İnsan sabır ve dayanıklılığı ile vebayı bile yener... Napoleon Bonaparte
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

REKREATİF ETKİNLİKLER: TREKKİNG

REKREATİF ETKİNLİKLER: TREKKİNG



Doğa yürüyüşleri (trekking), insanı zinde kılan, yürürken derdini, tasasını alan rekreatif bir etkinlik. Eylül sonundan Ekim sonuna kadar beş hafta süreyle Likya Yolu’nda doğada yürüdüm. Yer yer deniz kıyısından yer yer dağların üstünden aşarken, her adımda günlük hedefe doğru biraz daha yaklaşmak, aynı zamanda bir sabır, dayanıklılık ve irade göstergesi oldu benim için. Bazen ayak tırnaklarım düştü, bazen kaslarım yorgunluktan şişti, fakat yolun sonuna ulaşınca ve sıcak bir duş alıp yatağa boylu boyunca uzanınca tüm yorgunluğum sanki o anda geçti. Her şeye rağmen yürümek yine de keyifli ve huzurlu bir işti.

Yürümeyip de sanal aleme kendini kaptırıp, bütün gün bilgisayar başında pinekleyen bizler, doğanın içine çıkınca, gerçeklerin dünyasına giriyoruz hemen. Esen yelin serinliğinin yanısıra güneşin yakıcılığını yüzünde duyumsamak ve aynaya bakınca günden güne teninin yanarak daha da esmerleştiğini görmek, çetin doğa koşullarının içinde antreman yapmak, insanı her adımda biraz daha güçlendiriyor. Yürüyüşe başladıktan bir süre sonra ısınıyor ve vücut terlemeye başlıyor, sırt çantasında günlük yetecek kadar su ve yiyecek alıyoruz elbet yanımıza ve terledikçe su kaybını içecekler ile takviye ediyoruz. Günlük yürüyüş mesafelerimiz 12- 20 kilometre arasında değişiyor. Haftalık ortalama 90 kilometrenin altında yürümüyoruz. Beş haftada böylelikle ara vermeden 450 kilometre yürüyüş yolu katettim. Yürüdüğüm güzergâh, Batı Likya + Doğu Likya yolu olmak üzere kombine yürüyüşlerdi. Bu Fethiye- Ovacık ile Olympos- Çıralı arasındaki 180 kilometrelik bir hat. Bu hatta Orta Likya diyebileceğimiz kısmı henüz yürümedim.

Yürüyüşlerde rehberlik görevi bende olduğu için, mola yerlerini ben belirliyorum. Kumanyalarımızı (Lunchpaket) acıkınca yiyoruz. Yeni enerji depolayıp yola devam ediyoruz. Müşterilerim arasında zaman zaman grubun ritmine ayak uyduramayanlar oluyor ve onların önde gidenlere yetişmelerini beklemek zorunda kalıyoruz. Yaş ortalaması orta yaşlı insanlardan oluşuyor genellikle, 50- 60 yaş arası, daha genç yaşta olanlar azınlıkta kalıyorlar.

Yollarda kıvrım kıvrım dar patikalardan geçiyoruz, sağa sola dikkatlice dönmeyi gerektiren kayaların üstünden atlıyoruz, sarp, zorluca bölgelerde dikkatimizi ikiye katlıyoruz. Baton adını verdiğimiz, asa gibi sopalar genelde yabancı turistlerin hepsinde oluyor ve çok iyi işe yarıyor kayma ve düşme riskine karşı iyi koruma sağlıyor Bazı arazilerin yapısı dikenli, çalılık olduğu için genelde uzun pantolon giymek gerekli, ancak yol açılınca, dizden fermuarlı olan pantolonları fermuarı açarak çıkarıp, kısa pantolana çevirmek pratik bir kolaylık ve rahatlık sağlıyor.

Yürüyüş mevsimleri ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalı. Bu nedenle ilkbahar ve sonbahar mevsimleri en ideal zamanlar. Yoksa kışın sel nedeniyle yürüyüş güzergâhından geçen dereler taştığı için geçilemediği gibi ıslak kayalarda düşme ve kayma riski daha çok artıyor. Sık sık ayakkabı çıkarıp derelerden geçmek zaman kaybına da yol açıp, yürüyüşün ahengini bozuyor.

