazıkki incitilip çiğneniniyor o eski ekim dikim ve hasat bayramları ne yazıkki unutuluyor insan toprağa nasıl bastığını bilirse o toprak onun yükünü hafifletir
Yazar devam edip bize nasihat veriyor şeytanmı insana uyar yoksa insanmı şeytana uyar bilinmez ancak yazarın başımızı yakıp ah çekmemizin en büyük sebebi şeytana ve nefsimize uymaktır
Peki eski dedelerimiz nefsini nasıl eğitir irade terbiyesini nasıl yapardı onlar bahçelerde meyve yetiştirirdi hasadın sevincini birlikte yaşarlardı birlikte vahdaniyet vardır vahdaniyetin olduğu
yerde ise şeytan ve nefis bulunmaz artık bir dilim karpuz bir koçan mısıra hasretiz meyveler sebzelerek ya yok oluyor yada her gün zamlanıyor İnsan ağaçlara vurduğu aşıyı ilk önce kendine vursa en bereketli meyveyi toplayacaktır

Allah Teala yolunda geçen saat güzeldir

İnsanlık onu ölçmek için 30 bin yıl boyunca ayı kullandı ama asla yakalayamadı onu avucuna alıp koklayamadı ona zaman deniliyor insanlar zamanla yarışıyor hızlanmak zorunda

Atlas dergi sayı 79 mayıs 1999

En büyük diktatör zaman ve saat kentlerde hükümdarlık kurar ne kadar yakalamak isterseniz isteyin he gerisinde kalır yetişemezsiniz kimi zamanını aşkı yakalamak isterken o zamanın
fokurtusundan içinizin kaynarlığı bir iç yangını kalır aşk ile geçen zaman için ferit edgü şu cümleyi kullanır Aşkının fokurtusu Kaynatıyor içimi Dumansa Yazgımız sanki önemli zamandan
ne kaldı elimizde bir duman mı kaynayan bir iç yangınımı güneşin doğuşu bir yükselişmi yoksa dibe batış mı saatlerimizi nasıl doldurduk neyin ve kimin peşinde koşup yorulduk Ah zaman geçtiğin yerde iz bırakıyorsun geçen zaman ölçü ile kullanılırsa güzelleşir kimisi zaman geçerken eskir ve yıpranır insan saatini hayırlı amellere harcadığı zaman güzelleşir günlük hayatın koşturmacasında insanın saçları hep
siyah kalmaz gün gelir saça ak düşer zaman bir hatırlatmadır kimine sadık yarimiz kara toprağı kiminede yaklaşan zamanı geciken eceli hatırlatır zaman her şeyin ilacı olarak bilinir acı ancak ayağa
kalkmasını bilen insanı iyileştirir ve ona yeni bir tecrübe kazandırır Ya Rab her şeyin ilacı ancak sensin zamanımızı ilim yolunda geçirmemizi sağla bizi boş işler peşinde yorma zamanını Allah Teala yolunda harcayan için her saat güzeldir



Verilen selam dünyayı güzelleştirir selam

Rengarenk giysilerini bir kimlik kartı olarak bürünen kabileler etnik zenginliği ile güneydoğu asyanın babili sayılan bir ülke vietnam renkleriyle belirlenen kabileler efsanevi kökenler

Atlas dergi sayı 79 mayıs 1999

Değerli kalem ehli Nazım hikmetin güneşi içenlerin türküsünde dediği gibi zaptedeceğiz güneşi güneşin zaptı yakın ifadesi ile insanın tüm isteğini sahip olmak olarak açıklıyor ve devam ediyor
bilemedin tarifini aşkın ve kaybettin koca bir dünyayı işte bu dünya güneşi zaptetmek nimetlere tek başımıza sahip olmak için değildir paylaşmakta bir sadaka ve zekâttır paylaşan bereketi
çoğaltır sahip olduğunu saklayan ise elindeki nimeti yok eder efsanevi kökenleri müzikleri ve saygı duyulan ayinleri ile tüm yoksulluğa rağmen gülebiliyorlar buda onlara yaşama sevinci
veriyor değerli kalem ehli devam ediyor şiirine yalnızdın aslında kimse bilmezdi yumuşacık yüreğini insanlar yalnız değilki bir tarafta Allah Teala ve sağımızda bir melek solumuzda başka bir melek var
bir rehber yola çıksak dünyaya ibadet gözü ile baksak ne kadar çok keşif yapılacak yer ve gezilecek yer olduğunu öğrenmiş oluruz sadakalarını çoğaltan selamı yaygınlaştıran insan hiç bir zaman
yalnız değildir misal inciden daha değerli vietnam insanı onların müzikleri bana yalnız olmadığımı hatırlatıyor ve güney doğu Asyanın incisi milyonlarca gezginin hayalini süslüyor edilen güzel söz verilen güzel selam dünyayı güzelleştiriyor selam

Efeler  ve zeybek yürekliler es-selam



Aydın dağları efelenen topraklar çarpıcı öyküleri ile efeler diyarı savaşlar ve ayaklanmalarla dolu dehşetli geçmiş galipleri durmadan değişen neredeyse galibi olmayan sayısız isyan

Atlas dergi sayı 79 mayıs 1999

Değerli kalem ehli şu şekilde başlıyor değerli şiirine İyi gün görmez Sana eden sitem evet bu dağların bozkırın yalçın ve kurak toprakları aynı zamanda bir tutkudur kim istemezki bir dağın zirvesine çıkıp
Türk bayrağını dalgalandırmak Aydın dağları bir efeler diyarı o efelerden kimisi bir güneş gibi ufku aydınlattı kimisi ise isyanı seçip ufku kararttı kimisi vatan için kurtuluş savaşına katılıp şehadet şerbeti
içtiler Ey aydın dağları ey efeler diyarı ege toprağı Ufkun var güneşin var Tutkun var kükreyişin var aydının isyanla mayalanan haksızlığa başkaldıran ata toprak efe idiler yörük idiler kimsesizdiler adları eşkıyaya
çıkar oldu bu topraklar destanlara masallara konu oldu yazıldık çizildik göç ettik kalanlara selam olsun diyor efeler efe yürekliler zeybekler işte onların çoğuna ev sahipliği yaptı şu aydın dağları
aydın dağları aydın ilinin kuzey kesimini kaplar ve batıya doğru incelen bir dağ sırasıdır yükseklere çıkıldıkça ormanlarda görülür Yaşamak bir orman gibi hür ve Kardeşçesine diyor Nazım hikmet işte
bugün ege insanının en büyük özelliğidir kardeş gibi yaşamak onlar dağlara çıkıp bağırmak ve seslerinin yankı bulmasını isterler Aydın dağlarının en önemli özelliği büyük vadileri ikiye ayırır samsun dağı ve beydağı en önemli tepelerdir zirveye aşkla

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Atlas dergisinden yazı ve hikâyeler Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Atlas dergisinden yazı ve hikâyeler yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Atlas dergisinden yazı ve hikâyeler yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
19.1.2026 17:01:27
5 puan verdi
Kaleminize sağlık. Atlas dergisinden aktardığınız bu zengin yazılar ve hikâyeler hem kültürümüzü hem doğanın kudretini çok güzel yansıtmış. Coğrafya, tarih ve insan hikâyelerini böylesine içten bir dille bir araya getirmeniz takdire şayan. Yüreğiniz daim, anlatılarınız bereketli olsun.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL