Dostlarımızın bize gösterdiği sevgiyi abartmamız, duyduğumuz minnetten değil, takdire ve sevilmeye ne kadar layık olduğumuzu herkese göstermek içindir. LA ROCHEFAUCAULD
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

Adanalı Gazeteci Şair Yazar Münevver Düverle Ropörtaj

Adanalı Gazeteci Şair Yazar Münevver Düverle Ropörtaj


Adanalı Gazeteci Şair Yazar Münever Düver ’le Ropörtaj
...................................................................................
Efendim, Sizinle Yozgat İleri Gazetesi olarak bir ropörtaj yapmak istiyoruyuz.
Bize zaman ayırdıgınız için şimdiden teşekkür ederiz................................................................................A.SARGIN:
Gazeteci-Yazar kimliğinizle bir çok etkinliğe katılıyorsunuz. Yozgat etkinliği de bunlardan birisi oldu. Öncelikle bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

M.DÜVER:
Adana’da doğdum. Burada ikamet etmekteyim. 10 yıla yakın Kültür Bakanlığına bağlı personel olarak çalıştım. Sonrasında ayrıldım. Gazeteciliğe başladım. Halen Adana’da yayımlanan Zirve Gazetesinde gazetecilik çalışmalarımı sürdürüyorum. Aynı gazetenin Şiir Sayfasının editörlüğünü ve Yayın Kurulu Üyeliğini de yapmaktayım. Adana’da haftalık bölgesel yayınlanan Türkay Haber Gazetesi’nin sanat editörlüğünü yapmaktayım. Aynı gazetede ’Sanat Penceresi’ başlığı altında kültür, sanat ve edebiyat yazılarım yayınlanmaktadır.
Bu arada, Osmaniye’de yayımlanan Şelale, Mersin’de yayımlanan Maki, Salihli’de yayımlanan Sevgi Yolu, Söke’de yayımlanan Sarızeybek, Denizli’de yayımlanan Neş’e, Ankara’da yayımlanan Ortanca, Yozgat’ta yayımlanan Küskün Akasya, Antalya’da yayımlanan Güllük, Kosova’da yayımlanan Bay isimli kültür-sanat-edebiyat dergilerinde şiir ve yazılarım yayınlanmakta.
Türkiye’nin değişik yörelerindeki gazete ve dergiler ile internet gazete ve dergilerinde de yazılarım yayınlanmaktadır. www.munevverduver.com, www.munevverduver.net, www.munevverduver.org adlı internet sitemle sanal alemde yayıncılık yapmaktayım. Sitemde kendi şiir, roman ve tiyatro oyunlarımın dışında, başka sanatçıların da eserlerini yayınlayarak, edebiyat dünyamıza hizmet etmekteyim.

A.SARGIN:
Sayın Düver, Sizin geniş çaplı yönünüzün olduğunu biz biliyoruz. Şiir ve edebiyat tutkunuz nasıl başladı?

M.DÜVER:
Çocukluk yıllarından beri şiirle iç içeyim aslında. İlkokula gidip okuma yazma öğrendiğimde başladım şiir yazmaya. Annem, bir şeker bayramında babamın bizleri götürdüğü lokantada, üstü başı perişan çocukların şeker isterken ki hallerine çok üzüldüğümde peçete üzerine ağlayarak yazdığım şiiri çantasına koymuştu. Sonradan çıkarıp verdiğindeki sevincimi hala hatırlıyorum. Sanki dünyanın en pahalı mücevherini bulmuştum. Sonraki yıllarda da şiirle asla ilgimi kesmedim. Yazmaya devam ettim. Bugünlere kadar geldim.

A.SARGIN:

Yoğun bir porogramınız var biliyoruz. Buradan çıkıp pek çok etkinliğe katılacaksınız. Çalışmalarınız hakkında bize bilgi verir misiniz?

M.DÜVER:
Yazdığım şiirlerin sayısını binlerle telaffuz edebiliriz. Bunların bir kısmını geçtiğimiz yıllarda kitaplaştırdım. Bugüne kadar, biri ikinci baskısı yapılan beş şiir kitabım yayımlandı. Üstelik 2005 yılının Aralık ayında beş şiir kitabımı birden bastırıp, şiir severlerin beğenisine sundum. Bu durum, değil Türkiye’de, dünyada bile bir ilktir. Ayrıca 2006 Aralık ayında bir de tiyatro oyunumu kitaplaştırdım. 15 kitabımı da bu yılın ilk aylarında yayınladım.
Sadece edebiyatla ilgili değil son yayınladığım kitaplarım. Bir çok konudaki araştırmalarımı da kapsamaktadır. Mesela, ’Eski Türk inancı: Şamanizm’ adlı eserim, Türk Kültürünün temelini oluşturan Şamanizm hakkında geniş kapsamlı bir araştırma kitabıdır.
’Adı Zenginliğinde Gizli Adana’ eserim, doğup büyüdüğüm Adana’yı geçmişten geleceğe taşıyan bir eser.
’Bir Milletin Yok Ediliş Fermanı Çeçenistan’, Çeçen halkının dramını dile getirmektedir.
’Kıl Çadırdan İmparatorluğa Osmanlılar’, ’İslamiyet Öncesi ve Sonrası Türk Destanları’, , ’Hıristiyan Türk Boyu Gagauzlar’, ’Horasan Türkleri’, ve ’Türkiye’de Yaşayan Azınlıklar’ adlarından da anlaşıldığı gibi birer araştırma ve inceleme kitaplarıdır.
’Şehit Sinan Eroğlu’, Güneydoğu Anadolu’da Gabar Dağı’nda şehit düşen Yüzbaşı Sinan Eroğlu’nun hatırasını anlatmaktadır.

Ayrıca, ’Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk’ adlı bir inceleme- araştırma. Bu kitabımda büyük önderimizin bilinmeyen yönlerini halkımıza aktarma misyonunu yerine getirmiş oldum.
Kafkasların çilekeş halkı, Türki topluluklardan Çeçenlerin Tarihini, Ruslarla, Ermenilerle, Gürcülerle olan
mücadeleleri, vatanlarına sahip çıkmak uğruna kanla yazdıkları kahramanlık destanları ’Çeçenler’ adlı kitabın konusunu oluşturmaktadır,avrasyada Runik yazı: Tarih yazıyla başlar derler.
Evet, yazını bulunmasıyla, toplumların sözlü hafızası yazıya, yani kayda geçirilmiş, insanlığın ortak kültürünün günümüze ulaşması mümkün olmuştur.
Yazını tarihini, bir Orta Asya kavmi olan Sümerlerle başlatıyor dilbilimciler.
Bu aslında, Orta Asya’daki yazını gelişimini doğal sonucudur.
Sümerlerin kullandığı yazı da, batının geçmişten günümüze kullandığı yazıların kökeni Orta Asya’da gelişen yazıydı.
Resimlerin harfe dönüştüğü ve adına Runik Yazı denilen bu yazı, Türk Alfabesi olarak, Orhun ve Yenisey yazıtlarıyla doruk noktasına ulaşmıştır. Balkanlardaki Türkler Batı Trakya Türkleri


Balkanlar, Türk Milleti için ayrı bir öneme sahip coğrafyanın adı.
Oğuz Kağan’ın “daha çok deniz, daha çok müren (ırmak)” emriyle başlayan Kızılelma hedefi doğrultusunda, Balkanlar hep özlem duyulan topraklar olmuştur.
Attila’nın komutasındaki Hunlar, Peçenekler, Bulgarlar Türlük aleminin birer üyeleri olarak Balkanları çeşitli defalar Türk yurdu yapmışlar ve Kızılelma’nın bir hedefini gerçeğe dönüştürmüşler,Mehmedim’e şiir kitabımda
Türk Milleti asker millettir.
Tarih sahnesine çıktığı andan bugüne bu gerçek hiç değişmedi.
Türk Milleti, ordu millet; kurduğu devletler ordu devlet olarak bilindi.
Türk asker doğar, sözü Türk gencini anlatan bir deyim oldu. Oğullarını davul zurnayla askere gönderen, askerliği oğullarının düğün olarak gören başka bir millet bulamazsınız.
Türk asker doğar diyen; ölüm geldi hoş geldi diyen; vatan sağolsun diyen bir milletin gönlünde askerin ve askerliğin ayrı bir yeri vardır, Sevgi Barış Dostluk


Sevgi, barış ve dostluk…şiir kitabım
Birbirini tamamlayan üç muhteşem kelime.
Aslında insanlığın kısaca bir tanımı demek daha doğru olacak.
Sevgidir, insanları insan yapan.
Barıştır, insanların birbirine hoşgörüyle bakmasını sağlayan.
Dostluktur, çevremizi yaşabilir kılan. Bizi yalnızlıktan kurtaran.
Üçü de birbirinden sihirli kelimeler dünyamızı cennet bahçesine çeviren.
Mevlana ile doruğa çıkan sevginin, barışın ve dostluğun insanların kalbine nakış gibi işlenmesi huzuru ve refahı sağlıyor.
Bu sihirli kelimeleri unuttuğumuz dönemlerde, insanlık açısından trajedi oluyor.
Dünün dostları, birbirlerini boğazlamaya başlıyor; güzelim dünya kan gölüne dönüyor.
Tıpkı bugünlerde olduğu gibi.
Sevginin çok çeşidi var, Anneye Özlem şiir kitabım da

Annelik kutsal bir kavram. Türk Kültüründe annenin ayrı bir yeri bulunuyor. Ök yani anne önünde saygı duyulan bir kavram.
Onun için Türk Milleti. Annenin kutsallığını, anne sevgisini büyüklüğünü “Ana gibi yar olmaz” sözüyle ölümleştirmiştir.
Dinimiz de, Cennet anaların ayağı altında diyerek, ananın ne kadar kutsal olduğunu bizlere anlatmakta. Toplam 21 kitabımdan sekizi şiir, bir tiyatro oyunu,12 araştırma inceleme.yayıma hazır olan on kitabımdan bazıları ’Son 30 Yılda Türkiye’de İşlenen Suikastlerin Anatomisi’, ’Son 30 Yılda Dünyada İşlenen Suikastlerin Anatomisi’’Teşkilatı Mahsusa’’Attila’ da, Avrupa’yı titreten, Tanrının Kılıcı olarak tanınan büyük Türk Hakanı Attila’nın hayatından, zaferlerinden, adaletinden, Türk’ün dünyaya hakim olması yolundaki düşüncelerinden kesitleri onun torunlarına yeniden hatırlatmayı düşünüyorum. kitabımın hazırlıkları da son aşamaya geldi ’Zülfüyarim’ adlı eserim ise, hikayeli şiirlerden oluşmaktadır. Şiirlerim, gerçek öyküleriyle birlikte kitapta yerlerini aldılar. Bu kitabımı, edebiyat severlerin ve şiir severlerin büyük ilgi göstereceğine inanıyorum.

Genelde edebiyat, özelde şiir için verdiğim emeğin karşılığını edebiyat severlerin gösterdiği ilgiyle fazlasıyla alıyorum. Bu bağlamda, çok değişik kurum, kuruluşlardan sayısını bilemediğim kadar çok plaket ve ödül aldım. Bu durum, haliyle her şairin olduğu gibi benimde üretkenliğimi olumlu yönde etkilemektedir..
Bir çok bestecimizden şiirlerimin bestelenmesi yolunda bir çok teklif aldım. Bu teklif ve önerilerden sıcak baktıklarım ve izin verdiklerim oldu.
’Şehit Sinan Eroğlu’ adlı şiirim Refik Uçar (Tekçe) ve Mustafa Sülün (Aşık Yemini) : ’Bordo Bereliler’ adlı şiirimi Binali Yıldırım; ’Çeçenistan’’ı Refik Uçar (Tekçe) , ’Amerika Irak Savaşı’nı Tekiner Aksoy,Adana güzellemsi ve özgürlük cemali Altıner,git güle güle Müzik ersin kayşlı ses Mustafa Açıkgöz,annem Nezie kaya tarafından bestelendi.
Bunlar ilk aklıma gelenler. Şu anda hatırlayamadığım daha bir çok şiirim bestelenerek şarkılaştırıldı.
Ayrıca, ben de, 2 şarkı klibinde oynadım.

A.SARGIN:

Sayın Düver, Yozgat’ ı dışardan nasıl tanıyorsunuz? Yozgat ve Yozgatlı hakkında neler düşünüyorsunuz?

M.DÜVER:
Yozgat, yüreği Hakk için, Vatan için çarpan insanların otağıdır. Vatan denince yüreği yananların, kalbi heyecanla çarpanların kentidir Yozgat. Türklüğüyle gurur duyan, bayrağı için gözünü kırpmadan can vermeye hazır Türk oğlu yiğitlerin mekanıdır . Yozgat benim her Türkün ikinci yurdudur. Yozgat’a geldiğimde hiç yabancılık çekmem. Sanki doğuştan beri burada yaşıyormuşum hissine kapılıyorum.Yozgat’ın Türk Edebiyatına yaptığı katkı nedeniyle ayrıca büyük sempati beslemekteyim.

A.SARGIN:
Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliğinin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Sanıyorum ki, iki yıldır etkinliğimize de katılıyorsunuz. Bizleri nasıl buldunuz?
Çalışmalarımızı degerlendirir misiniz.

M:DÜVER:
Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliğinin çalışmalarının ve faaliyetlerinin faydalı olduğunu düşünüyorum ve amacına ulaştığına bizzat gözlemledim.
Kültürümüzü ve geleneğimizi gelecek nesillere taşıyacak olan şair ve yazarlara verdiğiniz desteği kutluyorum. Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği, etkinlikleriyle halkla iç içe olmayı; halkla ve kentle bütünleşmeyi gerçekleştirmiştir.
“Türk ulusu şiire sevdalı, şair ruhlu bir millettir.” diyen sizin gibi bir başkana sahip olması ise sadece Yozgatlı şair ve yazarların değil, Türkiye’nin her kentindeki şair ve yazarlar için bir şans olarak değerlendiriyorum.

A.SARGIN:


Sayın Düver bir çok Şiir Şölenlerine katılıyorsunuz, Yozgat Sürmeli Şiir Şölenini degerlendirir misiniz?

M.DÜVER:
Yozgat Sürmeli Şiir Şöleni, Türkçe ve şiir için çarpan yürekleri buluşturup tek yürek haline getirmiştir. Zaten bir şiir şöleninden amacı da budur.? Şiir, şöleni boyunca duygu seli, şairlerin yüreğinden, şiir severlerin yüreğine dökülmüştür. Şölene katılan şairlerin her birinin şiirini dinlemekten büyük keyif aldım.. Bu tip etkinlikler şiirimizin gelişmesi, Türkçe’nin bozulmadan gelecek nesillere taşınması için son derece önemlidir. Şiir ve edebiyat etkinliklerinin, düzenlendikleri illerin tanıtımına da çok büyük katkısı oluyor. Bundan daha güzel bir tantım düşünemiyorum doğrusu..
Bu yılki etkinliğe gelince; yetkililer Yozgat’ımızın tanıtımı için kolları sıvamışlardı.
Bunu bizzat yaşadık, gelen misafir şairlerle çok ilgilendiler. Vali Bey, Belediye Başkanı ve diğer yetkililer aileleriyle birlikte yanımızda oldular.

A.SARGIN:


Sayın Düver Yozgat’ın tanıtım sorunu var. Şehrimizi yeterince tanıtamadık. Sizce Yozgat ın tanıtımı nasıl olmalı? Çalışmalarımızın ilimizin tanıtımına katkısının olduğunu düşünüyor musunuz?

M.DÜVER:
Yozgat Sürmeli Şiir Şöleni ve bu gibi etkinlikler Yozgat’ın tanıtımına büyük katkı sağlamaktadır. Ayrıca şölen esnasında seyircilere sunulan Yozgat tanıtım filmi de çok güzel hazırlanmış ve Yozgat’ı gerçekten tanıtan bir filmdi. Yozgat’ın tanıtımında bu özenle hazırlanmış filmin de büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.
Her sanat dalının ve her biri için hazırlanacak organizasyonların bir ilin tanıtımında çok büyük katkı sağlayacağı inancındayım. Başka sanat dalları adına yapılacak yeni etkinlikler,Yozgat’ dünyaya tanıtacağını da düşünüyorum.

A.SARGIN:
Şiir edebiyat adına bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

M.DÜVER:
İlkokula gidip okuma yazma öğrendiğimde başlamıştım şiir yazmaya. Annem, bir şeker bayramında babamın bizleri götürdüğü lokantada, üstü başı perişan çocukların şeker isterken ki hallerine çok üzüldüğümde peçete üzerine ağlayarak yazdığım şiiri çantasına koymuştu. Sonradan çıkarıp verdiğindeki sevincimi hala hatırlıyorum. Sanki dünyanın en pahalı mücevherini bulmuştum. Sonraki yıllarda da şiirle asla ilgimi kesmedim. Yazmaya devam ettim. Bugünlere kadar geldim. Onun için “Çocuklar Var” şiir hala içimi titretir.
Çocuklar Var
Çocuklar var tarlalarda doğan
Çocuklar var taşlıklarda uyuyan
Çocuklar var
Çocuklar var ipek yastıklar da büyüyen
Çocuklar var ana yüzü görmeyen
Ve çocuklar var doğmadan ölen
Uçurtmaya balona hasret kalan

A.SARGIN:
Sayın Düver, Şiir ve Edebiyat çalışmalarınız nasıl gidiyor? Bu alanda Neler yapıyorsunuz?

M.DÜVER:
Şiir yazmaya, araştırmalara ve fotoğraf çekimlerime devam ediyorum. Kitaplarım ve fotoğraflarımı Batı Anadolu’dan başlayan ve bütün Türkiye’yi kapsayacak sergilerimle şiirseverler, fotoğrafseverlerle buluşturmak için yoğun şekilde çalışıyorum.
Kitaplarımın yeni baskıları için düzenlemeler yapıyorum. Ayrıca, Zirve Gazetesinde günlük, Türkay Haber Gazetesinde haftalık olarak, şairlerimizi ve eserlerini Adanalı sanatseverlere buluşturmaya devam ediyorum. Edebi doneler toplamak için sık sık kültürel geziler yapıyorum.

A:SARGIN:
10- Yozgat Sürmeli Şiir Şöleninin nasıl olmasını isterdiniz? Bundan sonra yapılacak şiir şölenlerimize katılmayı düşünür müsünüz?

M.DÜVER:
Bundan sonra yapılacak olan şiir şölenlerine katılmayı elbette düşünürüm. Davet edildiğim ve Allah sağlık verdiği sürece katılacağım.
Bundan sonra yapılacak şiir şölenine daha fazla şairin katılmasını, sadce Yozgat’ta yaşayanların değil dünyanın dört bir yanından şiirseverlerin katılmasını isterim. Yani daha fazla şair ve şiirin, şiirseverle buluşmasını arzu ederim.

A.SARGIN:
Peki ,Yozgat ve Yozgat halkı hakkındaki düşünceleriniz?

M.DÜVER:
Yozgat’ın kendine özgü, kendine has bir yapısı var. İnsanları mert, cesur, dürüst, edepli, misafirperver, mütevazi, vatanseverdir. Vatan deyince, bayrak deyince Yozgat ve Yozgatlılar, şiir şöleni denince Sürmeli Şiir Şöleni aklıma geliyor. Buram buram Vatan sevgisi kokar her bir çiçeğinde, her bir yaprağında Yozgat’ın. Yozgatlı deyince Vatan sevgisi, bayrak sevgisi, yüce gönüllü, mert yaratılışlı Türklüğün yüzakı insanlar akla gelir.A.SARGIN:
Bunların dışında söyleyeceğiniz bir şey var mı?

M.DÜVER:
Bizleri bu şiir şöleninde bir araya getiren ve bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Nice nice Yozgat Sürmeli Şiir Şölenlerinde bir arada olmak dileğiyle. Yozgat’ta yaşayan bütün kardeşlerimize Adana’dan,Çukurova’dan selam ve sevgilerimi sunuyorum.Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği ve sizin gibi başkan ve yöneticilere sahip olan Yozgat halkının bu ayrıcalıklı durumun kiymetini bilmesini ve Sürmeli Şiir Şölenine daha fazla sahip çıkmalarını diliyorum.
A.SARGIN:
Sayın Düver, Ropörtaj için İleri Ailesi adına teşekkür eder iyi çalışmalar dileriz

M.DÜVER:
Asıl ben teşekkür ediyorum ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Şahsınız ve gazeteniz nezdinde Yozgatlılara gönül dolusu selamlar gönderiyorum.





Etiketler:




Adanalı Gazeteci Şair Yazar Münevver Düverle Ropörtaj başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





Adanalı Gazeteci Şair Yazar Münevver Düverle Ropörtaj başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
18.08.2010 23:15:07
Toplam 0 yorum yapıldı
429 çoğul gösterim
425 tekil gösterim