Bir şey üzerinde yirmi yıl çalışıp yirmi yıllık değerli deneyim elde edebilirsiniz ya da yirmi kere bir yıllık deneyiminiz olur. (gwen jackson)
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR

Anne Karnından Ana Koynuna

Yorum

Anne Karnından Ana Koynuna

3

Yorum

14

Beğeni

0,0

Puan

113

Okunma

Anne Karnından Ana Koynuna

Anne Karnından Ana Koynuna

Ayrılık sandığımızdan da çok daha erken başlar aslında ve ilk vedamız, henüz konuşmayı bilmeden, dünyaya gelmeden önce yaşanır. Anne karnının o eksiksiz, zamansız, korunmuş halinden koparılıp hayata bırakıldığımız an başlar her şey. Belki de bu yüzden, insan ömrü boyunca hep bir şeyleri arar, çünkü ilk ayrılığımız, en güvenli yerden olmuştur.
Sonrası zincirleme gibi peş peşe gelir. Büyüdükçe fark ederiz ki hayat bize kalmayı değil gitmeyi öğretir. İlkokul sıralarında, yan yana oturduğumuz arkadaşlarımızla ayrılırız. O gün ağlamasak bile içimizde bir şey yerinden oynar daha o yaşta öğreniriz, her gelen kalmaz.
Derken çocukluk bir şekilde giderler en sessiz ayrılıklardan biridir bu. Ne bir veda vardır ne de fark edilen bir son, tıpkı bir gün oynadığımız oyunu son kez oynadığımızı bilmeden nasıl bırakırız onun gibi. Sokağın sesi azalır, hayaller daha bir ciddileşir ve buradan da anlarız ki çocukluğumuz, biz fark etmeden arkamızdan kapıyı kapatır.
Sevmeyi öğreniriz sonra, sevdikçe ayrılığı da öğreniriz bir şekilde bazı sevdalar yaşanır, bazıları içte kalır. Söylenemeyen cümleler, yarım kalan hikayeler… Kimi ayrılıklar dillendirilmez bile, çünkü adı konursa daha çok acıyacak sanırız oysa susmak da bir vedadır.
Anne baba evinden çıkmak, yalnızca bir mekandan ayrılmak değildir aslında insan orada yalnızca büyümez, aynı zamanda korunur, saklanır, tamamlanır, Bir gün gelip o kapıdan çıktığımızda, ardımızda çocukluğumuzu, güvenimizi ve nasıl olsa biri var duygusunu bırakırız. Bir daha hiçbir ev, o ev kadar ev olmaz.
Zaman geçtikçe uykular bile değişir bir zamanlar başımızı yastığa koyar koymaz uyuduğumuz uykulardan ayrılırız. Geceler düşünceli olur, sabahlar yorgun. Uykusuzluk bile bir ayrılıktır artık insanın kendisiyle baş başa kalmasının bedeli.
Gençlik… Elimizdeyken fark etmediğimiz, giderken anladığımız ve daha var dediğimiz her şey, gençliğin aceleyle çekip gitmesiyle yarım kalır. Aynaya baktığımızda hala kendimizi görürüz ama içimizdeki hız yavaşlamıştır artık.
Ve en ağır acı ayrılıklar sevdiklerimizi toprağa emanet ettiğimiz günlerle başlar, bir daha görmemek üzere gidenler. Burada ayrılık artık zamana bırakılmaz, kesinleşir artık sesleri hatıralara, yüzleri fotoğraflara sığar.
Bazen de hayattayken ayrılırız aynı yastığa baş koyduğumuz "bir ömür” dediğimiz insanlardan. En zor vedalar, nefes alan ama uzaklaşanlara edilir artık giden gitmiştir ama kalan, hala bekler.
Hayat, baştan sona bir ayrılıklar silsilesidir ki o doğarken başlar, yaşadıkça çoğalır. Ta ki bir gün gelir hak vaki olduğunda ve bu dünyadan da ayrılana kadar. Belki de o artık en son ayrılık ve en büyük kavuşmadır. Başka bir ananın koynuna bırakılır gibi toprak ananın bağrına veriliriz. Yorulmuş bir beden, susmuş bir kalple, böylece ayrılık, başladığı yerde biter. Ya da belki ilk kez orada gerçekten dinlenir.

"Unutmayın ayrılıkla geldik, ayrılıkla gideriz, gerisi ömür boyu alıştırmadır."
*
Mehmet Demir
8 1 21

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Anne karnından ana koynuna Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Anne karnından ana koynuna yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Anne Karnından Ana Koynuna yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
10.1.2026 20:16:07
Metniniz, hayatın baştan sona ayrılıklarla örülü olduğunu derin bir farkındalıkla dile getiriyor.
“Unutmayın ayrılıkla geldik, ayrılıkla gideriz” cümlesi, yazının özünü ve evrensel gerçeğini çarpıcı biçimde özetlemiş.
Yüreğinize sağlık, eseriniz hem felsefi bir bakış hem de duygusal bir içsel yolculuk sunuyor.
Orhan Gülaçar
Orhan Gülaçar, @egemavi
10.1.2026 16:30:48
Çok doğru ve çok gerçek 🙏 Ayrılıkların hayatın bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Her ayrılıkta bir hikaye, bir hatıra var .

Yüreğine sağlık Kardeşim
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
10.1.2026 15:53:04
Metin; insanın varoluşunu ayrılık üzerinden okuyan, sakin ama derin bir tefekkür diliyle yazılmış. Anne karnından başlayıp toprağa uzanan çizgide, ayrılığı bir kayıp değil hayatın öğretmeni olarak konumlandırıyor. Duygusal ama ajitasyona düşmeden; sade, akıcı ve içten. Özellikle “susmak da bir vedadır” ve “uykusuzluk bile bir ayrılıktır” cümleleri metnin hafızada kalan güçlü durakları. Son cümle ise bütün metni tek nefeste toparlayan, düşünceyi mühürleyen bir final olmuş.
Tebrikler

Saygılar hocam.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL