Biz böyle eğilmezdik çocuklar olmasaydı... B.Necatigil
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

VERESİYE SÖZLER

ÖZDEYİŞLERİM

Aça her şey caiz, tokken herkes vaizdir.

Ağanın çaldığı yerde marabadan oturması beklenemez.

Akıl hesap yapmak değil bir gün hesap vereceğini akledebilmektir.

Aklın, yaratıcısını inkâr etmesi kadar büyük bir akılsızlık olamaz.

Aldığı nefesi verememek insanın kendi kusurunu görmesi için yeterlidir.

Allah’a inanmayanların laklaklarıyla Allah Allah diyenler de çok mu az?

Allah’a verdiği sözü tutmayanın sana verdiği sözde durmasını bekleme.

Allah herkesi güzel yaratmış, çirkinleşmenin âlemi ne!

Allah’ın değil, Allah diyenin peşinden koşuyoruz.

Allah, sevdiğini, sevdiği kadar aşk ateşine düşürürmüş.

Ana hakkı ödenmez amenna, ya Hakkın üzerimizdeki hakkı…

Ana, ne baba bir kelime!

Ancak bir müslüman, müslümanın derdiyle dertlenir.

Aptalın gözü bir kez açıldı mı daha kapanmaz.

Aptalları ciddiye almaktan büyük aptallık olamaz.

Aptalların gündemi uzun sürer.

Akıllı, başkasının aklını kullanana derler.

Aradığını bulacağını, bulduğununsa seni hiç aramadığını zannetme.

Arka giyecek ağız yiyecek ister.(ata sözü)

Asıl dadaşlık, Erzurum sınırlarından geçtikten sonra başlar...

Aslandan çakal, çakaldan aslan doğmaz...

Aşığın kursağı haram götürmez.

Aşk, ayranım ekşi diyebilmektir.

Aşk insana insan olduğunu hissettirir.

Aşk ortak kabul etmez.

Aşkın özrü yoktur.

Aşk ile heyecanı karıştırmamak gerekir. Zira ikisinde de yürekler ağza gelir.

Aşk susturur, aşksızlık konuşturur.

Avcı diş geçiremediği avını köpek yaparmış.

Ayaklarımıza sahip olduğumuz kadar, dinimize sahip olsaydık…

Azınlığın dayı olması çoğunluğun ayılığından başka bir şey değildir...

Baskılarla bir yere varılmaz; aşırı özgürlük de bir çeşit baskıdır…

Başarı, beşeri olamaz.

Başı arzu sonu tevazudur ilmin.

Başını keseceğine gözlerini çıkar.

Başınıza her edeni devlet kuşu zannetmeyin, uçak seferleri hayli cazip zira artık.

Başörtüsünü ayağa düşürenlerin…

Batı, Doğu’nun kuru sıkı olduğunu kavradıktan sonra, gemleri eline almıştır.

Batı silahlarla doğu ilaçlarla ayakta duruyor.

Bayrak evvel yürekte, sonra gönderde dalgalanır.

Bazı makamlar çalışmakla elde edilemez ve makamına layık olmayan da yoktur.

Beğenilmekten başka derdi yoktur çirkinlerin.

Ben kimseyi dinlemem, insanlar kendilerini bana anlatırlar.

Bedeli ağırdır hafifliğin.

Bekârlık öküzlük evlilik inekliktir.

Ben beni kırk yılda anladım; senin beni anlayacak kırk yılın var mı?

Bence şiir, insanın sıcak döşeğine sırtını dönebilmesidir.

Beni ben diyenler sevemez.

Ben kimseyi arkama almam.

Ben öyle inanıyorum ki bu memlekette kim ne yapıyorsa sevgisinden yapıyor. Fakat bazıları nedense ayının yavrusunu sevdiği gibi seviyor vatanını.

Ben senin derdini çekiyorum; senin derdin kiminle...

Ben takip etmem, edilirim; söz nedir az buçuk bilirim.

Bırakalım şeytanlığı, şeytan işini yapsın.

Bir daha asla, aşkın aslıdır.

Bir dinsiz kadar dindar değiliz maalesef...

Bir kişiye kırk gün deli dersen deli olur sözü, reklamların çıkış ve yaşam kaynağıdır.

Bir parça ettir, peşinden koşturan bin parça kemiği.

Bir şey bilmediğimi bildiğimi bilmiyordum.

Bir şey düşündüğüm yok, sadece düşünmek istediğimi düşünüyorum o da düşünmekle olmuyor.

Bir yerde müzik bozulmaya başladı mı artık orada güzel sanatlardan bahsetmek imkânsız olur.

Biz Türkler, önce öder; sonra itiraz ederiz faturalarımıza.

Bu cemaatin arasında her zaman bir boşluk vardır.

Bu dünyada ne firavun eksilir ne de musa.

Bu dünyada zalim yok, zulümden hoşlanan haşlamalar var.

Bu gün çayına kıymayan, yarın kahvesinden olur.

Bu gün suyla ateş edenler yarın kurşunla ateş eder…

Bu kadar buzun içinde buz tutmamış camlar, çok mu!..

Bu millet aç kalır ama modadan geri kalmaz.

Bu millet hayal kurmaz, hayal bile edilemeyecek işleri başarır.

Bu millet, spor siyaset kavgasını bitirmedikten sonra daha çok bulanık su içer...

Bu ülkede sol olmasa sağımız aklımıza gelmezdi.

Bu ülke sağ-lam bir sanata sahipse bunu sol-una borçludur.

Büyükler kural koyar küçükler uyar.

Cahili cahil yapan bir şey bilmemesi değil yapmamasıdır.

Cahilin eline geçebilecek en tehlikeli silah ilimdir.

Cambazların ölümü en az palyaçolarınki kadar trajikomik olur; çünkü gösteri sırasında kimse yere bakmayı akıl etmez.

Cennette de geniş cehennem de, bize çok gördüğün nedir!

Cesurdan yiğit, korkaktan it törermiş.

Çalışana düşman, çalışmayana dosttur bu alem.

Çalışan ödülünü, çalışmayan bedelini…

Çamura minnet edene yat üstünde toprağın.

Çocuklara oyunu kimse çok görmez.

Çocukların cesareti, saflığından gelir.

Çocuklarınıza dinden önce dinlemeyi öğretiniz...

Çocukların ve şeytanın oyunu bitmez.

Çocukluğunu yaşayamayanlar size çocukluğunuzu yaşatmaz.

Çözümü bulanlar sorunun kaynağındadırlar.

Dağda eren bağda erir.

Damarlarında akan kandan utanmayan herkes bizdendir.

Davasına sahip olan yahudi gibi olur. Adamlar yahudi olmayan herkesi yoğurt gibi parmaklıyor...

Dayıları ayılar adam eder.

Değil konuşmak susmak bile tehlikeli bu çağda...

Dehalar gündem yaratır; gerisi gündemi takip eder.

Dehaların anlaşılabilmesi için aradan bir asrın geçmesi lazım. Yeni asırda ise (maalesef) bu dehaları anlayacak olanlar yine (yeni) dehalardır ve onların da anlaşılabilmesi için yeni bir yüzyıla ihtiyaç vardır... Ve bu böylece sürüp gider... O yüzden tarih, kahramanları karbon kâğıdıyla çoğaltamaz...

Deli, ne akıllı bir kelime!

Dert çekmeyen çekemez bizi.

Devrim duvardır, duvarlarda yapılır.

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, hayli dikkat çekiyoruz bu aralar.

Dinimiz kutsal din, ahiret inancımız tam elhamdülillah amma en bakımsız mezarlar da bize ait.

Diriyi deli, ölüyü veli eder bu millet...

Doğru, eğrilerin sakızıdır.

Doğru söyleyeni ayıkla bak eğri kalıyor mu ortada.

Doğru yapılan bir iş insanı bin eğrilikten kurtarır.

Doksan dokuz kişinin kazandığını bir kişi yiyorsa eğer susmaya değer...

Duymadan ölmeyeceğin ilk söz: Şimdi bize inandın mı!..

Dünya açtan, islam oruçtan ibaret değil.

Dünyadaki her sistem dine alternatif olarak doğmuştur.

Dünyanın en uyanık ve sağlıklıları delilerdir. Çünkü dünyada delileri uyuşturacak ne bir ilaç ne de onları kandırabilecek bir tekno-hezeyan icat edilememiştir.

Dünyanın en yaygın ve popüler sözcüğü "Alo" olmasın sakın?

Dünyanın en zayıf ve güçlü nesnesi saniyedir.

Dünyanın her yerinde çocukların en çok kovboyculuk ve futbol oynaması tesadüf değildir.

Dünyanın şekli içindeki dengesizlerden ötürü bozuktur.

Düşmanın en tehlikelisi, zayıf görünenidir.

Düşüncesizlerin düşünmeye başlaması sonun başlangıcı sayılabilir...

Düşünmez onlar düşündürmez seni.

Düzde kalsan binme arabasına yolsuzun.

Ekmeğin hatırı için ekmeği çiğneyenler…

El elin ölüsüne üç gün ağlar.

En az sizin kadar insan olmaya ve insan kalmaya çalışıyorum.

En ciddi sözü s.ktiret olan bu gençliğin mimarı, elbette Mimar Sinan değil.

En ucuz reklam, taklittir.

Erkeğin aklına ilk gelen kadının aklına en son gelir.

Erkekler anlatmaz, kadınlar anlaşılmaz.

Erkekler olmasa dünyayı pislik götürür.

Erkekler tanıştığı kadını yatağa, kadınlar ise nikâh masasına atmak isterler ki her iki halde de sonuç aynıdır: Nur topu gibi...

Eskiden evler hayvan bakmaya müsaitti. Şimdi evlere insanlar bile sığmıyor.

Eskiden kubbelere güvercinler konardı şimdi kargalar pisliyor.

Eski diye diye eskidik gittik…

Eşleriniz sizin dev ekranınız; nereyi açarsanız oraya bakarlar.

Etrafımdaki birkaç geri zekâlı kendimi zeki hissetmemi sağlıyorsa, bu benim suçum değil.

Evime birkaç muhabbet kuşu aldım. Öküzlere tahammül edemiyorum artık...

Ey Allah’a inanmayanların laklaklarıyla Allah Allah diyenler...

Ey kendi yalanından başka doğru tanımayan aydın, günaydın...

Faiz yiyen her haltı yer.

Fazla üzülmeyin falan ölmüş filan ölmüş diye efendim sıra er geç size de gelecek...

Firavunluk nefsini ilah edinmekten başka nedir?

Firavun musa’nın, musa firavun’un varlık sebebidir.

Futbol ayaklarımın altındadır, baş tacı edemem!

Futbolun ilahlaştırıldığı bir zeminde gündem elbette yuvarlak olur.

Futbolun gücünü görmeyenler bana siyasetten dem vurmasın...

Geçmiş gelecekten gelir.

Gerçeklerin gerçekleştirilmeye tahammülü yoktur.

Gerçekten sevseydiniz, dilinizi yutar sevgi havariliği yapmazdınız.

Gidenlerin mahkûmken yaptıklarını, sizler özgürken düşünemediniz.

Görmek istediğini görür insan, görmek istediğine bakar insan.

Görünce değil, adını duyunca titreten şeydir yüreği, heybet.

Gözleri açılmadan çenesi açılır insanın.

Gözlüğün göze değil de kafaya takıldığını eninde sonunda öğrenecekti bu millet.

Gözüaçık insan gözünü yumar.

