Kişilik, kendi öz düşmanını kendi öz yuvasında barındırır. bergson
Oktay Güvener
Oktay Güvener

Yaşayan Putlarımız

Yorum

Yaşayan Putlarımız

( 20 kişi )

13

Yorum

35

Beğeni

5,0

Puan

980

Okunma

Yaşayan Putlarımız

İnsanoğlunun tarihi, aslında tek bir arayışın hikâyesidir: Kendini aşmaya çalışan, kendine yön veren bir kudret arayışı…

İlk insanlardan bugüne kadar insanlar hep bir “dayanak” aramıştır. Bu arayış sonucunda peygamberler gelmiş, uyarılar yapılmış, yollar gösterilmiş. Ama tarih de gösteriyor ki insan kalbi, ne kadar uyarı görürse görsün, sapmaya daima meyilli olmuştur.

Kur’an’da bu sapmanın sembolleri olarak geçen Lât, Uzza ve Menat yalnızca eski çağlarda dikilmiş taş putlar değildi. Zaten ayet, bu “isimlerin” gerçekte ne olduğunu açıkça söylüyor: “Onlar, sizin ve atalarınızın uydurduğu birtakım isimlerden ibarettir.” Yani mesele, taş ya da tahta değil; kalbin içindeki yöneliş.

Bugün o putların şekli değişti. Putlarımız ölmedi aslında sadece modernleşti.

Lât, kelimesi “otorite” demekti.

Uzza, “güç ve kudretin” sembolüydü.

Menat ise, hiç yabancı olmadığımız bir kelimeye: Para.

Bugün aynı isimler hayatın merkezine oturtulmuş durumda. Aradaki tek fark şu: Eskiden insanlar taşa tapıyordu, bugün ise kendi oluşturdukları sisteme.

İnsanların tarih boyunca en çok yöneldiği şey, kendisine mutlak itaat edilmesini isteyen büyük otoritelerdir. Bugün bu “otorite” kimi zaman bir devlet yapısında çıkar karşımıza, kimi zaman bir lider kültünde, kimi zaman bir ideolojide. İsimleri değişir: ülke, otorite, makam, güç merkezi, para ve daha niceleri…

Birinci put (Lât), sorgusuz itaati talep eder. İnsan aklının devre dışı kalması, vicdanların susması en büyük amaçtır. En güzel örneği günümüzde ABD. Başında aklı başında olmayan bir tüccar ve dünyayı istediği şekilde yönetmek istiyor.

İkinci put(Uzza), her dönemin en tehlikeli tutkusu olan güçtür. Silahı olan güçlüdür, toprağı olan güçlüdür, petrolü olan güçlüdür… Nüfusun, nüfuzun, ordunun ya da teknolojinin büyüklüğü insanlara kendini tanrı gibi hissettirir. İşte İsrail’in tavrı ortada. Parasıyla, teknolojisiyle dünyaya kafa tutmaya devam ediyor.

Gücün olduğu yerde merhamet azalır; kudret sarhoşluğu artar. Bu yüzden tarihteki en büyük zulümler hep “güç adına” işlenmiştir.

Üçüncü putumuz(Menat) ise bugün bütün şehirleri, bütün ekonomileri, hatta ilişkileri bile şekillendiren paradır. Altın, gümüş, dolar, euro fark etmiyor; insanın içine hükmettiğinde hepsi aynı şeye dönüşüyor.

Para, hiçbir dönem bu çağdaki kadar kutsanmamıştı. Sermaye büyüdükçe kalplerimiz katılaşıyor, rakamlar büyüdükçe vicdanlarımız susuyor. “Değer” dediğimiz şey artık cüzdanla ölçülüyor. Bunun da en güzel örneği çağımızın insanları. Şöyle bir sosyal medyaya bakın. Para kazanmak için insanların kendini düşürdüğü halleri göreceksiniz. Yazmaya kalemim söylemeye dilim varmıyor.

Bugün dünyamız neden bu halde mi? Otorite hırsı… Güç yarışı… Para kavgası…

Emperyalizm otoritenin kirli yüzü; faşizm gücün tehlikeli gölgesi; kapitalizm ise paranın yeni adı.

Eski putların yerinde üç büyük sistem var; ama hepsi aynı şeyi istiyor: insanın teslimiyeti.

Asıl put, dışarıda değil; Nefsin tutkularında, arzularında ve vazgeçemediği kutsallarında.

Lât sadece bir taş değil. Otoriteyi kutsayıp zulmü meşrulaştırdığımız her yerde Lât yaşıyor.

Uzza bir heykel değil. Gücü putlaştırıp adaleti küçülttüğümüz her yerde Uzza büyüyor.

Menat bir put değil. Bugün bankaların, piyasalardaki rakamların içinde yaşıyor. Parayı hayatın merkezine koyduğumuz her yerde Menat hâlâ ayakta duruyor.

Peki ne yapmak gerekir? İç dünyamızın karanlık putlarını görmek ve onları kırmak.

Otorite hırsına karşı adalet, güç tutkusuna karşı merhamet, para sevgisine karşı tevazu…

Putları kırmak ancak böyle mümkün.

Bu çağın insanı belki teknolojiyle ilerledi ama ahlaki olarak çöktü.

İnsan eğer kendi içindeki bu üç putu devirebilirse, dünya daha adil, daha temiz, daha yaşanabilir bir yer haline gelir.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (20)

5.0

100% (20)

Yaşayan putlarımız Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yaşayan putlarımız yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yaşayan Putlarımız yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Orhan Gülaçar
Orhan Gülaçar, @egemavi
4.1.2026 16:29:10
5 puan verdi
Mübalağa etmiyorum ; Yazarın Oktay Güvener olduğunu görmesem bu yazının Dünyaca ünlü yabancı bir filozof, sosyolog tarafından yazıldığını düşünürdüm .
Otorite, güç ve para tutkusunun insanları nasıl körleştirdiğini ve adaletsizliğe, zulme ve merhametsizliğe nasıl yol açtığını , iç dünyamızın karanlık putlarını görmek ve onları kırmanın görevimiz olduğunu bize hatırlatıyor .
Bizler 20 ay Askerlik yaptığımızda 29,75 kuruş maaş aldığımızı Asker sigarası içtiğimizi unutmadık .
Menat hâlâ ayakta duruyor ki bugün vatan borcunu banka dekontu ile yapıyorlar ...

Teşekkürler bu güzel yazı için .
İlyas Ateş
İlyas Ateş, @ilyas-ates
5.1.2026 21:19:20
5 puan verdi
Yürekten katılıyorum hocam yerli yerinde tesbitler
insanların iç dünyası değişmedikçe dış dünyanın
değişmesi ne yazık kı olanaksız merhametin vicdanın
adaletin olmadığı hiç bit yapı Hak üzere olamaz asla
dünya ne yazık ki soytarıların elinde gönülden tebrik
ederim hocam var olun saygı ve selamlarımı gönderiyorum
hayırlı akşamlar diliyorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
5.1.2026 11:17:24
5 puan verdi
Eski putperestlik ile modern sistemleri "Lât, Uzza ve Menat" kavramları üzerinden eşleştirmeniz çok zekice bir yaklaşım olmuş. Özellikle sosyal medya ve güncel siyaset üzerinden verdiğiniz örnekler, soyut bir konuyu herkesin anlayabileceği somut bir gerçekliğe dönüştürmüş.
Merdümg.riz
Merdümg.riz, @merdumg-riz
4.1.2026 22:43:50
5 puan verdi
Kaleminize sağlık çok güzeldi hocam .
Saygılarımla
Etkili Yorum
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
4.1.2026 18:07:21
5 puan verdi
O arayış asla sonlanmayacak


Birey olarak da toplum olarak da


Dünya düzeni ve işte Amerike yine yaptı yapacağını


Yaşam merkezi ve tutunmak adına illa ki inancımızı koruyacağız ama puta tapan da var kendi nefsine yenik düşen de

Çok değerli bir makale idi okuduğum


Tebrik ederim üstadım


Sonsuz selam saygımla dost yüreğinize
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
4.1.2026 17:53:31
5 puan verdi
DİLİNE , YÜREĞİNE SAĞLIK...PUTLAR HER ZAMAN GÜÇ MODELİDİR..! SAYGILARIMLA.. TESPİTLER YÜZ YILLARA DAYANIYOR .
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
4.1.2026 17:48:19
5 puan verdi
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
4.1.2026 17:17:35
5 puan verdi
Yazınızda eski putların modern hayattaki karşılıklarını güçlü bir şekilde ortaya koymuşsunuz.
Otorite, güç ve para hırsının insanlığı nasıl yozlaştırdığını net bir dille anlatıyor.
Kaleminize sağlık, metin sade ama derin bir ahlaki uyarı taşıyor.
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
4.1.2026 15:59:38
5 puan verdi
Asıl put, dışarıda değil; Nefsin tutkularında, arzularında ve vazgeçemediği kutsallarında.
Harika tespitler hocam. Yüreğinize gönlünüze sağlık. Saygılar selamlar.
Gazi AKKAYA
Gazi AKKAYA, @gaziakkaya1
4.1.2026 15:47:53
5 puan verdi
Kaleminizi Yüreğinizi kutlarım Üstadım Yürek sesin hiç susmasın Saygılarımla
Etkili Yorum
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
4.1.2026 15:43:03
5 puan verdi
Şiirlerinizde hissettiğimiz o büyük boşluğun ve 'tutunamama' hissinin tarihsel kökenlerini yazmışsınız sanki.
İnsanın kudret arayışı ile hüsranı arasındaki o ince çizgiyi, peygamberlerin rehberliğine rağmen dinmeyen o 'sapma' iştahını anlatışınızdaki vakar, sizin o dramatik ve sarsıcı üslubunuzla çok örtüşüyor.
Yine ruhun karanlık dehlizlerine ışık tutmuşsunuz tebrik ederim üstadım.
Etkili Yorum
AYDINK
AYDINK, @aydink
4.1.2026 15:41:33
yazınızda çok doğru hususlara parmak basmışsınız
bir deyim var
"insan Hak'ta, Hak insanda"
"ne ararsan var insanda"
insanın en büyük putu kendi öz nefsi ile şekillenen ihtiraslarıdır
tebrikler
selamlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL