Aşk, insanı sürükleyip götüren eşi bulunmaz bir taşıt aracıdır. BALZAC [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

ÖYLESİNE BİR MEKTUP

ÖYLESİNE BİR MEKTUP

Çocuk muyduk?
Genç miydik?
Ya da ikisinin ortası. Yada iksinden de biraz biraz.
Yaşımız onaltıydı. Çıktık yollara.
Yıl 1966 Ekim ayının üçü...
Öptük anamızın, babamızın ellerini. Boğazımızda kırk düğüm ağlamamak için.
Dayımızın, emmimizin ellerini öperken, elleri cebimize girdi. Para soktular cebimize.
Biz bindiğimiz önden kolla çalışan otobüste ağladık. Anamız, babamız otobüsün eksoz gazına bıraktılar göz yaşlarını...
İmtihanlara girdik. Sarı zarflarla gelen"Kazandınız" cevabıyla yollara düştük.
Geldiğimiz dört katlı binanın önüne tespih gibi dizdiler bizi.
"Hava Kuvvetlerinin en büyük Komutanı sizinle tanışacak. Fazla konuşma yok.Adını
Soy adını, memleketini birde babanın işini söyleyeceksin. Başka söz yokkk, yokkk"
Hava kuvvetleri neydi? Komutan kimdi? Hele en büyük komutan nasıl olurdu?
Bilmiyorduk. Ama öğreteceklerdi. Öğrendik de.

" Hasan oğlu Hüseyin. Çorum. Babam işsiz."
" Hüseyin oğlu Hasan. Yozgat. Babam inşaatlarda amele "
" Hasan oğlu Hasan. Çankırı. babam çiftçi."
" Hüseyin oğlu Hüseyin. Kırıkkale. babam öldü."

" Ali oğlu Bedri. Amasya. babam gece bekçisi."

Saçlarımız kesildi. Dörde bölündük. Kel İbo’lar, Baba Kazım lar Komutanımızdı. Babamız oldu.
Gece "Yat" ta nevresimlerimiz göz yaşlarımızla ıslandı. Yataklarımızı yaptık, üstünde para zıpladı.
Terliklerimizin biri bir santim önde diye cezalar aldık. Şehre çıkamadık, hafta sonlarında.

Mektuplar beklendi memleketlerden. Gelenler sevindi. Gelmeyenler üzüldü. Zarflarımız açıktı hep. "GÖRÜLMÜŞTÜR" damgalıydı.

Nöbetlerimiz de sılalarımıza gittik.

Bakır karavanalarda yemekler yedik.İçinde et vardı. Ama on yıllık, ama on günlük. Et etti.

Memleketlerden gelen paraları bölüştük. Bir tek sigarayı ortaklaşa içtik.

İmtihanlar olduk. Sınavlar değil. O yıllarda Sınav kelimesi de yoktu.
İmtihanı kazanamayanlar okuldan atıldılar. Atılanlar da kendilerini uçakların altına attılar. Ölenler oldu.

1968 senesinin 30 Ağustosunda, artık "Astsubaysınız" dediler bize...
Kuralar çektik. Görev yerlerimiz için. İlla yine memleket diyorduk hala.Bazılarımız gitti
memleketlerine. Çoğumuz gidemedi.

Çok sürmedi Mürüvvet girdi devreye. Merak ediyorum o mürüvvet hala yaşıyor mu? Ne olur onu birileri öldürsün de, gençler kurtulsun ana baba emriyle evlenmekten.
"Oğlum mürüvvetini görelim". Yani evlen...
Evlendik. Gördük anamızın mürüvvetini.Sonra çocuklarımız oldu. Biz hala çocukken.
Onlar büyüdü. Evlendiler. Onlarında çocukları var şimdi.

Tayinler gördük. İki satır yazıya köle. Falanca Filan yerden Falan yere.
Yazmak kolaydı.Ya yaşananlar?.Eşyalar koliledik.Koliler açtık. Camlara bakmaktan boyunlarımız ağrıdı " Kiralık Ev" yazısı göreceğiz diye...

Komşularımız oldu. Sevdik. Ayrılırken ağladık. Komşularımız oldu. Ayrıldık kurtulduk.

Tam otuz yıl yaşadık bu acıları...
Tam otuz yıl yaşadık o tatları...

Sonunda emekli olduk.Yaşlandık. Ama gönül uslanmadı. Yaşlılığı bir türlü kabullenemedik. "Amca", "Dayı" diyenlere kızdık. " Ne o Ağabey demek çok mu zor". Diye söylendik.

Sonra hastalıklar başladı. Ben yüreğimden görünmez bir kurşun aldım. Yeşil elbiselerini giydiler, maskelerini taktılar çöktüler üstüme... Ama kurşunu çıkaramadılar.

"Kim sapladıysa yüreğine o kurşunu gelsin o çıkarsın" deyip bıraktılar beni.

Ben hastayım. Yüreğimden başka her yerim sağlam.

Al istediğin organımı. Sen hasta olma yeter ki.
Senin hasta olmak gibi bir hakkın yok... Sen hasta olursan bana kim bakar?
Kim çeker nazımı benim?

_______________________________

Bu öylesine bir mektup işte.Mektubun sahibi bunu alır dörde katlar sol göğsünün üstünde saklar. O kendini biliyor. Sizde biliyorsunuz onu...













Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   4   Sonraki 10 eleştiri » 

01 Şubat 2011 Salı 11:57:52



Anlamlı ...

Seçkiyi hak etmiş...
Saygımla...


    [ Cevap yaz ]    

lazuşağı  | Selahattin  Köse
26 Ocak 2011 Çarşamba 21:09:30




Bedri komutan ha yüzünü seveyim
meydanı Sacettine ve Tacettine bırakmıştınız
yaz babam yaz yazda okuyalım
eline sağlık teşekkür ederim

.........selametle


    [ Cevap yaz ]    

asksairi48  | erol erzik
26 Ocak 2011 Çarşamba 20:40:01


MRH okudugum yazıda ben insanoglunun hayat şartlarına ana baba ya olan baglılıga aslında o aılenin yapı taşındaki yaşam şartlarında yetıstırdıkleri cocuklarını hala kendı etki alanlarında bırakıp daha sonra o ınsanın hayatta yasadıgı hayat şartlarındaki sartlara uyum saglamsı için yaptıgı zorluklar altındakı yaşam ve daha somrakı hayatın genel olarak yansıtılması yanlız bu anlatılan meslekte degil baska meslekşerdede benzerı bır yaşamın olması unutulmamalıdır unutmayın..ki.......... YAŞAMAK SAVAŞTAN ZOR ARTIK....................yaşamak için surekli yarış ve savaş içindeyiz işte buda yaşamın ta kendisi..............saygılarımla....


    [ Cevap yaz ]    

26 Ocak 2011 Çarşamba 19:53:46


Çok sürmedi Mürivet girdi devreye... Merak ediyorum o mürivet hala yaşıyormu? Ne olur onu birileri öldürsünde, gençler kurtulsun ana baba emriyle evlenmekten...



çok güldüm ..güzel espriydi
yakışmış güne
kutlarım/saygıyla


    [ Cevap yaz ]    

26 Ocak 2011 Çarşamba 16:37:02


çok anlamlı vede güzeldi günün seçkisi tebrikler


    [ Cevap yaz ]    

26 Ocak 2011 Çarşamba 14:50:04


Bir değerli yaşamın, duygu dehlizlerinden sürüklenerek yazının sonuna erdim.
Beni aşırı duygulandıran bu paylaşıma, içten teşekkür ederim.
Tebriklerim ve saygılarımla.


    [ Cevap yaz ]    

26 Ocak 2011 Çarşamba 13:58:04


Değerli Ağabey...
Bu kadar çetin şartlar altında icra edilen işlerde memleket sevdasının ve vefa'nın birinci dercede mühim saikler olduğunu unutmamak icap eder diye düşünüyorum.
Belki ilk bakışta bir gençlik hevesi , bir üniforma tutkusu olarak algılansa da bir müddet sonra vazifenin en içinde,yüreğinde vatan sevgisi ve millet sevdası hislerinin her yeri kapladığı açıkça görünür.
Yeter ki bakmayı bilelim.
Tek gözle değil..
Tek yönden değil...
Ben o hissiyatı da...
Derinden yaşadım..duydum.
Selam saygı ve tebriklerimi kabul ediniz...


    [ Cevap yaz ]    

26 Ocak 2011 Çarşamba 12:13:43


Tebrikler Bedri Kardeş. Hak ettiğin yerdesin.


    [ Cevap yaz ]    

tacettin yıldırım  | tacettin  yıldırım
26 Ocak 2011 Çarşamba 07:57:32


kral ....bana leyla ile mecnunu bulun getirin der....huzuruna getirilen bu ikiliyi kral biraz süzer.....mecnuna dönerek
" sen bunun yüzündenmi çöllere düştün hayata küstün...kara kuru üstelikte çok çirkin biri değermiydi deyince mecnun leylasına bakar krala dönerek evet kralım leylanın dışı görünüyor haklısınız çok çirkin biri ama siz içini bilseydiniz böyle konuşmazdınız der......
işte bedros bizde bu mukaddes ocağın içini bilip bir ömür verenlerdeniz....mütevazı hayatımızda biz güzel yaşamayı güzel doslar edinmeyi....hakedenlerdeniz....ne bir kuruş haram ne bir kuruş rüşvet yiyenlerdeniz...geldik gidiyoruz....ilahi adalettede suçlular ayağa kalksın derlerse biz oturanlardanız....o şerefli üniformayı yıllarca gururla taşıyanlardanız biz önce iş sonra aş diyenlerdeniz.....satırlara sığdırdığın yılların yaşanmışlığının buruk tatlarını yine tattırdın....yeni bir hayat bize sunulsa ben ve sen yine asker olurduk....bunu çok iyi biliyorum....güne düşmeyi hakeden bir yazıydı.....kim ne derse desin seçki kurulu bu işi biliyor canom biliyor sevgiler


    [ Cevap yaz ]    

su_misali(Gülhun Ertilav)  | Gülhun Ertilav
26 Ocak 2011 Çarşamba 01:07:47



Bedri Bey

gün içinde okuma fırsatım olmamıştı

affola

şimdi kutluyorum

saygılarımla



    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   4   Sonraki 10 eleştiri » 




ÖYLESİNE BİR MEKTUP başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 26.1.2011 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
25.01.2011 10:04:17
Toplam 32 yorum yapıldı
2003 çoğul gösterim
1982 tekil gösterim