Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. Eflatun
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

SİYASİ GÖRÜŞ.

SİYASİ GÖRÜŞ.





5: Ağustos Gecesi. T V de dinlediğim bir tartışma uykumu kaçırdı, biz nereye gidiyoruz, kim haklı kim haksız kafam karıştı, siyasete güvenim asla yoktur, üstelik sevmem onlara kulak vermeyi, hiç bir söyledikleri inandırıcı ve samimi değiller benim açımdan. Bir karmaşa içinde olduğumuzu seze biliyorum, görünüşte herkes haklı gerçek olan ne? Kendine haklıyım diyen herkesin vicdanı rahat mı? Onu kendileri bilir, dinleyenler nereden bilsin banim inancım, kim gece uykuya dalar iken vicdanı hür dala biliyor ise o haklı, lakin bir vicdanımız varsa eğer, vicdanı olmayanın ne inancı vardır nede korkusu sadece kendini kandırır haklıyım diye, başkaları da inanır.
Dünyanın gidişi dahi korkunçlaşıyor iklimler değişiyor, doğal afetler gün geçtikçe kendini ortaya koyuyor, Rusya sıcaklardan yanıyor. Çin sular altında, bu gidişi sorgulayan var mı? Bizim siyasetimiz karışık, nereye gidiyoruz bilen var mı?
Herkes bir birini suçluyor kendince haklı çıkmaya çalışıyor kimse gerçek niyetimi itiraf etmiyor gerçekten milletinin çıkarlarını savunan kim bilen var mı? Ben hiç güvenemiyorum inandırıcı bulmuyorum. tek gördüğüm gerçek FİL LER güreşiyor çimenler eziliyor.
Ama unutmayalım hiç bir şey tesadüfen olmuyor her gidişin bir sebebi var, küstah insanlık kendi köküne dinamitleri iyi yerleştiriyor artık umurum da değil gemi yanarsa farelerde yanar.

Doğal afetler başını almış gidiyor bizim yönetenler de nükliyer enerji santrali peşinde, kurun yahu kurun canına yanayım, bu toprakları hak eden bir millet değiliz zaten topumuzun kökü birden yok olsun, akıllı ülkeler bizim kökümüzü bize kazıtmayı iyi biliyor, sizin umurunuzda değilse benimde değil, şu güzelim yayla sefasını zehir ediyorsunuz ya bana, artık aklımı başıma toplamak lazım anladım, umurumda değil, herkesin dert etmediği konular beni yordu artık.
Benim torunlarım kanserli ve ruh hastası doğacak da diğerleri sağlıklımı kalacak, herkes yaptıklarının cezasını mutlak suretle görecek. Savaş meraklıları, doğayı katledenler, bölücüler, kendini diğer insanlardan üstün sananlar, aşağılık koplenksli insan gurupları, kendi içindeki şeytanla mücadele demeyip aciz kalanlar, intikam peşinde koşanlar, aynı ALLAHA inanıp da ayrım peşinde olanlar, bu nasıl çelişkili inançtır bu ne iki yüzlülük. Biz kendimizi, kandırıyoruz.
Sadece gücümüz kendi zavallı zihinlerimizi kandırmaya yeter. TANRI ve doğa yasalarını kandıramayız, ilahi adalet kandırılamaz, canlıların bir kısmı mutsuz aç ve acı içinde iken, kimse mutlu olamaz, biz bir ruha bağlıyız birimiz ezilip mutsuz olur isek, ilahi adalet mutlaka çalışacaktır. Ne kadar zengin ve güçlü olur isek olalım bizi mutsuz eden bir şeyler mutlaka olacaktır ve vardır. Sebebini bilen, cevabını arayan var mı? Bunu merak ediyorum.
Herkes kadar siyasi bir yanım mutlaka var.
Ben, ATATÜRK ÜN, siyasi yönünü bilmem ve haklımı haksız mı hiç fikrim yok.
Onun ülkesi, insanına, vermeye çalıştığı özgürlüğü görüyorum, bu ülkenin insanlarına özgür bireyler olarak yaşamayı öğütlüyor, özgür bireylerden oluşan ülkede sorunlar kolay çözülür, savaş çıkmaz, açlık yoksulluk olmaz, korku, baskı olmaz, sindirilmeyi kabul etmeyen insan mutludur.
Birileri, işverenimiz, kocamız, karımız, anamız babamız, ola bilir ama sahibimiz ve yöneticimiz, olmamalı, kendi öz irademizle yaşama hakkımızı savunalım, korkarak değil severek yaşayalım hayatımızı. ATATÜRK, ün ilkelerinden anladığım yegâne öncelik bu dur. Başka düşünceleri ve yaptırımları beni ilgilendirmez. Ben bu yönünü seviyorum ve benimsiyorum. Ve gerçek niyeti budur. Ama bizler onun düşüncelerine değişik yorumlar ekledik ve gerçek niyetini yok ettik ve şimdi bu haldeyiz. Yani hak ettiğimizi bulduk.
Biz toplum olarak, o dâhiyi gerçekten anladığımızı hiç sanmıyorum, ben de tam anladım sayılmaz, ama kendisine minnettarım, saygı duyduğum tek siyaset adamı, ATATÜRK.

