Sevdiğini elde edemezsen, elde ettiğini sevmeye çalış. CORNEİLLE
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

Dervişler...

Dervişler...



Her geçen gün düşüncelerimiz değişiyor ve ben bu değişime ayak uyduramıyor gibiyim. Her geçen gün biraz daha farklı bir yaşamın içine akıyorum, bilmiyorum, sanki tanıdığım insanı kamillerin sözleri bana tesir ediyor ve ben o tesiri yok edemiyorum, korkuyorum, belki de hızlı bir süreçte değişim korkutuyor.

Açık sözlülükten ziyade, asiyim, başkaldırmayı seven yapım, törpüleniyor gibi, erenlerin deyişlerini dinliyorum, sözlerini duyuyorum, farklı yaşamların içinde geziniyorum ve onlar beni hey dost diye karşılıyor. Bakışlarının ve sazların telinden dökülen insanı kamil sözleri ile içimdeki derinliklere tesir ediyorlar.

Önce yaşamı, sonrada ermişliğin bir delilik hali olduğunu anlatıyorlar ve ben dinliyorum.

Hiç bir zaman korkarak yaşamadım, bu değişim beni korkutuyor…


Çocukken babamın akşamları sazı eline alıp, deyiş söyleyip bana da sıra sende diyerek sazı elime verdiği gün aklıma geliyor. Aşık isen cana minnet, eyvallah…

‘’Zahit bizi tan eyleme hay, hay
Hak ismi okur dilimiz hey canım
Sakın efsare söyleme hay, hay
Hazrete varır yolumuz hey canım

Ali’dir bizim ulumuz hey canım
Usludan yeğdir delimiz eyvallah. ‘’

Dün gibi aklımda, dün gibi canlı, dün gibi kulağımda çınlıyor sözleri…

Mutasavvuf düşünce ile yaşayanlara yakınlaşıyorum, bu hafta garip dede türbesine gittim. Babamın arkadaşını görmem gerekliydi. Sazları ile deyişler söylüyorlardı, bir köşede oturdum ve dinledim, deyişleri bitmesini bile istemedim.

Deyişin bir tanesi çok ilginçti, belki de mükemmeldi ve aynı deyişi kara gümrükte bulunan Cerrahi tekkesinde dinlemiştim, Mevlevi olan bu güzel insanlarında aynı deyişi halka halinde söylediklerini orada görmüştüm.

Farklı iki kültür ve iki kültüre de yakınım, çünkü babam Bektaşi kültürüne sahip ailenin çocuğuydu, annem ise Malatya’nın bir köyünde yaşayan Anadolu insanı. Ben ailenin ortancı çocuğuyum, diğer kardeşlerim daha çok babamdan etkilenirken, ben tam tersi olarak başka kültürle yaşamımı sürdüreceğime karar verdim.

Tasavvuf’u seviyorum, çocukken de giderdim dergahlara, tekkelere, kapısında garip insanlar olur ve garip sözler ederlerdi, sonra içeri geçer ney, saz ve def ile deyiş söylerlerdi. Çoğu şu an belki de ebedi aleme intikal etti.

İnsanı kamil sözünü ortaokul yıllarımda duymuştum, insanı kamil, bu söz beni baştan çıkartıyor.

’Zahit bizi tan eyleme hay, hay
Hak ismi okur dilimiz hey canım
Sakın efsare söyleme hay, hay
Hazrete varır yolumuz ey canım

Ali’dir bizim ulumuz hey canım
Usludan yeğdir delimiz eyvallah. ’





.....









Etiketler:


Nezir ÇAKMAK  | Nezir ÇAKMAK
28 Ağustos 2009 Cuma 14:53:07


Çok güzel yazmışsınız. Bu gidişle hakiki mürşide baglanmazsaniz, bosa yazmışsınız demektir. Çünkü Mevla ya dost olmanın ve ilahi askı bulmanın dini lezzetiyle yasamanın yolu mürşid rehberliğinde mumkundur. Asırlardır büyük ask ehli dostlar böyle yetismislerdir. Her kes yunusu sever , Mevlana yi,hacı Bektaş Hz ni seversiirlerini okurlar. Fakat onlar gibi mürşid elinde yetişmeyi islerine getrimezler. Daha çok yazacaktım , cepten girdim siteye. Ceptelin klavyesi müsait değil.vesselam.


    [ Cevap yaz ]    

16 Kasım 2008 Pazar 02:37:45


:)
sen beni tasavvuf edebiyatına götürüyorsun...
harabat ehline,
sufilere,
aşk şarabı sunan sakilere...

o farklı bir dünya ki ne güzeldir insanın özünü bulması...
bazen bir deyişte,
bazen özlü bir sözde,
bazen ilahi aşkta...

hamdım,piştim,öldüm...

yeni yetmeydim,toydum ve piştim aşkın ateşiyle ve öldüm...
erenler dünyada ölürlermiş ilahi aşkın narıyla utku biliyor musun?
ölsek mi acaba?
sevgimle hep...


    [ Cevap yaz ]    

kemter  | bekir  sakarya
13 Kasım 2008 Perşembe 17:06:25


insan-ı kamil ne güzel hedef. hacı bektaşi veli, mevlana, abdülkadir geylani hepsi bu hedefte değil miydi zaten. pir sultan abdal gelin can bir olalım demez miydi.

bir alevi dedesi ne güzel der. hz. muhammed s.a.s bahar. hz. ali r.a o baharın müstesna gülü.

saygılar.


    [ Cevap yaz ]    

hyazici58  | HAYRETTIN YAZICI
13 Kasım 2008 Perşembe 11:19:54


Belliki kapınız çok örselenmiş;birgün sizi götürebilirler ansızın...İnsanı Kamil;eğilmiş buğday başağını bilirsin ya;alın götürn beni der eğer boynunu size,dağıtılacak,doyuracak nimeti vardır,hep verecektir artık.Ya tohum olup,bire on-yüz-bin...Ya lezzet olacaktır ağızlarda...Oysa alacağı hiçbir şey kalmamıştır.O artık hep verecektir...Çok güzel yazı..Kutladım efendim.Selam,saygı...


    [ Cevap yaz ]    

13 Kasım 2008 Perşembe 10:13:52


insanı kamil, söylerken bile büyüklüğü hissedilen bir sıfat...
değişmek ve gelişmek için yaratıldık sevgili binyıl...hayat budur...hayatın amacı budur...insan olmaktan başlayıp insanı kamil olmaya yürüdüğümüz yoldur hayat...bunu bilenlerin, bunu bilme sırrına erenlerin korkmasına gerek yoktur, korkmazlarda zaten...bilecek ve anlayacak kapasitesi olmayanları korkutur bu yol...onlarda varsın kendi bildiği yoldan yürüsün...herkes insanı kamil olmaya erecek diye bir şey yok...onlarında hayatın dengesine kendileri gibi olduklarında yararları vardır mutlaka...

çok güzeldi...kutluyorum seni...


    [ Cevap yaz ]    




Dervişler... başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
13.11.2008 08:32:48
Toplam 5 yorum yapıldı
1371 çoğul gösterim
1272 tekil gösterim