Sevdiğini elde edemezsen, elde ettiğini sevmeye çalış. CORNEİLLE
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

*KÜRT EDEBİYATI ÜZERİNE / 1

*KÜRT EDEBİYATI ÜZERİNE / 1






Kürt edebiyatı, Kürt toplumu gibi bir var olma yassı içerisindedir. Osmanlı zamanın da üç eyalette yaşayan Kürtler , şu topraklarda ;Diyarbekir, Musul ve Ragga bölgelerinde Osmanlı yönetimi altındaydılar. Bu eyaletler Osmanlı da Kürt emirlikleri şeklinde geçiyordu.





Bu bölge de kendi geleneksel kültürünü yaşayan Kürt toplumu, o bölgede sürekli
istilalara maruz kalmıştır. Özellikle İran Safevi devletine karşı yapılan savaşlarda sürekli bir yokluk ile varlık arasında kalmışlardır.Kürt edebiayatı en büyük darbeyi Kasr-ı Şirin Antlaşması ile yiyor.Bu anlaşma ile topraklar bölünüyor ve insanlar yer değiştirmek zorunda kalıyorlar. Varolan düzen bir yitirilişin gölgesine sürükleniyor. Böyle bir ortamda kültür mozaiğini yaşatmak ve geliştirmek zordu. Bu koşullar altında Kürt edebiyatı daha çok sözlü bir edebiyat olarak hafızalarda yer edinmiştir. 17 y.y. da yaşamış olan ünlü Kürt yazarı, düşünürü ve şairi olan Ahmede Xani Mem u Zin adlı eseriyle bu edebiyatın dönüm noktası olmuştur . Dini eğitim alan Ahmede Xani Kürtçe, Arapça,Türkçe ve Farsça biliyordu. Ahmede Xani , bir edebiyat ustasıdır.Shakespeare, Cervantes,Dante ve Firdevsi’nin kendi dil, edebiyat ve kültürleri için önemi ne ise, Ahmede Xani’nin Kürt dili, edebiyatı ve kültürü içinde önemi odur.

“Doğruluğu, iyiliği, suçsuzluğu, zayıflığı ve çaresizliği Mem ile Zin’in karakterlerinde, kötülüğü, ikiyüzlülüğü, fitneyi, fesatçılığı ve dalkavukluğu Beko’nun karakterinde toplayan Ahmedi Xani’nin Kürtçe yazdığı bu eseri, Arapça, Farsça, Fransızca ve Rusça’ya çevrildi. “

Daha sonra bu eser ile ilgili çalışmalarım olacak, karmaşa içinde birbirinin hayatına kilitlenmiş insanların esrarını sizlere uzun uzadıya nakşedeceğim.
Kürt edebiyatının söz güzelliği Kürtçe bilenler ve anlayanlar için diyorum; uzak yerlerde çağıldayan bir ırmağın ruha akıttığı nur gibidir. O ruh insanı, en derin sevgilerin, mutlulukların,gizli bir vefanın,anlamlı bir dürüstlüğün, büyük bir hakkın içine gömüverir. Bu edebiyatta doğa ile iç içe olan insanlar, doğaya karşı ve doğadaki canlılara karşıda büyük bir özveri içerisindedir.



Klasik Kürt edebiyatının, sözlü geleneği çok gelişmiştir. Kürt edebiyatında destansı anlatımın temsilcisi olarak bilinen Evdalı Zeynike olayları sözlü geleneğe dökmüştür. Bu sozlu edebiyat, bir nevi tarih arsivi gibidir.
Evdal, hem binlerce yil once yaratilmis olan destanlari kendi uslubuyla soyledi, hem de yasadigi donemindeki pekcok olayi destanlastirdi. Bu nedenle ona "Kurtlerin Homeros’u " deniyor.
Eskiden Tukler arasinda oldugu gibi Kurtler arasinda da halk ozanlarinin seckin bir yeri vardi. Donemin beyleri ve pasalari hep nam salmis ozanlari yanlarina aldi.
Anadolu’da binlerce bey gelip gecmis, ama hicbiri simdi bellegimizde yok. Fakat Koroglu vasitasiyla Bolu Beyi ’ni ve Dadaloglu vasitasiyla Kozanoglu ’nu cok iyi biliyoruz. Evdal da doneminin unlu Kurt beyi Sürmeli Memed Pasa ’nin ozaniymis, uzun zaman onun yaninda kalmis. Sürmeli Memed Paşa sizlerinde bildiği gibi Doğubeyazıt’taki İshak Paşa sarayına ad olan İshak paşanın oğludur.