(bu yazının önermesi, siyasetçimiz ve insanlarımız, yanlışları seçiyoruz, soru sormuyoruz düşünmüyoruz, biz çoğunlukla, koyun gibi güdülmeyi tercih ediyoruz, işimize geleni doğru kabul ediyoruz, işimize gelmeyene, karşı çıkıyoruz)












Etiketler:


25 Aralık 2010 Cumartesi 00:05:41


Yorumlara ben de katılıyorum. Ama şu yazıyı niye yeşil üzerine yazdınız bir sebebiş var mıdır? Parlama gözleri yoruyor.

Kısa ve öz olarak söylemek gerekirse: Politika insan hayatını etkileyen en önemli küstahlık. BU KÜSTAHLIĞI KİME KARŞI VE NE İÇİN KULLANDIĞIN ÖNEMLİ.


    [ Cevap yaz ]    

24 Aralık 2010 Cuma 23:28:20

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.

Politikadan nefret etmenize gerek yok ama politikacılardan nefret edebilirsiniz.Çünkü onlar yalnızca kazandıkları rantın hesabını yaparlar.Gerçek politikacılar halk ile halk için devrim yapanlardır.Asıl devrim milli menfaate dayalı olandır, sermayeye değil.Ne yazık ki demokrasinin kaçınılmaz sonucu da kapitallerin eline düşmek oldu!

Politikanın asıl hedefi toplumsal çatışmalarda uzlaşmayı sağlamak, insanlara barışı ve düzeni getirmektir.Bunu belirli bir zümrenin değil tüm halkın kullanması gerekir.Yani herkesin bir uğraşı ilgi alanı olmalıdır; fakat siyasete ilgi kesinlikle bulunmalıdır. ki Eflatun dediği gibi siyasetle ilgilenmeyen aydınlar cahiller tarafından yönetilmeye mahkumdur.

Ülkemizde sorun var adı belli ama bazı kendini politikacı sanan maymunlar ekranlarda hala bu sorunların tanımlamasını yapmaya uğraşıyor.Sorunlara el uzatan yok, elini uzatan sorun yapmak için uzatıyor.


    [ Cevap yaz ]    

24 Aralık 2010 Cuma 16:18:12


Ölüm vaaarr !
Kimseyi kırmaya...
Üzmeye değmez...
Fakaaaat !
Sömürülmeye de değmez.
Acı çekmeye de.
Selam ve saygı ile.


    [ Cevap yaz ]    




SİYASİ GÖRÜŞ. başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
24.12.2010 15:01:28
Toplam 3 yorum yapıldı
769 çoğul gösterim
750 tekil gösterim