5
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
316
Okunma

Nobel ödüllü şair Pablo Neruda’nın‘Bizler Susuyorduk’ şiirinin, ilk mısraı şöyledir:
Bilmek acı çekmektir. Ve bildik;
Karanlıktan çıkıp gelen her haber
Gereken acıyı verdi bize:
Gerçeklere dönüştü bu dedikodu,
Karanlık kapıyı tuttu aydınlık,
Değişime uğradı acılar.
Gerçek bu ölümde yaşam oldu.
Ağırdı sessizliğin çuvalı…
Bilmeden, öğrenmeden fikir sahibi olmak ise cahillikten çok daha tehlikeli ve kötü bir durumdur. Konu ya da olay ile ilgili bilgisi olmayanların fikir sahibi olması ve söyleyecek çok şeylerinin olması yalnızca komiktir, diyebilmeyi çok arzu ederdim. Ancak komikliğinin yanı sıra çoğu zaman tehlikeli bir durumdur. Cehalet yalnızca kişinin kendisine sahte mutluluklar veren bir acziyettir.
Bir de bilip de susmanın verdiği aymazlık vardır. Gözünüzün önünde gerçekleşen bir olayda; sizin hiç sorumluluğunuz olmasa dahi, sorumluları bildiğiniz halde susmanız; sizi de olayı gerçekleştiren kadar suçlu duruma düşürmez mi? Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantalitesi, yılanın size dokunması ile sonlanacaktır. Ve o zaman bilipte susmanın suçludan daha çok suçlu olmanıza sebep olduğunu yaşayarak göreceksiniz.
Theodor Ludwig Wiesengrund-Adorno (d. 1903 - ö. 1969), Alman filozof, sosyolog, müzikolog ve kompozitördür. Çok tartışılan bir sözü vardır. ’Bilmek lanetlenmektir’, der. Burada anlatılmak isteneni kime sorarsanız çok farklı yanıtlar alacaksınızdır. Esas itibari ile altında yatan ironide anlatılmak istenen şudur; ne kadar çok şey bilirsen o kadar mutsuzluğa mahkûmsundur; çünkü farkındalık bunu gerektirir. Sizce çoban Ayşe ile Doktor Ayşe hayattan aynı şeylerimi beklerler? Aynı şeylerle mi mutlu olurlar? Aynı şeylere mi üzülürler? Çoban Ayşe’nin ve Doktor Ayşe’nin evlat, eş, anne, dost, arkadaş, birey, vatandaş olarak beklentileri ve verecekleri aynı olabilir mi? Hayır olamaz. Bilmek sorumluluk ve yük getirir. Farkındalık her daim hayatı bencil yaşamanın önünde kettir. Bencil olamıyorsanız başkalarının çektikleri, acıları, dertleri de sizi ilgilendirecektir. O halde Çoban Ayşe her daim daha mutlu olacaktır. Doktor Ayşe ise bildiği ve bildiğinin farkında olduğu için hiçbir zaman sonsuz ve sınırsız mutluluğa erişemeyecektir.
Olayın diğer boyutu ise; insan olmanın en büyük erdemi bilmek ve farkında olarak yaşamaktır. Bizi diğer canlılardan ayıran özelliklerimiz var. Hiç bir şey bilmeden yaşamak bilen için ne büyük zuldür.
Unutmadan belirtmeliyiz; bilginin en büyük güç olduğuna inananlarda hepinizin malumu olduğu üzere başta istihbarat teşkilatları olmak üzere yeni dünyayı bilgiden aldıkları güçle yönetmeye başlamışlardır. Aksi durumda İsrail; İran’da nokta atışı yataklarında öldürdükleri devlet adamlarını, bilim adamlarını gafil avlayamazdı. Teknoloji ile değil, bilgi ile yataklarında öldürdü hepsini.
‘Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.’ der Konfüçyüs. Her şeyi bilmemiz mümkün değildir elbette. Ancak bildikçe var olacağımız kesindir. Kâinattaki en büyük güç bilgimizdir. Bildikçe yaşadığımız dünyanın, gördüklerimizin, hissettiklerimizin ama hepsinden önemlisi insan olduğumuzun farkına varacağız.
İnsanlığımın farkında olmaya ve bedeli her ne ise göğüslemeye razıyım. Ya siz?
Aşk ile eyvallah…
Derya Deniz DİNÇ
5.0
100% (11)