Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir; şeref, kaybetmemek zorunda olduğumuz bir şey. SCHOPENHAUER
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ


Bir sabah, orman sakinleri balta sesleriyle uyandılar.
Korkudan dehşete düşen kuşlar, tavşanlar, kaplumbağalar, kirpiler ne yapacaklarını şaşırmışlardı.
Balta sesleri ormanın derinliklerinde yankılanıyor; devrilen ağaçlar altında kalan kimi hayvanlar can çekişiyorlardı. Çığlık sesleri ve bağrışmalar kulakları sağır ediyordu.

Kış gelmiş, havalar iyice soğumuştu. Köyün erkekleri, yakacak odun ihtiyacı için ormana ağaç kesmeye gitmişlerdi.
Her yıl toplu olarak ormana gidilir; orada , yaşayan hayvanlara aldırış etmeden, yakacak odun ihtiyaçlarını gidermek üzere ağaçlar kesirildi.

Ormandaki hayvanların sesleri durmaksızın devam ediyordu.
Kaçışan hayvanlar ormanın dışına çıktılar. Bir düzlükte toplandılar. Hepsinin yüzünde korku, panik ifadesi okunuyordu. Ormanın
bilgesi baykuş dostlarını teselliye çalışıyordu.
-Arkadaşlar! Sakin olun! Bir çözüm yolu bulacağız!..Dedi.
Kirpi söz aldı:
-İnsanlar her yıl bu yıkıcı davranışlarını tekrar ediyorlar. Bizi canlarımızdan, yuvalarımızdan ediyorlar. Çözüm şart!..Dedi...
Kaplumbağa;
’Bir fikrim var’; diyerek atıldı. Tüm hayvanlar merakla kaplumbağanın olduğu yöne doğru döndü.
Kaplumbağa:
-Aramızda kanatlı, uçabilen dostlarımız var. Onlar sürüler halinde köye uçup evlere camlardan , kapılardan girerek insanları rahatsız etsinler.
Yılan;
’Eeee sonraaaa’...Diyerek söze karıştı.
Kaplumbağa konuşmasına devam etti.
-İnsanlar eninde sonunda niçin bu şekilde davrandığımızı merak edip nedenini birbirlerine soracaklardır...
Sonuç alamazsak B planını uygular, diğer arkadaşlarımızı da köylülerin evlerine girmesi için göndeririz, onları rahatsız etmeye devam ederiz.
Mutlaka iyi bir sonuç alacağız; bundan eminim!..der

Ertesi sabah tüm kuşlar öbek öbek köye uçtular. Açık buldukları camlardan, kapılardan sızarak evlerin içlerine girdiler. Köylüler şaşkınlık içinde; olana- bitene bir türlü anlam verememişti...Evlerden dışarı çıkarılan, atılan kuşlar tekrar evlere hücum ediyor; evlere doluşuyor; ürkmüyor, korkmuyordu...
Köyün en zeki çocuklarından Ahmet, babasının yanına giderek;
- Babacığım!.. Bu kuşlar niçin böyle davranıyorlar? Niçin evlerimize girdiler?Dedi.
Babası:
-Bilmem ki oğlum; hayvan bunlar, ne yapacakları belli olmaz...der.

Ahmet , köyün meydanına gidip arkadaşlarıyla buluşarak kuşların bu tuhaf davranışları üzerine konuştu. Uzun sohbetlerden sonra çocuklar; bir gün önceki ağaç kesminde yaşamları tehdit edilen,yuvasız kalan kuşların; köylülerin evlerine çaresizlikten baskın yapmak zorunda kaldıkları düşüncesine vardılar....
’Hayvanlar insanlara bir ders vermek istiyor’düşüncesine vardılar. Evlerine dağılıp bu düşüncelerini annelerine, babalarına anlattılar. Büyükler, çocukların düşüncelerine kısa bir kararsızlıktan sonra hak verdiler ve sonunda ikna oldular.
Ertesi gün toplu yapılacak odun kesimi iptal edildi...
Ormanın sevimli sakinleri küçük insanların duyarlığı sayesinde amaçlarına ulaşmış oldular.








Etiketler:




BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
07.12.2009 21:00:48
Toplam 0 yorum yapıldı
1322 çoğul gösterim
1179 tekil gösterim