Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir; şeref, kaybetmemek zorunda olduğumuz bir şey. SCHOPENHAUER
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

...eleştiri...

...eleştiri...





Sembol, imge, kavramlar arası bağ kurma, akıl yürütme, problem çözme olarak ifade edilir "düşünme"...


Yaratıcı, analitik ve eleştirel düşünme vs. gibi çeşitlenir ...


Eleştirel düşünme ise;

gözlem,
deney
akıl yürütme,
analiz ve değerlendirme
gibi zihinsel süreçlerden oluşan bir düşünme biçimidir..


"Eleştirel düşünürler tüm duyulardan, yazılı ve/veya sözlü ifadelerden, gözlem, deney ve akıl yürütmeden elde ettikleri verileri biraraya getirirler. Eleştirel düşünme netlik, açıklık, mantık, derinlik ve güvenirlilik taşır."

"Görülen, okunan, elde edilen bilgiyi olduğu gibi kabul etme yerine, bunları sürekli inceleyerek, sorgulayarak, ölçütlere göre değerlendirerek açıklama ve yargıya varmaktır."



Olgu ya da bulguları sürekli eleştirme, sürekli yanlışlama sanılan eleştirel düşünme;

herhangi bir konu hakkında tek bir sonuç değil tam tersi birden fazla alternatif sonuçlar olabileceğinin ifadesidir ki,

kısaca çoklu sonuçlama diyebiliriz eleştirel düşünmeye...




Eleştirel düşünce;


-Ön yargıları kalıpları yıkar.

-Söylenenleri olduğu gibi kabul etmek yerine o konu üzerinde düşünmeye zorlar.

-Akıl yürütme, mantık vs. yetilerin gelişimine, amaçlı, bilinçli, duyarlı yaşantılara vesile olur.

-Fikir gelişimini sağlar.

-Verileri sınama değerlendirme gerekliliğini öğretir.

-Hayatı farklı açılardan değerlendirmemizi sağlar.

-Yapıcı tartışma yöntemlerini uygulayarak empati kurmamıza sebep olur.

...vs...vs...




Düşünme aynı zamanda dilin gelişimine de sebep olur...
Düşünme ile dil nitelikli gelişir; böylece paylaşım sürecinde düşüncelerimizi şiir roman vs. gibi eserlerle somutlaştırırız...


Sorgulama yeteneğimiz gelişir eleştirel düşündükçe...Kendimiz de dahil olmak üzere uyguladıkça yaşam biçimimize olaylar karşısında daha bilinçli, hayatla daha uyumlu mutlu olduğumuzu görürüz...


Ve eleştirel düşünce kaslarımızı geliştirdikçe insana insanlığa yakışmayan erdemsiz davranışlara dur diyebilir önleyebiliriz...


Analitik /Eleştirel Düşünce Biçimi
bir yaşam öğretisinden bir yaşam şekline dönüştüğünde ise;
bilgi, duygu, düşünce, inanç, eylem vs. davranışlarımızda ruhen, fikren, bedenen meydana gelecek sağlıklı gelişimler insan kalitesini olumlu etkileyeceğinden, toplum her yönüyle daha gelişkin, dünyamız daha huzurlu mutlu olacaktır...




Güzel örneklerin çoğaldığı erdemin insanlığın zirve yaptığın mutlu bir dünya dileklerimle..
Sevgiler...Saygılar...





Sabiha *)*Küçüktüfekçi
2010



resim-heykel bregenz





Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   4   Sonraki 10 eleştiri » 

Billur T. Phelps  | Billur T.Phelps
13 Ağustos 2011 Cumartesi 12:29:21


Sn.Küçüktüfekçi,

Dileklerinize katılmamak ne mümkün...

O mutlu dünyayı ben de şiddetle ve özlemle bekliyorum..

Ellerinize sağlık..

Not : Bu arada o kadar fazla yazı yayınlanıyor ki coğunu, güne geldiklerinde veya başka bir vesile ile görüyorum.
O yüzden de güzel yazınıza geç geldi yorumum.. :))


    [ Cevap yaz ]    

Billur T. Phelps  | Billur T.Phelps
13 Ağustos 2011 Cumartesi 12:26:50




Billur T. Phelps tarafından 8/13/2011 12:29:27 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

07 Ağustos 2011 Pazar 08:52:23


bilgi, duygu, düşünce, inanç, eylem vs. davranışlarımızda ruhen, fikren, bedenen meydana gelecek sağlıklı gelişimler insan kalitesini olumlu etkileyeceğinden, toplum her yönüyle daha gelişkin, dünyamız daha huzurlu mutlu olacaktır...



Pozitifliğe yönlendiren , pozitif düşünen değerli yazarımızı tebrik ederim...

Saygımla sevgili dost...


    [ Cevap yaz ]    

Ümid Harun  | ümid  harun
02 Temmuz 2011 Cumartesi 05:43:53


Eleştirel düşünme ise;

gözlem,
deney
akıl yürütme,
analiz ve değerlendirme
gibi zihinsel süreçlerden oluşan bir düşünme biçimidir..

müstefid oldum.
tebrikler.


    [ Cevap yaz ]    

Seyit Kazım  | kazim karagöz
30 Haziran 2011 Perşembe 00:23:55


KALEMİEN YUREĞİNE
SAĞLIK
CANDAN TEBRİK EDERİM


    [ Cevap yaz ]    

UNALAN  | MEHMET FİKRET  ÜNALAN
27 Mart 2011 Pazar 10:47:03


Şiir sayfalarında olduğu gibi yine ders vermişsiniz değerli öğretmenim, sayın yazarım, ilgiyle sindire sindire okudum, alacağımı aldım ve gidiyorum, selam ve sevgilerimle.


    [ Cevap yaz ]    

Sami ASLAN  | Sami Aslan
21 Şubat 2011 Pazartesi 21:47:05


KUTLUYORUM SAYGILARIMLA


    [ Cevap yaz ]    

Müjgan Akyüz  | Müjgan Akyüz
04 Şubat 2011 Cuma 21:38:43


Çok ince düşünülerek hazırlanmış güzel bir yazıydı, tebrik ediyorum.
Sevgilerimle


    [ Cevap yaz ]    

TunçAY  | Tunç AY
17 Ocak 2011 Pazartesi 13:38:40

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.

Anlayana sivrisinek saz havasında bitirilmiş,
Geneline de ben orta söyleyeyim de, gelinim sen anla,
ya da yarası olan gocunsun havalarının sezildiği,
cesurca bu yönteme başvurularak yazılmış, sıradanlıktan bu açılarda uzak bir yazı...

Hayret, nasıl da görmemişim bu güne kadar, gerçekten şaşırdım...

______________________________________________________

İçerik hakkında ise:
1- Eleştiri kelimesinin üzerine basılmış NEGATİF damsasından rahatsızım...
2- Ama bu negatif eleştirinin demek ki daha çok ilgi çektiğini ve etkili olduğu gerçeğini değiştirmez.
3- Bunda açıdan, eleştirilen şeyin çoğu zaman zaten kendisini anlattığı, olumsuz eleştirinin SAVCI konumunda olduğunu duruma hemen müdahale ettiği, olumlu eleştirinin de (opsiyonel) AVUKAT olduğunu,
4- Avukatların da malesef her zaman SAVCI ların gölgesinde kaldığını ekleyebiliriz.

TEMELE İNDİĞİMİZDE İSE:
1- Hem olumsuz hem de olumlu eleştirilerde en nihayetinde bir yargıya varıldığını biliyoruz.
2- Yargı, yani bir tez: Yani doğru-yanlış/gerçek-yalan olduğunu düşündüğün bir düşüncenin hayat bulması...
3- Doğru (TRUE) yani, olması gereken gereklilikten bahsediyorsa bir insan buna bir zemin bulmak zorundadır. Çünkü hiç bir şey kendi kendine doğru ya da yanlış olamaz. Doğru ve Yanlış (TRUE vs WRONG) kavramlarının siyaseti, ahlak sistemlerini, ideolojileri, eğitim sisteminin nasıl olması gerektiğini düşünerek, aslında bunalrın insanların hareket etmelerini sağlayan ilk etmenler, kibritin ilk kıvılcımları olduğunu düşündüğümüzde meselenin önemini daha iyi kavrarız. Uzun uzun düşünceler sonucunda şu kanıya vardım ki, doğru ya da yanlış diye bir şey yok. Bunlar -meşhur örnek- kendi başlarına sadece birer sıfırlar... Merhum Einshtein'in görecelilik (Relativity) kavramını kavrayınca bunlar da aklımda yerlerine oturdular: Doğru ya da Yanlış ifadelerine bir zemin bulmak zorundayız, onları kendilerine çekecek ve boşluktan kurtaracak bir zemin. İşte bu zemin de kısaca "GÖRE"dir. Kulağa fazla postmodern gelebilir ama zaten postmodernizmin de en büyük faydası bu yönde olmamış mıdır. Çarpıtılmadığı sürece her bir insanın düşünce ve hareket temelinde illa ki bir Doğruluk-Yanlışlık-İhtiyaç analizinin yapıldığını düşününce, ve evet, bir çok insanın farklı alemlerde kendinden emin şekilde gezdiğini görünce tüm bunlara göre doğru ya da yanlış kavramlarının GÖRE lerle(ACCORDINGLY) sunulması gerektiğini savunuyorum. Herhangi bir konu doğru ya da yanlıştır. Her ikisi de... Ama önüne
- Kişisel bencilliğime göre,
- Toplumun genelinin benimsediği ahlak kurallarına göre,
- X dinine göre,
- Yasalara göre
vs.vs.vs....
Bunların içinde en zayıf olanı da, üzülerek söylüyorum ki "bana göre" ifadesidir. Çünkü o zaman şu soruyu soracağım: Sen kimsin peki, bana kendini ve değerlerini anlat...
4- GERÇEK (REAL)-YALAN, gerçek dışı (UNREAL) konularında eleştiri yapılırken ise, çok çeşitli örneklemeler yapılması, çok farklı kesimlerin nazar-ı itibara alınması ve resmi istatistiklerin bulunmaya çalışılması önemlidir...



Tüm bunlar olurken de saygı, hoşgörü ve samimiyet ekseninin gözetilmesinin ilk düsturumuz olmasını unutmamalıyız.


Paylaşım için Öğretmenime teşekkürlerimi sunarım,
Saygılarımla,
Edebiyatl,
Edebi ışıklar altında...


    [ Cevap yaz ]    

13 Ocak 2011 Perşembe 17:24:13


Hep diyorum ya iyi ki varsınız diye..Bunu can-ı gönülden diyorum.

Sizden alacağımız ne çok şey var. Ne değerlisiniz.

Herşeyi hoşgörü ile yoğurabiliriz. Bilgi bir anlamda görgü ile birleşmeli derim.



teşekkürler


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   4   Sonraki 10 eleştiri » 




...eleştiri... başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.




Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 5.12.2010 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
04.12.2010 16:39:17
Toplam 31 yorum yapıldı
1960 çoğul gösterim
1805 tekil gösterim