1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
195
Okunma
Ne zamandan beri gülümsüyorum biliyor musun?
Değer verdiklerimin, o değeri taşımadığını anladığımdan beri…
İnsan bazı gerçekleri geç öğrenir; ama öğrendiğinde, içindeki düğümler birer birer çözülür. Kötü gün dostu sandıklarımın, en karanlık anlarımda yanımda olmadığını gördüğümde anladım: Her el tutan, tutmaya niyetli değildir. Bazıları sadece yolun aydınlık kısmında yürür, karanlık başlayınca sessizce kaybolur. İşte o an, bir daha herkesle yola çıkmamayı öğrendim. Çünkü herkes, yol arkadaşı olmayı hak etmez.
Kendini vazgeçilmez sananlardan vazgeçtiğim gün, içimde büyük bir ferahlık doğdu. Meğer insan, en çok “gitmemesi gerekenleri” gönderince güçleniyormuş. Yüzüme sevgiyle bakıp sırtımı döndüğümde iz bırakmayı düşünenleri hayatımdan çıkardığımda, kalbim ilk kez derin bir nefes aldı. Her yara, kimin kalmaması gerektiğini öğretti bana. Acı, bazen en iyi öğretmendir.
Şimdi gülümsüyorum. Çünkü omuzlarımdaki yük hafifledi. Giden gitti; kalanla yetinmeyi değil, kalanla huzur bulmayı öğrendi kalbim. Kalabalıkların içinde kaybolmak yerine, az ama gerçek olanın kıymetini bildim. Sessizliğim artık bir kaçış değil; bir sığınak. Kendimle baş başa kalabildiğim, yaralarımı dinlendirdiğim güvenli bir liman.
Bu yüzden gülüşüm sıradan değil. O, kendime verdiğim en temiz söz. Artık kimseye kendimi ispatlamak zorunda değilim. Değerimi bilmeyene anlatmak için yorulmuyorum. Çünkü anladım ki insan, kendini korumayı öğrendiğinde olgunlaşır. Herkesi tutmaya çalışmaktan vazgeçtiğinde, asıl kendini seçer.
Eğer sen de bu satırlarda kendini bulduysan, şunu unutma: Kaybettiklerin, aslında yüklerin olabilir. Gidenler seni eksiltmez; bazen seni sen yapar. Sessizliğinden korkma, gülüşünü suçlama. Çünkü bazı gülüşler mutluluktan değil, iyileşmekten doğar. Ve en değerlisi de budur.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.