Nenem bana Evdalı Zeynike’nin destansı hikayelerini ve biricik aşkı Temo’ yu anlattığında bitmesini hiç istemezdi. O kadar tatlı ve hoş bir anlatımı vardı ki,her gece çocukluğum onun hikayeleri ile hayale bürünürdü.

Yaşar Kemal onu kendi eserlerinin söz babası olarak tanımlamaktadır. Yine Yaşar Kemal’ in eserlerine baktığımızda Türkçe yazılmasına rağmen, kullanılan atasözleri ve motifler de Kürt edebiyatının aittir, bu eserler de ne kadar güçlü bir yer edindiğini göstermektedir. Görülmektedir ki bir kültür ancak yazıldığı dile malolur. Evdalı Zeynike’nin aşk için söylediği şu sözler ne kadar doğru ve doğal bakalım…


“İnsan sevdiğine kavuştuktan sonra
Ekmeği olsun , ayranı hiç olmasın
yemeği sadece darı olsun
yorganı mavi gök olsun
döşeği kuru yer olsun
yastığı sert taş olsun
torbası omzunda olsun
torbanın dibi delik olsun
yurdu buralar olmasın
Acem ve gavur ellerinde olsun
Sevgilisi insanın istediği gibi olduktan sonra gün boyu avare olsun
Aşsız katıksız , ekmeksiz olsun”
Bir sevginin doğruluğu ve gerçekliği ancak bu kadar güzel dile dökülebilir. Üstünden yıllar geçmesine rağmen, bu sözler birçok yerde sözlü olarak kullanılmaktadır.



Şiire baktığımızda ise; Feqiye Teyran(Kuşların Hocası),Melaye Ciziri,Nali ve Salim, Hacı Qadire Koyı, Şex Rıza Telabani, Wefayi, Edeb, Mehvi gibi birçok şair vardır. Velakin bu şairlerin içinde üstünde duracağımız iki isim bir vardır.Bunlar;Feqiye Teyran ve Melaye Ciziri’dir.


Bu şair ve yazarlarI aynı zamanda Kürt edebiyatının diğer dolaşımlarını ilerleyen yazılarda anlatacağım, birçok güzel şiir, aşk hikayeleri ve kahramanlıklarıyla birlikte en sade şekilde sizlere aktarmaya çalışacağım.



Svgler
Syglar
Slmlar





Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   4   5   6   7   Sonraki 10 eleştiri » 

22 Ağustos 2009 Cumartesi 01:10:26


Yapılan bir araştırmayı sizlerle paylaşayım o halde....!
1879 da yurt dışında ki bir akademinin çıkarttığı, sizlerin tabiri ile "Kürtçe", Rusça, Almanca sözlük kitabında, 8307 kelime vardır. Bu kelimelerin 3080'i Türkçe, 2040'ı Farsça,2060'ı Arapça, 60' Çerkezce, 20'si Gürcüce ve 108'i Kaldanicedir. Bunlar arasından yer isimlerini çıkarırsak geriye üç bin kelime kalmaktadır. Bu üç bin kelimenin 1200'ü Türkçe, 800'ü Farsça, 500'ü Arapça ve kalanı diğer dillerden gelen kelimelerdir.'bütün kelimeler Arapça, Farsça, Yezdice, Süryanice, Dürzice ve büyük ölçüde Türkçeden ibarettir...Arap diliyle Kürt edebiyatı olmaz, Fars diliyle Kürt edebiyatı olmaz, Rus diliyle Kürt edebiyatı olmaz, Türk diliyle de Kürt edebiyatı olmaz.tarih boyunca milli devletlerin parçalanması süreci önce dilden başlamştr....


    [ Cevap yaz ]    

22 Ağustos 2009 Cumartesi 01:06:08


meftun kardeşimi kutlarım...


    [ Cevap yaz ]    

22 Ağustos 2009 Cumartesi 00:54:54


Vay....Esaslı konu....Ama unutulan bişey var!
Dili olmayanın edebiyatı olmaz ki.... Dil insanların düşündüklerini ve hissettiklerini bildirmek için kullandıkları araçtır...Kürtçe, bir dil değildir. Kürtçeyi mahalli şive ve ağız olarak tanımlamak doğrudur...Dünya devletleri arasında bu şivenin sözlerinin kabul görmesi ardından kabul görmesi için asırların geçmesi yani belli bir zaman ve edebiyat, tarih ve ilim alanlarında eserlerin bırakılması gerekir....
Kürt şivesi ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için Merhum Emekli Tuğgeneral Sami Karamısır'ın 'Uluslararası terör dedikleri' kitabında da yer alır ki; 'Kürt adı altında birleştirmek istenen cemaatlerin müşterek dilleri olmadığı gibi bu dillerin hiç birisinde kendilerine has orijinal bir tek kelime yoktur. Kürt dili dedikleri, lisan özelliği taşımayan kelimeler karışımıdır.' der....


"""""""""""Devletin tekliği, dilin tekliğine dayanır, milletin tekliği, dilin tekliğine dayanır. Ülkenin bölünmez bütünlüğü, dilin tekliğine dayanır. Eğer << tek dil >> ilkesi tahribata uğrarsa, Anadolu Balkanlaşır, Yugoslavya gibi parçalanır."""""""""

'Kürt Dili ve Edebiyatı' bölümü demek, Sevr'e doğru hızla ilerlemiş olduğumuzu gösterir. Dil özgürlüğü, milli devletleri bölme kapısının altın anahtarıdır....





    [ Cevap yaz ]    

22 Ağustos 2009 Cumartesi 00:52:48


24 Temmuz— Mem ile Zin arasında 1450-1451 yıllarında yaşanan aşk hikayesi, Hakkarili Şeyh Ahmed-i Hani tarafından manzume olarak kaleme alındı. Doğruluğu, iyiliği, suçsuzluğu, zayıflığı ve çaresizliği Mem ile Zin’in karakterlerinde, kötülüğü, ikiyüzlüğü, fitne ve fesatçılığı, dalkavukluğu Bekir’in karakterinde toplayan yazarın eseri, Arapça, Farsça, Fransızca ve Rusça’ya çevrildi. Hikaye beyazperdeye de aktarıldı.

...........................ANCAK............
ESER Ahmedi Hani'den /Bizlere Büyük Amcam tarafından çevirilmiştir...

ŞEYH CELALETTİN KARDEŞ
Şeyh Celaleddin (KARDEŞ) .......yetiştirdiği büyük din âlimlerindendir. Memo-zin’i Arapça’ya tercüme etmiş olup
Türk ve Ortadoğu Edebiyatına kazandırmıştır. Ayrıca çok değerli dini incelemeleri vardır.(arama motorlarından bilgi detayı alınabilir)

Sevgili yazar Kürt Edebiyatı üzerine önemli bir esere imza atmışsınız hele ki büyük amcamın çevirisi olan Memo-Zin'in usta kalemini ele almanız anında beni sayfaya mıhladı.Sayenizde o büyük Üstad/Şair/Din bilgini ve alimlerin alimi olan Amcamı da anmış oldum..

.............Şew baş........





    [ Cevap yaz ]    

22 Ağustos 2009 Cumartesi 00:40:18


bilgilendirici,öğretici bir çalışma olmuş..

saygılar..


    [ Cevap yaz ]    

İzafi  | Ahmet METE
22 Ağustos 2009 Cumartesi 00:36:00


Şarkılarını ağıtlarını bilirim... Çokcada dinlerim... Lakin edebiyatı konusunda yorum yapamam.. Araştırmanıza saygı duyarım. Çok kapsamlı olmasada bazı şeyleri ön plana çıkarılmak için araştırılmış emek verilmiş. saygı duymak gerek.. yalnızzzz bir arkadaşın diğer bir arkada olan yorumuna ne demeli bilmiyorum.
Salih durmuş arkadaşın, hiçbitmez in yorumuna açıkcası bir anlam veremedim. arkadaş heralde farkl ıbir coğrafyada yada yerde yaşıyor. Askerliğimi o bölgede yaptım ve en iyi ben bilirim.. içindeydim yaşadım gördüm.
açıklamam kendi gözümdendir geneli bağlamaz tabiki.
saygı duyarım.

sevgiler


    [ Cevap yaz ]    

22 Ağustos 2009 Cumartesi 00:28:35


böyle bir edebiyatı.ilk defa duydum.


    [ Cevap yaz ]    

21 Ağustos 2009 Cuma 22:44:02


ben öyle düsünmüyorum.kimsenin kürtlere birsey dedgi yok.
türkiyede yasayan kürtler neyin pesin de kavraya bilmiste degilim.
Allah etmesin bir kürdistan kurulsa halinizi merak ediyorum.
ki bir kürdistan türk topraklarinin icerisin de kurulamaz cünkü kimse vermez o topragi.
irak bölgesin de bir kürdistan kurulursa sasirmayin türkiyeyi cok ararsiniz ozaman .bunu böyle bilin.
eli silah tutanlar kürt degilse dagda ne isi var adam gibi ciksinlar konussunlar vurmak neyin nesi.mayinlar neyin nesi ve neden hersey doguda oluyor neden pkk kürt bölgesini vuruyor biraz mantik lazim.kullaniliyor kürtler ortada siz gidiyorsunuz,farkinda bile degilsiniz.
ki kürtlerin isi degil bu dis ülkelerin elin de bir oyuncak olmus kürtler.türkiyeyi düsman bellemisler.
ülkedeki kürtlere yine türkler sahip cikar gün gelir.
ben aslin da böylesi mübarek günde bu tarz konulara karsiyim hic bir kitaba sigmiyor sigdiramiyorum ramazada özellikle bu konuyu.



    [ Cevap yaz ]    

salih durmuş  | SALİH  DURMUŞ
21 Ağustos 2009 Cuma 20:52:51


hiç bir kürdün silaha sarıldığını görmedim ve sarılan olmuşsa bile karşısında kaba ve kuvveti gördüğü için sarılmıştı sorarım size ben bugün size silah dayatsam sizde bana silah dayatmazmısın

kürtler her zaman barış kürtler her zaman kardeşlik istemiştir bunu böyle bilelim

saygılar


    [ Cevap yaz ]    

21 Ağustos 2009 Cuma 18:24:11


ibrahim tatlises te bir kürttür yillarca türk halki tarafindan dinlenmistir ve star haline getirilmistir..kürtce sarkilari da var.benim de dinledigim bir cok kürt sanatci var.
keske kürtler saldirganligi ön plan da tutacagina dillerini gelistirmeyi hedefleseydi.kac kürt yazar var.
edebiyati dikkate alanlar hep insancil dili kullanmistir zaten.
kürt olsun ne olursa olsun.
ama maalesef kalemden cok silaha egilmis kürt halki.
o yüzden de bunca kanlar döküldü belkide.
kaba kuvvet ile ancak kiyamet kopar.

ilgincti yazi güzel bir konuydu.
saygilar.





    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   4   5   6   7   Sonraki 10 eleştiri » 




*KÜRT EDEBİYATI ÜZERİNE / 1 başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.




Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 22.8.2009 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
21.08.2009 10:56:45
Toplam 67 yorum yapıldı
5184 çoğul gösterim
4857 tekil gösterim