Gündemin her gün değiştiği bir yerde, çok şeyler oluyor demektir.

Günümüz şair, yazar ve aydınlarının çoğu virgülün ne işe yaradığını bilmiyor.

Günümüz şiiri kapıları herkese açık bir genelev gibi: Ne tad veriyor, ne de gizemini terk ediyor...

Güvendiğin şey de bir şeye güvenme ihtiyacı duyuyorsa, bir kez daha düşün...

Güzel konuşmak çirkin ölmeye engel değildir...

Hakk’a on beş dakika ayırmayan bizlerin haklı olduğu konu ne olabilir?

Hakkı arzulayan haksızlığa hazır olsun.

Haksızlığa boyun eğmek en büyük haksızlıktır.

Haksızlığı hak ediyoruz...

Hayatımız alışkanlıklarımızdan ibaret.

Hayat, hayatını yaşayamayanlardan ibarettir.

Hayat, hayat hakkı elinden alınanların çarpımının ikiye bölünmesidir.

Hayatım, kendi katım; balkonu olmasa da…

Hayattaki tek çizgim: kesik çizgileri birleştirmek!

Hayırsıza hayır dilemeyin, bankada selam vermeyin.

Hem hep tanınmak, göz önünde olmak isteriz hem de her zaman güneş gözlüğü takarız.

Her delinin bir akıl hocası vardır.

Her eşya yeni bir ev, her ev yeni bir eşya istetiyor…

Her insan kendi hayallerinin eseridir.

Her katilin bir katili vardır.

Herkes bir parça, bir başkasıdır her zaman...

Herkes bir taş atsa, ortada şeytan kalmaz.

Herkes bize dönüyor, biz öküze...

Herkes her şeyi söyleyebilir artık, kulaklar ayaklandı...

Herkesin alnında ne olduğu yazıyor, mesele okumakta.

Herkesin bir yeri var bu dünyada köpek dişinin bile…

Herkesin cephede ölmesi doğru değil, asıl savaş cephe gerisinde verilir.

Herkesin her şeyi söyleyebildiği bir yerde, hiçbir şey söylenmiyor demektir.

Herkesin huzurlu olması, huzursuzluğa işarettir.

Herkesin yaşamak için bir nedeni var, ölümün de...

Herkes insan doğar, mühim olan insan ölmek.

Herkes kazandığını yese bankalar ne yerdi.

Herkes saymış ne gam, evladın sayıyor mu seni…

Herkesten bir şey öğrendim: Aşkın yanında ilim hiçbir şeymiş...

Herkesten bir şey öğrendim: hiç kimse bir şey bilmiyormuş...

Her köpek bir kemiğin başını bekler.

Her şeyi biliyor ama bildiğimizi okuyoruz…

Hesaplarınız kısa vadeliyse sürekli hesap yapmak zorunda kalırsınız.

Hesap sormaya önce hesap makinelerinden başlamalı.

Hiçbir fikir veya görüşün eseri-esiri olamaz, şiir.

Hiç kimse gayretle bir yere gelemez. Hiç kimse gayretsiz bir yere gelemez.

Hor görmemek lazım aynaya bakanı; çeşit çeşit ayna var...

Hiç kimse ikizine tahammül edemez.

İçimiz temizlensin dışımız kolay.

İçini sen doldur içindeki boşluğun.

İçinizden geçmeyeni, içinizden her geçeni söylemeyiniz.

İftira eden iflah olmaz.

İkiliğin olmadığı her yol hakka çıkar.

İletişimi zayıf toplumların iletişim araçlarına harcadığı miktar, dudak uçuklatacak cinsten.

İliklerimizde başlar yalnızlığımız.

İnancı, güveni sarsılmış bir toplum yola gelmez; her yola gider...

İnsana kendisi yeter...

İnsan aklına yatanı yapar; insan aklına yatmayan her konuda akıl verir.

İnsan bildiğini yaşar, bilmediğini söyler.

İnsan bir kere alçalmaya başladı mı hep yükseldiğini zanneder.

İnsan bir yerde bir yere kadar yükselebilir.

İnsan bir avuç zan ve şüpheden ibarettir.

İnsan gibi çamurdan yaratılmış bir varlığın çamur atmasından daha doğal ne olabilir…

İnsan en çok hasta ve fakirken insandır.

İnsanı en çok korkutan, insanın ta kendisidir.

İnsanın dindarlığı karnı doyduktan sonra başlar.

İnsan insanlıktan çıktıktan sonra, her yere girer.

İnsanlara hakkını hediyeymiş gibi verenlere lanet olsun...

İnsanlar bizi biz insanları severiz.

İnsanlardan şikâyet edenler acaba kendilerinin de insan olduğunu ne zaman hatırlayacaklar...

İnsanlar değişmez, aslına döner sadece.

İnsanlar hayvanlara gösterdiği merhameti insanlara gösterse, ortada insanlık dramı denen bir şey kalmaz.

İnsanları anlamaya çalışma, insan ol sadece.

İnsanları inek yerine koyanlar kendi öküzlüğünden habersizdir.

İnsanların insanlara isyan edip hayvanlığı seçmesini anlamış değilim...

İnsanları sadece "söverken ve can verirken" samimi bulabilirsin.

İnsanları sokağa davet edenlerin sıcak döşeğinde işi ne...

İnsanlığa hizmetin bedeli ya kulp ya da iptir.

İnsanlığın geldiği son nokta: Hayvanlık!

İnsan ölmeden yaşadığının farkına varamaz.

İnsan şeytanparmağı yemeden hayat sofrasından kalkamaz...

İnternet, birbirine selam vermekten aciz olanların bayramlaştığı hayır kanalıdır.

İnternette evliya, hayatta eşkıya...

İstemek istenmek için yeterli değildir.

İsi pası karıştırmayanlar gülün değerini ne bilir...

İsyan çamur atmak değil, çamur olmaktır.

İsyan itaatten gelir.

İşini sevenin işi rast gider.

İyi niyetle yollar aşılsaydı, kimse buzlu yolda lastiğine zincir takmazdı.

Kaçar fırsat nasip değilse…

Kadınlar anlaşılmaz; erkekler anlatmaz...

Kadınlar fiziki ve ruhsal yönü en güçlü varlıklardır.

Kadınlar kadar cesur olsaydı erkekler, Viyana’nın anasını ağlatırdık.

Kadınlar soru sormaz, sorgularlar.

Kalbiniz ve beyniniz yoksa istediğiniz kadar yaşayabilirsiniz.

Kalitenin ölçüsü, ölçüsüz kalite olmaz.

Kalmasa da zaman çocuklar çabuk büyür.

Kanıt yanıt beklemez.

Kapanmanın moda olmadığı bir yer var: Kabir...

Karadakilerin dindarlığı denizi görene kadardır.

Karanlığın tek nedeni aydınlardır.

Kardeşi günah bataklığında çırpınırken sevap hesabı yapanlara yazıklar olsun!..

Kardeş kardeşe yansa dünya eğri dönmez.

Karşılık bulabileceğiniz tek aşk, Allah aşkıdır.

Kedileri açlıktan ölenlerin nankörlükten bahsetmesi...

Kendimi tebrik etmemekten hayâ ederim…

Kendi olmayan herkes olur, herkes ise hiç kimsedir.

Kendine acımayan kimseye acımaz, lütfen sigara içenlerden uzak durunuz…

Kendini normal sanır, anormaller.

Kendi öz dilini konuşamayan ve yazamayan adamın, vatanperverliğinden ne çıkar.

Kısmet değilse kıl çıkar etsiz aştan.

Kime inanıp güveneceğinizi bilmiyorsanız kalbinizi yoklayın. Zira hayvanlar insanlarla bağ kuramaz.

Kimi işine alın terini, kimi de öğretmenler gibi ruhunu katar.

Kimin kim olduğu öldükten sonra anlaşılır.

Kimliksiz bir topluma her kimliği yakıştırabilirsiniz.

Kim ne ederse etsin kendine ediyor…

Kim olduğunu bilseydin, kim olduğuma bakmazdın; kim olduğumu bilseydin kim olduğuna bakmazdın...

Kim olduğunuz değil, kim olduğumuz önemli…

Koyunlar ancak kurban edilirken uyanır ki artık iş işten çoktan geçmiştir.

Kökleri kurutulan bir ağacın dallarından hayır gelmez.

Köpek köpeği görmeden havlamaz.

Köpekleri bile korkak bu şehrin.

Kul hakkı yiyenlerin etini aç kurtlar bile yemez...

Kuyruğuna basıncaya kadar herkes aslandır.

Kürsüye ihtiyacım yok benim, aşkın sesi alçaktan da gelir.

Laf sokmak kısırların icadıdır.

Mala mal demek, canınıza mal olabilir!

Maymunluk her zaman prim yapar.

Mesele Ayasofya’yı camiye çevirmek değil. Mesele, kiliseye çevirdiğimiz gönüllerimizi yeniden kıbleye çevirmek.

Mesele abdestsiz yere ayak basmak değil, ayak bastığın yeri kirletmemektir.

Mezarlıkta gıybet eden bir milletten ne beklenir.

Mide doysa beyin düşünmeye başlar. Düşünenleri de pek sevmez düşüncesizler.

Misafire haddinden fazla ikramda bulunmak ev sahibini misafire çevirir.

Moda fukaranın tapınağıdır.

Moda kuyruğunu kovalayan köpeğe benzer. Ne köpek ne de kuyruk yerinde durur.

Moda, renklerin ve zevklerin tartışma alanıdır.

Modayı zenginler yaratır, fakirler yaşatır.

Mutluluk çizilmemiş bir resimdir.

Mutluluk pozu verenler, objektife neden muz gibi bakar anlamıyorum.

Nedim’den sonra şairlik; Reyhanî’den sonra âşıklık bitmiştir.

Ne için, nereye gittiğini bilmeyenler; her an her yerde toplanabilirler...

Ne kadar çabalarsan çabala, ne sudan aziz ne de şeytandan akıllı olabilirsin.

Ne kadar uyanıklık etsek o kadar uyutuluyoruz.

Ne kimse bir şey anlatıyor ne de kimse dinliyor.

Ne solundan bir .ok anladım bu memleketin, ne de sağından:Hep mene, Rabbena!

Ne söylediğiniz değil ardınızdan ne söylendiği önemlidir.

Ne yaparsan yap oksijeni içinde tutamazsın.

Ne uyumaktan bir şey anlamadım ne uyanmaktan, Allah bu karanlığın belasını versin...

Ne zalim ne mazlum, tek suçlu sessiz çoğunluk…

Normal zannettiğimiz o kadar anormalliğimiz var ki bunları ancak biz olmadığımızda anlıyoruz.

O kadar çok yaşıyoruz ki yaşamaya vaktimiz kalmıyor.

Okumayanların yazması, dinlemeyenlerin anlatması en büyük problemi bu çağın...

Orucu mide tutmaz; orucu ağız bozmaz.

Ödediği faturaya ses çıkarmayan kargalar, sıra Allah’ın emrine muhalefete gelince bülbül kesiliyorlar.

Öğretmenlik yağan yağmura aldırmadan yürümek; öğrencilik ise istemeden öğretmenine şemsiyeni verebilmektir.

Önce önüne, sonra etrafına bak.

Önce zayıflatır sonra takviye ya da önce başlatır sonra bıraktırma ürünleri pazarlarlar.

Önemserseniz önemsenirsiniz.

Önünü göremez insan bazen, bazen görmediğini görür, gözlerin.

Övgü ancak aptalların ekmeğine yağ sürer.

Öz düzelmemiş göz, göz düzelmemiş söz düzelmez.

Özgürlük, muhtaca muhtaç olmamaktır.

Özürlülerden özür dilenmez.

Papağandan hatip hindiden mütefekkir olursa…

Para bassan para etmez, ardından hayırlı bir evlat bırakmadıktan sonra...

Para müslümanı, müslüman parayı sevmez.

Paranın olduğu her yol yahudiye çıkar.

Paranın ve imanın kimde olduğu bellidir. Paranın kiri, müslümanın nuru, yüzüne vurur.

Perhiz en büyük hastalıktır.

Peşinde koştuklarınız, yanımda yürüyün demek yerine, düşün peşime diyorsa bundan büyük düşmek olmaz...

Rahat, rahatına kıyabilenlerindir.

Rivayet değil riayettir aslolan.

Robot yapan insan robotluk yapmıyor mu?

Sahibini ateşe atan tek köpektir nefis.

Sakın, uyanın, diyenler uyutuyor olmasın bizi!

Sallanırken kendini özgür zannedenler, özgürlüğün salıncağı olmaktan öteye gidemezler.

Sana umut verecek en son kişi nefsindir...

Sana zeki diyenler senden aptal değilse, yandığının resmidir.

Sanki olmasa solu acından mı ölür bu millet.

Saygıma layık ol sevgine layık olması benden.

Say ki bütün dünya kötü; bu, senin iyi olduğun anlamına mı gelir?

Sen Allah’ı dinliyor musun ki evladın seni dinlesin...

Sen benim ne kadar günahkâr olduğumu gördün bir de Rabbimin ne kadar bağışlayıcı olduğunu görsen…

Seni anlayanların tek sözü seni anlamıyorum olacak.

Sevdiğiyle alay eder sevmediğinin kuyusunu kazar insanlar.

Sevmen gerekeni sevmezsen yalnızlık sever seni...

Sırtından geçindiklerimizin sırtından düşmeyi ne zaman düşüneceğiz acaba?

Sırtından geçindiklerimizin sırtından düşmenin zamanı ne zaman gelecek acaba?

Sigaradan önce, sigara içilen çevreyi terk etmek gerektir.

Sigara dünyanın en ucuz uyuşturucusudur.

Sigaranın ve kiranın kuyruğu uzundur, bitmez.

Sigara, sağlığa; sağlık, sigaraya zararlıdır.

Size deha diyenler kendi dehalığını ispatlıyor olmasın?

Size şeytanı ciddiye almanızı tavsiye ederim çünkü o mel’unun ciddiye alınacak hiçbir şeyi yoktur.

Sizin de gideceğiniz o yere birilerini uğurlamanın âlemi ne!

Sizi öldürmeden ölmeyeceğim: By Azrail…

Sokakta yüz bulamayanlar, sanal âlemde demir leydi oluyorlar.

Sol şeritte samimi de sağa geçince tozutuyor bizimkiler.

Soru sormak şiir, susmak şairliktir.

Soysuzluğa saygı olmaz…

Söverken ve severken samimidir yalnızca insan...

Söylediğinin dokuzu doğru olan bir kişinin, bir doğrunuzu değiştirmek istemediğinden emin misiniz?

Suya sabuna dokunmayan cehenneme yolluk sersin...

Sürekli güzel konuşanlardan, her hal ve hareketi zarif olanlardan korkunuz. Zira hiç kimse yirmi dört saat insan kalamaz.

Sürüden ayrılanı kurt, sevip alamayanı dert yer.

Şairler ayıklanırsa sanat, sanat ayıklanırsa siyaset, siyaset ayıklanırsa ha/l/k paklanır…

Şairlerin ipiyle kuyuya inilmez, semaya çıkılır.

Şairlik “ben kimim” sarmalıdır.

Şairlik “ben mükemmelim, herkes noksan” dürtüsüdür.

Şairlik iş değil hâldir.

Şekle takılmamak lazım, hamur aynı hamur.

Şekli bozuk yoğurdun mayasına kimse bakmaz.

Şiir ne değildir...

Şu etrafta "dostlarım beni sırtımdan vurdu" teranesini savuranlara sorun ki "siz kime, ne kadar dost olabildiniz? "Yoksa komşusu açken aç yatacak kadar" pehlivansınız da bizim mi haberimiz yok!..

Tabağı fazla doldurmak mı tabağı sünnetlememek mi haram?

Tarih her zaman şairlerin kanıyla aklanmıştır.

Taşlanmaktan korkmam, yeter ki toprak gibi kıymetli olsun.

Taşlanmayan âşığa âşık mı denir!

Telefon sohbetin, internet sanatın katilidir.

Televizyonun bir saatte yıktığını sen bir yılda tamir edemezsin.

Temeline dinamit koyanları bu kadar seven bir millet olamaz!

Tilki gibi yaşayanlar aslan gibi ölemez.

Tokmak ne derse davul onu çalar.

Toplumsal huzursuzlukların yarattığı en kudretli şahsiyetler şairlerdir.

Türban dikkat çekmemektir.

Uçurum kenarında hava alanın akıbeti bellidir.

Umandan ne umayım.

Uyumaz uyanmaz sevgili dediğin.

Uzak dur kendinden, yakın ol Rabb’ine.

Üstünde yaşayamadığın yerin altında nasıl yaşayacaksın!

Üzerine güneş doğan hastalıktan kurtulamaz.

Vaaza ne hacet, vicdanın rahat uyuyabiliyor musun; vicdana ne hacet, gözüne emanet bakabiliyor musun!

Vaktinde yemediğini pişirir durur ömrünce insan.

Vitrine aldanarak içeri dalanlar tarihin her döneminde hep kaybetmişlerdir.

Vitrine konacak en son şey namustur.

Vitrine konana kadar her şey bulunmaz hint kumaşıdır. Vitrine konduktan sonra...

Ya dinine göre yaşa ya da yaşadığın dine geç.

Yalancının doğrusu, diğer bir yalanına hazırlığıdır.

Yalanla biter “ben” diye başlayan her söz.

Yalanın en doğrusu, doğrunun en yalanı bizdedir.

Yapmam dediğimiz neyi yapmadık ki…

Yarım asırda bir gevşetilir kemeri bu milletin.

Yaşıyoruz buna yaşamak denirse.

Yazar kusursuz, okuyucu kusur avcısı olduğu müddetçe, okuma yazmaya çıkamaz bu millet.

Yedirdiğin lokmayı unut, yediğin lokmayı say. İnsan insan değil her zaman.

Yemediğini sana yedirenler var, yeme beni...

Yolsuzun yol çalışması bitmez.

Yolunda gitmeyen bir şey vardır yolunda gidiyorsa bütün işler.

Yükselmek kolay değil alçaltır adamı.

Yürekten eğri söz çıkmaz.

Zenginin çocuğu popçu fakirin çocuğu topçu doğar.

Zenginler fakir; ünlüler hakir ölürlermiş.

Zenginlik bazen, kırmızı ışıkta geçebilme cesaretidir.

Zor olan namaz kılmak değil abdest almaktır.

Zulüm, mazlumların asalaklığından başka bir şey değil. Tedbir vaktinde alınmalı yoksa gazetelerde köşe çok.


* Yukarıdaki sözler tarafıma ait olup, sorumluluk tamamen söyletenlere aittir.

mehmed şahin kaçar (Ma’şuk)





Etiketler:




VERESİYE SÖZLER başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





VERESİYE SÖZLER başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
25.10.2013 22:15:52
Toplam 0 yorum yapıldı
641 çoğul gösterim
607 tekil gösterim