Gerçek sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir. YAHYA B. MUAZ
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

Bir Sevdanın Son Şiiri

Bir Sevdanın Son Şiiri

Çok sevdiği oyunlardan koparılan küçücük çocukların ağlayışları gibi
Merdivensiz bırakılan, çıkrıkları derinlerde unutulan o kör kuyulardayım
Günlerdir, aylardır, yıllardır sevdanın ve aşkın gür saçlarından tutmuştum
Bir sevdanın son şiirini yazdım sana, say ki sevmedim, say ki, sarhoştum…


Zamanın durmaksızın ördüğü unutuluş duvarını ne sen, ne de ben aşmak istemiyoruz artık. ‘Sevgi Cumhuriyetimizin ırmaklarına Karaca sürüleri’ sular içmeye çoktan inmişler. Gururun öfkeli sancılarıyla zifiri gecelerde tek kişilik satrançlara dalmışız, neylersin. Şah umarken bu kurnaz hamleden, matı çekmişiz istemeden. Hırsımızda bile mağrur, çığlığımızda bile kambur düşünüşlere kapılmışız.

İlençli bir güneş yansımasında bir testiye sıvasınlar şimdi beni. Uzak kentlerin vazgeçilmez belalarına atsınlar. Ayıklasınlar otumdan bedenimi, toprağımı kanla sulasınlar ve elimle dokunduğum ne varsa küle dönüştürsünler. Kar kalkmasın dağlarımdan, çürümüş sevdalar çalsın kapımı, sen yoksan. Uyaksız, kafiyesiz şiirlerim, zaferleri olmayan yenilgilerim, işkenceleri bitmemiş tutuklun olayım zindanlarında.

Sonra, ne sesim kalsın benden sana, ne de nefesim. Dilim ve mürekkebim kurusun, kavrulsun bu yürek hasretinin yangınlarında. Yosun oluşmasın sarı denizlerimde. Şarkılarını da geri al benden. Avuçlarımda kalmasın yakan izlerin, çekilsin okyanusların hayallerle oluşturduğum görkemli ülkelerimden. Geri alınsın yüreğimden sahte kahramanlıklarım, yıpranmışlığım, haksız görülmüşlüğüm geri verilsin. Ucuz boyalarla yaptığım resimlerim yakılsın, adreslerim silinsin, sensiz kalacaksam.

Ben ki, bundan böyle örümcek yalnızlığımda saklanan bir kuru yaprak gibi, içimdeki bütün sevinçleri de dolayacağım kurt koyaklarına. Beynimdeki çekiç sesleri silinecek, en tanımsız öfkelerim bedenimden çekilecek, uykusuzluğumun yıldız düşüşleri geçecek, ıslığımın peşinden bir türkü gibi uzaklara, uzak ülkelere gideceğim. Islak kalsın gözlerim, birbirine benzemesin isterse sözlerim, gün gelir, sensizliği de, sessizliği de öğreneceğim.

Şimdi, hiç gidilemeyecek ülkelerinden de düşürdüm gözlerimi. İçimdeki ağularla, bir başıma, ama yankısız, yeni tufanlara yürüyorum. Göğümü bağlayan urganlar çözüldü, soru işaretlerimin içinde kalmadı hiçbir ayraç. Yüreğimde binlerce çocuğun düşleri, bütün sevgililerin öpüşleri ve bütün dünyanın sevinçleri yaşayacaktır. Kırdım ünlemleri, hapsettim tüm noktaları.

Yaşamın en başında, belki de sıfır noktalarındayım yunus gözlü. Tanrılarınla sulha durarak, rengini bile bilmediğim yalnızlıklardan kopardım bu kırılgan yüreği. Dünyayı ikiye, üçe, beşe bölmelerim bitti senin için. İçimde devinen, can evimde savaşlar çıkaran sevdandan sıyrıldım anlayacağın. Seni anlatan, seni anımsatan bütün imgeleri tıktım kafesine, kor yüreğimi saldım göğün en mavi huzmesine. Yoktan var ettiğimiz hatıralarımız silik, yüreğimiz intiharlarımızdan çizik, şiirlerimiz gibi şölenlik.

Seni severken, seninle yaşarken bütün sevilmemişliklerimden sevgiler çıkarırdım oysa. Koyacak yer bulamazdım kutsal sevdanı. Yüreğimin korucusu, ellerimin koruyucusuydun sen. Kundaklara belediğin sevdanla büyüdüm geceler boyu, serpildim. Mırıltılı sözcüklerinle, yüreğimi onurlandıran vefanla bende her zaman büyüktün. En ölümsüz aşk topraklarında beni büyüttün. Alnımdan öptükçe kutsandım, ölümsüzlüğü bile senden öğrendim ben. Dört mevsim kelebekleri gibi omzuma düştün, sevdikçe seni unutamadığım yumuk gözlü bir gülüştün.

Şimdi, bir keklik kanadında, bir yunus sırtında örselenmiş bir yürekle zemherilere yürüyorum. Bu şiir de seni anlatacak unutma. Bu şiirde de varoluşun ve tükenişin acı iksirlerini içeceğiz birlikte. Öldüren saçlarının yeliyle uzak ülkelere gidecek, öpüşlerinin sıcaklığıyla kendimden geçeceğim. Yüreğimize çöreklenen ayrılık seliyle, iki ikiz yüreğin gülüşleriyle, avuçlarımızdaki tuz zerrecikleriyle ve gözlerimizdeki uykusuzluk gözeleriyle belki yeni ülkelere, belki de yapayalnızlığa gidiyoruz işte.

Selahattin Yetgin





Etiketler:


Janet  | Janet Kohen
19 Şubat 2012 Pazar 14:14:06




Kutlarim Selahattin hocam..

Gonul sayfanızda Ben'i muhteşem bır YAZI karşıladı ...


Harika imgesel temelli lirik betimlemelerle islenmis satırlar adeta islenmis birer inci gibi.


Muhteşem bır sevdanın seven yüreğinden sitem duyguları süzülmüş ta derinlerden..
YAZI okuru da icine alıp bır duygu dalgası yayıyor .. Gonule dokunan..


Sitem seven bır yürekten olunca bazen inanın tatlı bile olur ,, Gönül'ü okşar ..
Hele sizin tatlı yazılış şekliyle daha bır Guzel sitem oluyor nedense .!!.


Ve yazınızın adi..

-- BIR SEVDANIN SON ŞİİRİ --

Muhteşem bır YAZI adi...


Ve final..

Final da mesajini vermeyi basarmış ..


Harika yazıyorsunuz Selahattin hocam..
Tebriklerim COK ...

Sevgilerimle... JANET .. Şen ve esen KALIN ..


    [ Cevap yaz ]    

@ŞK_M£L£Ğİ  | melis özdemir
19 Şubat 2012 Pazar 13:56:00


Hocam yuregınıze saglık..Nefesız okudum...


    [ Cevap yaz ]    




Bir Sevdanın Son Şiiri başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
19.02.2012 12:59:52
Toplam 2 yorum yapıldı
1502 çoğul gösterim
1430 tekil gösterim