Herkesin aynı şeyi düşündüğü bir ortamda hiç kimse hiçbir şey düşünmüyor demektir. walter lipmann
çetin altungüneş
çetin altungüneş

MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARI

Yorum

MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARI

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

336

Okunma

MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARI

MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARI

10 Nisan 1920...Anadolu ateşi çoktan alevlenmiş;Erzurum, Sivas kongreleri derken Anadolu topyekün örgütlenmiş. Çok değil 13 gün sonra Meclis açılacak, fiili durum resmiyet kazanacak...Ankara hükümeti memleketin tek hükümeti olacak!

İstanbul hükümeti, işbirlikçiler ve İngilizler de umumi manzaranın elbet farkında. Kuvayi Milliye hareketini-ve tabii kurulması pek yakın Ankara hükümetini-zayıflatmak, her şeyden önemlisi halk desteğini yok etmek, baş vazifeleri. Din ise, bu yolda istismara en müsait alan. İnsanların vicdanlarını iğfal etmenin en kestirme yolu.

10 Nisan günü Şeyhülislam Dürizade Abdullah imzası ile bir fetva yayınlanır. Fetvaya göre Anadolu hareketi ’’Huruc Alessultan’’ dır. Yani Sultan ve padişaha karşı yapılan bir ayaklanma hareketidir. Dolayısıyla bu insanların katledilmesi vaciptir; Bu uğurda ölenler ise şehitlik mertebesine nail olacaktır;

’’(...) teşkilatı milliye denilen harekat, Anadolu’yu korkunç bir istilaya uğratmak hem de devletin başını gövdesinden ayırmak felaketini hazırlıyor. Kanuni Esasi’yi ve devlet kanunlarını ayaklar altına alarak ahaliden cebren para toplamak, , zecren asker almak, para vermeyenlere ve böyle fena bir maksatla askerliği kabul etmeyenlere eziyet etmek, öldürmek, köyleri basıp yağma etmek...Bu nedenle hükümet istediği amaca kan dökmeden ulaşmayı tercih etmesine rağmen devletin ve milletin hakikaten tehlike içinde bulunan hayatını ve selametini kurtarmak için yola gelmeyenleri(...)haddini bildirmekten tereddüt etmeyecektir.’’

İstanbul’un bu hainane girişimine yine bizzat din adamları yanıt verir. Kuvayi Milliyeci din adamları, vatan hainlerinin din kisvesi altında halkı kışkırtmalarına derhal engel olurlar. 14 Nisan günü Ankara Müftüsü Rıfat Efendi imzası ile bir ’’karşı fetva’’ çıkarılır. Hakimiyeti Milliye olmak üzere İstanbul gazetelerinde dahi yayınlanır.

İstanbul hükümetinin fetvası sultan ve padişaha karşı Anadolu ayaklanmasının bastırılmasını emrederken, Ankara’nın fetcası’’sultan ve padişahın dahi esir olduğuna’’ dikkat çekmektedir. İşte bu nedenledir ki, tam da bu yokda ölenlerin şehit kabul edilmesi gerektiği, kalanların gazi olacağı ve Ankara hareketine karşı fitne çıkaran , silah kullananların en büyük günahı işlemiş olacakları salık verllmektedir.:

’’Fetva 16 Nisan’da Heyeti Temsiliye tarafından Anadolu’ya gönderilir. Bütün müftülüklere tebliğ edilmesi istenir. Anadolu’nun çeşitli vilayet ve kaza müftüleri ve din alimlerinin katılımı ile fetvada yer alan imza sayısı 152’ye ulaşır. İstanbul hükümetinin fetvası etkisini derhal yitirir, bütün halk Ankara’nın fetvasına itibar eder.

Ankara müftüsü Rıfat Efendi’nin başlattığı ve152 din adamının desteği ile güç bulan bu fetva-ve vatanın bağımsızlığı için yekvücut olarak verilen nice mücadeleler- milletimizi, pek yakın bir zamanda ’’o büyük güne’’ ulaştıracaktır.

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Milli mücadelede din adamları Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Milli mücadelede din adamları yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL