İnsanın tüm evrende kesin olarak değiştirebileceği tek bir şey vardır: kendisi. (Aldous Huxley)
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

İlk Aşk

İlk Aşk

... Özlem


“-o aralar yeni yeni deliganlı oluyon
nerdeyse her gün tıraş oluyon,
aynaya bakıp duruyon
Müslük Ebe bile gördü müydü
“-len çocuk, seni gördüm müydü varyana
başım dönüyo inanmazsın bana
seme ğibi oluyon
hinciki ğızların hiç aklı yok töbossun

ben olsam valla,
dikilirin garşına
“yiğit ben sana havasın” derin
olmadı geder evinize
otura-ğorun valla
beni gaçırdı deye, neydebilecen
gözelliğise-gözelliğinen
olmadı,
tüfeğise tüfenen
dabancaynanısa dabancaynan
taha da olmadı cavırlığınan

len gözel çocuk,
gel seni bi afsınlayıvırayın
maazallah göze-möze ğelisin
neminazım
aman ha
gıyaman sana” derdi
biz de eşek değiliz ya
o keyfinen
avcına bişiyler sıkışdırıdık,

“-ğözel o(ğ)lan senden para alırmıyın heş”
dese de, guşağının arasına sokardı
o bir arabuluculuk sevdasındaydı
hep keyif bağışlardı
“-madem izbar etdin
Omar’ıma vereyin
değilise alımıyın, ben netçen hindikten keyri
parayı-marayı”


de!
emme ben de hani, o ğünnerde
beyaz laylom sıkma,
ütülü pantul-iskarpin
bobalı o(ğ)lannarda yok valla o fors
saşlar arkaya daralı
ıldır ıldır
teneke gutudan “grem” filen sürünüyon
kokular demişsin cabası
görün beni bii(hh)

poçucu Yedidağ Çiçekcisinin•
en birinci müşderisiyin
zati bedafadan önşe bi beni
başdan aşşa fısfıslardı
“bu hu koku”
“bu şu”
“bunun bahasına eremen”
sen bunu alma
ben sana böğünnük bi eyinnig edeyin
evelallah zati ombeş gün geder
bu benden” falan filan
aslı mı var,
yoo!
deyuslug, emme..
elden ne geli.
ipin ucunu vermişiyiz puştun eline
gözlerimi okuyoru ku
ben neydip edecen alacan
köye gelen başka kokucu mu var
helbet yok

Allah var ya… insanın canı da
ille onu o “bahalı” dediğini isdeyo
hani “bahasına eremen ” dedi ya
ahdım kalıyo
neydip edip ben de illem onu sürünecen
biri ötekinden neye efdal dutuluyo
bildiğimizden mi
valla deği(l)..
bahası,
ver bakalım bi “garakedi”
olmadı “arap garısı”



üçün beşin gözüne bakmayoz gari..
hele bi de paramız varısa
yandı gülüm keten havla
bu yaşda altın akça birikdircek de(ği)liz ya
o öyle deyincekleyin,

en birinci müşderisi oldum.. Yedidağ Çiçekçisinin
Yedidağ Çiçekçisinin garakedi’sinin..
bana hususi..
garakedinin tek müşderisi benin ya
fiyet aramızda,
bana yarı pahasına deği(l)..
tenziline
o öyle deyinşe valla olmaz deyip
üş-beş de ben sıkışdırıyon
“valla olmaz hakkımı halal etmen”
“hu çocuk
…
izbar etme asdanım yauuu”
onun dediğine aldımıyın heş
basıyon dabannarı eve
sürünüyon bol bol..
bayıyor ortalığı”.

hinci hinci düşünüyon da
Yedidağ Çiçekçisinin ellehem
herkeşe aynını deyodu.. öyle ya
çetelesini dutan mı var
kimin hankı kokuyu sürdüğünü bilen mi var
neyise, gısa kese(yim)n
aydın havası ossun.



höyle köşeden çıkdım mıydı var ya;
garşıkı damlarda
perdesiz camlarda
“ben buradayın” deye, öyle ya
gabak çiçe(ği) ğibi açannarı
etişgin,
yeniyetme serpilen gızları
hep benim yolumu
gözlerlerkene buluyon
çakdırmadan el sallayannarı mı,
fırsantını bulup -gaş atannarı - mı
ayna dutannarı mı ararsın

yalan-yanlış ona-buna, gardaşına
“len çocuuuk
hura ğel valla zıpıdacan” deye
can havliynen bağırannarı mı
yonusa ona tangaza eden
“kardeşim
lütven buruya gelsene” deyen
abılalarını mı
ne de(rsi)n sen
gülesine geder manzara
zopaynan ürküt, sevabına say valla

yalan söylemiş olmayan
gayfaya vardığım bille
önşe ğız bobaları
“-buyur gara yeğen
bi çay iç”
“-nassınız,
deden neytdiyo” filen deye
muhabbet guruyollar akılları sıra
tabi biz de yeyip yuduyoz
mahana valla
emme aldım gabil etdim
elim ma(h)kım,
neydeyin canıma minnet
keyfe keder nihayet

dezelerim-halalarım düğünnerde filene
ben davılın öğünde oynarkana barabar
para dakıyollar
gula(ğı)ma da
işde “-………………..”
hundan, şundan, falandan filandan”
deye fısıldayollar..
keyf binbeşyüz anasına satayın ta!
ben de daha bi cakgaraklı oynayon ga(yri)


“-len gad(i)uğrayasıca
yoluna ölüyo valla len” falan
deye böğrümü dirsekleyollar
tenimi buruyollar

Allah sizi inandırsın
düğün ertesilerinde
yanlarım, gollarım
mosmor-çümçürüg oludu
keyfe keder, sefam osun
ta .mına ğoyan







işdeee… tam da o ğünnerde,
Gariboğlannar geldi köye
Taygeldilerin Kel Ağa’nın damadı
sizin annayacanız Özlem gil
Özlem de… Özlem.. hani
hanı “her gözelin bi bozarı varımış” ya
her şeyde gusur bulurun evel Allah da
Özlemde ı ıhh
yok valla..
yok! Valla billa şartlar şart ossun
yok iki ğözüm öğüme aksın
Allah öğmüş yaratmış bi dene işdee
meleklerden maada

ne zaman sokağa çıksam,
gözlerim benden habarsız
Özlemin olabileceği yerleri darayo
darayoo!
Darayo..
emmeee valla-billa bi ben deği
herkeş birbirinden saklı
Özlemin hayalını guruyo
farkında olmamıyın hiş, eşek gibi
farkındayın tabi
emme arın *okuna
irenk vermeyoz,
bela bakıp duru
bişiy olsa da bi ortalık gızışıvısa da
ötekini kim vurduya havale edivise
herkeş birbirine hınşlı
gav gibi dutuşuvucak yer arayo
en birinci de ben!

emme… Allah var o değilden, usul yollu
kimse kimseye daklaşmayo
hiş birimiz başga hiş bi kimseye de
hiş bişiy demeyo
kimde kimsenin alayında atıp dutmayo!,
atıp dutmaları da hiş kimsenin gaala(e) aldığı filen yok
o(ğ)lan anaları; aklısıra ötekinnere gözdağı veriyo
seni ona, ötekini berikine fitleyo..
öğüne gelene gaz veriyo, ıvgalayo,
fışdıklayo ortalığı velveleye veriyo emme naçar..






tüm deliğannılar! elbirliğiz dediğodudan uzak,
hani kim ne derse desin
onnarı dinleyen,
dediklerini annayan yoook
hiş kimse lafın nerden türediği,
işin aslı esasının ne olduğuğu derdinde de değil,
herkeş biliyo ku
aslı esası yok!
emme herkeş, öteki herkeşi zolda zıfır burakma derdinde
herkes gafasını dakdığının üsdüne yörü(ye)cek
köy cahan harbi an meselesi

tabii… benim Musduğa attığım havayı saymazsan
yazık “-valla dünür file yollamadım” deyo
emme -osdurmasa kokmaz- de(ğil)mi
valla eyi de oldu herifi safdışı bırakdık
herifin ömrünce bi(r) ta(h)a ordan geşmediğine eminin
yanılıp yenilip geşdiyse bile
hala ümüğünün sıkıldığını hissediyodur.
netçe..
biz zengin çocuğu belasını da öyleynen savışdırdık
Allah mafaza “-heyt len” file deyvicek var ya..
belaya garılıp galcaz..!
Allah Allaahh!



Alla(hı)m sevgili guluymuşuyun
bereket Musduk inkar geldi de
herifi bida(ha) da o yollarda
görmedim zati
bi de aklıma
“zavallının ordan geşmesi mezbur da
niza bela çıkmasın deye başga yerlerden gediyosa”
ayıp edtik valla,
hak var hukuk var
gapı ğonşu deelise de
aynı mallenin çocuğuyuz
bayramdan bayrama da olsa
ebemin yana geli ğederler maayilecek
bi dee
ne de olsa yaşca-başca bizden ilerde
ben onun okuduğunu bile bilmen

kader işde,
o’da gaderine küssün neydeyn epap hinci
heyvah desem var mı faydası
olan oldu bi kere
deligannılık ö(y)le işde
o da tekerime daş gomaya gakmayvısaydı
valla arayer lafının aslı fesli var mı (y)dı hala bilmeyon
do(ğ)ruyu ahretde mi sö(y)lecez

hemin de ben biliyon mu,
ne *ok yediğimi
deliğannı olduk ya
o zamannnar öyle olcak zannediyoduk zahır
hatda ve hatdaa ben
hele bi Özlemin gulağına gedsin
onun uçun elin adamına hava atdığım
“hoşuna ğeder” deye
“keyfden dört köşe” oluyon
insan gözünü daldan-budakdan sakınmayo
ö(y)le zamannarda
aklımız bi garış havada….

dahası… sabah ovaya mı getdim söz temsili..
tabii esgisi ğibi işe gederkene
esgi-püsgü keyinmeyon ga(y)ri
n’olmaz, n’olmaz
işdeykene, köye gelikene, köyde
yolda-belde, orda burda
Özleminen garşılaşma(ya)ca(ğı)m
ne malim de(ğil) mi?
öyle ince düşünceliyin ki yahay valla
bu gadar olu(r)..
brehh breehh


işe ğetdim deyon ya hani
zabbaha gadak uyumadığım gecenin
leyli vahtından eveli
varıp alelacale işe duman atdırıyon,
olmadı mı bi mahanaynan
çifte ğetdiysem de zelveyi gırıp, gayış atıyon
neydip edip,
guşlukdan eveli
taha Özlem gakıp da yüzünü yumadan
yani gargalar gayfaltısını etmeden önşe
yallah köye
emme köye gelelekten,
sankı Özlem’e geliyomuşuyun gibi
gönlüm akıp gediyo
dayısı gillerin evden yanna

emme oraya varana gadar
düşlerim dovalarım neyise
tam da görebileceğim an!
onu görmekten değil de,
ona yakalanmakdan
gorkuyon
çekinti ediyon
yüre(ği)m yerinden fıldıracak yauu
ya da garşılaşmayı göze alamayon haralda
gözlerim bütün dünneyi darayokan
ben her pencerede onu arayokan

bi de içimden
“-işallah yokdur” deyon
şaş bari herif..
bu nası işdir
töbe töbee
bu nası bişiy!
bunca talaş neyeyse;
belki de
..
taha fazla hasret galmağ uçundur
sevda çekmek bu mudur?
her şeye bin şükür



söz temsili ovadan geliyon ya;
gıreşşek bizim evden yana sapınca
sanki zıyana gediyomuş gibi
çevirmeye gakıyon o yanna
neçeden sonura aklım başıma geliyo
Şeddeli Anşa görü(r) de,
olmadık yerde anar,
onun-bunun yanında gınar deye
onun bunun a(ğ)zına sakız olurun deye
betim benzim atıyo
sonura;
“amaaan kim ne derse desin”
“kim neyderse etsin”
deyon kendi-kendime
Hamitcik’in köşeyi dönünşe
yolum düşüyo her tefasında Ortamelle ye
nerden geli(r), nere ğedersem
gözüm anında o yanna gayıyo
bulduğum her fırsantta

öte yandan işin aslı ben de
Özlemine(n) bi(r)-kaş kere
göz göze geldim!
de(h)!!
oldukça mahçubudu,
kirpikleri uzun uzun
gara gözlerinin içi parıl-parılıdı
yüzünde bi allık uçuşurdu
helecandan
her seftesinde gözlerini saklardı
gıyamazdım

seninen gonuşurkana
bişiy demesen bilene
gamzeleri alana çıkar
töbe estafurullah sanki ömrü hayatımda
o ğüne gadak
hiş gamze ğörmemişiyin
bi an höyle
yüzüne bakdığın bille
gözleri, taa içine işler i(n)sanın
işde o zaman,
işdee o zaman varyana?
..






galbin durcak gibi olu(rdu)
nutgun dutulurdu
o fakıt içimden geli(r)di “canımmm”
(deyelek) hayalına sarılı(r)ın
canımmmm

insan uçar mı
valla uçuyodum
valla billa uçardım sevincimden
o haylaz hallarım filen getdiiiii
melaike gibi bişiy oldum iresmen
valla ganatlanıp uçuyodum canım
canım!


onun o gözel yüzü
gözlerinin parıltısı,
gülüşü
yüzünün alı
utancından, gözlerini gaçırışı
beni bekleyişi
yolumu gözleyişi
hayalı! gözlerimin öğünden getmeyo
getmeyyo..
bu nasıl bişi(y)?

havaslık bu mu ki:
gara zevdaa böle bişiy mi ki
arasında zırnıg gadak fark var mı
akabinde ne olu(r)
umurum da deği(l)
öyle mutluyun kuuu
bu hankı kelime, Türkcesi ne
benden evel biri böyle oldu mu
sanman!

“insan başgasının uçu ölümü göze alır mı” deyodum ya
ben onun bi gülüşü uçun bile canımı vermeye
dünden ırazıyın hemi de yüs kere,
bin kerre
şartlar şart ossun










arayer lafı çoğ oludu da
gülesime gederidi
hinci benim durumum
o şembellerin annadılanlardan
komidiklikleriden bin gat da(h)a beter
şikatçı mıyın,
ı-ıhn
valla billa değilin
o üzülmesin
bana yeterdi

Esmecik
“-len çocuk sen havasmın” dediydi
sankı mekdepde saçında sirke bulunmuş..
yavşak öldürülmüş gız gibi
ya da ebemin holluğundan
yumurta çalarkana yakalanmışıyın gibi
ben yüzüm gıpgırmızı
“-kime” dedim
“-Özlemee”
“-ne havaslığı ya!
bi de o lafı çıkarman
…. bacım
zatinden ..”

“-yani sen o ğızı sevmeyon mu”
birden yımışadım
“-şeyyy
….
seviyon da!
bakalım o
o.. beni beğeni(r) mi”
“-civan gibi deligannısın
neyini beğenmeycek”
“-o okuyomuş
zahır okuyana varı(r)”
“-sen de oku!
üç otuzuna mı girdin
eşşe(ği)n eşek dölü”









esgiden olsa gızar
nize filen ederdim en azından
hinci hoşuma bile gedti
Esmeciğin söylenmesi,
dediğinin hankı biri yalan
“-seviyosan,
gıçını sıkacan sende
eller gibi okuucan
okuyannar anasının garnında mı öreniyo
yonsa okuyannardan bi noksanın mı var”
“-yoook.. ”
“……”
“yoğ emme..”
“-durduk yerde, adam getirip de
“sen benim gıza havasımışsın
“-meh! ” mi deycek”
yoğ öyle yağma
………..
“vay boba vay”
“-haaaaa! gız da seni seviyosa
o başga!!!
okumasan da
çoban olsan da geli,
okumuşsun okumamışsın fark etmez
emme…
bu senin başını göğe değdirmez”
…
takganı yere eğdiri..

herif değiğin; güş guvatda
boyda, tahsılda, gazanşda
hanımından yünsek olmalı,
olmadı mı olmaz valla
“-ebi-cetdi mutlu eyi olaman,
gönlün ıra(ha)t etmez
ben sana deyvireyin
demedin deme”
…
“-sağol Esme Aba …….
okuycan, anasına satayın,
hemi de
elden eveli evelallah
gecemi gündüzüme ğatıp”
….

havasın
havasın işde
aşığın
seviyoooon
Özleeeemmmm

herkeş onun hakkında bişiyler annadıyo
aklına ğeleni,
gönnünden geçeni
essah mı,
aslı mı var? yooooooo!
yok filana “megdup yazmış” da
yok filanca “isdetceğmiş” de
yok şonnara “anası olabili demiş” de
yok falanın “gardaşıynan sıkıymış ” da

yok falancalara
“ağşam çorbası işmeye getmişler” de
filancalarda henk etmişler
plak çalmışlar,
oyun çıkarmışlar
e(ğ)ienmişler

yok eşeğe binmişler de
yok işte hunnarın ba(h)çaya erik de(v)şirmeye
falancaların harımdahı göğeriye getmişler
armıt üleşmişler
ötekinnerde bosdan yemişler,
pıransaynan çökeleği çomaç etmişler
sirkeli yımırtalı temizlik salatası
afıyon çapası, kelek tarlası

ille de gözüme gözüme bakıyollar
bana neyise
taha do(ğ)rusu kime ne
goya ben de irenk vermeyon emme
gel bana sor
köfte oluyon işin aslı,
keyfden var ya tam sekiz köşeyin taa öyle

kimi de aklı sıra beni avıdıyo
“-yanal almaya daş atan çoğ olu” deye
“ neyimiş dee; bi ğızı bin gişi isderimiş” de
“bi gişi alırımış” da
“gönül kimi severse sultan oyumuş” da
“Özlem de isdenmecek gız değil”imiş hani de

“-ee Özlem de seni isdediğine ğöre”
demeye getiriyollar akılları sıra
yani “sağa-sola sataşma”
demeğ isdeyollar
musduğa görükdük ya hani
öye ya gari biz andavallımıyız..
gasalıyoz görseniz
bin goyunlu kürdoğlu ğibi


demek kiyne
Musduğa atdığım havayı
duymuş herkeş
zengin çocuğu deye
belki onu goruyollar
ya da bana “bak asdanım zengine çatma
belanı bulusun” demeğ isdeyollar
umrumdaydı sanki
emme açcık da
“onnara yaranmak isdeyenner
bi halt etmesin
kim vurduya getmeyelim” deye de
aklıma ğelmeyo deği
gudursunnar dinine yanayın

ne taş atannarı ga(a)le alıyon
ne avıdannarı duyuyon
ne cay edennere
ne ıvga verennere
aldırdığım mı var Allahın aşgına
ne de şantacı, tehdidi dakdığım
anasına satayın ta
elinden geleni arkasına goyanın
taa.. öylesina valla






emmeee!
o… anası olcak cadaloz garı,
huyu guruyasıca o yok muu ooo
o yok mu o!
gula(ğı)na getmesin emme
anası iliğimi damarımı guruduyo,
cansuyumu kesiyo töbossun
gan ter içinde uyanıyon o
köpeğ uygusu ğibi dalıvırıyon o

“-tahsılı neyimiş” deye
benden uçu sormuş da
“-bana demad olacağın tahsılı
benim gızın tahsılından da
yünsek olması gereğir” demiş de
sankı kendisi ne?

“-önşe gızın beğenmesi ilazım deği mi” demiş de
“-bobası köye ğız verceğdi de
neye şe(hi)re getmiş” de
bobası neye köyden evlendiyse
“-okuyan ğız köye gelin olu(r) muy muş” da
san! ki okumayannar köye gelin oluyo
“-bu dul ğarı mıy mış,
gız oğlan ğızımış ” da
“-onun da gursağında havası varımış” da
“-gızının daha vahtı var”ımış da
kendisi kaç yaşındaydı acabına ola
allıı dovaklı gelin olduğunda

neyimiş de
neyimiş
ne olmuş da
ne gonmuş
ohooo! bi dinne bin ah eşit,
helbet deyecek, havası olcak da..
çok da tın hani.

bilmeyon başga hiş bi zaman
goca köyde sadaca bi konu
bu ğadar gonuşuldu mu
ne anası, ne bobası, ne de bi başgası
varısa da Özlem,
yoğusa da
Özlem-aşşa,
Özlem yokarı




Özlem filan yerde
Özlem falan yerde
Özlem honnarda
hinci şonnarda
dün şurdaydı
zabala hordaydı
falanca filancalarda görmüş
öteyki feşmekancalarda görmüşümüş
yau sizin hiş başga işiniz
galeniz yok mu arkadaş
keyfimin a(y)şa abılasımısınız

yok!!
Özlem hunu demiş,
Özlem bunu yemiş,
Özlem böğün mor keyinmiş,
Özlem saşlarını höyle daramış
Özlem hu türküyü ça(ğı)rmış
Özlemin dik topuğu ,
Özlemin uzun boyu,
Özlemin çentesi,
Özlemin mavı eteği,
Özlemin ponturu
bana ğöre de illem Özlemin gözleri,
yakdı yandırdı bizleri..

parıl-parıl parıldayan
gülümseyen gözleri
bal süzülür gibi omuzlarına dökülen saşları,
guduret vereseği hilal gaşları
ay gibi yüzündehi
gül gibi gamzeleri, gamzeleri….
Özlemin her şeyi, her şeyii
sankı başka bişiyi gale alacan
Özlem cennetten ileri..

başga hiş bi şeyi gale aldığım yok
garşımda datlı-datlı gülüvürüyo
Özlemin hayalı
benim gözlerim parıldayvırıyo
Özlem……….
göz parıltılarımın kaynağı
yaşama şevkimin can suyu
cansuyummm!




o serseliklerimiz, atasızlıklarımız ,
haylazlıklarımız filen…
galmadı gari canııım
hemi deee nassı valla
anam olmaycak bişiy bile istesin
derakab !
“hu işi höyle edersem,
evdekinner sevinir” deye
aklıma bişiy gelse,
anında!

esgisi gibi,
böyükleri gızdırıp tüngüldetcek
sinirlendirecek
güplere bindircek,
evdeki asabiyet gatayısını
yünseldecek bi durum
asla!
ve kat’a
valla bi hanımevladı oldum evde
mübala(ğa) deği

o olur-olmaza sinirlenen,
köpeğe oş,
tavığa kiş deyen
ayağıma bastı deye bücüğü
mızıldadı deye çocuğu
çitme attı deye beygiri
dengi davşımadı deye eşşeği
topal eşşek sudan gelinşeye gadak döğen
hiş bi mahlıka Allah yaratdı demeyen ben
bi(r) nevi
peygamber sıpası oldum vesselam

o her şeye zıt geden
çoluk-çocuğa het-hüt deyen
söğüp-sayıp, silip-süpüren ben
garıncayı incidirin deye
yere basmaya gorkar oldum
elhasılı kelam;
melaike gibi bişiy oldum canım
kert-kortluğum filen galmadı
görseniz inanmazsınız valla
sevda böyle bişiy işdecik





bazı-bazı canım sıkıldığında
Özlemin hayalının gülüvürüşü bana yetiyo
bazan da
ürüyamda da ossa;
“-seni mi bekleycen,”
“-kim isderse ona varın”
“-ben köye gelin olman”
ya(hu)t da
“-anam bili” falan deyiviriyo ya
o zaman bu iş yatar deye
valla deliriyon

sankı hayalı
“-bobam bili” dese
bobası köye verceğmiş ğibi
anasından gorkuyodum işin aslı
fellik fellik gaçıyodum ondan
oyusa oldu-bitdi,
ğeldi-geşdi
ne garşı garşıya ğeldik
ne yüzünü ğördüm
ne sıfatını bilirin
ne simam tadıdık garıya
emme o zamannar çok güna(hı)nı aldım
Özlem olmayan herkeşi anası sandım

ben ağşama gadak Özlem’i sayıklayon ya
gece boyu da Özlem hayalımdan
düşümden gedmeyo gatliken
bi de anası olmadık zaman
garşıma çıkıyo
aramıza ğiriyo
gan ter içinde uyanıyon
yasdık yorgan cımcılık

nere ğedersem gedeyin
nerden gelisem geleyin
gözlerim Özlemin oluvucağı yerlerde
bi kölge geçivise
yaprak gımıldayvısa,
irkiliyon
solu(ğu)m daşıyo
her gördüğümü o sanıyon
oyusa kim benzeye bili(r)ki ona..
Allahın en gözel nimeti
her şeyden gözel
harşeyden datlı
gıymatlı
gıymatlıııımmm



bilseniz içimde ne delilikler esiyo
aklıma ne çılgınnıklar geliyo
mütamadiyen Özlemi düşünüyon ya
sahat kaç olusa olsun
çıkıp varmak
alıp-ğaşmak
ya da heş değilise
camda da olsa
kölgesini de olsa ğörmek namına
gecenin geç yarısında
aklıma neler geliyo neler
sahat kaş deye düşünmeden
gecenin leylisi olmuş
zabahın seheliymiş
ayazın eseriymiş
fark etmeden

len ben Özlemi ıcıcık
son bi tefa ğörmeğ uçu
nerelerde zabahlayon
eyi de esgerlikde nasıl ta(ham)mil edecen
aman canım onu da o zaman düşünürüz
benimki de keyfe keder
sanki her şeyi halletdik de
anasını sattımın

emme hinci ğetmeli
dayısığilin evlerinin öğünden geşmeli
garşılardakı çelenlere sinmeli
köpekler havlamış
dayısığil dışarı fırlamış
umrumda mı

yerden bi çiğil almalı
cama atmalı
ya özlem o odada yatmayosa
ya dayısı çıkarsa
“-ulen çocuk senin zavırına”
demeye gakarsa
bi gocaman daş da sol elime
n’olur-nolmaz
olmaz olmaz
olur ya iki kişi çıkarsa
bi birine
bi ötekine
ya da dabana guvvet gaçacan
aklıma neler geliyo neler
yüre(ği)mde bi gümbürtü
va!



va!
ben nezman geldim buruya
çiğili nerden nezman
çiğili tam atacan
“-boş ver” deyon kendime “-boş ver”
Özlem bilse düşlerimi
valla hakır hakır güler
ben de gülüyon anasına satayın

yanıma ğadar geliyo
goca-ğoca köpekler
benden yana dizgirdiyollar
hırlayollar
onarı görünşe barabar
ben de sıkışmışıyın,
fark etdim emme nası edecen
zati orda olcak şey değil
ıçcık höyle sivişebilsem

orada cımıcık debelenivisem
hepiciği her yerden
-üst ayağa gakacak -
ne var, noluyo deye
etiraf gonşular dam başına çıksalar,
etirafdakı evlerden desdiliklere üşüşseler,
“bu adamın bu sahatda
işi ne burada”
“len sen ne .ok yeyon” deseler
ele-ğüne irezil olacaz valla,
dile düşmek işden bile deği(l)
ya da bu kel döyüs,
“etişin gonşular
bu itoluit hırsızlığa geldi”
der mi
der
elin ağzı kesen de büze mi bilecen
………
hayalarımı bile sıkıyon
eğişiyon filen emme narasın
ganereler açcık aralaşdılar da
ordan dabannarı yağladığım gibi
yampiri-yumpiri




aşıtladırına-aşıtlatmaz
bi guytu da ıra(ha)tlayıvıdım
nassı ıratladım
ulen sırra gadem basamacağımışıyın
ele ezzatını
o hale gene ğadak nerdeydim
nettim
dünnede deği(l)miydim acabına
töbeler töbossun az daha
altıma goyvurayazcamışışıyın…
i(n)san havas olunca
sırf zevdasını düşünürkene
unuduyo dünneyi de
kendini de
bu ğadar da olu(r) mu emme
oluyo işde..
normel i(n)san hali deği
Allah var hinci
insan melaikeleşiyo valla
emme meleklerde
sıkışıyo mu acaba
işde asıl deva burada

o ğadak da fark oluvusun
canım sağolsun
…



hele bi de köpekler
sıkışdırsa file etseydiler
………
o değilden ben gene
çal(ı)lığın yolunu dutdum
bireşden gene davetsiz musafirler de
yenitten çallığın ora ğeldiler

yalbastılardan ikisi de çatışmış
biri de(y)zemgilin gancık köpek
ötekide Al(i)day(ı)ların kör güdük
Şeytan Alinin sürü köpe(ği)
Başarannarın Almalıkdan
İki ğutu burçak gırmasına peydahlamış ya
ülen ikisinin arasına bi sırık endirecen
emme nüsubet kirt bişiyidin
depesine vurup öldüresin

çoluk-çocu(ğu) yoldan geçirmez
Deli Ğelin sahannıkdan file “oşt” dese
bana mı deyon demez
aldırdığım file yok nineyeyin
guduruk , sinece filen olularımış
aklıma geliyosa namerdin
ganarelerin peşleri sıra gıçıgırıg biri
onara etişmeye çalışıyo
gıçını sürüye sürüye
gene de guyruğu dim-dik neyeyse
gülesime ğediyo
Alla(hı)n yarattığı mafluk
umurumda deği emme
bi(r) hırlamaya havlamaya gakmasınnar da
bana ne..

gözüm Özlemin geşçe(ği) yerlerde
“ülen de(y)zo(ğ)lu vala billa haklı” deyon
“enikleri daşlayalak öldürüyo” deye
ardından dezeoğlunu gayarlardım bi de
içimden olsa nee;
dışımdan olsa ne






haklılar..
haklılar töbossun
her sene her sene altışardan
bi köpeg alsan
üş seneye varmaz köpeg sürün olu(r)
depit mi yeter len

demek ki(y)ne,
çoğ olan şeyin gıymatı olmayo
hani anası gızını çırak çıkarıkana
“her gün yenen soğan olma
ayda yılda gelen bayram ol” derimiş ya
aklıma neler neler geliyo yau
film gibi
“her şeyin azı garar
çoğu zarar” deler ya
her şey ille direm direm
emme köpeg yerine goyunnarı altışar guzlatmanın
imkanı olsa;
…….
emmee ya onnar da ısdırısaaa
Nasırattın Hocanın dediği gibi
öyle üreseler gır-bayır mı yeter len
ya gışın.. gırmayı samanı nerden bulacan
sen bulamazsan
onar da canavar olur etirafa saldırır valla
o hesap;
epap Alla(hı)n işine bek garışmaya bakma
bili(r) bili(r) işler vallahi
……..

aman, neyise,
bana ne
de
valla Alla(hı)n işine garışmaya ğelmez
vardır bi bildiği,
senin ne üsdüme farz
o O’nun işi
..

güçcüğükenden köpekden bek gorkarın
bi tefasında dibek döğmeye ğetdiğimizde
Akmemetlerin goca köpeg
ölşmek gibi olmasın
ta huramdan, höyle valla
dübürümün yan(ın)dan daladıydı da
hemen teze deri sardıydılarıdı


yara tam da eyi oluyo derken
bi helaya gedeyin de bi
“ıkınıvırayın” dedimmiydi
haydi gülüüüm …
yandı keten halva
öyle-böyle dert deği valla
Allah gan düşmanıma vermesin

gıçımın üsdüne oturamayodum
olur da yara ganadıysa,
fehmetmediysem
ya da ponturun dışına filen geşdiyse deye
gayfada-pacada el yanında,
iskambil oynarkana bile
açcıcık gıynaşamayodum,

durduk yerde irezil olurun deye
ödüm sıdıyodu valla
dedim ya
ganlı-kinli düşmanımısı da
Allah gul başına vermesin
öyle bi(r) dert
dübüründen köpeğ ısdırması
..

el hasıl kelam epili bi gan telef etdik
de!
Allah sizi inandırsın ha deyinşe
kendime gelemediydim..
güçcüklüğümde zırtıl bişiyidim
gıçımda don durmazıdı göbeğimden
de! anam ponturuma asgı dikividiyidi
o mubarek de ıccık dar mıyıdı bilemecen
ya iliği gopardı
ya deliği yırtılıdı
olmadı asgısı sökülü(r)dü
birinden biri kesin kopuğ oludu

ulamağ uçu yerine dikdikçene gısalırdı
haralda ben böyüdükçene gasılırdı
ben dinelsem de yörüsem
gollarım gartal kanadı ğibi yana açılır
garnım içerde gambır gibi eğilelek
süscek gibi gederdim yolda-belde
yampir-yumpir de!
o gan telefinden sonura eselmedik getdi
hinci nerdeee!
eridim ğetdim



de! deyceğin
hâlâ
aklım depemden çıkar
bi köpek havlayvısa
emme
o ğün erkekliğe su sıçratmadık işde
cühela cüretimidir
garazevdadan mıdır, nedir
belki de mükellef gişi oldum da ondan
valla kendim bile şaşıyon işdee
ne hekmetise
aşk başa ğirdimi akıl gezmeye gederimiş
yalan deği(l) valla-billa
garazevda
öyle bişiy işde

biz de sevdik
Alla(hı)ma bin şükür.



gene öyle bi ğün Gök Kezban
“-len oğlannn” dedi
“-sen eller gibi gayfaya ğetmezdin
hinci zabahdan ho yanna gediyon
a(ğ)şemleyin dee
gece yarısı dae
nere ğediyon
nerede zabahlayon Alla(hını) se(verse)n
kimin yana varıyon
heleşengin kim bilmeyon
ne zaman (uyku) uyuyon
ne zaman işe gayda bakıyon
şaşdım sana valla ha”

Alibee(y)nin garı da
“-o ne va!
ay Gökgız
Mısır’da Sağır Sultan duydu va
sen bu çocu(ğu)n
cayır cayır
çıra ğibi yandığını bilmeyon mu”

“-va!
valla ben hiş duymadım ay İmine aba
kime len o(ğ)lumuz”
“-eyi gari ay Kezban
bu köyde havas oluncak kim mar”
“-ne bileyin ay aba, kiim”
“-Özleme zahar”
“-haaaa…
Özlem’de Özlem hani..
Maşallah subanallah
..
ee eyi valla
şey mi len ay çocuk
gızın da habarı var mı bari(k)”
“-gara cücen habar eder mi”
“-deyvisen ya len
gaş atdın mı”
“-…..”
“-ya a(h)!”
“-olum nekdipleşdiniz mi”
“..”
“-gonuşdunuz mu”
“-….. ı ıh!”
“-eee”
“-..”





“-o ne va!
eyi de ay gardaşım Özlem nerden bilcek
senin havasıdığını,…
yangınıdığını?
garannıgda gaş attığını?
ataşını?
dumanın tütmedikden keyri”

“-bilme(z) mi?
“-zahır insan bi
iki satır nekdip yazar
habar eder
saklı bi yer de filen
buluşur; gardaşım”
“-hincikinner bilmez öyle şeyi”
“-……..”
“-va!
o ne len çocuk
gaş yok,
göz yok,
orta yerde söz yok
dedikleyin”

“-eyi de aba ne yazayın”
“-va! ne yazarsın
ay gardaşım
zahır “sana havasın” dersin
“hep seni düşünüyon”
“hayalımdan getmeyon” dersin
“gece düşüme giriyon” dersin
bi deliğannı havas olur da;
nekdibe deycek şey bulamamı
vay bre ğardaşım

alısın bi kiyat galem
“her yere Özlem yazıyon” dersin,
“bu dünnede senden gözel kız
“senin adından gözel
gız adı mı var da”
“başkasının adını sayıklayan” dersin,
“gözüm senden başgasını görmeyyo dersin,

“dişim arıyodu
seni ğöreli unutdum” dersin,
“ekmekden aşdan kesildim” dersin,
“sensiz bi lokma bo(ğ)azımdan geşmeyo”
“anam sana bakmaya
ağzını kokmaya ğelcek”
dersin,



“saçından bi tel yolla da
goynumda saklayan” dersin
“benim olmazsan ölürün”
“başkasına varısan kendimi
int(ih)ar ederin” dersin
“-hemi valla, hemi billa
hemi de şartlar şart ossun
seni başkasına yar etmen” dersin,

“boban vermezse seni gaçırın” dersin,
“bana mekdip yazarsan
dünneler benim olu(r)” dersin,
“eğerinem bana gelisen
elini ılıdan sovuğa vurdurman” dersin,
“çocuklarımızın gözlerinin,
gözelliğinin sana
benzemesini isderin” dersin,
“dünne bi yana,
sen bi yana” dersin,
“seni gördüm müydü mü
dünneler benim oluyo” dersin,
“seni mutlu etmeğ uçu her şeyi
elimden gelenin bile fazlasını
yapmaya hazırın” dersin,
“yeter ki sen benim ol” dersin,


“bi galp iresmi cızarsın
içine hemi onun
hemi de kendiyin adını yazarsın
ya da başharflerinizi
bi de galplerimiz dayima
birlik atacak” deye yazarsın
“kestane kebab-acele cevap” deye yazarsın

sepet sepet yımırta
sakın beni unutma
unudursan küserin
merabayı keserin” deye yazarsın

daha ne deyen gara gardaşım
ben cahıl bi garıyın
aklım tahasına ermez
felek dünnede bi de okula ğetseymişiyin
sen o zaman görceğdin beni
evelallah
…….





iki ğün sonura çekdiler getdiler miy di
“heyvah!”
dersin emme iş işden geçer
getdimiydi de zati
elden geder”
……….
“-elden mi!? Ğeder
………….”
“-valla öte yannını sen bilin”






hadi deyelim yazdım
yazsam
ne yazcan
hadi aldım gabil etdim
Kezban Aba dediklerini yazayın da
nası vercez
en eyisi ellerin etdiği gibi
bizim gız, gız gardaşım emme
ne deycen
i(n)san gardaşına nası der böyle bişiyi
hadi dedik, hadi gabil etdi, aldı
gız gısmı, bizim gız bu işi becerebili mi
becerdi deyelim
ele-ğüne garşı
el ne der
hadi eli sittiret
ya Özlem almazsa
aldı deyelim
ya yazımı beğenmezse
beğendi deyelim
ya garşılık vermezse
ya cevap mermezse
ya dayısı ğilin
anasının habarı olu(r)sa
bobasına deyvirise;
..!?”
“-ya verirse”
“-verirse mi?
verir mii?
veriseee, sen seyreyle beni
seyret gari
nassı uçuluyomuş
gör beni!”













bi ğün ebem ıramatlıg; höyle
söğeye dutunalak
dambaşına yanıma ğeldi
yuğgudaşına yanıbaşıma oturdu
eliynen sırtımı sıvazladı
sol eliynen dizimi dutdu
sağ elini de sırtıma go(y)du
yüzüme bakıp bakıp
“-endeki sıfatını sıdırıp durma
“kaşıma yarayı şıban edersin” demişler
yüzün çiçek bozuğuna döner
sonura;
evlendinmiydi geçer
marağ etme”
dedi.

böğünkü ğibi aklımdadır
ıramatlık yüzümü avışladı,
derin derin yüzümü gözümü seyretdi
soluklandı bekledi
“-ah.. ah” dedi
“-Allah kimseye evlat acısı vermesin
çekmeyenler bilmez evlad acısını

derdini hiş kimselere deyemedi
yavrııım!
hiş adını bile anmadı kimsenin yanında
Emmin Iramatlık varıdı da!
senin ad aldığın gari
yaşı benzemesin
garazevdalara yandı ay yavrım
“-sevipde bi ğızı alamazsan
adını yadellere destan eyleme”
deye türkü söyler dururdu

o söylerdi
benim burnumun dire(ği) sızılarıdı
gözlerimden siğim-siğim yaş boşanırıdı
ahım-şahım bişiy olsa hadi bi-ta
değilidi valla,
değilidi billaha yerler yeyesice
onmadan gedesice
o zamannar da gara suratlı anası ğibi
usdurası içinde nekbetin tekiydi



emme gönül bu;
ota da gonaaar,
*okada!
gondu da *ok yedi işdeecik
geldi-ğeşdi
emme Allahı var
kimsenin adını yavız etmedi,
“ağa adam çoban gısmısına ğız veri(r) mi”
derdini kimselere deyemedi
emme ben biliyo(r)dum
geriden geriden hissediyodum
ana yüreği bilme(z) mi

garağuzum!
içine ata ata dertlere ğardı
o yerler yeyesice gara suratlı
bey ğızının umurunda mı
o gelini gördüm müy dü hâlâ
boğazım sıkılıyomuş ğibi
nefesim daralı(r)
gerşi ha! onun da....
çoluk-çocu(ğu) file olmadı
yüzü gülmedi emme!
bana ne
beniki benden getdikden keyri ne fayda
geri getiri mi garaguzumu






ilk yoklamaya
iki ardış kesdik dee
öküzleri goşduk boyunduruğa
sediyeynen götürdük şubeye
akrenneri esgercili(ği) işledi geldi de
ben taha gara yazmamı çıkarmadıydııım
hala daha düğünner de bile
eller ğibi şenlenemen
oynayıp-galgıyaman
yavrıımm

üş ğün sonura unuduldu
“-ince hasdalık”dan deyividiler
anası unudabildi mi bakalım
“ataş düşdü(ğü) yeri yakar”
ebeyin halını soran
bilen mi var
guzuumm

yemeden işmeden kesil di de
beylerin gonaklarına taraf
gözleri dönü-dönüvüdüğünde
içimde bi alaf
“-Ğözel Irapbın sen bilin ga(y)ri
sen bilin Ya Rebbimm” dedim

“-ne yanı hayırlıysa
nası bilisen ga(y)ri” dedim!
dedim emme, yan yana
içim gan ağlaya ağlaya
........!

kim bili dovam gabil oldu da böyle oldu
kim bili yazgısı buyudu
bilemecen ga(y)ri, orasını Allah bili(r)
ğözel Alla(hı)m bili(r) bili(r) işler
“her şey de bi hayır vardır” demişler
biz de hayır umduk neydelim hinci

en sonunda gara ğözlü ğuzum
ğözlerimin önünde eridi akdı çıkdı ğetdi
hemi de nassı, ğünden-ğüne
dakgası-dakgasına uymadan
hemi de iki ğözümün içine baka baka
yalan oldu ğetdi
garazevdadan
neyimiş ince hasdalık
baya bildiğin garazevda



günahı obal(ı) boynuna
barabar çobannıg etdiği Hebiboğlu önsıra
“-oğlum onnar ağa-bey
çobana-yabana ğız vermezler
alıp gaşsaaan mesela?
bobayın zaten “ileç dutar yeri yok”
Allah m(a)hafaza
anana, bacına filen ezziyet ederler
ğızgardaşını güce ğörüler
onnarın her cihetde köpee(ği) bulunu(r)
dağ başına budayvırılar ganadını-golunu

sen yol bilmen yolak bilmezsin taha
üç adım atmadan yakalanısın
“Gövcelli’ye varı,
Aydına geldim sanı(r)sın”

böyle deyon emme
ğızın gönlü sende mi bilmeyon
hemi de olsa ne yazar
böğün sana ırazı geli
yarın bobasının evindeki ıratlığı arar
goca evi, boba evine benzer mi
ı- ıhh!

sen de bir olur, iki olur
üçüncü de *ok olur
elini bi galdırısın
gari hiş bişiy eskinki ğibi olmaz

“evel evelden şeytannarın patişahı bi ğün
“böğün şaytannık etmeyelim” demiş,
herkes yangelip yatarkana
canı sıkılan güçcük bi şeytan

inek sağıp duran gelinin
sağdığı ineğin guyruğuna bi tiken gısdırmış
inek çitme atınca barabar helke devrilmiş
gayınnası söylenince gelinde
“yaa valla ben bişiy etmedim” filen dediyse de
gayınnanın a(ğ)zı durmamış





o! gocası olcak zeyinsiz de
“vay sen benim anama nası garşılık veriyon”
ele alıvış bunu
gelini zıpıdırkana

gayınnarı görünce barabar
seğidiyollar
al sana harp” işde senin ettiğin de
durduk yerde
sağmal ineğin guyruğuna
tiken gıstırmak” demiş..

sen gel vazgeş bu sevdadan
gonu-gonşu da,
köyde başga ğız mı yok
evelallah aslınız asaletiniz belli
beyin deyen adam
gızını sana kendi eliynen getiriviri”

“-Allah bili ya o da kendi gızını
gascan deye haralda
çalıya daş atıyomuş annaşıldı ğari
sonrattan sonrattan
sankı ğaraguzum ağa ğızından
başkasına bakıyomuş ğibi
o marağınan zaten, ne yedi,
ne işdi
ne de bi başga tarafa bagdı
ana yüreği dayanır mı,

dayandım;
“ölsün de gurtulsun yavrım”
bu dert irezil eder bunu
ölmez sağ olusam ömrümün yettiği yere ğadar
bakarın;
gurda-ğuşa irezil etmen yederin emme
yarına çıkcamız Allah bili(r)..
hemi de ağa ğızını verse de
ğaraguzumdan hayır gelmez gari
gözel ırapbım ele-ğüne irezil etme
al tez elden amanetini”
deye dova etdim

bi ana evladı ölsün deye dova eder mi
ediyo işde”
……..





“-onun uçu,
neye mal olusa-olsun
dikil karşısına olusa-olu(r)
olmazsa gam yemezsin
ben elimden geleni
ardıma gomadım dersin
içine dert etme
ince hasdalıklara garma sen de
ecelsiz götürme beni
kınalı guzummm
gadersiz guzum”
……….

“-yeter ki dertlere garma yavrım
anca kendine edersin
el gızının uruhu bile duymaz
yazzık olu, sana yazzık,
anana-gardaşlarına yazzık edersiin
zati ba(ğ)rım yanık
bi de senin ardından yanmayayın
sana ağıt etmeyen
Allah bana bi ta(ha) bu acıyı yaşatmasın
Ölürün dee hakkımı halal etmen

“evlerinin yolu bükülü geder
zülüfü gerdana dökülü geder
bir yiğit de sevdiğini almazsa
o yiğidin beli bükülü(r) gider”

sana ğız mı yok len
hay gapbiicik hay
Allah hiş bi ğulunu tek yaratmamış
onun uçu gereğirse ğaçır
emme elden ğaçırma
ğereğirse
emmilerine ben deyen
hiş umudum yok emme ..........”

“-Allah ırazı olsun
elerin dert görmesin
ömrüne bereket ebe”











ebemi Allah gonuşduruyo belli
hadi hayırlısı,
yürekce(ği)zi de yanık olunşa zavallının
elden geldik gayret ediyoru
benim uçu

hadi hayırlısı
Allah var oldu bitti öteki torunnarından da
gardaşlarımdan da
çok çok çok fazka düşgünüdü bana
gözümün içine bakar
tarlaya filen getsem etsem
ağşam üsdü gecirgesem
yollara çıkar
garşı gelirdi zavallı..
üsdüme toz gondurmazdı

anamdan fazla emeği varıdı üsdümde
anam garşı çıkdı mesela Özleme
aklı sıra olmazlarını sıraladı
“taha gücüksünüz
taha senin yaşın kaş, başın kaş” dedi,

“o ğız şe(he)rli
boyasına, diktopuğuna yetemen” dedi,
“okumuş
ta(h)sılsız var(r) mı” dedi,
“onnar bize gız vermez” dedi,

“kendi başına iş dutma” dedi,
“elin gızının adını çıkarma” dedi,
“senin de gız gardaşın var” dedi
“hanı senin mesne(ği)n”dedi,
“neyinen geçindirecen evini” dedi

“elin gızı yemeye gelir
keymeye gelir”
“demedi deme; iki ğün sonura
garı “un” dedimi ..tün “dom” der,
“garı “duz” dedimi ..tün “cız” der
taha neler neler dedi..

emme ebecezim öyle mi
ebecezim öyle deği(l)
isdesem canını vereceğdi
zatinden olmaycak bile bi iş
yönedine gedmeye durdu muydu
geder de geder gari
anasına satayın
gerisini marağ etme sen


emme…
gelgelelim
bi götün götün (tersine) geddimiydi
yönedine döndürmenin
imkanı var mı
mümkünü olca(ğı) yokdur
ı-ıhhn
o hesap;
emme ebem bu işe el atarsa evelallah..
olmaycak işi olduru(r) valla..





gari “söz vahtında açılı(r)” derler
işde böyle bi bayram günü
..
Hesne Gelin,
beni gayfadan ça(ğı)rdı
sırtına o Şabanı da ebişdirmiş
“-len çocuuuk bura bak bii”
..?
“sana deyo o(ğ)lum baksene”
..
“sana bişi decen emme”
…
“-mücüdemi isderin bak! ha;
..
ona ğöre,
…
demedin deme”
..

Özlemden bi habar,
el gadar kıyat parçası da olsa
mekdup mu varıdı acaba
gayfadağı cemi cümle ahali
bana bakışıyo
“-buyur gellaba” dedim
..
“mücüden mücüde osun”

içimde bi kürpüldeme
soluğum daşdı valla
yonusa Özlemi
“bana isdeyvicekler mi”,
demek ebece(ği)zim,
emmimgile demiş ha!
hadi hayırlısıyna(n)

olum memed!..
“Alla(hı)n en sevgili gulu”
“Alla(hı)n en deliğannı gulu”
“Alla(hı)n en talihli gulu”
“Alla(hı)n bitecik gulu”

“-Özlem sizin evde” dedi,
.!
o an uçu, bu hepisinden daha
mühimidi valla
hayal edebileceğimden
çok çok fazla bişiy



yani isdemişler isdememişler
vermişler, vermemişler
mektubu almış almamış
garşılık vermiş vermemiş
gönnü bendeymiş değilimiş
hiş birinin hiş bi ehemmiyeti yok o an itibarı ile
ta o gadar

şükür!

bin kere şükür



“hemen eve seğirtmeliyin emme nassı
ne uçu getmiş olacan
ne olacak mahanası
belki on adım aralaşdım
aklıma ğeldi; sevindirirk delisi ğibi
“-sağol gellaba ”,
bi kaş adım taha sonura
gene iştahna
“-elin ayağın dert görmesin”
neçe sonura;
“Allah dutduğunu altın etsin”
“Allah senin de murazını versin”
yol boyunca da dovalarıma dövam etdim
şükrün dersen, bini bi para
içimde bi sevinç öylesine bi safa
bi helecan, bi keyif ki sorma
ömrümde bi taha olmadık,
olma(ya)cak kadar,

kaş saniyede gelividim bilmen
Macar Odasını ne zaman geşdim
farkında de(ği)lin
gayfaynan bizim evin arası
bu ğadar uzak mıydı
o ğüne ğadar bilmeyodum
hinciki ğibi lekor gıralakgelindimi acaba

galbim nassı küt-küt atıyo
“Özlem bizim evde ha!”
…
“vay anasına be!
hiş olcak şey mi len”
dovalarımı bitiremeden
bi solukda varıvımışıyın eve
bi bakdım hanayda
denişik denişik bis sürü papba
diktopuk bi(r) dene
böbek pabbası ğibi emme

içerden cağıl-coğul sesler gülüşmeler geliyo
duralakdan fehmettim ki
biri Özlemin dayısı
“varsın ossun”
“Özlemi getirmiş ya”
“varsın ossun”
Allah senden kırkbin kerre ırazı osun
Kel Dayı(m)…


o değilden, habarsızımışıyın gibi içeri ğirdim
“-hoş geldiniz emmi”
şeytana uydum
get! nalet ossun
ötekinnerinen de yanak-yanağa öpüşeyin deye
Özlemin dayısını da yanaklamadım mı

adam ileş gibi cığara kokuyo
yiğir yiğir, mikrop!
tütdürüp duru(r) zati
bereket e(vi)mizde cığara içen yok
soluğu demiş(s)in daha iğrenç
insanın nevri bulanıyo yemin ederin
emme aldıran kim
tasası bana mı düştü
alcak de(ği)lin….,
satcak de(ği)lin!
..ına ğoyan ta!

zatinden hemen onu geşdim
araya dayısının ğızı girdi
nusibet
yaltak yaltak, bişiyler dedi
dediğini annamak yerine;
söyleyişinde ğaldım..
yüzüne bakagaldım
gözleri nemneşekil
dudakları boyalı ikraahh!
…@
bi de gaşlarını filen almış haspam
aklı sıra; sosyete olmuş, inceliyo
“küt” deye belinden gırılacak
mundar!

seninki göğüslük filen keymiş haralda
bicikleri höyle (y)okarda, ta hurda
sankine ben burdayın deyo
kendinden yarım metiro elerde
ya Rebbim ya Resullah..!
“bi iş var bunda ya
dur bakalım”
..
bi halt demeğ isteyo aklı sıra emme
bekleyip görcez de!.
amaaan bana ne…



“-nassısınız abi” falan
ulen bi lafazan olmuş senin ki!
her ilafın işinde,
gör bi
bi de gözlerimin işine işine bakıyoru ku
benin deyen adamın başını döndürcek
içini yakacak zilli

valla vız gelir-tırıs geder
eğerinem döner de bi anık bile bakarsam
iki gözümün ikisi birden öğüme aksın
hemide Özlem var işin işinde yahu!
işin asıl can alıcı nokdası o
de(ği)lise bana ne

Özlem aklımdan geçenneri annayo mu ki
nasıl seğirdiminen geldiğimi
uçalak eveallah!
emme hu an etibarıynan çaresizliğimi
orda olduğunu bildiğim halde
ona bakmaya gıyamadığımı
cesaret edemediğimi
için için yandığımı
aah Özlem ahh!





valla ben Özleme ne zaman
“-hoş geldin” dedim
“ne zaman tokalaşdım”
“elim, eline değdi mi,
değmedi mi”
“anasının elini öpdüm mü”
“annıma ğötürdüm mü”
“o bana bişi dedi mi”
“Özlem bana ne dedi”
böğün dahi vallahi-billahi bilmeyon
biliyosam namerd olayın..

sekiye geşdim bi götlük yer buldum
sığışdım
namaz hocasına getmiş gibi oturdum
put gibi, hiş bi yannıma bakamadım..
hani “lök gibi” derler ya işde öyle
sükut!
ne bi lafa garışıyon
ne ne edeceğimi biliyon
sanısın mefta..

gafamda kırk dilki dolaşıyo
birinin guyruğu ötekine dokanmayo
ne kel dayısından,
ne kel dayısının kel gızı Hacçadan
o ğüne ğadar o ğadar
nefret ettiğimi bilmeyodum
esiden ha var ha yoğudular
hinci aramızda garaçalı yahudular
atsan atılmaz
satsan satılmazlar

len bunnar kendilerini ne zannediyollar yahu
ikisi de; her *oku biliyollar
her olayın, her ilafın içindeler
her fukuattan
her şeylerden habarları var
kim gelmiş, kim getmiş
kim kime ne demiş
acanıs ne demiş
ıradıyo tiyatrosunda ne olmuş
kim kime ne türkü isdemiş
kim hankı türküyü çağırmış
hele Kel Hacça’nın ağzı açılsın da
gonserve, ireçel, işlenti, çeniz
biz medeniyet tarlasından;
biz vız gelmiş, tırıs geçmişiz!


biri lafı bitirmeden
öteki onun a(ğ)zından alıp da geçiviyo
hemi dee ötekinin galdığı yerden
üsdüne püsgül dikelek devam ediyo
biri ötekini tasdikleyo
ikisi de aynı gabağa işeyo
ana valla efe!
şaşdım galdım
anam avradım osun
yau bu ne muhabbet..
biz bunnarı böğüne gadak
hiş fark etmemişiyiz

“vay anasına bee..” dedim
ellerde ne ayileler varımış
vay anasına bee(h)
hiç gördüğüm duyduğum bişi de(ğ)il
bizim evde m(uh)abbet dedin mi
biri illem ötekine etiraz ederdi
bunarda yalana yanışa tasdik..
benim içinde olduğuğum hususa
benden da(h)a vakıflar ha!
ellerde ne bobalar varımış
ne Kel Haççalar

dayısı beni devamlı meşgul ediyo
adama cevap yetişdirmeden ğızı
bişiyler soruyo, cuvaplayan deyorun
sankı sorgu hakiminin garşısındayın yau
kaş geçi varımış, kaş goyun
kaş denesi yüğrülmüş
erkeçleri kime satmışıyız
kurbannık alagomuşmuyuz
inek ne zaman boğasacağmış
len ben ne bileyin
dam başında saksağan
vur beline gazmayı dedikleri böyle bişiy mi acaba

ele avradını bilmen nesini neyttimin
en tühafı daa;
..
Kel Dayı
“Memeet, yeğenim ben sizi bek severin
elimde etişdiniz
bobayın düğününde
ben deden gilin çobanıydım
aklın erer mi”
hinci hinci aklıma geliyo da
“-len bayrak gakarkana
tüfe(ği) atan benidim ya” desemidi ya
Ya Rebbim
Ya Resulallah..


gızı ondan geri mi bilader
“-boba “deden gil bize gatıncı dı” desen ya
bunarın ne zaman geçi sürüleri olduy ki”

anam ta(h)a sonura dediy ki
“-benim gelin olduğumda
dedengilin geçi sürüsü varıdı
Kel Ağa boban gilin çobanıydı”
iyi de ana bunu neye o zaman demedin
“len yavrım” dedi
“bunar sevindirik delisi olmuş
bana laf mı ettiri(r)ler hiş”

“sonratdan görme
gavırdan dönme”
başga nassı bişiy ki

Özleeemm?
Özlem!
neredesin bidenemm

…


Özleem;
Özlem bambaşka tabi,
o mahsınlık
o ğözellik
inci gibi dişler
ıldır ıldır ıldırdayan gözler
gözlerinin garası gara
ağı ak!
bal rengi yanaklar
bal süzülür ğibi saşlar
tel-tel valla,
her şeyi bal gibi
emme kendi baldan datlı

o yüzündeki allık
o gülüş
yau bi insan bu ğadar nasıl ğözel olabili
Cenabı Rabbil Alemin birine daa böyle bi
ğözellik bahşetmiş olabili mi
ben cee ı-ıhm valla olamaz
billa olamaz..

ya da belki de bana öö(y)le ğeliyo
ya(h)ut da gözüme öyle görünüyo demek ki
ya da herkes, sevdiğini böyle seviyo
bobam da anamı böyle sevmiş olmalı
bi ğün bizim gızı da biri ..
böyle gözel bulur,
böyle severse elden ne geli

emme ben ne dayısından
ne dayısının ğızından başımı alıp da;
bi türlü Özlemime bakamayorun ku
tam cuvaplarını vereyin de
Özleme bişiyler sorma mahanasıyınan bari
bakayın, o da “cevaplarkan bana bakar” deyon
ne mümkün bilader
gerçi bi de ne sorcaz,
“vatiz yorneym piliz”den başka aklıma bişiy gelmeyo
hani Şeytan Aliynen dalga geçiyodu
okuyan genşler de
o da o(ğ)lum valla söğüyosanız
ben de sizin vatiryorneyminizi de
pilizinizi de ha” deyodu ya
yahu aklıma bişiy gelmeyo
ele geşmişini …......... gafası
iresmen garıncalandı yauu
“ha bi de fıransa mı böyük pıransa mı?”
get len valla olmaz,

adımın üsdünü cızıvırı davalla
oğursak ala-gabak geçi ğibi
bakagalırın valla
oyusa günner geceler boyu neler neler narağ ediyodum
hala aklıma ğelmiş deği(l).”

orta mekdepde gızların
hatıra defterinde sordukları sorular varıdı
o ğün aklıma hiş bişiy gelmeyo da
hinci hatırladım mesela;
“en sevdiğiniz irenk ne
en sevdiğiniz isim
ya o bana sorarsa..
gerçi benim en sevdiğim ismi bilmeyen yok da
hinci anası var
dayısı var
dayısının gızı var
yau nerden çıkdı bunar”

“oyusa bi o olsa
bi de ben
baş başa..
hepiciğini soracan
o(ğ)lumuzun adı ne olsun
gızımızın adı ne olsun..

hayallarkana
o bana dönüp sen ne isdersin deyo
aklıma; anacazımın
“sen böyüksün;
ilk olduğun uçu ıramatlığın adını sen go(ya)rsun mezburen”
dediği gelse de; ben
“sana benzesinner de
adı ne olur olsun
emme sen ne isdersen” deyon

o ğün aklıma gelen sorular hep
yalınızıkan sorulcak şeyler
hayalladığımda
o hiş gonuşmaya
ne sorsam
yüzüme bakıyo
gözlerimin içine içine
gülüyo..”

“-yau acaba
Özlemin saçlarını bi ta ğörebilcen mi
gözlerinin irengi ne
dudakları boyalı mı?





anam “şe(hi)rli garının dudak boyasına
dik topu(ğ)una yetemessin” deyo ya
ne yetemecen Alla(hı)n aşgına
istesin canımı vereyin
ondan gıymatlı ne var hu yalan dünnede
canımı bin kere versem uğruna
gene de az geli(r) valla

emme
Özlemin dudakları boyalımı,
hakiki mi,
boyalıysa boyası ne irenk
dönüp bakmak mümkün mü
hay senin dayını,
dayının gızını
töbe töbe

bi de düşünüyon
“-ne deyon o(ğ)lum len sen
yarın bu adama “dayı” deycen
öyle ya
“gülü seven dikenine gatlanı(r)”
biz de dayısına da,
dayısının ğızına da gatlancaz gari
çare yok

ahh Özlem ahh





emme.. bi dakga
dur orda..dedim kendime
valla Allah bili ya… bu adam
bana kendi gızını gasmayı düşünüyo
ğızının hallarına da bakarsan
“yeme de yanında yat,
orasbı! dünden ırazı”
bi de dönüp kendime;

“-len o(ğ)lum, dur bi leenn
sen “kendi-kendine gelin güvey” oluyon
“gübe girmeden turşu” oluyon
“daha hol yok-yumurta yok” dedikleyin
gapılarını çal bakalım bi ne deycekler
kaş para başlıg isdecekler

gara dünnede bi o be ben galsam
garısızlıkdan ölürün de,
ona dönüp bakarsam ne olayın,
değil bi üsdüne üsdelik başlıg ha!
“kırtıklı guruş ” vermen valla
kendi hesabıma, geşmez gavır parasıynan
bi guruş verenin sülalesini …
değil bedafa da vercekler geç dee
üsdüne para verseler de
on gönlüm olsa da..
onunu da
Özlemden başgasına ayırman asla kat’a
Özlem benim canım valla-billa


asıl can alıcı noktası ne biliyonuz mu
“Özlem n’olacak” abey
öte tarafdan
Özlemin kötü habarını almak var
ğız ayda yıl da bi köyü zeyarete gelse
bana enişde mi deycek
ya ben enişdeye ne deycen
düşüncesi bile
nutgumu garışdırıyo
feylimi bozuyo
alt-üsdediyoru
len bunnar nerden neşet ediyo ”
neye sebep zeynimi garıncalattırıyo yauu




bi yandan da bakınca
bu adamın, bu ğüne gadar,
ne halımızı, hatırımızı
sormuşluğu var
ne gapımızı çalmışlığı
daha ötüyon yoldan geçiyokan
anam çağırdıydı da gelmediydi
“-bi hızmat var akraba
sonura işallah”
tabii o zaman gızı şe(hi)rde,
halası gildeydi
yani Özlemlerdeydi”

“-len yonusa bu ..ına ğodumun döyüsü ha!?
bizim gızı; bacımı
kendi oğluna filen isdemeye gakmasın
ele avradını?
kelp olayın ırazı gelmen len
keser köpe(ği)n öğüne atarın
genede olmaz”
..
“nası olu(r) len” deyon gafamca
“ava geden avlanı(r)” ya
emme dur bakalım
bizim gız ne deyo bu hususda
gönlü var mı acaba
olur mu olur?
her şey ıldırım fızıynan gelip-geçiyo aklımdan
ulen o(ğ)lum bi dur

emme tam da bu ğarada
bizin gızın da hamaratlığı üstünde
Özleme hoş görünmeğ uçu tabi canımm
hemencik zufra hazırlamış
gayıse ireçeli, badılcan turşusu
süt-yoğurt, peynir, zeytin
yağlı dolazda yumurta, çılbır
afıyon , yemlik, guzugula(ğı)
gursda örendiği ne gadak gonserve
senin annacan Allah ne verdiyse

“-len yonusa bizim gız da
Özlemin dayısına guyruk sallayo olmasın ha”
gatil olmak işden deği valla-talla
emme Özlem uçu yapmışdır canım,
ya bi de Özleminen değişik edelim derlerse
derler mi derler valla



anam da gakar dutar da “akrabam” deye
“-ne garışman valla
südümü halal etmen,
ben söz verdim onnara
sonura ne derin adamlara
bu iş böyle olacak” derse
der mi, der

ya dedem?
bana soramayosa anama
“-yau gelin
Kel Ağa değiş-tokuş edelim” deyo
bizim oğlanın ağzını ara bakalım bi
ne deyo, ne go(yu)yo(r)
öyle ya
çalıya bi daş at bakalım” demesi
ilazım değil mi
zahır o(ğ)lunu öyle taha ondördündeyken
zengin gızı deye anamınan everivimiş ya
o öyle olacak zannediyo
ahhh Özlem ah!
hadi beni geş,
bizim gıza da mı sormaycak bunnar

hinci isder misin sana
ya bizim gızın göynü de onnardaysa!
“gövde bulut, sen o yolları unut” bakalım
gala gala o cığaracı,
gumarcıya mı galdın a! bacım

anam?
goca köyde, bizikinnerin gubudukçu,
aferim delisi olduğunu bilmeyen mi var
dedem söz verdiyse kendisi alsın
anam söz verdiyse kendisi varsın
benim keyfimin –a(y)şa abılası mılar-
bana sormadan
gönlüm olup olmadığını bilmeden
taha türkçesi
Özlem durup-durukana
benim başgasının goynuna girmeyceğimi
bilmesi ilazım değil mi? bunnarın
emme kime deyon boba
dediğim dedik
çaldığım düdük
töbe estağfirullah
dedem de, anam da ikisi de inadın önde gedeni
kendimi bilip durun işde..



o taraf da öyle;.. bu taraf da
iki ucum da *oklu deynek
sabır ver
bak gör gari gözel Alla(hı)m
ne gecem gece
ne gündüzüm gündüz..
ne sevinecemi biliyon
ne yanaca mı
bu zevda mı
havaslık mı
nası bişi böle
ooof oooff
canıma dünnama doyyon valla
intar edesim geliyo ha!
sen de olmasan neneyen
hanı a(ğ)lamacanı bilsem
can yoldaşım
aşgım Özlem
…


herkeşden sonuraya galdım kı
Özlemin garşısına oturayın
ne mümkün gardaşım
başımı galdırdım mıydı
dayısının ğızı gözümün içine içine bakıp duru
“bakan olur, gören olur”
“el var eşik var
elalem ne der” demeyo
bırak eli,
bobasını file dagmayo
fira beni kesiyo
ele avradını …
“tehnede mehnede ıras getirse yeyip atıvıcak valla”

ben sovuk sovuk terleyoruyun
onun kimseyi dakdığı yok
ele valla billa
gözleri; gocası asgerden gelmiş
yeni ğelin gibi
ıldır ıldır,
huna bakmayan deyon
ho taraflara bakıyon ya
iki de bi “-abi-mabi” ayaklarıynan
aklı sıra beni cerbediyo

onu geşdim,
bobasının heş “çüüş!” dediği yok
bu nası garnı mez(h)ebi genişlik,
anlayan beri ğelsin
“at sabısına ğöre kişner” yalan deği töbossun
depesine indirilecek bişi(y)
Kel Ağanın Hacça

Kel Ağanın umurunda deği
emme Haçca,
beni kendine bakmaya mahkım ediyo
olmadı hiş başga yerde yoğumuş gibi
taa benim öğümden ekmek-duzlug alıyo
olmadı veriyo gerisin-geri
dadından yarlıyo mubarek
bi de şirinleşiyo kuu aklım şaşcak
sanki; ben ona havasın
“bobam mar”, başgaları var file demeyo
ar damarı çatlamış
gudurmuş eyicene gudurasıca



fira beni kesiyo
ha-bire dikizleyo
valla göz-ğöze geldikmiydi
ben bozarıyon
onun yüzünde, donuz derisi gerili
uruhu file duymayo
da.. benim derdim Özlem
bişiy değil de valla
aramızda “bi mazi” var sanacak

o frarkedecek deye
ötekinner görcek deye
ben Özleme
Özlemime bakamayon bi türlü
dinine yandımın
belki Özlem de bana
“yüzüme bakmayo” deye
geçiriyo işinden,
gızgılı belki bana kimbili(r)
beni hafakan basıyo,
aah Özlem ahhh



o hengamenin ortasında Gara Hava da
çıkıp gelme(z) mi telaşına
sinirli hemi de nası, hesap sorarcasına,
o da belki hundan
bi zamannar
evlerinin öğünden geçerken
isderine isdemez
gözüm perdenin arkasından ona ilişdiydi
işin aslı oda bana gapbeleniyo
Allah biliyo ya bireş de fingirdeg bişiyidi
cilveleşmeğ isdeyo aklı sıra
umrumdaydı sanki
bizim gonşu ğızı, Kel Haççanın dezeğızı
namı diğer senin Gara Hava
beni kesbetmeye gakıyo
üsdünü değişdiriyo ayaklarında
bana galısa bireş
ı ıh baya baya bildiğin has öz gurampa

türkü filen söyleyo
“ince geyerin ince
penbe yakışır gence
insan bi hoş oluyo
sevdiğini görünce”
evin içinde gısağollu keyiyo
açık-saçık dolaşıyo
saşlarını darayo

bazı bazı yediğinden bana vermeye gakıyo
bi seftesinde almayı dişlemiş verdi
bi sefer de gocaman bi armıdı
“-sen armıtdan annarsın” dedi
alsam mı, almasam mı
Allah’ın orasbısı
aklı sıra bana “-işaretden anlamaz ayı”
demeğ isdeyo gari
öyle ya











bazı da fesliken koklayo
bana vermeye gakıyo
bi ğün elindeki gülü kokdu
bana uzatdı
“-haralda sizin harımda
gül açmayo
olsa biz de görüdük”
deme(z) mi
gancık!! sanki gül olsa
verecek başgası yok öyle ya!
anam bile fehmetmiş
“uzak dur hundan” dedi
bişi biliyo ku
başga bişiy demedi
iresmen başa bela
emme ben de kendimi orda buluvuruyon
bi fıznan pıırr
neyse..

gene böyle bi ğünüdü
göyne(ği)nin işindeki gülü
gözlerime baka baka kokdu
bana verdi
Allahım Ya Rabbim yau
aklı sıra beni yoldan çıkaracak
üsdümde galmaya ğakçak

ondan ötürü ben ne zaman oradan
geçiyo olsam,
gözlerim onnarın pencerelerine dakılıyo
isderine isdemez
bizim gızınan da oldukça sıkı-fıkı
ben ordan geçerkene
mahana filen bulamadı mı
bizim ğıza sözde selem ediyo
abidik-gubidik işde
bennen olmadık muhabbetler guruyo

falancadan örneğ almış bek gözelimiş
“ona da bellede(yi)n”
“-Macar Ebe hasdaymış öyle mi?
len garı ben kendimi bildim bileli küküm hıh
hemi ben nerden bileyin
osdurukdan teyyare
selam söle o yare




yok işde
“-ine(ği)niz buzalamış öyle mi”
adını ne godunuz
len bunu alt tarafı bücük
sanki çocuk da Ezeninen adını mı gocaz
erkekmiy miş, dişi miymiş
üş seneye galmaz o inek olunca
sarığızı sağ(a)cak biri ilazımımış
yani üş seneye galman öyle ya
elini şabık dut
dam başından saksağan..

“-dellal ne deyo”
“-ganal ne zaman akacağımış”
“-i(l)k yoklaman geldi mi”
“-esgere ğetmeden nişanlanısın ğari
esgercilikde nekdipsiz gomaz seni(n)ki seni
heş değilise yolunu ğözleyen biri olu
belki de evlenisin de
tosunun bekler yolunu”
ulen bu ne demek
nası *ok yemek
iresmen şeytanımın aklını çelcek
“ehli keyfe keyf veri
gayfanın gaynaması
eşşe(ği) başdan çıkarı(r)
sıpanın oynaması” hesabı
bu eyice gudurmuş valla
yoyukmuş deyon içimden
gerdek gecesinde gebe galı(r)
bunun böylesi
cıplak gıça şaka olmaz
get öte yannına bacım
töbe töbe

biğün gene böyle
ordan geçiyon
içerden türküler filen geliyo
perdenin gıranı gene gıynaşık
senin ki gene
üsdünü değişdirme rollerinde
perdeyi birden çağışdadak aşdı
zert zert
“-ne o len”
sonura gerdanını gıralak
“-Memet aga yonusa beni mi
dikizleyon” deme(z)mi



efe valla gıpkırmızı galdım
“-yok yau, Hava gardaşıma da bak,
heç olur mu öyle şey,
sen benim bacım sayılısın,
ben hiş öyle şey yaparmıyın” dedim
emme….
rengim-solu(ğu)m getdi

“-tabi canıımm tabi,
bilme(z) miyin heş” deye
hınzır-hınzır, güldü,
fettan şey
yaşına-başına bakmadan
beninen oynadı
kedinin fareynen oynadığı gibi
“-hadi orasbı senin alaca(ğı)n olsun” dedim
emme bi da da
golay-golay ordan geçemedim

mezbur galıp da geşdiysem de
fızınan,
soluk bile almadan,
heç o tarafa bakmadan
bereket versin bi gören,
bi duyan olmadı,
valla köyü terketmem ilzamıdı
işin aslı
…….




işin aslı o’zmanlar bende aklımdan
İmine’yi geçiriyon,
İmine de nası emme, bi içim su
resmen zelvi boylu
“gaşla ğöz arasında ” birden süydü bu!
çelimsiz bişiyidi işin aslı
kimse bunun farkında değiliken
yeşil fistan, al-gırmızı fanilla
san ki hemen soluvucak gül gibi
akrannarının içinde farklıydı
domurcuklaşıvıdı

gür sarı saşlı,
buyday yanaklı
gocaman-gözlerinin ağı ak, ap-apbak
ala-ala pam-parlak gözler
yok denecek gadar gaybolmuş (h)okka burun
yeni aşmış gül gibi dudaklar
gelincik sapı ğibi, incecik boyun,
emme asıl o yörürkene ki dik başlılığı,
bi yolma yolar
bi halı dokur
bi asbap tokuşlar
yolda belde bi gedişi vardır
bin kere maşallah
breeh breehh breh!
ne de olsa zengin gızı arkadaş
duruşundahı asalet
taa garşıya bakar
gevşek, gaynaşık, fingirdek bi durumu yok,
kimseye eyvallah etmez
burnu yere düşse eğilip almaz derler ya
ta öyle valla.. dobura-dop ,
burnundan kıl aldırmaz
“işdee insanın doğurdacağı garı
işdee çocuklarımın anası” dedim idi
“tam anama ilayık bi gelin”

anam da bireş Osmannı ya hanı
boban esgerden hasda dönüp de
yılın yılı yatınca her işi kendi bildiğinden
hemi iki evi idare etmiş
hemi de iki çocuğunu böyütmüş
kendi bilmiş, kendi bişirmiş daşırmış
cevval gadınıdı, golay deği valla
hinci kimse kimsenin gahrını çekmeyyo






e(vi)miz ayrı yolumuz ayrı
emme dedem gile hep bakdı
ekmeklerini etdi
asbaplarını yudu
bayramdan bayrama da ossa
evlerini suvadı
hayatlarını sildi süpürdü,
gışın gışı geder zobalarını yakardık
dedem gil de Allah var
başlarının üsdünde davşırlar
şükür..

onu deyodum İmine Hanım da tam bi şerli,
tilan tilan tam bi hanım efendi
ya da bana ööle geliyodu o zamannar
gari orasını bilemecen
gönülün dediğine toz gonmazımış
gönnüyün düşdüğünde gusur olmazımış
belki de ööle bişii
belki dee
ne bileyin ben..

hu ankı aklımınan ne bileyin
onu kimselere vermeye gönlüm olmazdı
o da .ikdiroldu ğetti de
bilemecen valla eyi mi etdi
köyde kimseyi beğenmedi
goya şe(h)ere varcan deye
mamir garısı olacan deye
hasba..!
eyi etti gari, vardığı da hasdalıklı bişiy
zati eyi bişiy olsa kendi köyünde gız mı yoğudu
kendini de yakdı
beni de..!

ha; beni ki…
benim yüzümden getdi deye düşüncemem
neneyen
habarı mı var
habarım mı
yok valla

neyise de işdee
o(ğ)lak-guzu ğütmeye filen ğetdiğmizde
bobaçca falında filen bakıyoz
akrannarına ya
hep İmine çıkıyo
taha dorusu ben hep
sırf İmine’yi dutuyon




hani
işde bi yaprak goparıyon İmine
ötekinde hinci adı ilazım deği
meselaki aşa-hatma-helime,
cennet, gülüzar.. neyise
bi da goparıyon işdecik deyelim
elif, nezire ya(h)utda fadime
sonura döndü, almes, firdes dedikleyin işde
aklın sıra havas olabileceğin
akranın yaştahkı gızların adını tekrallayıp duruyon
son yaprakta kim çıkarsa onu alacan
yani gurra çekmiş oluyon

gerçi hiş biri bizi beklemedi
hepisinin bizden önşe
düğünü oldu da
nerdeyse çocukları etişdiydi biz evlenesiya ya
o ayrı bi me(v)zuu
orayı garışdırman garii

Allah var birez de biz mırın-gırın ederkene
armıdın sapı-üzümün çöpü hesabı geş galdık neyeyse
hanı “akıllı o(ğ)luna gız beğeneyin derkene
deli torununu esgere yollarımış” dedikleyin
aynı mitli o hesap işde

bi de benim gafada iki burgalaç var biliyonuz mu
“-iki garı alacan olum valla” deye
deliganlı abeyler e(ğ)lendileridi
her e(ih)timala ğarşı ben de
İmine’yi elde bir dutuyon
ikinciyi de bireş güçcüklerden sıralayon
ku.. nolur-nolmaz

emme; Allah var ne bu Gara Hava
ne de Kel Haçca olacak şetdeli
bobaçcadan fal çekerken de,
beliklediğim İmine’den sonurakınnarın,
yedeklerin, adayların içinde de olmadı hiç
aklımın ucundan geşdiyse köpek olayın

emme gel de hinci hu hale bak
ne yanna bakarsan bak
biciklerinden önce gözleri
ben buradayın deyo
biciklerini insanın gözüne gözüne
kendini gözlerimin içine içine sokuyo
vay oraspı vay
şaşdım galdım valla billa


de deycem
anam ıramatlık nası fe(h)metdiyse
feyilledi durumu emme
neyeyse verip-alıp inkar ediyon ben de
altdan aldı üsden savırdı,
höyle dedi
böle etdi
ı-ıh, olmadı..
Kel Haçca’yı da
Gara Hava’yı da ele vermedim..

emme hinci
Özlem dese
!?..
de se ya
Özlem!

“ala geçim çit doğurdu
bolartdık südü yoğurdu
ana bana bi hal oldu
ana beni eversen ya
evermezsen gebersen ya”



net(i)çenin nayetinde..
“-ölen aban onun ağası Mamıdınan emişik ” dedi
“-olsuun” dedim
“-ööle deme” dedi
“-neye!” dedim
“-bi zamnnar Suvat da yolmadaydık daa”
“-ee”
“-işdacıık Dudu Aban da dahacana emiyodu
benim südüm enmedi de
Anşa Ğelin emdirividiydi Dudu’yu”

ben de bi isyan ki sorma
kırk yılda bi dutulduk..
zertcene
“-emdirmeye gomaya yermeyesiceler
emdircek başka kimse galmadımıydı
goca Hoyran Ovasında
bula-bula Anşa Bacı’yı mı buldun”
zemzert
“-hemi de emişiğiseler n’olcak” dedim

anam sakin, suşlu, bin pişman yalvarır
“-emişikler sütgardaş olu
hemi de gardaşdan eleri”
“-o zaman onnar sütgardaş” dedim
“-emişiklerin gardaşları da sütgardaş olu zahır
hemi de has gardaşdan eleri.
…
has-öz gardaşların çocukları birbirine varı da
sütgardaşların torunnarı bile
birbirlerine varamaz
zinhaar sizi nikah dutmaz” dedi

duyardım..
anamazdım..
gene de annamazdan geldim..
“emişikler yedi ğöbek birbirine haramdır”
deyelek aklı sıra gandıracak beni
bakdım, horata eder gibi deği
“-peygamberimiz es-selatü vesselam
“-haram” demiş” dedi
..
“-kitabımız haram”
..
“-Allah Mafaza ”


“-Gözel Irapbım bizi haram gıldıklarından soval etmesin”
deye dova ederdi Gabış Hoca
“-vardır bunda bi hayır
haram dediklerinden soval etme Ya Repbim
efe valla!
o takike bizim gızdan ileri
gardaş oluvuduk sanki
süt gardaşım İmine’yne

gerçi daha sonra o da dutdurmuş
“-ille şeere varacan,
mamir garısı olacan
gadillağa mersedese binecen” falan demeye
sağdan soldan duy(u)yoz gari
o uğurda da harcandı getdi
zavallı, ..

sonratdan annadık, me(ğ)erem
sadece emişiğinin gardaşları emenin
emen de ötekinnerin süt gardaşı• oluyomuş
emme ben onu hep gardaşım bildim
annaycağınız Adığözel İmine
bizimki süt gardaşlık file değilimiş,
gadillak dediği de gıreşşeğimiş,
gülesime ğetdi valla,
Ah ahh Adığözel İmine
neyise işdee..


ben bu hengameler arasında
gedip geliyon
Özleme, özlemler içinde
dönüp bi defacık bile bakamadan
sadaca önümden yeyebiliyon
o da guru-deri peyniri
mubarek boğazımı bile garakdırdı
kaş bardak su işdim
bilmeyon..

bizim gız da Allah ne verdiyse
tabağı zeytinyağıynan doldurmuş
Allan onarca(ğı) işde
niyeyse
iri-yeşil bi zeytini gözüme kesdirdim
çatalınınan bir iki uğraşdım
bu sefte tamam deyon
zeytin fırtıyo

tabağın içinde bir-kaş tur attırdıkdan sonura
zeytin pırtdı,
bu sefte de tabakdan ziniye sıçradı
içimden “-hinci çatalı kesin zipledim” deyon
narasın..
gene garavana
bir iki hamle derkene sıkışdırdım bi köşeye
hinci gaşcak yerin galmadı gari
son bi atak daa

ne ğezer,
net(i)çe gene mafiş,
gene p(f)iyasgo
ya kayıyo bi yanna gediyo
ya da patanaş yapan gamyon tekeri ğibi
olduğu yerde
fırıl fırıl dönüyo
amma.. yağ gaygan
öyle olmasa pelvannar
haşgaş yağı sürer öyle demi
ya da çatalın ucu kütüdü
yalan söylemeyen hinci
valla orasını bilemecen,

zorda galan kedinin
köpeğe hışardığı ğibi
her seftesinde elimizden gaçırdık
bi türlü galebe çalamadık
zeytini


yalınız benim asabım oldukcana bozuk
bırak gülmeyi, nefesini dutdu çoluk-çocuk
soluk almayı bile
aklının ucundan geçirmeyo kimse
emme bütün gözler benim çatalın ucunda
hu çatal biz iplense
zeytin yakalansa da hu işgence bitse deye
dova ediyollar belli
nayeti
biz gene elden gaçırdık yeşil zeytini

dayı efendi iki barnağıynan dutdu
benim yeşil zeytini
önşe bana uzatdı
alayın deye uzadınca elimi
adam yangından mal gaçırıyomuş gibi
çevik bi hamleynen ağzına atmaz mı

mehruh!
gevişini gösdere-gösdere
“-len gara yeğen bırak ..ına ğodumun
hu fanteziliği yauu
adam gibi elininen al ye hunu
biz köylüyüz, o(ğ)lum
gorkma kimse seni gınamaz
zufrada iki gancık var deye
hemi de ne demişler
alışmadık gışda don durmaz”

“-bak zeytin böyle yenir
sen gakmış Fıransız gaşşığıynan
Alaman herzesi yeyon
ben senin uruhunu bilirin
sen de o aselet yok!
alt tarafın anan sarımsak-boban sovan
sen daha dünkü *ok,
ne oldun da ne oluyon
sen kiiim,
çatalınan zeytin yemek kim
a gapberif, namıkör
aynaya bak
boyunu gör”









daha bi sürrü bişiyler dedi
ne dediğini duyduğum mu var..
bi de göt cebinden çıkarıp da ayna uzatmaz mı
alıp yere çarpasın ay oğlan
emme bilemeyon irengim
penbe miydi, mor muydu
kül müydü, boz muydu
Özlem ordamıydı,
ve hepsinden can alıcı nokdası
halımı görüyomuydu
ooff off

öldüm, bittim mahf oldum
terledim, eridim gahroldum
Garanın gaflarından perişan oldum
vel hasıl açcık da
cehaletimin gurbanı oldum

bereket versin Özlem..
Özlem hemen devreye girdi
dayısını azarladı
hem de nassı!
“-dayıcığım zeytinyağının çok olduğundan
herhalde çatalın ucu da kütelmiş
olur böyle şeyler
lütven uzatma” dedi

sonura yerinden bi hışımınan gakıp
“-gayfanız varısa ben bi gayfa içebilir miyim
…




kimsenin bişi demesine fırsant bile vermeden
“-ya da bende nesgayfa var getireyim
beraber gidelim” dedi
bizim gızınan çıkdılar evden
sinirli sinirli getdiler
ne demeğise nesgayfe getirmeye
orta malledeki dayısı gilin eve
ben ha deyinşe kendime gelemedim
kimsenin sesi-soluğu çıkmadı
ebi-cetdi esamesi okunmadı

neçe sonura bizim sütlü nesgayfalar geldi
emme dat dökmedi
fazla sürmedi musafirler de gakdılar
ebem bile onnarı hayada gadar savışdırdı
bizim gızda onnarınan getdi
uğurladı
geldi..

Özlemin hanımefendiliği,
anlayışı, galenderliği
ille de ğözelliği
geyimi-guşamı
gonuşması
kültürü, göreseği
ha bire annadıyo gari
“dur” deyecen
“ben zati havasın” ya!
dediklerinin hepiciğini beş falasıynan biliyon zati
ben gonuşmayınca
gukguluğa getdi ardı sıra bakıyo
baybay ediyo

ikindin üzeri
güneşde bi vuruyo ku gıpgızıl
ıldır ıldır bakır çalığı
etrafda nar çiçe aşmış gibi
buğarada ben kendimi gapdırmışıyın hâlâ
“Özlemin dudak boyası ne renk” deye düşünüyon
dönüp bi defa bile bakamadım ki
anasına sattımın
aklıma geldi sütlü nesgayfa gupası
elime aldım, cama dooru dutdum
dudaklarının izine bakdım
bek bişiy görünmeyo
“-şükür dedim”
..
“-şükür boya-moya sürmeyo”



gene de şeytan dürtdü
oradakı su lekesine bakdım
olmadı
dilimin ucuynan dokandım
dat-mat yok
höyle her bi tarafını yalayalak dolandım
acı bile canım sıkıldı
“boya acı olmamı”
bi de içini höyle barnağınan siler gibi
diliminen sile-süpüre yaladım
baya bildiğin bardak
emme.. o acılık hala var
…
“eyi de neye boyarlar kı”

duralakdan bizim gız geri ğeldi
ha bire Özlemden bahsediyo
Özlem hep beni gonuşmuş,
“-abin çok efendi” demiş
“-çok terbiyeli” demiş,
“-okuyor mu” deye sormuş
“-dayım çok kaba, çok üzüldüm” demiş
“-abin lütven üzülmesin” demiş
dayısına çok gızmış
“kültürsüz” deye
“kaba herif” demiş

“-ne kadar gözel,
ne ğadar anlayışlı
nassı bi hanımefendi görüyon mu
nassı ağırbaşlı,
ne ğadar olgun deği mi”dedi
“-ne ğadar akıllı-uslu”
beni daha fazla üzgün görmemek uçu
nesgayfa almaya ğetmiş
gedip gelesiye dek dayısına
söylenmiş, gahretmiş

“-dayısına gızgısından,
o ğadak emek verdi de
ben iki gupa içer deyodum
bi gupa nesgayfa bile işmedi” dedi
“-ne sen işdin,
ne de bi başgası işdi
dayısı gökgörmedikden başgası da işmedi”
.
…
…
…..
….


“-neh!” demişiyin kendi-kendime
nassı seğirtdim ordan
tükürüvüdüm, öğüyvüdüm
narasın,

sabınınan sürtü-sürtüvüdüm a(ğ)zımı yüzümü
ovu-ovudum bulaşık deterjannarıynan
bulaşık bezleriynen filen emme
ı-ııh!
öğüre-öğüre bi hal oldum
öğümekden boğazım gurudu
gözlerim gan çanağı
aklıma geldikce
kansırıyon, tükürüyon
emme faydasız,

ne ağzımdan acı,
ne yüzümdeki sıyrıklar eyileşdi
burnumdam koku ğetmedi
bi hafta file hep böyle
ne bişiy yeyebiliyon
ne de içebiliyon
boğazımdan bişiy geşmeyoru ki






“-ülen
bayram önsıra
elde yok, avışda yok derken
Akdağlı Yamık celep’e
bi toklu satdık halletdik,
ufuneti def etdik
herkeşlerin manitası var
yangınnar
nekdipleşiyollar
biz mayıl mayıl bakıyoz deye iç geçirikene
iki ğün sonura anam;
“hadi bakalım
akrennerim toruna torbaya garışdı
bana bi o(ğ)lanı everemedin mi deyollar
biz de el içine garışalım
allı-şallı bi düğün edelim
kimin gapılısını çalalım
hankı çalıya daş atalım” deyvise
Allah uçu “hu”
deycek gız galmadı deyip batırkana
cayır-cayır havas olmağuçu yanıyoduk
Özlem çıkağeldi,
herkeş Özleme havasıkan
Özlemin gönnü benden yana
Allahdan taha ne isderin
şükür!

emme..
biçcik görebilecen mi derkene
hiç yokdan e(vi)mize ğeldi
da(h)a Allahdan ne isderin” derkene
vay anası; hu başımıza gelene bak

olcak şey mi yau
“-vay .anasını avradını .......
………………………….....
ulan Felek!”

bu ğadar herşeyin yolunda getmesinde
zati bi *okluk varıdı
“ne günah işledim bilmen ki
vay ..ını-dinini gelmişini-geşmişini ...........”
bi küfürler eder oldum ku sorma
tevatür en az on beş gün sövdüm
dayısından da,
dayısının gızından da
ne gadar tiskindiğimi
tasav(v)ır edemezsiniz


o ğün, böğün cığara içen,
soluğu kokan insandan nefret ederin ki
o ğadar olu
cığara içen,
dişleri temiz olmayan insan bana
Özlemin dayısını hatırladır..
yani öte sözün beri başı
başıma gelennerin
esbab-ı mucibesini
döyüsün en önde gedeni
hala taha bi adam kel, gara,
a(ğ)zında cığara
milyonda bir de Kele Ağaya benzeyosa
elakam olmaz
yolumu de(ğ)işdirin
işim ıras getmez de(ği)lise
mekruh!

vara-yoğa gonuşan carcar
cıvık, lavlav, müzevir
fehemsiz, dangalak, hökela, çok bildik
çok konuşan
bilgişlik taslayan
gız-gısmı da dayısının
hafif, fingirdek, garı-olmaz zilli sidikli gızını
yani hayatımı mahveden insanları
hatırladır..
ve ben onnardan hala nefret ediyon
onnardan da
cığaradan da
ne ğadar kel dayı varısa
adı kel, suratı gara
...........


zati kimsenin dudak boyasını marağ etmedim bi da







saşlarımı sabınnadım
tıraş olayın derkene
ciletinen barna(ğı)mı do(ğ)radım
favilimi düzeldeyin derkene de
şaka(ğı)mı cızdım
çenemdekinnerin haddi hesabı yok zati
bi tüy dokandıysa
orayı bi da gazıdım

ciledi de(ği)şdirdim emme
çenemin altıdakı sakalları alasıya
epey bi yüzdürmüşüyün gene de
olacağ o kadar da
gan kesilmeyoru ku
bacım seğitmiş dedeme
gandaşı buldu geldi
bi de yüzzük,
başımıza gelen bişi değildi
verdik aldık sürtdük
“ne de olsa özlemden bi hatıra” deye avındım
höyle elimin tersiynen yokladım
kokulandım,

saşlarımı darayıp-keyindim
heş bi vuk(u)at olmamış ğibi
guytu bi yere oturayın dedim
çakdırmadan gözetlerin eyicene bi
anasının dıkgatını celbetdirtmeden
son bi tefa görebilsem
ömrümü verecen
bi kimsenin uruhu duymaz deyon gafamca
bi de duymayan-bilmeyen mi ğaldı deyon
bobasından başga
o da biliyosa
ayıp ediyoz valla
ne de olsa köyümüzün adamı
de(ğil) mi ya!

evden usulcacık çıkdım
köşeyi de dönerine-dönmez pırrrr!
sığır sürmeden ğelenner
“-anan ısmarış ısmarladı”
“-bazar gamyonu ğetdi” deyollar
“-etişemessin len ne seğidiyon”
fark etdiğim mi var
duyduğumu
kelp olayın anlamayon



“-Akgulakların evin orda etişirsin”
ne bileyin kim biri
gasa mı yükletçeğmiş
hasda mı, varımış neyimiş
“-demek ağırlaş mı ğız”
“-kaş gündür eyileşememiş”
“-cığara anam cığara”
hay cığarasını

ben aynı fızınan son sürat
ülüzger ediyon etirafa
pat pat pat
tam da Solmazın köşeyi döndüm
bakdım gamyon ğediyo
benim seğitdi(ği)mi ğörenner
fıyığımı duyannar
elbirlik fıyık-ıslık ba(ğı)rışannar
gamyondakınnar
gamyonu durutdular
soluk-soluğa varıvıdım
şükür Alla(hı)ma etişdim
“şükür”ün-“sağolun”ların arasında
har soluk, biri elimden dutdu çekdi
kendimi atdım gamyona
ara-yere sığışdım yönü-geri de ossa
gamyon yörüdü
emme ben uçuyon
emme ne yalan söyleyen
herkeş beni bi ğözel süzüyo
gaşımı ğaldırıp kimseye bakamadım
mahanam anasına yakalanmayan
alayımda fuğan olması bitecik
onun saşlarını dalgalandıran yel
yüzümü okşayo ya yetiyo
es dinine yana(yı)n
onu gören gözler bana da bakıyoya
aynı havayı soluyon ya
Allahdan başga ne isterin

“-len o(ğ)lum ıçcık erken gakıvısan ya”
“hindiki ge(n)şler tembel yöbossun”
“-madem getçeğdin anan neye ısmarıç etdi”
“habarı mı varıdı bakalım bunun netce(ği)nden
“-ağşamdan deden Memet
bazara getçek filen demediydi”
“kendi biliyomuydu bakalım”
“-hinçiki ğenşler”
“-erkenden gakmaya kerasınıyollar”




her gafadan bi ses
zart-zort ,
evir-zavır
“sankı size ne el alemin işi-ğücü”
..
“kiyasımın sen müzevir
hökela adam”

işin yoğusa
herkeşe cüvab yetir
dert annat
merem deyvi
hayır Özleme ğarşı ma(h)çıp oluyo insan
emme ne Özlem
ne anası “gıık” demeyollar

birine bişiy desen
dikleşsen,
cuvap bersen
adım hökelaya çıkacak
bakarsın gene dayısının hışımına u(ğ)rarın
bişiy deel
topuğuna çıkmaycak adamlardan laf eşidecen

emme Allahı var anası hiç ağzını aşmayo
aşsa hayırlı laf etmeycek o belli
bobası da heş bişiy demeyo
adam bilme(z) mi benim neye geldiğimi
emme belki bilmeyodur durumu
adam bu yaşın,
o makamın saabı olmuş hiş bilme(z) mi
tilkinin neye dolanıp durduğunu
kendi genç olmadı mı
havas olmadı mı hiş
ne vukuatlarınan garşılaşıyo kimbilir
gosgoca memur..

haralda arkamdan yandalar
dönüp baksam,
göz-göze gelimiyiz, Özlemine(n)
ya anasıynan göz-göze gelisek
onun orda olduğunu bilmek yetiyo bana
………..
otoposları kaşda gediyo acaba savışdırsam
hööyle uzakdan,
uzakdan emme çook.. çok uzaktan
fark ettirmeden el sallasam


“gelcek seneye
bi sene var
emme ben her saniye seni düşünecen
bekleycen” dercesine
görse de görmese de
acaba şöfer mallinde miler
öyle ya mı(h)tar
yer vermişdir
ya da sıkışmışlardır

“-şükür valla eyi ğeldik
zabah ezeninden beri direkson sallayon
bazarda galacaklar parasını versin
geş galanı beklemecez haauu
sahat bir dedi mi yörürün
ona ğöre”

Alibenin ğarı yüzüme baka baka
“-musafirler ğetdi mi ğayrıı!”
“-Senget’e ğetdiler
zabahdan onnarı eletdim ğeldim
ordan ğedeceklerimiş”

“-ha sonura ğediviseler olmayo muymuş”
“-bazarçıları eletip gelip götüreyin dedim
geş galılarımış, otoposu gaçırtdırılarımış
zabah(ı)n ayazını da yeyinçe
valla gulunçlarım filen dutuldu
küre(ği)m, eğeylerim,
çinizim dutuldu ğaldı”

“-len hinci çarpılacan öte ğet”
Sidikli Sülemen
“-ne bakınıyon olum aval-aval”
…….
Karirbem
“-me asdanım madem sen geldin
anayın hu ısmarışlarını kendin al”
………..
..
…
……….
.
.
…………





nere ğetdim, nerde ğaldım
farkındamıyın
oralarda gezenledim , gurdandım mı
son tefi!;
geşmiş gün valla bilemeycen kimidi
biri elimden dutdu aldı ğetdi
yüzümü filen yüdürdü Şadırvanda
köy arabasında buldum kendimi
bi arabadayın bakdım da
araba bizim köyün müydü,
arabadakınnar bizim köylü mü
nere ğediyoz,
bizim köye gediyosak
köye ne fakıt varız
anamgil sorarlar mı
ya da ne sorarlar
ben onnara ne cevab-berin
Özlemi bida göre bilecek miyin
…………
Özlem köyde kalmış olabilir mi?
işallah
……..

“-galan var mı? galan biri ……
herkeş zabala gelikene ki
yandakınnara baksın bi”
“Güçcük Bolat geldiyse gayfadadır,
bazardaydığını unudur
atmışaltı oynarkana
vahtı-sahatı beklettiğini fahmetmez”
kim biri yoğumuz epili bi gişi getdi geldi durdu
“-eyi madem sen ona bakacağsan
me bi bazar çöre(ği) alağel bana da”
“-len olum
gödenci ğarıların eşek ba(ğ)ladıkları yerde
yüzünguyu öylene ğadar
kösüle-kösüle sineklenen
senmiydin len
“-Çınaraltına ğelseydinde sovuk şerbet işsen
olmamıydı a gabbicik”
“-coka mı oynadınız gene”
“-bizinen Dondurmacı Kemal’a• ğelseydin ya
hazır dezeolun yenilmiş”



“-adam gatırına(n) gar getirmiş
bışkıynan kesip satıyodu”
“-mubarek kışın olsa da bekmezinen”
“-Şemşitdinin• aşçı dükgeninde tas-kebap
bi de yanında gaymaklı gadeyfi ”
“-ekmeğ arası küfte”
“-basdık işine acı büberi”
“-benim goca ğarı peynir çomacı dürüvümüş
bi baş da sovan
yumrukladım bi ğözel
Şadırvanın orda yedim”
bi de üsdüne su işdim
goyup gedennerin canına değisin
valla bi de acıkmışıyın ki”

“-susamlı simit”
“-bi de cığara doladım
bacak-bacağ üsdüne atdım bi tellendirdim
sanısın bin goyunnu kürdoğlu”

“ “-insan böyle ciğara tirekisi oluyo haral
aşlı(ğı)mı bile unutdum
hinci bi cığara olsa daa ……….
Özlem gızar mı acaba
dayısı ğibi kokarın, neninazım
…dir et
cığarasının ta .mına ğoyan”

Özlem söğmemi de isdemezdi
deyon kendi-kendime
“-len olum gak gıçıyın üsdüne otur bi de
iki kelam da sen et a gapberif”
“-hincikinner böyle hökela”

“ “sizin benden başka işiniz gücünüz
yokmu len”
………….
“hinci birinizin gafasına bişiy endircen”
……………
“geçin dalganızı bakalım
anasını avradını sülalesini, yedi ceddini
………………””

“-dinini imanı
…………… Kel Garası”











Etiketler:


İbrahim Çelikli.  | Çelik Çelikli
13 Ağustos 2013 Salı 20:12:40


gardaşım benim okuyucum belli
sağ olsunlar değerlendirirler

diğer türlü arada atlanılan bölümlerde
bazı hususlar aydınlanmıyor..

jest için

teşekkürler
Saygılar Sunarım


    [ Cevap yaz ]    

13 Ağustos 2013 Salı 20:08:24

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.

Çoğunu okumuştum öykü şiirin, ilk aşk böyle oluyor işte köyde kasabada. Sevdiğinle şöyle ağız tadıyla konuşamazsın bile. Araya hep ilgisiz kişiler girer.

Çok uzunmuş şiir öykün. Yarısını yazsaydın keşke. Daha iyi olurdu.
Yine de ilgiyle okudum tekrar.

tebrikler,

selâmlarımla..



    [ Cevap yaz ]    




İlk Aşk başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
13.08.2013 10:02:48
Toplam 2 yorum yapıldı
817 çoğul gösterim
761 tekil gösterim