0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
221
Okunma
Çayımı yudumlarken
Çini tabağını inceliyorum…
Selçuklu dönemi çinilerinin mavi beyaz geometrik desenleriyle başlayıp,
Picasso’mun mavi dönemine kadar uzanan örtü
Desen içinde desen
Farklı kültürleri üst üste patlatıyorum.
Fal gibi
ve Osmanlı minyatürlerindeki saray bahçelerini görüyorum,
padişahların ve vezirlerin detaylı yürüyüşlerini
ve bir köşede Van Gogh’.un yıldızlı gecesi ışıldıyor.
fırça darbeleri dans ediyor.
Derken,
Elim mi değiyor, ne oluyorsa çay dökülüyor
Tüm saraylar su altında..
Vezirler birer birer devriliyor.
Beraberinde Osmanlı protokolü patlıyor.
Her bakışta bir sanat tarihi kaosu
Farklı zamanlar, farklı coğrafyalar bir bardak altına sığmış gibi duruyor
Hepsi mizahi bir şekilde tartışıyor devriliyor, dans ediyor…
Çini bardak altı artık sadece bardak altı değill aynı zamanda mini bir sanal müze.kaos ve kahkaha
Ah diyorum
Hem tarih hem çay gittiii..
Derhal yanımdaki peçete ile ilk müdahale geliyor ama iki kafadar çöre otu
karınca gibi bir Osmanlı vezirinden daha hızlı
Yüzerken masada..
Leonardo da Vinci bile yok artık der gibi bakarken
Mona Lisa başinı sallıyor..
ve Rönesans tablolarının renkleri desenin içinde patlıyor..
Desen içinde desen,
Picasso’nun mavi tonu ile Van Gogh’un yıldızları çarpışıyor.
Her biri çok ilginç
Fal gibi desen miydi desen
fal gibi mini bir sanal müzesiydi desem...
5.0
100% (1)