Her çocuk sanatçıdır. Mühim olan büyüyünce de öyle kalabilmektir. Pablo Picasso
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

Dursun Önkuzu

Dursun Önkuzu


I- Erzurum’dan

Bir gün Erzurumda çay ocağında şu anda Samsun 19 mayıs Üniveristesinde öğretim görevlisi olan bir arkadaşımla sohbet ederken yanımıza yaşlı bir amca geldi.
Merhabalaştık,orada adettir her gelen selam verir selamı alınıp oturduktan sonra herkes yeni gelene "Merhaba gardaş" der.
Çay söyledik ve muhabbete başladık .Tokat Zile’li olduğunu söyledi.
"Ben çok içki içeridüm" dedi. Bizim komşunun oğlu varidi,Angara’da okurdu. Orda işkence edip öldürdüler. Ciğerlerini patlattılar pompayla,sonra da üçüncü kattan aşağıya attılar.
Çok efendi bir delikanlıydı,kaç defa bana "amca bırak bu içkiyi" diye yalvamıştı.
Onun cenazesi Zile’ye geldiği gün be de oradaydım.
Cenazeyi mezarlığa götürürken etrafımızı bir martı sardı ki,şaşırdık.Bizim oralarda olmaz aslında martı fakat o cenaze namazı kılınırken gökyüzünde dolanıp durdular.
Defnedildikten sonra cemaat mezarlıktan çekilince bu martılar döne döne inip mezara kondular.
Akşama kadar orada öylece kaldılar." diyerek gözyaşlarıyla bitirdi sohbetini.Müsaade istedi ve gitti.

Her kim olursa olsun...
Ölüm beni derinden incitir.
Çocuk sahibi olanlar beni daha muazzam anlayacaktır.
Sağ sol ...
Hiç farketmez..
Ölen sizin evladınız olduktan sonra.
Canınız ,ciğeriniz yandıktan sonra.
Çetele tutmak kolay.
Üç sağcıdan dört solcu çıkarmak kolay.
Bütün can’lar bizim.
Bütün acılar bizim.
İnsan biz.



II-Memleketim’den

Bu kadar siayasal olmuyoruz aslında hayatımızda. Eskiden olduğu gibi değiliz.Değiştik,değiştirildik,belki de en iyisi bu oldu.
Her yanımız renklerle kuşatılmıştı,sloganlar ve korsan gösteriler yaşamın anlamı,sebebi olmuştı o zamanlar.
Bir gün yok ki anılarımın bir köşesinden siyasi bir olay olmadan tükensin.
Ellerimiz,ağzımız burnımuz duvarlara sloganlar yazdığımız boya renginde olurdu her zaman.
Parka giymemek zaaftı,eksiklikti,üzeri boş olmak demekti bu da saldırıya açık olmak demekti.

Yılların bütün emekleri,bütün gayretleri bir anda uçuverdi,yok oldu bitti bir gecede.
Darbeciler biraz da bizim sayemizde emelelerine ulaştılar. Bizi çarpıştıranlar zamanı geldiğine kanaat getirmiş olacaklar ki, başlattıkları cinayet aktivitelerine son verdiler bir anda.

Binlerce genç toprağın altına gömüldü geride gözü yaşlı analar,bacılar evlatlar ve aşıklar bırakarak.
Ne oldu ?
Benim memleketimde o zamanlar sağ partiden milletvekili adayı olup, coşkulu mitingler ,nutuklar , eğlencelerle seçim sabahına kadar milletvekili edasıyla sağa sola emirler yağdıran,telefonlarda kahkahalar atan, sabahın erken saatlerinde ise seçilemediğini anlayınca bir haftalık uzlete çekilen bir beyefendi vardı.
Bir gün iki genç yanına gelir ve "Ağabey,hakkını helal et,biz kutlu bir gaza’ya gidiyoruz" der.

Daimi aday merak eder "Hayırdır çocuklar" der "Ne gaza’sıdır bu" .
O yıllarda bizim il’de sağ sol çatışmaları en şiddetli aşamadadır. Bu gençlerden birinin babası vefat etmiş,yaşlı bir kadın olan annesi her gün adayı arayarak "Aman ha kardeş,o benim tek oğlum,dünyada tek varlığım,ne olur kolla onu,bir şey olmasın ,önce Allah’a sonra sana emanet" der, "Sen merak etme ben varken bir şey olmaz ona " cevabı ile huzur dolu olarak kapatırmış telefonu.

Aday ne olduğunu anlatmadan bir yere çıkamayacaklarını söyleyince çocuklar dayanamaz :

"Ağabey,biz duyduk ki,koministler sizi vuracakmış.Burada bir devlet görevlisi ağabeyimiz var ,o söyledi. Bize silah temin edecek,biz sizi vuracak iki kişiyi pusya düşürüp vuracağız. Sonra silahları o devlet görevlisi ağabeyimizin göstereceği yere atacağız.Silahları alıp kaybedecek.İki tane de şahit ayarlayacak.Onlar da bize benzemeyen eşkaller izah edecek polise ve bize de bir şey olmayacak.

Bunu duyan aday çocukları kendi ofisinde korunaklı bir odaya kapatır ,anahtarla kilitler ve " sabah ben gelene kadar sallanmayın yerinizden" der.

Aday bu devlet görevlisini bulur,duyduklarını anlatır,adan inkar eder. Sonra polise ihbarda bulunur, Bu iki solcu için koruma sağlanır.
Zira adayı vuracağı söylenen gençler hayatlarında silah kullanmamışlar ve bu tür bir saldırıyı asla tasvip etmeyen insanlardır.
Fakat geniş bir aileye mensup oldukları için onlara yapılacak saldırı neticesinde akrabaları intikam almak için silaha sarılşacak ve onlarca cinayet işlenecektir.

Bu cinayetler,ölümler kimlerin işine yaradı sizce?
Kimlerin işine yaradı şimdiye kadar ?






Etiketler:


09 Aralık 2010 Perşembe 10:41:50




bölünüyoruz her geçen gün eskiden sağ sol du

sonra kürt türk dediler , ilerledi alevi sunni yetmedi günümüzde
açık kapalı , şimdilerde ise futbolla bölünüyoruz...

hepsi bölücülük değil mi ? hepsi ötekileştirme kimin işine yarıyor
kim uyutmaya çalışıyor bu halkı ...

nice canlar yandı nice delikanlılarımız hayatlarının baharında bir hiç uğruna
toprak oldular. solcusuda sağcısıda bizim ülkenin evlatları ve düşünce yüzünden
öldürülmek çok zor hemde çok zor aslına bakarsan sağcısıda solcusuda bu ülkeyi
düşünüyorlardı fakat karşı karşıyaydılar...

aynı ülkeyi düşünen gençler neden karşı karşıya duruyorlardı ?

yeter artık ben daha fazla bölünmek istemiyorum analar feryat etsin istemiyorm.

karışmayın ALLAHIN işine düşmeyin siyaset peşine...

saygılar efendim çok anlamlı bir yazı hele o martıların mezarlığa gitme anında göz yaşlarımı
tutamadım , acıydı ve acıttı.


    [ Cevap yaz ]    

09 Aralık 2010 Perşembe 00:32:06


Çok değerli arkadaşlarım,
Emin olunuz çok memnun oldum.yaptığınız yorumlar beni tam manasıyla anladığınızı gösteriyor.

