Kavramak için görmek, görmek için de dikkatle bakmak gerek! - Pitigrilli
E-mail adresiniz: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

*BİR BARDAK ÇAY İÇMEK İSTİYORUM

*BİR BARDAK ÇAY İÇMEK İSTİYORUM

Türkiye’de çay içmek, İngiltere’deki beş çayından veya Japonya’da özenle hazırlanan çay ikramlarından biraz farklıdır. Daha az karmaşık ve daha çok sadedir. Tıpkı Türk insanı gibi.

Çayınızı alıyorsunuz, isteğinize göre bir ya da iki şeker atıyorsunuz, sonra da çay kaşığıyla karıştırırken çıkarabildiğiniz kadar ses çıkarıyorsunuz.
Bardağı ucundan tutuyorsunuz, yavaşça küçük bir yudum alıyorsunuz, çünkü çok sıcak.
Ayrıca, en az birkaç bardak bu çaydan içmek zorunda kalacağınızı aklınızdan çıkarmıyorsunuz. Tıpkı patates cipsi gibi, bir tane yerseniz ve ardından birkaç tane daha yemek zorunda olduğunuz gibi.

Türkiye’de, günün her saatinde bardak bardak çay içebilirsiniz.

Benim gözümde bu bir bardak çay Türkiye’yi temsil ediyor.

Türk çayı için tavşankanı derler; Siyah ya da yeşil değil, kırmızıdır. Tıpkı her vatansever Türk’ün damarlarından akan kan gibi. Tıpkı göklerde gururla dalgalanan bayrakları gibi. Eşsiz güzellikteki halıların kırmızı yünü gibi. Tıpkı ilkbaharda açan ateş kırmızısı laleler gibi. Lalelerin şekli, kendisine çok benzeyen bu çay bardağı gibidir tıpkı.

Türk çayı sıcaktır; Anadolu topraklarını ısıtan güneş gibi. İçinizi ısıtan coşkulu müzik gibi. Yemekleri, şehirleri, spor takımları, hayatlarının her anındaki yaşama sevinci gibi.
Türk çayı demlenir; Bir Türk, sallama çayı çay saymaz. Karadeniz Bölgesinde yetiştirilen çay, Türkiye’nin her bir köşesinde sürekli demlenir. Her daim sunulmaya hazırdır.

Türkiye’de “Kahvaltı hazır!” denmez, “Çay kaynadı!” denilir.

Çay, Türkiye gibi bir lezzettir. Miras, kültür, tarih, gelenek ve birçok etnik grubun bir araya gelip kaynaşması gibi. Türk olmak demek, Türkiye Cumhuriyeti ile bütünleşmiş olmak demektir.

Türk çayı sadedir, berraktır; Tıpkı bir Türk’ün yüzü gibi. Her zaman anlaşılabilir, bir şey gizlemez, komşularına açtıkları kalpleri kadar berraktır.

Türk çayı sürekli içilebilir; Çay keyfinin bitmesi imkânsızdır. Bütün gün boyunca içebilirsiniz. Çayın altı sabahtan akşama kadar her zaman açıktır. Ülkenin dağları, ovaları, doğal güzellikleri ve çalışkan insanları kadar cömert.

Türk çayı müzik gibidir; Müzik kültürü ile yetişmiş ve birçok yetenekli müzisyeni barındıran bir ülkedir Türkiye. Türkiye arabeskten pop’a, pop’dan halk müziğine kadar uzanan bir çizgide çok renkli bir müzik yelpazesine sahiptir. Yine de çay bardağına kaşığın temasıyla çıkan şıngırdama sesi başka hiçbir şeye benzemez. Eğer bu sesin bütün Türkiye’de, evlerden çayhanelerden, iş yerlerinden ve ülkenin her köşesinden yükseldiğini hayal ederseniz, bunun ülkenin milli senfonisi olduğunu da söyleyebilirsiniz.

Türk çayı arkadaş canlısıdır; O hiçbir zaman yalnız içilmez. İllâ ki yanında biri olmalıdır. Eğer bir Türk sizinle arkadaş olmak istiyorsa ilk teklif edeceği şeydir çay. Türkler tek başlarına, yalnız iş yapmazlar. Başkalarıyla birlikte olmayı severler. Geniş düzlüklerde aileleriyle ve hayvanlarıyla sıcak ilişkiler geliştirebilmiş ataları gibi. Hayatı, başkalarıyla paylaşarak, değerli kılınan bir şey olarak görürler.

