Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir; şeref, kaybetmemek zorunda olduğumuz bir şey. SCHOPENHAUER
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

sanırım herşey Havva ile başladı.Ödül büyüktü. alt tarafı bir elmaydı, ama cennet ebedi kılınacaktı. Havva Adem i suçuna ortak etti. Ve böylece insanlık ilk yanlışını yaptı ki bu iblis inde ilk zaferiydi.
hayır böyle düşünmüyorum...........
yani suçlu yok suça itilme var.suçun en güzel bayramlıklarına giydirilip insanlara sunuluşu,suçun cazbediciliği ve vaad edilen sahte cennet.Hasan Sabbah ın Alamut Kalesi gibi.cevaplandırılması istenilen soruların derinliğine inilmeden çözüme kavuşturulmak istenmesi sadece hafif bir rüzgarı birlikte getirdiği kum taneleriyle bir yanlışı ya da yanlış bir anlayışı yine bir göz aldatması ile kısa süreliğine üzerinin örtülmesi dışına çıkılmamıştır.ama ben bu sorunun derinliğine inmek istiyorum.zira rüzgar getirdiğine sadıktır götürmesinide bilir.bu yüzden sorumlu olduklarını düşündüğüm zihniyetlerin elleri ile kapattıkları kulaklarına ulaşmak adına, eğer söz konusu insanlık ise ya da insanlık kavramı ile çelişecek olan birlikte yaşama kültürünün yok olması tehlikesine karşı ben, bu kişilerin kulak zarlarına ulaşmak adına her delikten girmeye hazırım.
peki nedir bu birlikte yaşama kültürü?
günümüz insanlığın sadece var olduğunu bildiği bir elma. göremediği, dokunamadığı ve tadamadığı bir elma.kimin sakladığı bilinmez ama saklayan kişi ya da kişiler rüzgara güvenmekle hata ediyorlar.bu kişiler insanlığın sorgulayıcı kimliğinin yine insanlardan alınan bu birlikte yaşama kültürü ya da bir elmayı bir gün elde edeceklerini görememiş deve kuşları.
benzer deve kuşları dağdan gelip bağdaki KIZILDERİLİLERİ yok etmiş, karanlık tarihlerini örtbas etmek adına BEYAZ bir SARAYa çekilmişlerdir. yakın çağda insanlar arasındaki din,dil,ırk ayrımı yapılmak suretiyle bir kültürün sentezine izin verilmemiştir.herhangi bir toplumda azınlık statüsündeki kişi yada kişiler dışlanmış, çoğu zaman doğuştan kazanılan yaşama hakkı bile ellerinden alınmıştır.oysa ilk çağda insanlar birlikte yaşama kültürünü, uygarlığın olmazsa olmazı olarak görmüşler ki ilk şehirleşmeler ve kültür alışverişinin gerçekleşmesi uzun yıllar almamıştır.en azından günümüz kültür kıyımını düşünecek olursak ilkçağ insanı telafisi münkün hatalarda bulunmuş diyebiliriz.
bana kalırsa mesele insanın elmayı ısırması ile değil, insanın bir köpeği-insanın insanı ısırması ile başladı. ne zamanki bir insanın tenin rengi bir başka insana canlı dışkısını andırdı, işte o zaman birlik ya da beraberlik hayvani bir sadakati beraberinde getirdi.öznel yargılar evrensel doğruların önüne geçti-insani değerler bireysel çıkarlara mağlup edildi.göz boyamak adına büyük güçler özgür düşünce kavramını ana yasalarının değişmezi olarak gösterdiler.oysa bu sadece yasamada kaldı.hiç bir zaman yürürlüğe somutlaştırılmaya yanaşılmadı.ki sonucunda büyük güçlerin bireysel çıkarları zedelenecekti-otoriteleri bozulacak-hakimiyet alanları daralacaktı.çünkü birlikte yaşama kültürü özgür düşünceden geçiyordu.oysa özgür düşüncenin hakim olduğu toplumlarda baskıcı yönetimler-diktatörlükler yoktu.301. madde yoktu.bir DİNK cinayetini haklı gösterecek bir anlayış bir misyonerin kendi çizgisindeki faaliyetlerinden rahatsız olunacak bir zihniyet yoktu.
her şey daha fazlasını istemekle başladı. kendisine günaydın diyen bir işçiye patronun-bu selamlaşmayı bir zaman kaybı olarak değerlendirmesi.işçinin kendisini zarara uğrattığı düşüncesi.işte bütün mesele bu; birlikte yaşama kültürü birlik kavramının başka güçlerde başka şeyler çağrıştırması ile katledilmiştir.bunlar ki daha az kazanç, daha az hakimiyet alanı.............oysa bütün o iyi çocuklar, güzel atlara binip gidenler,bir ASOSsa karşı bir kaos düşüncesi ile öldürülen HRANT DİNK yaşıyor olabilirdi.o insanlarla farklı cephelerde olmamızdaki nedenler konuşulabilirdi-mutlaka hemfikir olunan bir noktada sevişilebilinirdi......................................................................................
ŞAM da tekrar buluşmalarını sağlayan güç neydi havva ile adem in. bir araya gelmek hangi ihtiyacın sonucuydu. birlikte yaşamayı neden bu kadar çok istemişlerdi.-bu insanlığın kaderiydi, sonraları ellerinde alınan. susamışlık birlik ve beraberliğe..............

CÜNEYT KAVRUT 2007





Etiketler:


cinitas  | İlker Murat ÇİNİTAŞ
09 Temmuz 2007 Pazartesi 23:20:14


HER TÜR BERABERLİĞİN BOZULMASI BİR IRKIN KENDİSİNİ ÜSTÜN GÖRMESİNDEN SONRA BAŞLAR .OYSA BÜTÜN İNSANLAR EŞİTTİR VE KİMSE AMA HİÇ KİMSE DİĞERİNDEN ÜSTÜN OLAMAZ.BERABER YAŞAMA KÜLTÜRÜ ÇOK ÖNEMLİ BİR TOPLUM KURALIDIR.İNŞALLAH İNSANLARIMIZ BERABER YAŞAMA ARZU VE İSTEĞİNİ KAYBETMEZ VE ETTİRİLMEZLER.YÜREĞİNE SAĞLIK.TEBRİKLERİMLE VE SEVGİYLE KAL DOST


    [ Cevap yaz ]    




BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
01.07.2007 00:04:11
Toplam 1 yorum yapıldı
3002 çoğul gösterim
2597 tekil gösterim