Bir şey üzerinde yirmi yıl çalışıp yirmi yıllık değerli deneyim elde edebilirsiniz ya da yirmi kere bir yıllık deneyiminiz olur. (gwen jackson)
Şadiye gürbüz(zaralıcan
Şadiye gürbüz(zaralıcan

İnsanın Kendini Örmesi

Yorum

İnsanın Kendini Örmesi

( 1 kişi )

3

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

103

Okunma

İnsanın Kendini Örmesi

Bir insanın gelecekte nasıl bir kimliğe sahip olacağını, çoğu zaman çocukluğunda yaptığı küçük şeyler fısıldar.
Kimi çocuk taş toplar, kimi susar, kimi de artan ipleri alıp yeni bir şeye dönüştürür. İşte bu dönüştürme hâli, insanın hayata karşı tavrının ilk izidir. Henüz dünya sertleşmeden önce, insan kendi dünyasını kurmaya çalışır.
Çocukluğumda ipleri, tüyleri, küçük kırıntıları alıp bir şeye benzetirdim. Onlar benim için eşya değil, canlıydı. Elimde şekil alan her şey, dünyaya “ben buradayım” deme biçimiydi. Bugün doğaya bu kadar bağlı olmamın sebebi belki de o günlerde her şeye bir ruh atfetmiş olmamdır. Çünkü canlı olan şeye zarar vermek daha zordur.
Zamanla insanlar susmayı öğrendi. Susmak, nezaket gibi öğretildi. Oysa bazı insanlar için susmak, var olmamaktır. Cümlelerim benim için yalnızca anlam taşıyan diziler değildi; nefes alan, yaşayan varlıklardı. Yarım bırakılan cümleleri bir kıyım gibi görürdüm. Çünkü anlatılamayan duygu, içerde çürür.
Aşk da bundan payını aldı. Uzun süre, birinin gelip beni suskunluğumdan anlayacağını sandım. Oysa anladım ki anlaşılmak için önce insanın kendini anlatması gerekir. Sevgi, çağrılmadığı yere uğramaz. Susarak kurulan hayaller, gerçek hayatta karşılık bulmaz.
Ölüm fikri de bu iç dünyada hep vardı. Korkutucu ama öğretici bir misafir gibi. “Nasıl olsa öleceğim” düşüncesi bazen insanı karanlığa iter, bazen de anı kutsal kılar. Benim için çoğu zaman ikinci anlamı taşıdı: Madem her şey geçici, o hâlde hissetmek, sevmek ve anlatmak daha da kıymetlidir.
Bugün güçlü olmayı bir zorunluluk gibi taşıyorum. Bu güç, çoğu zaman dışarıdan bir erdem gibi görünse de içeride bir yorgunluk bırakır. Çünkü güçlü olmak çoğu kez seçilmiş bir yol değil, öğrenilmiş bir hayatta kalma biçimidir. Çocuklukta eksik kalan güven, yetişkinlikte “dayanmalıyım”a dönüşür.
Belki de insan, hayatı boyunca kendini örer.
İpler bazen kopar, bazen düğümlenir ama el bırakmaz.
Çünkü kimliğimiz, bize verilenlerden çok, onlarla ne yaptığımızdır.
Kendi küçük dünyamın hem annesi hem babası olurken,
çocukluğumdaki o renkli iplerin bir gün işe yarayacağı ihtimalini
hafızamdan hiç silmedim.
Renklerin solgunluğuna gelince…
En çok o yarım kalmış yeşil gözlerin içine bakarak sahiplendim hayatı.
Bu da beni küçük ama korunaklı bir kalbe hapsetti.
Bu yüzden, sevgi diye deneme tahtasına isimlerini yazdıklarımdan
özür diliyorum.
Sevmeye ayıracak yerim çok doluydu;
onların beni sevmesini, biraz aşk sanarak
zaman öldürdüm.
Bugün geriye baktığımda
şiirlerimde de, yaşam biçimimde de
hep yaşayan bir aşk ve bir âşık görüyorum.
İyi ki varım ben.

10-01-2026
ist

Zaralıcan

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

İnsanın kendini örmesi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İnsanın kendini örmesi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İnsanın Kendini Örmesi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
turgaykurtulus
turgaykurtulus, @turgaykurtulus
11.1.2026 22:04:38
Kendinle bu kadar dürüstçe konuşabilmek ve çocukluktan bugüne uzanan o ipleri böylesine incelikle bağlamak çok etkileyici. Metin, insanın nasıl kendini ördüğünü hem hüzünle hem şefkatle hissettiriyor. Yüreğe dokunan, çok içten bir yazı. Kaleminize sağlık.
Ahmet ÖRNEK
Ahmet ÖRNEK, @ahmet-ornek2
10.1.2026 19:04:08
İyiki varsın sen Zaralı can...
valla adık payımıza düşeni göndermelerden...
çok yönlü düşüdürdü bu yazı ben
ama ben en çok şu söylem de kaldım..

Cümlelerim benim için yalnızca anlam taşıyan diziler değildi; nefes alan, yaşayan varlıklardı. Yarım bırakılan cümleleri bir kıyım gibi görürdüm...

ki şöyle geriye dönüp bakınca geride yarım bıraktığım cümleler geçiş yaptı belleğimden. ve eyva eyvah deddim en çok da aşk adına yarım kalan cümlelerime... güzel bir yazıydı
kalemine gönlüne gam değmesin kıymetli bacım
Çerkez Kızı
Çerkez Kızı, @cerkezkizi
10.1.2026 18:00:08
5 puan verdi
harika emelerinize saglik
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL