Yaşamdan korkmayın çocuklar!!. İyi, doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki. Dostoyevski
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

MEM U ZİN HİKAYESİ

MEM U ZİN HİKAYESİ

DEĞERLİ ARKADAŞLAR BİR ÇOK ŞİİRİMDE MEM U ZİN GECİYORDU VE BUNUN ANLAMINI BİLMEYEN BİR ÇOK ARKADAŞLARIMIZ OLMUŞTU BU VESİLE İLE MEM U ZİN HİKAYESİNİ TÜM EDEBİYATDEFTERİ.COM AİLESİYLE PAYLAŞMAK İSTEDİM

Cizre hükümdarlarından Mir Abdullah’ın oğlu Mir Zeynuddin zamanında (854 Hicri, 1451/1451 Miladi) yıllarında olay meydana gelmiştir.
Kürt şairi, bilgini olan Ehmedê Xanî tarafından yazılmış ve 1695 yıllında tamamlanmıştır. Bu bu eserin hangi tarıhte yazılmış olduğu hakkında hiçbir belge yoktur. 1690 yılında yazmaya başladığı söylenmektedir.
Xanî’nin, hangi tarihte doğup hangi tarihte vefat ettiği hakkında da kesin bilgiler mevcut değil. Buna rağmen Xanî’nin (1651/52) yılında Hakkârî bölgesinde bulunan Xân köyünde dünyaya geldiği ve ismini buradan aldığı yargısı güçlüdür. Ehmedê Xanî, Kürt edebiyatına can verenlerin başında gelmektedir. Ve Kürt halkına birçok eser armağan etmiştir. Bu eserlenden biri (şaheseri) olan Mem û Zîn’dir.

Ahmedê Xanî, bu olaydan yaklaşık olarak 240 yıl sonra Cizre’ye gelmiş ve eserini yazmıştır. Bu ölümsüz eser hakkında günümüze kadar onlanca inceleme kitabı ve yüzlerce makale yayınlanmış, konferanslar düzenlenmiş, tartışmalar yapılmıştır. Bir eseri üzerine bunca şey yapılmışken, Ehmedê Xanî’yi anlatmak ve bir kaç sayfaya sığdırmak elbette ki mümkün değildir. Onun için ben de Xanî’nin ’Mem û Zîn’ adlı ölümsüz eserinde birazcıkta olsa bahsetmeye (tanıtmaya çalışacağım desem
daha doğru olur.) çalışacağım.

Cizre Beyi, Mir Zeynuddin’in Zîn ve Sitî adlarında iki tane bacısı vardı.

Zîn, beyaz tenli, beyin can ciğeriydi. Bey onu çok severdi. Sitî ise esmer, selvi boylu biriydi. Tacdin, Beyin Divan Vezirinin oğluydu. Hikâyenin ana
kahramanı Mem ise Tacdin’in manevi kardeşi ve dostuydu. Botan bölgesinde baharın müjdecisi olan Mart ayında (21 Mart Newroz), eğlence ve bayram günlerinde çoluk - çocuk bütün Cizre halkı kırlara çıkar süslenirlerdi.

İşte böyle bir günde Mem ile Tacdin kendilerine kızlar gibi süs verip ve kıyafet değiştirerek şenliğe katılırlar. Şenlik alanına vardıklarında
erkek kıyafetli iki kişiyi görürler. (onlar Sitî ile Zîn’di) Onları görür görmez ikiside yere düşüp bayıldılar. Sitî ile Zîn bayan kıyafetli iki
erkeği iyice süzerek onlar sezmeden kendi yüzeklerini onların parmaklarına geçirip oradan ayrılırlar. Mem ile Tacdin ayıldıklarında kendilerinin bezgin
ve sersem onlduklarını görürler. Bu esnada Tacdin Mem’in parmağında, üzerinde Zîn yazılı mücevheri fark eder, Tacdin Mem’ın parmağına doğru elini
uzatınca Mem de onun parmağında bulunan pana biçilmez ve üzerinde Sitî yazılmış olan yüzüğü görür. İkiside Sîti ve Zîn’in ne yapmış olduklarını
anlarlar. Sitî ile Zîn dadıları olan Heyzebun’a anlatırlar. Dadıları bir hekim kılığına girerek hasta olan Mem ve Tacdin’in yanına varıp, Sitî
ve Zîn’inde onlar gibi yandığını söyler ve yüzükleri geri ister. Tacdin yüzüğü geri verir. Fakat Mem ’bununla yaşıyorum’ diyerek yüzüğü vermez.
Mem ile Tacdin kalkıp arkadaşlarına durumu anlatırlar. Bunun üzerine Tacdin için Cizre’nin önde gelenleri Cizre Bey’inden Sitî’yi Tacdine isterlerler.
Bey, Tacdin’e Sitî’yi verir. Böylece yedi gün yedi gece düğün yapılır. Aslen Botanlı olmayıp İran’ın bir köyünden (Merguverli) olan Beko, Bey’in kapıcısıdır.
Tacdin Beko’yu hiç sevmez. Bey’e kaç sefer bu adamın kapıcılığa layık olmadığı söyler fakat bey: ’değirmenimiz onunla dönüyor. Köpekler de
kapıcıdırlar’ der. Beko, Bey’in Zîn’i Mem’e vermemesi için ’Efendim, Tacdin kendi tarafından Zîn’i Mem’e vermiş.’ Bunun üzerine kızan Bey,
’and içerim ki; Zîn’i eş olarak Mem’e vermeyeceğim’ der. Bey’in ava çıktığı bir günde Mem Zîn’i görmek için bahçeye girer. Mem’i gören Zîn birden yıkılıverir
yere. Bu sırada Mem onu görmez gül ve reyhanları seyrederek şöyle der]

’Ey gul! Eger tu nazenînî, / ’Ey gül! Gerçi sen de nazeninsin,
Kengê tu ji rengê ruyê Zîn’î / Sen nerde, Zin’in yüzünün rengi nerde?
Ey sınbıl! Eger heyî tu xweş bû, / Ey sünbül! Gerçi senin güzel kokan var,
Reyhan ji te bûyîne sîyehrû, / Reyhan senin için kara yüzlü olmuş.
Hun ne ji mîsalê zilfe yarin / Fakat siz yarimin zülfine benzemezsiniz.
Hun her du fızûl û he zekarın / İkiniz de arsız ve herzecisiniz.
Ey bılbıl! Eger tu ehlê halî / Ey bülbül! Gerçi sen de aşk adamısın,
Perwanyê şem’ê werdê alî, / Kırmızı gül mumunun pervanesisin.
Zîn’a me ji sorgula te geştir / Benim Zîn’im senin kırımızı gülünden daha şendir.
Bext’ê me ji talıê te reştir’ / Benim bahtım da senin talihinden daha karadır.’

Mem bunu söyledikten sonra Zîn’i görür ve oda orada bayılır. Ava giden Bey, avdan dönünce Mem’i bir abaya sarılmış bir şekilde bahçede görür. Mem
’Beyim, biliyorsunuz ben hastayım canım sıkıldı gezeyim derken sonra kendimi burda buldum’der. Bey’in yanında bulunan Tacdin abanın altında
Zîn’in saçlarını görür, durumu anlayan Tacdin Bey’i ikna ederek divana doğru götürür. Daha sonra eve gidip Sitî ve çocuğunu evden çıkararak,
evi ateşe verir. Böylece Mem ile Zîn’in kurtuluşu için Tacdin evini feda eder. Emsali görünmemiş bir dostluk örneğini sergiler. Beko’nun oyunlarıyla
beyle satranç oynamaya ikna edilen Mem başlangıçta ilk üç oyunu alır. Beko Mem’in iyi oynadığını görünce Mem’in yönünü Zîn’e doğru çevirir. Zîn’i görüp
hayallere dalan Mem, Bey’e yenilir. Sevgilisinin Zîn olduğunu öğrenen bey Mem’in zindana atar. Bir seneye yakın zindanda kalan Mem, Zîn’in hasretine dayanamayıp
ölür. Mem’in cenazesinin kaldırıldığı esnada Tacdin Beko’yu görüp öldürür.


Beko’nun öldüğünü gören Zîn, bakın hakkında ne düşünüyor:

’Ey şah û wezirê izz-û temkin! / ’Ey izz ve temkinli şah ve vezir!
Ez hêvî dikim ne kin înadê / Rica ediyorum inatetmeyiniz,
Der heqqê vi menbeê fesadê / Bu fesat kaynağı hakkında.
Lewra ku xwedanê ins û canan / Çünkü insanlar ve cinlerin Allahın,
Wi xaliqe erd û asimanan, / Yer ve göklerin yaratıcısı,
Roja ewî hubbe da hebîban / Sevgiyi, sevgilileri verdiği gün,
Hıngê ewî buxzê da raqiban / O zaman buğzu da rakiblere verdi.
... / ...
Em sorgulin, ew jibo me xare / Biz kırmızı gülüz, o bizim için dikendir
Em gencîn û ew jibo me mare / Biz hazineyiz o bizim için yılandır.
Gul hıfz-ı di bin bi nûkê xaran / Güller dikenlerin gagasıyla korunur,
Gencîne xwedan di bin bi maran / Hazinelerde yılanlarla beslenir.
... ...
Ger ew ne bûya di nêv me hail / Eğer o olmasaydı aramızda engel,
Işqa me di bû betal û zail’ / Aşkımız da buzulur ve zail olurdu.’

Nasıl ki bir gülü diken, hazineyi de yılan koruyorsa, bizim de bekçimiz (köpeğimiz) Beko olacaktır. Diyen Zîn, Mem’in mezarının
başında devamlı ağlayarak şöyle der:

’Ey vücudumun ve canımın mülkümün sahibi,
Ben bahçeyim, sen de bahçıvan
Senin bahçen sahipsizdir
Sen olamazsan onlar neye yarar
Kaşlar, gözler, zülüfler neyedir.
Zülfümü tel tel çekeyim
Sonra yarim sen beni belki değişik görürsün
En iyi hepsi yerinde kalsın
Hakk’a emanetim teslim ediyim.’

NOT:RESİM ŞIRANK/CİZRE İLÇESİNDE MUM U ZİN TÜRBESİDİR





Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 

17 Eylül 2012 Pazartesi 13:25:41


Evet, bu toprakların zenginliği bunlar, sıcak gülümsemelerimiz insan olduğumuz için olmalıdır... Nifak tohumları ekenlerin oyunlarına gelmek bu kavi kültüre, medeniyete yakışmaz... Bu topraklarda ne aşklar, ne savaşlar yaşandı; oysa aşk kazanmalıydı hâlâ devam eden bu hengamede... Bir olmalıyız, diri olmalıyız... Etnik köken davalarına kulak asmadan hiç... Hiçbir anne/babanın ağıtını ister mi insanlıktan haberi olan yüreklerin...


Suriye'de yaşananlara siyaset diyenler var. Hayır, siyaset değil; bu bir cinayettir... Binlerce kadın ve çocuk ölüyor, bunun adı siyaset olamaz... İnsanlık neyi paylaşamıyor ki... Gözyaşı her yerde aynı değil midir? Daha fazla yazamıyorum, çığlıklarımı bırakıp ayrılıyorum sayfadan; ama hatırıma gelen dizeleri bırakmak istiyorum buraya:

Şu dünyadaki en mutlu kişi
Mutluluk verendir
Şu dünyadaki sevilen kişi
Sevmeyi bilendir

Şu dünyadaki en güçlü kişi
Güçlüğü yenendir
Şu dünyadaki en bilgin kişi
Kendini bilendir

Şu dünyadaki en olgun kişi
Acıya gülendir
Şu dünyadaki en soylu kişi
İnsafa gelendir

Şu dünyadaki en zengin kişi
Gönül fethedendir
Şu dünyadaki en üstün kişi
İnsanı sevendir

Bütün dünya buna inansa bir inansa
Hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa birlik olsa
Uzansak sonsuza



========================================== e d i b / a h m e t






    [ Cevap yaz ]    

09 Haziran 2012 Cumartesi 16:58:28


Mem u zin hikayesini yıllardır bölgesi, yaşanmışlığı ve filimleriylede biliyorum.
Çok tesadüf oldu bir kez daha sizin sayfanızda okumam. Çokta iyi oldu. Benim çok sevdiğim bir aşk hikayesidir. Bir araya gelemeyen aşıkların yaşanmış öyküsü. Allah mem ile zin' e ganı gani rahmet eylesin.
Sizinde emeğinize yüreğinize sağlık. Tebrikler güzel bir paylaşımdı.


    [ Cevap yaz ]    

AHMET ACAR  | ahmet ACAR
20 Mayıs 2009 Çarşamba 22:12:46


HARİKA BİR PAYLAŞIM TEBRİK EDERİM.


    [ Cevap yaz ]    

salih durmuş  | SALİH  DURMUŞ
08 Mayıs 2009 Cuma 17:01:13


okuyan ve paylaşmayı bilen yüreğine sağlık

ben teşekür ederim


    [ Cevap yaz ]    

07 Mayıs 2009 Perşembe 13:03:12


güzel paylaşım ve bilgilendirme için tşkler


    [ Cevap yaz ]    

salih durmuş  | SALİH  DURMUŞ
02 Mayıs 2009 Cumartesi 00:44:51


DEĞERLİ YORUMUNA VE BENİM YAZIMI BEKLEDİĞİNİZ İÇİN TŞK EDERİM UMARIM Kİ EN KISA ZAMANDA YAZIMI BİTİRECEM

SAYGILAR SEVGİLER


    [ Cevap yaz ]    

02 Mayıs 2009 Cumartesi 00:16:39


kardeş güzel paylaşımın için teşekkür ediyorum.şahsen ben kürt edebiyatı diye birşeyin var olduğunu bile bilmiyordum.bu da bizim bir kültürümüzdür.bilmemek aybım benim.teşekkür ederim.
yazmaya devam et.ama daha kendinden bişeyler olsun olur mu.bir aylık öğretmenin devamını merakla bekliyorum unutma.selamlar kardeşime


    [ Cevap yaz ]    

salih durmuş  | SALİH  DURMUŞ
29 Nisan 2009 Çarşamba 22:09:57


ben tşk eder,m hanay abi seni sayfalarımda görmek büyük bir onurudr benim için bilesin


    [ Cevap yaz ]    

29 Nisan 2009 Çarşamba 21:15:10


Sevgili Salih,seni kutluyorum.unutulan ve unutulmaya çalışılan bir aşk masalını hatırlattığın için.Sağol...


    [ Cevap yaz ]    

salih durmuş  | SALİH  DURMUŞ
29 Nisan 2009 Çarşamba 09:10:16


güzel yüreğinizede saygılar abla

yorumuna tşk ederim

salih durmuş tarafından 4/29/2009 12:06:30 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 




MEM U ZİN HİKAYESİ başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
28.04.2009 08:24:26
Toplam 11 yorum yapıldı
53308 çoğul gösterim
45567 tekil gösterim