Yolumuz zaman zaman antik kentlerin içinden geçiyor dağlık Likya bölgesinde, bunların arasında, Simena, Kekova, Aperlai, Tyberissos, Olympos, Chimaira var. Zaman zaman çok güzel koylarda yüzme molası yapıyoruz, Bunların arasında Melanippe (Karaöz Limanı), Adrasan koyu, Patara ve Kekova antik kentlerini sayabilirim. Kaslarımızın yorgunluğunu ve şişkinliğini Akdeniz’in mavi koylarında yüzerken ve sıcak kumlarda uzanırken unutmak, suyla masaj hissi uyandırıyor.


Doğa yürüyüşlerinin en güzel yanı fazla yağlarımızdan ve kilolarımızdan arınmak , iştahımızın ve uykumuzun düzene girmesini sağlamak, vücudumuzun kassal dengesini yeniden güçlendirmek ve dirileşmek. Elbette bu yürüyüşler sırasında güzel güzel sohbet olanakları ve insanlar ile karşılıklı etkileşim ve paylaşımlarınız da oluyor.

Sağlıklı yaşamak için güçlü bir bünyeye sahip olmak gerektiğini kimse yadsıyamaz. Güçlü bir bünye kazanırken doğa ile iç içe ruhunuz da güzelliklerle beslenecek, kuş sesleri duyacak, kelebeklerin, kuşların kanat çırpışına tanık olacaksınız, karıncaları, böcekleri yakından görecek, gözlem yeteneğinizi geliştireceksiniz.

Ülkemizde yeni yeni gelişen bir etkinlik doğa yürüyüşü. Bu nedenle yürüyüş için gerekli teknik donanımların sağlanması her zaman her yerde olanaklı değil. Örneğin çok sağlam yürüyüş ayakkabısı üretimi yok, düşme tehlikesi olan bir tırnak için kailteli bir flaster bulmak oldukça zor. Oysa Almanya’dan getirilen flasterler insanın kendi derisi gibi yapışıyor tene ve oldukça etkin bir koruma ve iyileştirme özelliğine sahip.

Ancak ülkemizin doğası her yanıyla yürümeye elverişli ve ormanlık ve dağlık alanlarda çok çok güzel yürüyüş parkurlarının açılması olanaklı. Bu yolları yürüyenlerin kaybolma riskine karşı, sponsorlar ile gözetim altında tutulması ve kapanan, bozulan yerlerinin periyodik olarak onarımı ve geçiş rotalarındaki taşların, ağaçların boya ile işaretlenmesi, belli bir uzmanlık işi. Likya Yolu bu anlamda dünyanın en güzel işaretlenmiş yolları arasında sayılıyor.

Yürüyüş turları için ülkemize gelen turistlerin bu turlar için ödedikleri parasal rakam, alışveriş amaçlı gelen turistlerin bıraktığı dövizin iki katından fazla. Doğaya ilgi ve merakın giderek arttığı bir çağdayız. Bu fırsatı çok akıllıca değerlendirmek seyahat acentalarına bir görev olarak düşüyor. Gerek Kazdağları, gerek Kapadokya, gerekse Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu için yeni yeni güzergâhlar, yürüyüş rotası olarak belirlenmeli ve bu rotalar üzerinde konaklama yeme içme ve dinlenme tesisleri kurulmalıdır.

Doğanın insana sunduğu nimetlerin değerini bilelim ve ulusça değerlerimize sahip çıkalım. Öncelikle sağlıklı bir yaşam için, özgürce, özgür doğada profesyonelce yürümeye hep birlikte....

Tüm doğaseverlere selam ve sevgilerimle...

Şaban AKTAŞ
20.11.2011






Etiketler:


Şaban Aktaş  | Şaban Aktaş
14 Ocak 2012 Cumartesi 20:36:45



Trekking Nedir? II - // Y. DOÇ. DR. FAİK ARDAHAN
10.01.2012

Günübirlik yürüyüş anlamına gelen ve son zamanlarda neredeyse diğer birçok spor kadar gündemde yer tutan “Trekking” kavramının tanımını yapmak için yazdığım yazı ilgi ile okundu. Hatta trekkingin dağcılıkla karıştırılmaması gereği ile söylediklerim dağcılık kavramının, dağcı kimdir kavramının sorgulanmasına neden oldu.



Yazdığım yazıya yazının yayınlandığı www.antalyabugun.com portalında ve paylaştığım sosyal medyada yazılı ve sözlü birçok cevap aldım. Bunlardan hepsini sizinle paylaşıp başka boyutlarıyla doğa yürüyüşü ve dağcılık süreçlerini yazmaya çalışacağım.



Nurtay Yatman kendisini çok iyi tanırım deneyimli bir dağcı, kocaman yüreği olan bir abi, iyi bir dost ve mutlaka herkesin hayatında olması gereken bir bireydir. Aynı zamanda “Dağcılık Tekniği” olarak yazılmış Bozkurt Ergör’ün kitabından sonra “Dağcılık” kitabı bu konuda Türkiye’de yayımlanmış ikinci kitaptır. Bir diğeri de Tunç Fındık’ın yayınladığı kitaptır. Nurtay Yatman hem teorik olarak dağcılık birikimine sahip olan hem de uygulama olarak hala içinde olan biridir. Hala içindedir diyorum. Çünkü ayağında tur kayakları onu Davras Dağının zirvesine tırmanırken görebilirsiniz.







Yazdığı yorum; “Canım dostum benim! Seni hep okurum bilirsin ve de en sevdiklerimdensin hep. Ama neden yoksun etkinliklerde? Bu bir! Trekking ve Hiking açıklama oldukça önemli idi; Ancak Trekking Kamplıda yapılabiliyor ancak belirttiğin gibi teknik donanımdan arınmış olarak; bu iki! Birde son zamanlarda çok popüler olan " NORDIC WOLKING" var, Ben değinmeyeceğim sen devam edersen tabii; buda üç!! (İnsanlarımız cidden ikilem içinde iken üçlemede kaldı) Sevgilerle gözlerinden öperiz AYSEL-NURTAY buda tabii dört!!”.







Sevgili abim Nurtay Yatman’ın uyarısı ile burada hemen ilave etmem gereken bir diğer doğa yürüyüşü biçimi de trekking ve hikinge benzeyen “Nordic Walking” dir. Bu arada trekkingin teknik dağcılık gerektirmeyen gece konaklamalı olan kısmına yabancılar backpacking diyorlar. Ama ben bu yazımda Nordic Walking’i aktarmak istiyorum.



Nordic Wallking kavramı “kuzey yürüyüşü” olarak bilinir. Kuzey yürüyüşü (Nordic Walking), 1920’lerde Finlandiya’da geliştirilen yeni bir spor aktivitesidir. Faydaları nedeniyle hızla tüm dünyaya yayılmıştır. Üstelik yaz-kış demeden tüm yıl boyunca yapılabilir; kaslar, sırt ve kalp üzerinde mükemmel etki yapar. Kuzey yürüyüşü; doğa yürüyüşçülerinin batonla yürüdükleri yürüyüşle karıştırılmamalıdır. Kuzey yürüyüşü doğa yürüyüşçülerinin batonla yürüyüşünden farklıdır. Temel fark, özel tasarlanmış batonlar ve bunların yarattığı etkidir. Batonlar, yerle temas anında oluşan sert titreşimleri hafifleten malzemelerden yapılmışlardır. Sıradan yürüyüşte tüm titreşimler doğrudan vücuda nakledilirken, batonla kuzey yürüyüşünde yerle daha güçlü bir temas sağlanır. Vücudunuzun sadece alt tarafını değil üst tarafını da güçlendireceksiniz. Kayakla yapılan yürüyüşün kayaksız ama batonlarla tamamen bedensel fitnes sağlamak amaçlı belirli bir tempoda doğada veya şehir parklarında yapılmasıdır. Kuzey yürüyüşü daha çok karın olmadığı sezonlarda kayak yapanların kayak antrenmanı olarak da bilinir. Uzun fuleli adımlarla yapılan yürüyüştür. Son zamanlarda doğa yürüyüşçülerinin de ilgisini çeken bu yürüyüşün birçok yararı vardır. Bunlar;



· Kalbi ve damarların çalışmasını hızlandırır,

· Nabzı yükseltir. Sıradan düzenli yürüyüşte kalp saatte yaklaşık olarak 130 atar, Kuzey yürüyüşünde bu, 5-17 vuruş daha fazladır,

· Eğimli ve engebeli arazide yürüyüş kolaydır,

· Tansiyonu ve kolesterolü düzenler,

· Oksijen emilimini arttırır,

· Yağ sindirimini hızlandırır,

· Baton kullanımı sayesinde, normal yürüyüşe göre, belirgin bir oranda daha fazla kalori yakılmasını sağlar,

· Dizlere ve diğer eklemlere binen yükü azaltır,

· Baton kullanımı kaygan ve dengesiz zeminlerde güvenliği arttırır.

· Sırta ve vücudun kemik yapısına olumlu etki yapar.

· Normal batonsuz yürüyüşle karşılaştırıldığında enerji tüketimini %46 oranında arttır. Bunun yanında vücudun üst tarafındaki kasları %90 oranında daha çok çalıştırır.







Bunların tümü, omurganın daha sağlam olmasına, doğru bir duruş kazanılmasına ve sırt ağrılarının azalmasına yardımcı olur. Kuzey yürüyüşü için, spor ayakkabısı, uygun spor kıyafeti ve batonlar yeterlidir. Bu yürüyüşün illa doğada olması gerekmez. Şehir parklarında da rahatlıkla yapılabilir. Uyumlu hareketlerle yürümeyi öğrenmek yeterlidir.



Belki de bir gün toplanıp bunu denemeliyiz. Amaç doğada olmaksa orada yapılacak her şey yapılmalıdır. Sabah kahvaltı ile başlayacak kuzey yürüyüşü öğlen yemek molasının ardına yoga ile devam etmeli sonra da akşam mercimek çorbasının içileceği bir mutlulukla tamamlanmalıdır.



Madem öyle hep beraber Nurtay Abiye gidelim ve onu Eğirdir gölünün dinginliğindeki ruhuyla sizler de tanıyın.

Y. DOÇ. DR. FAİK ARDAHAN

www.antalyabugun.com/?page=makale&MID=14649&actionMessage=8


Şaban Aktaş tarafından 1/14/2012 8:41:14 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

Şaban Aktaş  | Şaban Aktaş
27 Kasım 2011 Pazar 11:51:07


Dere tepe dağ demeden yaptığım beş haftalık uzun doğa yürüyüşlerinden sonra (ortalama günde 20.000 adım) hem nefesim açıldı, hem yağlarımı eritip, fazla kilolardan arındım. Akşam olunca da öyle rahat uyku çektim ki!

En güzeli yürüyüş ve biraz bedenen hareket sonra rahat uyunur.

Kan dolaşımı, mide- bağırsak, iştah, solunum- kas dengesi rayına giriyor. Tavsiye ederim, boş zamanlarınızda en azından hafta sonlarında sabahtan başlayıp uzun uzun yürüyüşe zaman ayırıp yürüyünüz


    [ Cevap yaz ]    

20 Kasım 2011 Pazar 21:07:41



geziden doğal pozitif ne güzel yansımalar


çok değerli Şaban hocam

tarihi coğrafi jeolojik florasal vs güzellikleri adım adım dolaşarak yaşayan bir eğitimci edebi bir rehber olarak tüm gezilerinizi anılarınızı tecrübelerinizi dağarcığınızdaki kültür bilgi dolu tüm hazinelerinizi insanlığa yararlı olmak adına kaleme alıp kitaplaştırınız lütfen
lütfen bu önerimi dikkate alınız değerli hocam...:))


tebriklerim hayata kattığınız sevgi yürekli erdemli eşsiz cümle güzelliklere iyi ki varsınız şanssınız..:)
sevgim saygım her dem selamlarımla...


    [ Cevap yaz ]    

20 Kasım 2011 Pazar 19:13:00


Hariak bir enerj, depoladım yazıyı okurken...

Ve büyük bir eksikliğin masum utancını yaşadım...

Tebrikler...


    [ Cevap yaz ]    




REKREATİF ETKİNLİKLER: TREKKİNG başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
20.11.2011 14:17:07
Toplam 4 yorum yapıldı
1173 çoğul gösterim
1018 tekil gösterim

Diğer Gezi Yazıları