Türk çayı dolaysızdır; Kolayca demlenir ve bu yönüyle, Türklerin hayatı yaşamak için seçtikleri tarzı yansıtır. Çayın yanında bir şey bulunmayabilir ama her zaman Türklerin hayat tarzının temelleri olan saygı ve sevgi ile ikram edilir.

Türk çayının acelesi yoktur; Yoğun bir günün ortasında asude ve dingin bir ortama çağırır insanı. Bu dinginlik yaşam tarzlarına yansımıştır. Türkiye’ye gittiğinizde öğreneceğiniz ilk ifadelerden biri “problem değil”dir.

Çay, yavaş yemek yeme hareketinin önemli bir öğesidir.

Çay, demokratik bir içecektir, herkes içebilir.

Türk çayı barışçıdır; Nereye giderseniz gidin, ofislerde, evlerde, iş yerlerinde size bir bardak çay mutlaka ikram edilir. Bu ikram aynı zamanda size bir barış mesajı ulaştırır. Ve XIII. Yüzyıl’ın büyük sufî şairi Mevlâna Celalettin Rumî’yi hatırlatır: “ Gel tanış olalım yavaş yavaş, bu çayı içer gibi. Gel şu günün hayhuyunu bir kenara koyalım ve birbirimizi tanıyalım. Gel bir bardak çay paylaşalım, belki kaynaşırız çayın sıcaklığıyla ve dostluğunuzla. Haydi, Gel hayatı paylaşalım!”

Yukarıdaki ifadeler, bir yabancının Türk çayı hakkındaki gözlemleri, ve bu gözlemlere dayanarak Türkler ve Türkiye hakkındaki değerlendirmeleri.
Bir yabancı hakkımızda böyle düşüncelere sahipse;

NEDEN SAHİP OLDUĞUMUZ DEĞERLERİN KIYMETİNİ BİLEMİYORUZ?

NEDEN ÇAYI DÖKE SAÇA İÇİYORUZ?

NEDEN BU GÜZELLİKLERİ DOYASIYA YAŞAMIYORUZ?

BEN DE KEYİFLE BİR BARDAK ÇAY İÇMEK İSTİYORUM.


Bekir GÜÇLÜER

Yazımı "Günün Yazısı" seçerek beni onurlandıran "Seçki Kurulu"na teşekkür ederim.





Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 

05 Aralık 2011 Pazartesi 17:51:42


İçtiğimiz çayın bir kültür olduğunu ve her yönüyle bizi anlattığını ifade eder çok ama çok güzel bir yazıydı.Günü fazlasıyla hak etmiş...


Ha bir de bizim Erzurumda kıtlama şekeriyle içilir bu canım çay... Yıllar önce yazmıştım bu şiiri kabul buyurun lütfen...


KITLAMA ÇAY’I

Gelirse demli çay,ey güzel dostum !
Şekerin kıtlama, değilse içme
O çaydan hasılı, muradı kastım
Efkar’ı dağıtmak, değilse içme


İçilir mest’ane, kıtlanır şeker
Sohbetler edilir,sohbeti çeker
Şifadır derdine, balgamı söker
Sökmezse ilkinde,son’u da içme


Erzurum şeker’i,olursa olsun
Kıtlama olmaz ki, diğeri kalsın
Biri boşalmadan, öbürü dolsun
Nefessiz kalırsın, zor ile içme


Yarenlik amacın,çaylar araçtır
Kaç bardak içtim ki,saatin kaçtır ?
Semaverde çayın,o başa taçtır
Lavaş’ı dürüm et,yavanda içme


Her vakit içilir, hiç yok denilmez
Kıtlama verilir, kaşık verilmez
Sultan’ı sofradır,onsuz serilmez
Gönülsüz gelirse,o’nu da içme


Tabağı altında,bardak hellidir
Demini almışsa,renkten bellidir
Tepsiler çeşitli,allı güllüdür
Gülen yüz değilse,bal olsa içme

Selim ADIM


    [ Cevap yaz ]    

inci*  | naz Arık
05 Aralık 2011 Pazartesi 13:06:13


Ne hoş bir anlatımdı, yazan ve paylaşana teşekkürler.. Bol şekerli ve tavşan kanı çaylar içelim uzun yıllarca, milletçe inşallah. Çayımızın rengi solmasın ve tadı kaçmasın... saygılarımla.


