Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur. CENAP ŞAHABETTİN
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

BANA SEVMEYİ ÖĞRET ÖĞRETMENİM

BANA SEVMEYİ ÖĞRET ÖĞRETMENİM

Bana edebiyatı öğret öğretmenim: Eline, diline, beline, sahip olsun, edep olsun, edebiyat olsun. Alfabe olsun, Elif olsun, incelsin uzasın arşa değsin, Cibril olsun yere insin , hece olsun, hecede bilim olsun, aleme alim olsun, çöle nur olsun, ışık olsun, gönül sarayında avize olsun, güneş olsun, ışık olsun, büyütsün fidanları elifin dilinde. Yazmayı öğrensin yazsın kaderini, ak sayfaya, ince uçlu siyah kurşun kalem olsun. Silmeyi öğret, silsin yanlış yazılan yazgıları. Çizmeyi öğret, çizsin gözlerine karaca gözlü Elifi.

Bana şiir yazmayı öğret öğretmenim: Aşkın, merkez üssü olsun, sarsılmasın, anlamasın, enkazını toplayamasın, Nadire olsun, Anadolu da güneş olsun, aydınlatsın aydınlığı , günbatımından gündoğumunu. Düşsün zifiri karanlık gecelerde yollara, hayalindeki gündüzlere, yürüsün umutlara. Gelsin hüzünlü ilkbahar, yaralı yüreklere. Yârin sinesinde ağlamak istesin, dizinde uzanıp uyumak sonsuza denk uyumak, zülüf ünün karanlığında. Kollarında ölmek istesin. Yağmur damlalarında yıkansın gönlünün musalla taşında. Aklansın ,beyazlara bürünsün ,yeşilin yolculuğunda yar omzunda ,Aslına dönsün türaba karışsın ,harap olsun bitap düşsün.

Bana nokta olmayı öğret öğretmenim: Değirmen misali dönen, dünya da durmayı bilsin, durdurulmadan dursun, durmayanları durdursun, inmeyi, indirmeyi bilsin. Babasını tanısın, annesinin kokusunda. Al ile akı ayırsın, yolun yarısında. Can ile teni candan ayırsın, canan uğruna. Atasının sözüne kulak versin, kulağa küpe olsun. Hayatını anlasın, kendini tanısın, anlatsın sevgisini, sevgilisine anlatsın, sevgilisi kul küle olsun. Hayatını kesmesin can katsın hayatına neşe katsın. Hayatı öğrensin helali görsün, haramı duymasın, cevabını bulsun sorsun cevabını, bulsun cevapsız sorularda. Haykırsın zalimlerin zulmüne, korksun yetimlerin feryatlarının yaratana ulaşmasına, Çağlasın uçsuz bucaksız sevgisine, kızmasın. Sevgilisinin nazına. Sonsuz sevgisin anlatsın, sevgilisinin gelmesini beklesin, umutlansın sonsuza kadar. Anlatsın sevgisini sevgilisine, konuşmayan sevgilisine, öğretsin konuşmayı.

Bana bahçıvan olmayı öğret öğretmenim: Bahçesinde çiçekler yetişsin; kırmızı gül olsun, karanfil olsun, orkide olsun, nilüfer olsun, lale olsun, sümbül olsun bülbül olsun. Kelebek olsun çiçeklere konsun. Beyaz gül olsun saflığı öğrensin. Kırmızı gül olsun aşkına boyansın. Bülbülün olsun dalda dursun. Dertli, dertli ötsün, gözyaşı olsun süzülsün yanaklardan . Pembe gül olsun, aşkının çalındığını öğrensin. Sar gül olsun, ayrılığın ölüm olduğunu anlasın. Ağlasın yanakları ıslansın. Ağlayan geline ağlasın, ağlamasın kendi kaderine, menekşe olsun ,gönlü alçaklardan uçsun, sevdiğine varsın. Kardelen olsun, boynu bükük kardelen, gecenin ayazında boynunu büksün, zemheride açsın yıldızlara sorsun vefasız sevgilisini ,Ölmesin sevgilisini bulsun. Sinesine uzansın. Koynunda can versin. Ölüm vadisinde, ölümsüzleşsin.

Bana sevmeyi öğret öğretmenim: Sevsin, dağları delsin Ferhat misali, akıtsın su misali, gözyaşını yârin sinesine, yar sürmesini çeksin gözlerine, can versin, canan uğruna ölsün… Bin defa ölsün bin bir defa dirilsin yârin sinesine yaslansın. Aslanlar pençesinde titresin, ahu gözlüye kul, köle olsun. Ağlasın gözyaşı olsun, yanağını ıslatsın, yüreğine varsın, ateşini sündürsün. Yüreğinde hazan yeli essin. Bülbülü sustursun, güle karalar giydirsin matemlesin. Bahçıvanın gül bahçesinde geçsin ömrü, gülünün üstüne gül koklamasın, gülü, koklamak olsa da ölüm, uğruna ölmeye değsin gülün.



Bana Mevlana’nın Şeb-ni Aruz’unu anlat öğretmenim: Ölüm korkutmasın, sararıp soldurmasın Aşkı anlat, Şemsini bulsun. Mevlana’nın önünde Dönsün dönsün,dönmemek için aşkından. Süleyman olsun, içindeki Süleyman‘ı bulsun, kuşdilini bilsin. Süleyman, mevlidi yeniden yazsın kuş dilinde. Mecnun ‘u anlasın Leyla nın dilinden, Mecnun ‘u anlatsın Leyla’ nın kına gecesinde, çölleri yaşasın yüreğinin yangınında. Acıyı, gözyaşını, hasreti, ayrılığı, derdi, kederi anlasın fuzuli nin dünyasında. Servi boylu yâri alsın. Taşradan meyhaneye baksın, meyhane olsun . Meyhane de sarhoş olsun. Hayattan zevk almayı sevgilinin elinde şarap içsin. Sarhoş olsun, sallansın yerlere yıkılsın yar koynunda gözünü açsın.

Bana gözleri anlat öğretmenim: ela gözleri, mavi gözleri, Yeşil gözleri, ahu gözleri, karaca gözleri en güzel dünyanın ela gözlerde olduğunu anlasın, en güzel hayalın gözlerde olduğunu görsün. Her zaman ellerini tutsun, gözlerinin önünde mevsimleri geçirsin, gözlerin gözlerine dalsın. Düşsün saman yolunda bir yıldız… dünya dönmeyi unutsun, rüzgâr esmeyi bıraksın. Gözün zamansız takılmasın gözlere, gözler öyle güzel ki bir gün anlasın yüzündeki güzelliğin gözlerinden geldiğini, anlasın gören gözleri.


Bana vefayı anlat öğretmenim: vefasızların şahını anlasın.vefasız insanoğluna sorsun vefanın insanda olduğunu.Yıllar sonra vefayı görsün gülsün ağlasın,sevincinden vefayı bulsun ,yıllar önce bir ayağını çaksın demir kazıkla yüreğin temeline yıllar sonra diğer ayağı çaksa gönül odasına köprü kursa araya gelecekte geçmiş olsa ,yaşasa. köprüden geçse vefa köprüden yaşasa gelecekte gerek vefa bu olsa Halil İbrahim yaylasında.Nadire’n ce olsa vefayı dilinde okusun yüreğine yazsın.öğrensin insanın sadece çiğ süt içmediğini yüreğinin ısısıyla ısıtsın sütü içsin kana ,kana . yüreksizler içsin çiğ sütü .


Bana gurbeti anlat öğretmenim: sılada gurbeti yaşasın,gece sokak lambasına sorsun yolunu ,dalsın ormanın karanlıklarına arasın bulamasın, cevapsız sorular sorsun dilsiz duvarlara, çıksın yollara bulamasın dostunu, ablasını göz, yastığa ağlasın , yastık yare ağlasın. Bana ölmeyi öğret öğretmenim.Sevgili uğruna ölsün ölümsüzlük diyarında, cennete mekan kursun.melek olsun, sevdiğini sorsun melekler ,gelsin ,gelsin ,gelsin…





22.07.2009 Hacı ÇATKIN





Etiketler:


Gül Şehri  | Aysel  Bahram
19 Aralık 2009 Cumartesi 17:37:44


Bana gurbeti anlat öğretmenim: sılada gurbeti yaşasın,gece sokak lambasına sorsun yolunu ,dalsın ormanın karanlıklarına arasın bulamasın, cevapsız sorular sorsun dilsiz duvarlara, çıksın yollara bulamasın dostunu, ablasını göz, yastığa ağlasın , yastık yare ağlasın. Bana ölmeyi öğret öğretmenim.Sevgili uğruna ölsün ölümsüzlük diyarında, cennete mekan kursun.melek olsun, sevdiğini sorsun melekler ,gelsin ,gelsin ,gelsin…

*************
Çok güzel bir konu ve anlatım... Çok duygulandım...Yüreğinize sağlık...


    [ Cevap yaz ]    




BANA SEVMEYİ ÖĞRET ÖĞRETMENİM başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
23.07.2009 00:08:13
Toplam 1 yorum yapıldı
792 çoğul gösterim
788 tekil gösterim