Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur. MONTAİGNE
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim

NASIL AKILLI BİR ADAM OLUNUR ?

Söze hemen şöyle başlayayım. Ben akıllı bir adam olsaydım zaten böyle bir yazı yazmaya
kalkışmazdım.Ancak yazarın hıyarı günün yazısı seçilemeyecek bir yazıyı yazmaya kalkışır değil mi ? Herkesçe bilindiği gibi hıyarlar da pek akıllı sayılmazlar.

(Diyeceksiniz ki o halde bile bile neden yazıyorsunuz ? Cevabı önceki satırda verilmiştir.)
İyi de kendini akıllı görmeyen birisinin akılla ilgili yazısını neden okuyalım diyeceksiniz .
Valla orasını söylemek bana düşmez ama ben gene de okuyun diyeceğim.

Şimdi gelelim asıl konuya . Başta akıllı adamın nasıl belli olduğunu belirtmek gerekecektir.
Kanaatime göre ülkemizin bu konudaki ölçütleri dünyanın diğer ülkelerindeki ölçütlere
göre son derece sağlıklı ve nesnel ölçütlerdir. Bunu iyi anlamak bu yazının özünü oluştura
cağından diğer ülkelerdeki mevcut yöntemlerin yanlışlarını iyi bellemek gerekir.

Diğer ülkeler,adamın boyuna, posuna,laf cambazlığına,yağclığına,adam kafalama ve adam
tavlama gibi pratik yeteneklerine bakarak akıllı olup olmadığına karar verebilecek makenizmaları geliştirememişlerdir.O yüzden bu milletlerde bu önemli hasletler gelişmemiş olduğundan oralarda akıllı adamlar bulmak bir hayli zor iştir.Tek tük çıkanlar da bu akılsız
sürü içinde kendilerini pek belli edememektedirler.Böyle olunca oralarda makam , mevki ,akademik paye , bilgi,beceri, ustalık, kariyer ve bunlara dayalı itibar
elde etmek kaf dağına çıkmak kadar güç bir iştir. Bu dangalak yığını milletlerin zavallı
akılsız alimleri ve devlet adamları onlarca yıl kablumbağanın dağa tırmanışına benzer
bir yığın meşakkat çekmek ,okumak araştırmak,mesleğiyle ilgili bilinen tüm detayları
araştırıp incelemek zorunda bırakılırlar.Ve bu tip zavalılara, alim ve hükümet adamı adaylarına yoldurmadık ayrık otu bıraktırmazlar.Sebebi çok açıktır bu menzil beygirleri kırk kere aynı menzil üzre koşmayı beceremezlerse menzilde koşabileceklerine hükmedecek akılları yoktur.

Velakin biz millet olarak bu konuda adam olacak adamları keşfetme konusunda ta 17. yy dan beridir müthiş ve pratik yöntemler bulup çok geliştirmişizdir. Bu yüzden
bu testlere bakarak alim ,hökümet ve diğer aday adaylarının arasında akıllı olanlarını şıp diye anlayıveririz. Bu nadide ve seçkin zekalı evlatlarımıza öyle batılılar gibi menzil beygiri külfetlerine sokmadan , hemencecik layık oldukları yerlere vasıl ederek,bir ton külfet ve zahmetten kurtarıveririz. Bazıları es kaza bazı ufak badireleri de atlayamamışsa çözümü şıp diye bulup, layık oldukları yere koyuveririz. Bu işlerimizdeki sırrı gizli tutup kimseye çaktırmayız. Ola ki rakipler bu sırrı kavrayıp da bu pratik çözüme ulaşmasınlar deyu.

Bizim geliştirdiğimiz yöntemlerin detaylarını fazla sulandırmaya gerek yoktur.Zaten
yukarıda açıklanan yağcılık,yalakalık,bir mevkiye ulaşılana kadar yapılması gereken uşaklık,kayırmave kollamacılık,bir partiye,zümreye,gruba dahil olarak ona körü körüne
değil de hesapcı bir şekilde en ateşli taraftarı olmalıcılık gibi tüm cıvıklıklar konusunda ihtisas yaptığımızda ülkenin en akıllı adamlarından sayılmamız artık şans değil an meselesidir.Tabi bu gibi hasletlerimizden hedefimize varana kadar taviz vermek hıyarlığına düşmememiz kaydıyla.

İnanmayanlar çıkıyorsa sorularıma yemin vererek doğruyu söylesinler.Size diyorum ki
HANGİ İKTİDAR PARTİSİNE İYİCE YAKLAŞIP,onun yağ çekilmesi gereken kişilerine yağ yakıp,azimle her gördüğünüzde önünde eğildiniz; her fırsat da saygı sevgi ikram ve ihtiyaç duyduğu rüşvet benzeri yağlama yıkamalar da dahil yaptınız da bir yere yükselmediniz. Birisi yaptım olmadı diyorsa bir yerlerde bir acemilik yapmıştır veya, bu işleri diğer rakibi kadar iyi becerememiş demektir. O da olmuş oluyor ki sen daha az akıllısın.

Bir de şu boyuttan bakalım .Hiç birimiz bu ölçütlerin güvenilir olmadığına dair herhanği bir kuşku duymadığımızdan, bu büyüklerimizin akıllı insanlar olduklarına kalben de kaniyizdir.
Eğer o büyük bizim taraftarı olduğumuz kulübün büyüğü ise bu demektir ki yukarıda sayılan iş bu testlerden başarıyla geçtiğinden mütevvellit yanılması asla mömkün olamaz.
Dedikleri tam bizim düşündüğümüz gibi fizik kanunlarından beter, tartışılmasına bile razı gelinemeyecek kanun hükmünde doğru tespitlerdir ve onların yanılması düşünülemez.
TERSİNİ DÜŞÜNENLERE kırk ton sopa atılmalı, olmadı ipte sallandırılmalıdır.

Hem bize büyüklerimizin sözünden dışarı çıkmamız sıkı sıkı tembih edilmiştir. Gerçi
zamanla kendi etrafımızdaki büyüklerin pek de büyük adam olmadıklarını gördüğümüzden
belli bir yaştan sonra onların laflarını hiç dinlemeyiz ama kendilerini yakından tanımadığımız büyük adamlara hep birilerinin büyük adamdır demesinden mütevvellit
onların sözlerinden dışarı çıkılmaz ve çıkanların da ağzının payını veririz.

Kendi özgür irademizi ve beğenilerimizi, bizim geliştirme hakkımız olmadığından kendimizin de aklımızın olabileceğine ihtimal veremeyiz.Bizim yerimize başkalrının karar vermesine alışık olduğumuzdan, kendi beğenilerimize güvenme ve kendi beğenilerimizi savunma gücünü bulamayız. Aksini yaparsak ayıp,günah ve abes olur.

Hem böyle böyük adamlar dururken bizim doğruyu yanlışı seçmemiz söz konusu olamaz.
Beğenilerimize de onlar karar vermelidirler.BİZİM GİBİ AKILSIZLARA BEĞENMEK VEYA FİKİR BEYAN ETMEK DÜŞMEZ.O yüzden modaya uymak en akıllıca yoldur. Herkesin suratına
sıçan resmi yapıştırıp gezdiği sokaklarda yüzümüzü gözümüzü böyle şeylerle kirletmeden gezersek ayıp olur vallahi.

Sonra çok böyük zahmetler çekip de yıllarca rektöre,dekana,diğer öğretim görevlilerinin
kaprislerine katlana katlana kişilikleri sömürülmüş, her yeni bir bilğiye ulaştığında
bin türlü hakarete ve alaya maruz kalarak yetiştikten sonra kendilerine güvenlerini yitirmiş, alimlerimizden kimler daha iyisini bilebilirler ki. SIKIYSA bu adamlar birilerinin sakalını sıvazlamadan,koltuk altlarından kaldırmadan akademik paye elde etsinler bir bakalım. Öyle araştırma maraştırma yapıp, fişmakanca böyük alimin şu bu yanlışlarını
ortaya döküp saçarak kimse akıllı adam olamaz. Akılsız olanlardan prof olamayacağına göre böylesi bilmiş ukalalardan hoca çıkmaz. Olmayınca da o zırta bozuğun,buluşlarını keşiflerini kim dinler?

Kardeşim bir şey bulmuşsan gideceksin üstteki hocana takdim edeceksin, o işin başarılmasındaki birinci faktörün üstteki o zevat olduğunu sağır sultana ilan edeceksin de adam olduğun belli olacak .

Kardeş, alim olmanın, adam olmanın, akıllı olmanın yolu budur.

Sonra, birilerinin senin hakkında akıllı adamdır demesini sağlamadığın zaman senin akıllı olduğun eserlerinden belli mi olur sanırsın? Bir kere adam olacak şarkıcının şarkısının iyi olduğu daha piyasaya çıkmadan belli olur. İyi şairin şiiri daha ilk harften itibaren iyi olacağı bellidir. Birileri seçip önünüze koyup, yılın, günün en iyi şiiri budur demezse onun iyi şiir olduğunu nerden bilececeğiz değil mi. O yüzden iyi şiir yazmaya başlamadan önce " bu iyi şiir yazıyor" diyen üç beş kişi tavlamamız icap edecektir.

İşlerimizi iyi yapmak için en iyi metot , o işten en az anlayan bir kişiden görüş alma metodudur. Biline ki birisi çıkıp da kel bir tepeye Çamlı Dağ derse o tepenin adı hep ÇAMLI DAĞ olarak kalır ki kimse de niye böyle demişler diye sorgulamaz.O yüzden mobilya alacakken mobilya satıcısına , kasap ve hırdavatçıya danışmamız en akıllıca yoldur. Böylelikle doğru kararlara daha rahat ulaşırız.

Çünkü işten hiç anlamayan doğruyu yanlışı şıp diye bilerek kesin bir şekilde söyler.
İşin ustasına sorduğunuzda kırk türlü ihtimali hesap etmeye kalkışarak,bir sürü kem küm
arasında doğru dürüst bir karar vermenizi zorlaştıracak laflar edecektir. Üstenbelik şom ağzıyla size bin çeşit ihtimal hesaplarından çetele çıkarıp ,önünüze bin türlü güçlük ve meşekkat seriverecektir. Bizim gibi meselelerini şıp diye çözmeye alışkın insanların böylesi işin incelikleri ile ilgili zırzevat teferruatlarla uğraşacak vakti yokturdur.

Zaten , ülkemizde işin iyisini yapmak başa beladan başka mükafat getirmez. Bir şeyin en iyisi olmak demek ahmaklığın daniskasıdır. Olmuş görünmek ve sayılmak çok basittir ve herkesi memnun edecek neticeleri beraberinde getirir. Herkesin bilinçlendiği bir ülke dayanılmaz bir yer haline gelecek , vasat eğitimli insanların pratik iş geliştirme ve yakıştırma yetenekleri zaafiyete uğrayacaktır. Böyle olunca çoğunluk bu fikre sahip olduğundan toplumun huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı yoktur.


Uzun lafın kısası bu ülkede akıllı adam olmak çok zor bir iştir ve allah vergisi pek çok
yetenek gerektirir.

Batı icadı olan o Minnet- Biset tarzı testler ancak bir adamın soru cevaplama yetilerini ölçerken bizim kıstaslarımızı ölçmeye muktedir olamazlar.Tutup birisi o tip testlerden birisine tabi tutarak aklımızı ölçmeye kalkarsa, devlet dairelerinde öğrencilerinin ve müdavimlerinin çok takdir ettiği hıyar memurlardan birini yakalayıp getirip, cebine 50 ytl
sıkıştırdım mı o testlerin pekçoğundan ortalamanın üstünde sizin yerinize puan alacaktır nasıl olsa .

BU ÜLKEDE SAYILMAK , OLMAKTAN ÇOK ÖNEMLİDİR.










Etiketler:


Şaban Aktaş  | Şaban Aktaş
07 Nisan 2008 Pazartesi 09:21:27


ŞAHAMETTİN BEY TEBRİK EDERİM.ÖDÜNSÜZ BİR YÜREK BEYİN İŞÇİLİĞİ SERGİLEMİŞSİNİZ:BEN 10 PUAN VERDİM GİTTİ.BAŞKA ÖDÜLÜ OLURSA SEVİNİRİM.

KUTLUYORUM.


NOT:OKUYUP YAZIYI ANLAMAKTA ZORLANAN ARKADAŞLAR;BAZEN NE DENDİĞİNE DEĞİL NE DENİLMEK İSETNDİĞİNİ DE ANLAMAK DURUMUNDALAR/ (LAFIN DENGİNDEN): BU İSE ANADOLU KÜLTÜRÜNÜ TANIMA, ARİFLİK SORUNUDUR. HALKIMIZ BU KONUDA ...ANLAR İKEN SEMER AĞACINI KIRMA !
DER ARASIRA...BU DA İŞTE CAHİLCE SÖYLENMİŞ BİR SÖZ...

TEKRAR SAYGILAR MUHTEREM HOCAM...

Şaban Aktaş tarafından 4/7/2008 4:43:27 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

şahamettin  | şahamettin kıuzucular
07 Nisan 2008 Pazartesi 07:10:43


Sevgili Noa üç defa okuma zahmetinde bulunduğunuz ve yine de anlamadığınıza üzüldüm.Diğer iki yorumcu da okudunuz mu onlar birkaç bir şey anlamışlar.

AMA ASIL SEBEB İLK PARAGRAFTA YAZILMIŞ YA.

Akılsız birinin yazdığı yazı ancak bu kadar anlaşılabilir zaten.


    [ Cevap yaz ]    

06 Nisan 2008 Pazar 21:18:58


BU SİTEDE KULLANICILARIN BAŞKA KULLANICILARI ENGELLEME MEKANİZMASI VAR.

KULLANICILAR BAZI KİŞİLERİN DÜŞÜNCELERİNİ VEYA BAZI DÜŞÜNCELERİ KENDİ ESERLERİNİN ALTINDA GÖRMEK İSTEMEYEBİLİRLER.

OLABİLİR.

ANCAK, BİRİNİ HEM ENGELLEYİP HEM DE ENGELLEDİĞİNİZ KİŞİNİN YORUMLARINI ALIP EDİTLEYEREK VE CIMBIZLAYARAK İŞİNİNE GELENLERİ KENDİ İLETİNİZ ALTINDA SIRALAMAK SURETİ İLE MEKANİZMANIN BU ŞEKİLDE KULLANILMASI YAZIN SANATI VE İLETİŞİMİNİN AHLAKINA DA, ERKANINA DA HEM SIĞMAZ HEM DE YAKIŞMAZ.



BUNUN BU ŞEKİLDE UYGULANMASI, BUNA SEYİRCİ KALINMASI...

...

YAZIN ADABININ BU DERECE SUİSTİMAL EDİLMEBİLECEĞİ AKLIMA GELMEZDİ.

BİR ORTAMI YANSITAN ÜYELERİDİR, BİR ÜYEYİ YANSITAN ORTAMDIR.

DÜŞÜNCE VE FİKİRLERİN EMEK HALİNE DÖNÜŞTÜĞÜ BU ORTAMLARDA İNSANLARIN YAZILARINI HEM ALIP KIRPACAK DEĞİŞTİRECEKSİN HEM DE GÜNÜN YAZISINI YAZMIŞ OLARAK ÖDÜLLENDİRİLECEKSİN.

BANA GELMEZ BÖYLE İŞLER.


HOŞÇAKALIN.


noa tarafından 5/1/2008 1:16:12 AM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

şahamettin  | şahamettin kıuzucular
06 Nisan 2008 Pazar 20:30:08


Beğenilerinize çok teşekkür ederim.
ne diyelim BU KUMAŞA BU İŞCİLİK.


    [ Cevap yaz ]    

06 Nisan 2008 Pazar 17:05:41


Sevgili Hocam Yazınız epeyce uzun olmasına karşın ilgiyle sonuna kadar okudum.
Ülkemizin gerçeklerini çok güzel ve çok haklı bir bakış açısıyla ve harika yazmışsınız. Eleştirel uslubunuz benimyazılatını ve kitaplarını çok severek okuduğum ülkemizin yetiştirdiği değerli
aydınlardan ve mizahın aynı zamanda kara mizahın en usta kalemlerinden olan Azizi Nesin'in yazılarını anımsattı.
Ben sonuz kadar yazdıklarınıza katılıyorum. Ayrıca diyorum ki bu ülkenin zaten akıllı adama ihtiyacı yok ki!!! Biz ne diye nasıl akıllı adam olunuru sorgulayalım.

Ben BU ÜLKEDE SAYILMAK OLMAKTAN ÇOK ÖNEMLİDİR.
son sözünüzü şöyle söylersem sözünüz değerinden birşey kaybetmeyecektir eminim.

BU ÜLKEDE ADAM SAYILMAK ADAM OLMAKTAN DAHA ÖNEMLİDİR. ve ne yazık ki öyledir.Adam olmadığı halde Adamdan sayılanlar çoğunluktadır ve her yerde makam mevki ve yetki sahibidirler. Onun için de Ülkemiz iki ileri bir geri mehter marşıyla düşe kalka yoluna devam etmektedir. Bu Ülkenin Huzur ve gün yüzü görmüş refah içinde bir ülke olduğunu ben 52 yaşıma geldim görmedim. Bilmem çocuk ve torunlarımız göreceklermi. Görmeleri en içten dileğimizdir.

Tebriklerimle selam ve sevgilerimi sunuyorum.


    [ Cevap yaz ]    

06 Nisan 2008 Pazar 16:08:51



Uzun lafın kısası bu ülkede akıllı adam olmak çok zor bir iştir ve allah vergisi pek çok
yetenek gerektirir.

Batı icadı olan o Minnet- Biset tarzı testler ancak bir adamın soru cevaplama yetilerini ölçerken bizim kıstaslarımız ölçmeye muktedir olamazlar tutp birisi o tip testlerden birisine tabi tutarak aklımızı ölçmeye kalkarsa devlet dairelerinde öğrencilerinin ve müdavimlerinin çok takdir ettiği hıyar memurlardan birini yakalayıp getirip cebine 50 ytl
sıkıştırdım mı otestlerin pekçoğundan ortalamanın üstünde sizin yerinize puan alacaktır nasıl olsa .

BU ÜLKEDE SAYILMAK OLMAKTAN ÇOK ÖNEMLİDİR.

değerli hocam
toplumsal yaralarımıza çok şeffaf parmak basmışsınız...
amma ben yine de derim ki adam gibi adamların hiç modası geçmez..hele bir de insanlığa hizmet etmiş yol göstermiş ölümsüz eserler bırakmışsa ...onların adını tarih boyu silmeye tahtlarına oturmaya hangi yöntemi kullanırsa kullansın kimsenin hele o dediklerinizin hiç gücü yetmez hatta onlardan nemalanmaya çalışırlar..günün modası günlük kişisel çıkarlardan oluşur geçici ..tarihin modası ise toplumsal çıkarlardan oluşur kalıcıdır...tarihin modasında yer almanız dileğiyle..kutlarım anlamlı düşündüren ve uyaran yazınızı....saygılar..selamlar..







    [ Cevap yaz ]    




NASIL AKILLI BİR ADAM OLUNUR ? başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
06.04.2008 15:41:58
Toplam 6 yorum yapıldı
10522 çoğul gösterim
10058 tekil gösterim