    [ Cevap yaz ]    

04 Aralık 2011 Pazar 19:42:13


“ Gel tanış olalım yavaş yavaş, bu çayı içer gibi. Gel şu günün hayhuyunu bir kenara koyalım ve birbirimizi tanıyalım. Gel bir bardak çay paylaşalım, belki kaynaşırız çayın sıcaklığıyla ve dostluğunuzla. Haydi, Gel hayatı paylaşalım!”





biz bakar körlerin gözüne çayı kaşığıyla soktunuz ne de iyi ettiniz..:))



tebriklerim günün yazısına hayata kattığınız bilinçli erdemli sevi yürekli eşsiz cümle güzelliklere iyi ki varsınız insanlık adına şanssınız...
sevgim saygım selamlarımla..



Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ tarafından 12/4/2011 7:43:09 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

04 Aralık 2011 Pazar 19:33:57


Amerikalı hikaye yazarı Katharine Branning, Türkiye yi anlattığı kitabının tanıtımında Türk Çayını öyle bir anlatmış ki, yaptığı sunumu gururla izlemiştim. Sanırım 2 gün öce izlemiştim.

Gerçekten izlemeye, dinlemeye değer bir sunum olmuştu. Ve bu sunumu yazınızda paylaşarak bu sunumun ulaşmadığı bir çok kişiye ulaştığınız için size teşekkür etmeliyim.



    [ Cevap yaz ]    

Emine UYSAL (EMİNE45)  | emine uysal
04 Aralık 2011 Pazar 17:45:18


Farkında olmadığımız o kadar çok değerimiz var ki, çay da bunlardan biri. Artık öyle benimsemişiz ki, hep iç içe olduğumuz için bir gün yitirebileceğimiz in farkında bile değiliz. Hep bizim ya(!)

Bu konuya Şaban Bey çok güzel açıklık getirmiş. Değerlerimizi bizlere tekrar hatırlattığınız için çok teşekkürler Bekir Bey, saygılar.


    [ Cevap yaz ]    

Müsadenizle  | Müsade Özdemir
04 Aralık 2011 Pazar 17:19:20


Güzel ve dinlendirici bir konu
Dingin bir anlatım.
Türkler çabuğu, kolayı ve kestirme yolları severler.
OysaTürk çayının ve Türk kahvesinin hazırlanması oldukça ayrıntılıdır ve emek ister.
Çayımız ve kahvemiz bize özgüdür.
Ne yazık ki, son senelerde komşu ülkeler kahvemize sahip çıkıyorlar.

Kutluyorum


    [ Cevap yaz ]    

04 Aralık 2011 Pazar 16:21:22


Çay keyfi başkadır evet...
Tebrikler günün yazısına.
Saygılar


    [ Cevap yaz ]    

zakir  | vasat mutedil
04 Aralık 2011 Pazar 15:52:10




Huzur Üçgeni(Cam Su Çay)


Cam suya came olur billûr bakışlı dilber.
Bir huzur üçgeninin rengi ziyadeleşir.
Haz perisi gülümser boy verir anda gülfer.
Bu huzur üçgeninde yudumlar badeleşir.

Bir semaver masala başlar hüsnü anlarda.
Demliğin edasında tevazu şekillenir.
İnsan huzura erer bu güzel zamanlarda.
Bu manzarayı gören ahraz olsa dillenir.

Bazı dem sükût olur hâli ikrara sebep.
Buğulu iklimlere efsane nüzul eder.
Efsaneyi dinlerken muhabbet kavidir hep.
Gönül imecesiyle kaybolup gider keder.

Cam su çay üç kafadar zamana ipek düğüm.
Ateşin hasedini bertaraf eder bu hâl.
Bize edayla gelir an gelir nazlı begüm.
Hiç beklenmedik anda gerçeğe döner muhal…
Ankara,24.11.2011 İ.K


    [ Cevap yaz ]    

Saadet Ün  | Saadet  Ün
04 Aralık 2011 Pazar 14:42:40


Çayın yeri ayrıdır bende... varsa yoksa çay...
Ve kıymetini bilip nimetinden faydalananlardanım her vakit...

Çaysadım desem değil, çünkü yanı başımda çay dolu bardaığım...

Kutladım.
Saygımla.


    [ Cevap yaz ]    

NeşeK  | neşe karakoyun
04 Aralık 2011 Pazar 13:26:30


çaydanlığım dün yandı... acilen yenisini bekliyorum... gelir gelmez demliyorum :)


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 




*BİR BARDAK ÇAY İÇMEK İSTİYORUM başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.




Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 4.12.2011 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
03.12.2011 09:45:48
Toplam 24 yorum yapıldı
4002 çoğul gösterim
3440 tekil gösterim