Ve çok bahtiyar oldum.
Ben sadece şunu derim:
" ölen gider ve bir daha gelmez, hayatta aynısından bir tane daha olan bir varlığı kaybettiğinde üzülme fakat bir tane daha yok ise ,üzülmek hakkın,çaresiz hakkın"
Ne oldu öldüler de..
Şimdi yaşasalardı hepsi dede olmuştu.
Kimbilir kaçı ile akraba olmuştuk.
Yemek yemiş,şakalaşmıştık.
Ölenlerin hemen hepsi de Anadolunun fukara çucukları.
Yiğit ve memleketleri için iyi bildikleri , hayallerini hakikat yapmak için yollara düşen çocuklar değiller miydi?
Ölümü bir insan için düşünemiyorum.
Bazen kavga ederler insanlar,köyümde,ilimde,şehrimde..
ben daima arabulucu olurum.
ve derim ki "beni vuran çiçeğini kolonyasını alıp hastaneye ziyaretime gelecek ölmezsem...yoksa kırılırım.Bi daha asla konuşmam,ama ölürsem zaten işi Allah'a kalmıştır.
Bizim gençlerimiz çok ucuza gittiler.
Angus kadar değerli olmadı hiç biri.
Birbirlerini katlettirdiler.
Evladı olan daha iyi anlar.
Hanginizin evladı sizinle aynı ideolojiden değil diye ölümü hakkeder.
Siz evladınızı "Faşist" veya "Kmünist" diye veya karşınızda size mermi atsa öldürebilir,öldürtebilir.
Başkasının evladıyla kahramanlık yapmak,başkasının kuzusunu kurban etmek ne kolay.
Anaların kokularıyla yüreklerini doyurduğu evlatları matematik hesabı tutsun diye darağacına göndermek kolay.
Ben oğullarım dalarız bazen bir birine..
Önceleri yatırıyordum da büyüdüler artık zor oluyor birazcık.
Güreşe tutştuğumuzda bile aman bir şey olmasın diye içim ezilir.
Ve kiminle çatışacak olursam "Bu insan yarın ölecek" derim içimden ve yırtarım.
yarın ölecek insana nasıl davranılırsa gayreteder öyle davranırım.
Ki hakikat ki "Yarın Herkes ölecek !"
Saygı ve salamlarımla



erolabi tarafından 12/10/2010 8:17:23 AM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

tacettin yıldırım  | tacettin  yıldırım
08 Aralık 2010 Çarşamba 23:16:10


Sağcı, solcu, inanan, inanmayan, komünist, faşist, alevi, Sünni Türk, Kürt diye ayırımlar yaptılar. Oyunlar sergilediler. Binlerce senaryolar yazıp sahnelediler. Rolleri kendileri dağıttı. Sokağa taşıdılar. Kırım devam ederken, bu rantın sömürücüleri ellerini ovuşturarak seyrediyor. Olayları körükleyip viskilerini yudumluyorlardı. bu günkü yazımın bir paragrafıyla katıldım dost aynı şeyler aynı oyunlar duyarlı kaleminizi kutluyorum saygılar


    [ Cevap yaz ]    

08 Aralık 2010 Çarşamba 19:25:16


Kapital sahibi olanlardan başka kime yaradı..Hiçbir kimseye...

Garibanlar zaten ekmek kavgasındaydı...

ve onları kandırmak adına ne umutlar kondu ki;millet birbirine girdi...ne için?

onların parası artsın diye....


    [ Cevap yaz ]    

Engin Tatlıtürk  | Engin Tatlıtürk
08 Aralık 2010 Çarşamba 17:04:43


O devirler çok kötüydü.
Herkes halk ve vatan için mücadele ediyordu farklı saflarda.
Herkes kahraman, herkes şehitti, gaziydi.

Fakat devlet sür'atle iç savaşa giderken hemen hemen ülkenin tamamında sıkıyönetim uygulayanlar başarılı olamıyordu.
Cinayetler artarak devam ediyordu.

Bir gecenin birinde ihtilal ve barış geliyordu masum çocuklar asılarak.

İdamlar sivil mahkemelere bırakılmadan alel acele yerine getiriliyordu. İşkenceler delice bir boyuta ulaşmıştı.

" Olgunlaşmasını bekledik" diyordu demokrasi kahramanı!!!!

O ki bir geceye durduracak gücün vardı niye bekledin her gün 30 kişi ölsün diye?
Kim soracak hesabını?

Yazın güzeldi. Beni gerdi ama acıları unutmamak lazım.
O günlerde ne güzel sokak sloganları vardı.Onları hatırladım. Garip oldum.

Kahrolsun ve Cunta kelimeleri kulaklarımda, gözlerimin önünde.
Düşen arkadaşlarım.

Darbelere hayır.
Tebrik ederim.

10 numara.

Artık devlet de adam kullanmasın kirli işlerine. Halka hizmet etsin sömürü düzenin yerine.

Engin Tatlıtürk tarafından 12/8/2010 7:05:49 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    




Dursun Önkuzu başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
08.12.2010 15:35:11
Toplam 5 yorum yapıldı
758 çoğul gösterim
726 tekil gösterim