Kızgınken karar veren, fırtınalı havada yelken açan bir insandır. euripides
Hayrettin TÜRKOĞLU
Hayrettin TÜRKOĞLU

Kısa Bir Öykünün Uzun Acıları

Yorum

Kısa Bir Öykünün Uzun Acıları

( 1 kişi )

1

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

246

Okunma

Kısa Bir Öykünün Uzun Acıları

Kısa bir öyküdür hayat, uğruna upuzun acılar çektiğimiz… Bir çırpıda geçer zaman; izleri kalbimizde, yükü omuzlarımızda kalır. Asıl mesele, bu kısa hikâyede neyi neden taşıdığımızı fark edebilmektir.
Doğarız ve çoğu zaman farkına bile varmadan bir hikâyenin içine düşeriz. Başlangıcını biz seçmeyiz, sonunu ise hep erteleriz. Hayat, sayfaları hızla çevrilen ince bir kitap gibidir; okurken kalın sanırız ama kapattığımızda ne kadar kısa olduğunu anlarız. En tuhafı da şudur: Bu kısacık öykü için bazen yıllarca susar, bekler, katlanır ve yaralarımızı kimseye göstermeden yürümeye devam ederiz.

İnsan, en çok da anlam ararken acı çeker. Sevdiği için, inandığı için, vazgeçemediği için… Bazen bir kelime, bazen bir bakış, bazen de yarım kalan bir hayal yıllarımıza mal olur. Oysa geriye dönüp baktığımızda, bizi tüketen çoğu şeyin hayatın kendisi kadar kısa olduğunu fark ederiz. Ama acı uzun sürer; çünkü insan, kalbine dokunanı kolay kolay unutmaz.

Hayat, bizi sürekli aceleye çağırırken duygularımız yavaş kalır. Zaman koşar, biz geride bıraktıklarımızı toplamakla meşgul oluruz. “Sonra” deriz, “bir gün” deriz, “şartlar düzelince” deriz… Oysa öykünün en kritik satırları hep arada kaybolur. Mutluluk çoğu zaman büyük anlarda değil, fark etmediğimiz küçük cümlelerin arasında saklıdır.

Acı da bu yüzden öğreticidir. Can yakar ama uyandırır. Kırar ama büyütür. İnsan, her düştüğünde hayatın kısa olduğunu biraz daha iyi anlar. Ve her anladığında, aslında neyi ertelediğini de fark eder: Kendini, sevdiklerini, yaşanması gerekenleri.

Belki de hayat, uzun uzun anlatılacak bir destan değil; derin derin hissedilecek kısa bir öyküdür. Önemli olan kaç sayfa yaşadığımız değil, o sayfalara ne kadar samimiyet sığdırdığımızdır. Çünkü günün sonunda geriye kalan, çekilen acıların ağırlığı değil; onlara rağmen kalbimizi ne kadar açık tutabildiğimizdir.

Ve belki de asıl mesele şudur:
Bu kısa öykü bitmeden, hangi duyguyu yarım bırakıyoruz?

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Kısa bir öykünün uzun acıları Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kısa bir öykünün uzun acıları yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kısa Bir Öykünün Uzun Acıları yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
11.1.2026 23:21:02
5 puan verdi
Yazınız, hayatın kısa ama acılarının uzun olduğunu çok derin bir bakışla anlatıyor. Zamanın hızla akışını, acının öğretici yanını ve mutluluğun küçük anlarda gizli olduğunu vurgulamanız metne güçlü bir felsefi dokunuş katmış. Kaleminize sağlık, düşündürücü ve içten bir metin olmuş.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL