Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. MEVLANA
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
   

   

E-kart Olarak Paylaş


Uğur böceği
Uğur böceği

 
Şiir Puan
 

10 10 52
Toplam: 259.0 puan
52 kişi puan vermiş.
 


 
Şiir Bilgi
22.06.2011 tarihinde eklendi.
2369 çoğul gösterim yapıldı.
1843 tekil gösterim yapıldı.
42 yorum yapıldı.
26 kişi favori listesine aldı.
Portfolyo: Genel

 



   

 
Unutma Provaları
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Ne çok
ne çok seviyor yanaklarım gözyaşlarımı...



Yavru bir kuşun
ilk uçuş denemesini yaptığı gibi
acemice daldığım istanbul sokaklarında
ayaklarımın altından kaçışıyordu kaldırımlar
ay lambaları ışıtıyordu zifiri karanlıkta
bohçama doldurduğum karanlık hayallerim
çoban yıldızına, avare ateş böceğine hayran kaldıkça
aydınlanıyordu gözlerimde biriken gecekaralarında


söz yanığı imgeler dolduruyordu
ağız boşluğumu
sökülüyor bir bir dudaklarıma vurulan mühürler
aşkı gibi bülbülün nazlı güle
sevdaya seğiriyordu gözlerim
vuslat dargını yollarda


muamma bir ahvalin
seheri karanlık kimsizleriydi şiir hikâyelerimde
yine hangi şeytan hangi cehennemin ateşini yaktıysa
haziranın ihtiras kokan sabaha karşısı
şehvet tacirlerini pazarlıyordu nefsine
an be an ölüyordu ruhları kadınların
salyası bol nefeslerde


cinnet geçiren şairlerin feryadını okuyordum
gözlerinden ...
donmuş hayali, dilinde nidası ahraz bakan
şehrin sessiz tanıklarından

sakızının pembo tadı damağında
taze bir kız çocuğuydu sabır
duvarlarına masum sevda şarkısı mırıldanılmış gecekonduların
dalgalarına gümüş takıştırmış
ma(v)i denizin göz bebeklerine yerleşmiş zümrütüydü
sevinç
martıların tüylerinde uyutulmayı bekleyen

duvar dibi bekleyişlerimde
gidenin ardından yaktığım ağıtlar
dolanırken dilime mütemadiyyen
uzakların gözlerime bıraktığı aşk’ ın tarifiydi
hicaz makamında dizeler
ve
saliseden bir önceki zaman dilimiydi mutluluk
ayva çiçekleri öperken hayallerimin gözlerinden


bir ikindi sonrası
ağır bir yolculuk başlıyordu yine
kimsesizliğimde dolaşırken sarhoş sokaklar
söylemeye korktuğum yalanlar
gücünü salıyordu zehir renginde akrep gibi damarlarıma
şiirlerin hayyam satırlarından
yudum yudum içtiğim ayrılığı
titrek serçelerin
korkak yüreğinde kıvrılıp öldükçe
duyuyordum koparılan kanatlarımın acısında


sustukça rüzgârın sesi sönmeyen yangınıma
yağmur ağlıyordu içimdeki yalnızlığıma
fırtınalar hazırlanırken şehrimi dağıtmaya
kavruk yüzlü bir köy çocuğunun ellerinden kopan
nevruzlar topluyordu benliğimi masumca


asılı kalıyordu o’ na uzanan ellerim boşlukta
sürerken sabır sus merhemini dudaklarıma
karanlık boyalı odamın veda kokan
duvarlarına işliyordum firkati
kırılgan bakışlarımla


kifayetsiz
peşine savurduğum cümlelerin
gözlerime hediyesiydi birikintisi zamansız kırkikindilerin
haylaz bir yalan avutuyordu beni
damla damla boşalırken yanağıma isyanım
-senin değil
"pörsüyen çiçekler içindir ağladığım" -


beklemek
eklemekse sabırlara sabır
susmaksa gözlerde kahır
teselli sandığım musubet şarkıysa gidişin...
-unuttun beni
umuttun bana / unuttum sanma -

muhayyer gecenin yanağına konan hüzünle
bir damla gözyaşı olup düşüyordu avuçlarıma beddua
şahit olurken dolunay kanayan yarama
mağlubiyet sancısı ise sol vuruyordu eyvahlarıma...


içinde kaybolduğum o koca boşlukla
bir şiirlik süre kadar susuyorum şimdi hayata
ve
fütursuzca
olmayacak sabahlarımın gecesinde tüm aşklara...


sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...



22Haziran öncesi*



Sessizliğime ses olan zarif yüreğe, Kalimera’ma sonsuz teşekkür ve sevgimle.

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

   

Etiketler: akrep , ateş , avare , ben , bir , damla , dolunay , gibi , gözyaşı , gümüş , hayran , ihtiras , ikindi , istanbul , kadar , karanlık , koca , konan , köy , masum , nazlı , o , sabır , sarhoş , senî , ses , sessiz , sevda , sol , sonsuz , sus , susuyorum , şeytan , şiir , şimdi , tüm , ve , veda , yalan , yudum , zaman , zamansız , zarif , zehir , zifiri ,
Seslendiren: Kalimera

Unutma Provaları Sesli Şiiri

Not:Sesli şiirin yüklenmesi dosya büyüklüğüne ve internet hızınıza bağlı olarak zaman alabilir.
Şiir seslendirmesini yapan Kalimera hakkında eleştiri yazıp okumak için tıklayın
Sesli Şiiri İndirme Sayfasına Gitmek İçin Tıklayın.

1. Yukarıdaki linke mouse sağ tuşla tıklayın.
2. Save Target As / Hedefi Farklı Kaydet seçeneğini seçerek dosyayı bilgisayarınıza kaydedin.
3. Yüklediğiniz sesli şiiri bilgisayarınızda dinlemek için mouse ile çift tıklayıp çaldırabilirsiniz.


 Yorumlar
 Güneri Yıldız
 
31 Temmuz 2011 Pazar 13:53:27
İsimden dolayı önce birincisini okumak istedim, okudum, amma daha çok dinlerken etkilendim...
Yazan ve okuyan her iki yüreğe saygımla...
 GÜLDESTE
 
30 Temmuz 2011 Cumartesi 18:35:38
çok çok güzel bir şiir ve yorum iki canımı ayakta alkışlıyorum
 Müjgan Akyüz
 
13 Temmuz 2011 Çarşamba 00:10:37
Çok hüzün yansıttı gönlüme, ama hep derim yakışıyor hüzün şiire
kendimizden bir şeyler buluyoruz mutlaka
kutlarım emeğini, gönül sesini
sevgilerle
 LABİRENT
 
09 Temmuz 2011 Cumartesi 11:47:39
Koşulsuz bir sürüklenişin dar geçitlerinden yuvarlanarak yaşama süreriz gönlümüzün yaralarını. Yara toz olur, içimizdeki dert bizi bizden eden giz olur ve yakından sona doğru yürüdüğümüz o gizemli yol olur...
Kutlarım...
 isyankarsahin
 
07 Temmuz 2011 Perşembe 17:36:00
güzel bir siir okudum yüreginize ve emeginize saglik

en derin saygilarimla
 Mustafa Doğan.
 
03 Temmuz 2011 Pazar 17:24:24
hoş bir şiir güzel bir yorum... tebrikler iki emek sahibine
 Mori Kız
 
01 Temmuz 2011 Cuma 02:18:45
özledikçe geliyorum :)
sevgilerimle Nar-ım
 kanayanyaramsın
 
28 Haziran 2011 Salı 16:37:36
sahi
unuttummu ben seni yarınlarda


slm çiçeğim geç kaldım sayfana bağışla canım
unutulurmu hiç yüreğe yer ettiyse yaşanmışlıklar hatıralar yaşar
yüreklerde harikaydın yine haz alarak ve şiiri yaşıyarak okudum
o duyğu ve sevgi dolu yüreginden öperim ve kutlarım
her daim sevgimdesin çiçegim selamlar canım.
 Yaralım
 
28 Haziran 2011 Salı 10:28:56
bolca hüzün damıtmış satırlar...
derim ki şiirde olsun ama yüreğine değmesin sakın hüzün...

sevgimle...
 ümit zeki soyuduru
 
27 Haziran 2011 Pazartesi 20:52:21
içinde kaybolduğum o koca boşlukla
bir şiirlik süre kadar susuyorum şimdi hayata
ve
fütursuzca
olmayacak sabahlarımın gecesinde tüm aşklara...



sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...


Tebrik ediyorum. Çok güzel bir şiir ve yorumdu.
Saygı ve selamlarımla.


 Metin Demirkaya
 
26 Haziran 2011 Pazar 17:31:01
susmak en guzel degerdir er olana,onurun karsisinda.
 ramazan.efe
 
25 Haziran 2011 Cumartesi 20:01:52
şiirde akıp giden güzellik hüzünle bezenmiş
sağlıcakla
ses olan yorumda harika kalimera
 perimasalı
 
25 Haziran 2011 Cumartesi 17:39:43
kelamın tükendiği yerde manayı sessizliğe yükleriz ya bazen, bu öyle bir an işte ..

sevgiler çiçek yüreğine...
 hasret
 
25 Haziran 2011 Cumartesi 00:44:46
sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...


keske unutulsa deyilmi narim yüregine saglik cok güzel
hüzün dolu olsada tebrikler yorumda harika sevgiler.

 Alpdoğan Akyüz
 
24 Haziran 2011 Cuma 20:35:32
Şiiri yazanı da seslendireni (Sevgiler Nebiha...) de yürekten kutlarım...

Nar şairin kaleminden hüzün damıttım yine heybeme attım...
 eMİNeYZAMAN
 
23 Haziran 2011 Perşembe 20:25:19
şehir ıslak sokaklarını sayıyor
adım adım izliyordu martıları
tövbelerin diline vuruyordu zaman
uzun bir yolculuğa çıkardı ömür



ölüm
senden de kurtulmak için
intihar ediyorum


sevgimle şeker insan...
 aybüke_harikalar_diyarı
 
23 Haziran 2011 Perşembe 17:46:51
Ablamın muhteşem şiirlerinden bir tanesi daha..
 M. Efruz Sermeda
 
23 Haziran 2011 Perşembe 08:53:04
hatıraları canlı tutmayı da mı dener..unutma provaları?

kor sıcağında hatırlamanın..bir gölge arar gibi unut(ama)mak

bir insan yanımız daha...

hatırlatan şiire teşekkürler
 Kalimera.
 
23 Haziran 2011 Perşembe 00:04:00
Dilerim
Ayaklarının altından kaçışmasın hayat, çiçeğim BENİM...

bir tanesin sen...
 Harun Aktaş
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 23:44:31
Neden?

Tek kelime;ama kocaman bir soruyla başlamak istiyorum şiir bahçesinden meyveler koparmaya.
Acı çekiyor,acı çekiyoruz şiirlerde.Yalnızlığımızla baş başa.Aslında her şiir biraz da yalnız değil mi kendine? Bazen de kendini bize anlatmaya çalışır.
Şair ise o’na ön ayak olur sadece,yoksa şair onu var etmez,var olan bir şeyin tozunu alır,bizi aydınlatır.Hepsi bu (Ben burada iyi bir şey söylediğimi düşünüyorum,o yüzden sert sert bakmayın/ız öyle).

Bazen düşünüyorum da, sözcükler aynı olmasına rağmen duygu(lar) nasıl böyle değişebiliyor her şiirde.
Şaşkınlığımı gizleyemiyorum.
Ki bunu da şiirin içinde saklı olan o gizil güce bağlıyorum, öyle bir giz ki,yazdıkça artıyor,oysa azalması beklenirdi. Azalmıyor işte, intikam alıyor Şair’den.

Aslında şiire dokunmak için pencereyi tıklamıştım; ama nedense bir türlü giremedim,giremiyorum. Almıyor ya da,yalnızlığını yaşamak istiyor, kim bilir.

‘’Yavru bir kuşun
ilk uçuş denemesini yaptığı gibi
acemice daldığım istanbul sokaklarında
ayaklarımın altından kaçışıyordu kaldırımlar’’
Istanbul’un içinde acemi bir kuş gibi adım atmak, sadece şairlerin cesaret edebileceği şeydir.

Bir de Fransa’da Necip Fazıl, cesaretine bel bağlayıp kaldırımlarda adım atıyordu.

O ve kaldırımlar ve yalnızlığı.

Yalnızlık,kaldırım,sokak,Istanbul…
Ne çok yalnız(mış)ız oysa bu sokaklarda,kaldırımlarda.

Bir yerde yalnızlık gülümsüyorsa bizlere, orada Aşk da konaklıyordur demektir.
Bakınız:
‘sökülüyor bir bir dudaklarıma vurulan mühürler
aşkı gibi bülbülün nazlı güle’

Ve

Ve

Haziran,

yani yaz, yani mevsim…Sustum

‘’duvar dibi bekleyişlerimde
gidenin ardından yaktığım ağıtlar’ İşte Haziran’ın yalnızlığı, ağıtların yakılma sebebi burada yatıyor.
Anlamalıydım ,anlamalıydık.

Bekleyen ve beklenen.
Âşık bekleyen, Maşuk beklenen.
Aşk ise köprü.Yıkıldığı an o köprü…sözcükler anlamını yitirir.

Peki,

martılar olmadan Istanbul yarım bir şiir gibi anlamsız olmaz mı? Hem de nasıl.

benim susmam gerekiyor belki de,susturulmam icap ediyor.

Sustum…

Biri mi seslendi?

‘sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...’’ Bitmediğini gösterir…

Final işte budur!

Şair, bu işe gerçekten vâkıf…

Başlık ve Final çok şey anlatmıyor mu size de?

Kulaklarım onlarda hâlâ.

-ses tanıdık-



Harun Aktaş tarafından 6/23/2011 1:12:57 AM zamanında düzenlenmiştir.
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 YALNIZLIK ABİDESİ
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 22:08:52
İsterdim , gözlerini kapatıp mutluluğu çizmek yüreğine. diye başlamak geldi içimden damarlarımın koptuğu ve elimin tersi ile yanaklarımı sildiğim bir vakit.

Bir senin mi yanakların ıslaklığı sever sandın ?

Bir senin gecen mi yakan ıslaklara gark olur ?

Mavi bir nehir gibi akarken yokluğuna ,azaldıkça çoğalmanın çelişkisinden payıma düşenleri bilmek ister misin şaire ?
Şiir ki ürkek bakışlarımın aynadaki cesaretsizliği.
Ya şiirdeki ses dinlediğim bir şarkıdaki ağıtlarımı hatırlatıyor bana . Düğüm olup düğümlenmiş şiirin üzerine..

Ah o ses !

Yavru bir kuşun
ilk uçuş denemesini yaptığı gibi
acemice daldığım istanbul sokaklarında

Nedendir bilmem ama içimde birden damlalar çırpınmaya başladı. Aklıma düşen Nar-ı Yalnızlık ile bir duraksadım. Tıpkı bilmediğim bir istanbul gibi bakıyorum şiire. Ve boş beşikte sallanıyor şimdi İstanbul.

Ne çok haylaz yanım var bu gece. Uysallığa gem vurmak gerekir diye düşünüyorum.
Binlerce yıldız arasında ''çoban yıldızı'' na yol olmak . Yol boyunca gözlerdeki zifiri yaksada beni gizlice sessiz sedasızca yanmak düşer payıma . Şikayetçi değilim.


Acının adını anmak bu denli mutluluksa bir ikindi sonrası yalanların üzerine düşer kızıllık..
Kan/dil zamansız açılan bir yüreğin şeffaflığı kadar belirgin. Ne kara kaşına ne kara gözüne yakışmıyor bunca ağıtlar.

Aslında şaire biliyor , sessiz sedasız ortalıkta gezinen bir ruh olduğunu.
Ağıtların mimarı şaire.
Yağmurların istanbul sokaklarını yok etmesine sebepşaire.
Zaman dilimini tersine akmasına sebep şaire.
Rüzgârların dinmemesinin tek şahidi şaire...

Çok yazacak şey var aslında .
Sus(u)yorum

Emeği geçen yüreklere zeval gelmesin inşallah.

Tebrik ederim .
 Abdulkadir BOSTAN
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 21:52:31

muamma bir ahvalin
seheri karanlık kimsizleriydi şiir hikâyelerimde
yine hangi şeytan hangi cehennemin ateşini yaktıysa
haziranın ihtiras kokan sabaha karşısı
şehvet tacirlerini pazarlıyordu nefsine
an be an ölüyordu ruhları kadınların
salyası bol nefeslerde


sırf bu yüzden balık olmayı isteyebilirdim
altı saniyelik hafızaya sahip olmak
en fazla altı saniye acı çekmek...
kalemin gücü dizelere aksetmiş
bu kadar uzun süre bekletmeyin şairim
şiirleriniz özleniyor haberiniz ola... tebriklerimi bıraktım
saygımla



 dursun tiftik
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 18:50:10
"öz yanığı imgeler dolduruyordu
ağız boşluğumu
sökülüyor bir bir dudaklarıma vurulan mühürler"

İmgeler oldukça zarif.İçerik kurgusu etkileyici.
Emeği geçen herkesi tebrik eder,saygılarımı sunarım.
 Bandırmalı
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 14:38:24
Her dizesi ayrı bir keyifti ateşin yüreğe düşmesi gibi,tatlı sancısıydı şiiriniz tebrikler yüreğinize sağlık..
 yaşar/casına
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 09:59:16
’denenmiş elbisenin provası yapılmaz’’

yüreğin üzerine giydirilmek istenilen sevi dokusu farklı ise
hareler birbiri ile örtüşmez…

bilir bunu insan
yine de defalarca prova eder
çünkü kişi,
vitrindeki elbisenin üzerinde çok güzel duracağını hisseder…

kendine
bir kaç beden küçük giydirilen elbisenin
aynadaki görüntüsünde yaşanır çelişki
kişi
defalarca yırtıp atmak ister
zoraki üzerine giydirileni

çift sıradır şefkatin düğümleri
çocukken saçlarına örülen örgü gibi…

ve
yılların silinemeyen derin izleri
içinde kaybolduğun o koca boşlukta
bir şiirlik süre kadar susturur kişiyi hayata.


sahi
unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...

hayır.


tebrikler
segili
nar damlası


 amanes -RA-
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 09:48:54
hüzün içinde gülmüşlüğüm
yüzünden midir bilmem
kırılası düşlerin orta yerinden tam
insan olanı bile yanıltma provaları

ve şerefe gözyaşlarım
pörsüyen çiçeklere..

ki zehir-zıkkımdır bu içtiğim //

derken bir acemi kaçış
soytarı gezmişliğinde kalan şehr-i İstanbul'dan

...ellerimin ilk tutulmuşluğunu bile unutup

* oysa ne çok
seviyor-du yanaklarım gözyaşlarımı...
(sevinçten dökülüp, süzüldüğü için ama)

şimdi bir karanlık gizde yerini bellemişcesine
-bellenmişcesine-
düşlerim..ah ki
** çoban yıldızına, avare ateş böceğine hayran kaldıkça
aydınlanıyordu gözlerimde biriken gecekaralarında

ve söz yanığı imgelerden, dudaklara vurulan mühürlere değin
geceleyin, ağız boşluğumdaki ağusudur acı sözlerin
sevdaya dair hiç edilmemişliğe bedel..kavuşmak mı..? / olmaksızın!
- bu tenha, bu ıssız../ *** bu -vuslat dargını yollarda-

öyle ise de ki:

ben seni de
şiirinin hikâyesini de sevdim
şiirin kızı

"pörsüyen çiçekler içindir ağladığım" (Vahap Akbaş)

kifayetsiz
bir ikindi öncesi, sabah güneşi sonrası
ey nar-ı çiçek,
cinnet geçiren şairlerin feryadını okuyorum dizelerinden

donup da kalıyorum
sararıp soluyorum
finalde ö l ü y o r u m!

**** sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...


ÖLMEK ZOR OLSA DA HAZİRANDA!



amanes..ra
 Nimet Vefa
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 09:48:48
dilim lâl
sessiz hiçkırıklarda şimdi yüreğim
...
 Kul-Çerçi
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 09:01:45

yüreğiniz var olsun


yüreğinize kaleminize sağlık
 Funda SAĞLAM
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 08:32:21
içinde kaybolduğum o koca boşlukla
bir şiirlik süre kadar susuyorum şimdi hayata
ve
fütursuzca
olmayacak sabahlarımın gecesinde tüm aşklara...



sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...




emeğine saglık canda canımsın...yürek sesine nefes olan..kalimeramada..sevgi yolladım kutladım emeğinizi..sevgimlee
 ASIKLUZUMSUZ
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 08:32:06
sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...
.............Biraz zor unutmak,sevmişse gönül

Kutladım değerli kalemi ve güzel eserini

Selam,saygı,dua ile
 dost46
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 08:05:33
Sevgi ve aşkın tarifi bitmez ki,O nehir olur akar,akan o çoşkun suyu seyrederek düşlere dalarsın.Gözyaşların oluyor ve o gözler ki acıları beyinlere iniyor...Ne güzel ifade etmişsiniz.Güçlü aşk duygularını,anlatılmaz bir anlatım tarzınız ve imrendim o güzel duygularına...Kutlarım

Sevgim sevgin olsun can Şaire...Sevgi ve saygılarımla...
 atahan
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 02:46:38
"muamma bir ahvalin
seheri karanlık kimsizleriydi şiir hikâyelerimde
yine hangi şeytan hangi cehennemin ateşini yaktıysa
haziranın ihtiras kokan sabaha karşısı
şehvet tacirlerini pazarlıyordu nefsine
an be an ölüyordu ruhları kadınların
salyası bol nefeslerde


cinnet geçiren şairlerin feryadını okuyordum
gözlerinden ...
donmuş hayali, dilinde nidası ahraz bakan
şehrin sessiz tanıklarından"

kalemine yüregine saglik; bastan sona muhtesem dizeler siirde!
seslendirmede cok güzel; sesin güzelligi okuyusun sadeligi siirle bütünlesmis tebrikler!
 İsa inan
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 01:26:49
merhaba güzel dostum tebrikler.yine güzel bir şiir güzel bir yorum.kutluyorum
yine bir cehennem ateşinde kıvranıyor beden
kendinin katili oluyor aşk
sabır uzaklarda ağlayan bir çocuk artık
gidene değil kalana düşüyor ağlamak
yüreğin yalnız kalmasın ustam aşkla kal
 maskelibalo
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 01:13:04
ağlamak zarıf bir beceriksizliktır.bu kadar duyguylayla bir kadından alabildiğince bir adam...bu mısralar anlamak ıster kendi gibi öyle falsolu değil tamda şekil verdiği gibi...yeterince matem ve ah olunabilir şey değil dostum..kıskıvraktır aşk...

maskelibalo tarafından 6/22/2011 1:15:11 AM zamanında düzenlenmiştir.
 şimo
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 00:59:57
sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...


kutlarım kalemi saygıyla
 Davidoff
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 00:49:11
Serçelere içirilmiş birer yudum su gibiydi her dize...

 AZAP
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 00:48:46
içinde kaybolduğum o koca boşlukla
bir şiirlik süre kadar susuyorum şimdi hayata
ve
fütursuzca
olmayacak sabahlarımın gecesinde tüm aşklara...



sahi

unuttum mu şimdi ben seni yarınlarda...

zor dost zor yüreğe giren çıkmaz kutlar sevgiler sunarım o güzel yüreğine...
 flycan57
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 00:45:58
susmaksa gözlerde kahır
teselli sandığım musubet şarkıysa gidişin...
-unuttun beni
umuttun bana / unuttum sanma -




o kadar muhteşemdi ..ki..dizeler...dilim lal kaldı şairem...unutmak ...galiba en zor olanı bu..içi kanarken insanın...mütemadiyen....tek kelimeyle harikaydı...kutlarım gönülden...sevgimle...hep...
 Çiğdem P. Yüksel
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 00:35:18

Aşk gibi birşeyi anımsatıyordu
göçmen kuşlar
ve kuşların göçmeyen çığlıkları
sabır küsüyordu
vuslat küçülüp gidiyordu
hikayenin içinde..


Şiirimi kanatan Şair

Gönül birikintilerinde savrulmaya bayılıyorum...

Sevgiler
 Mehtap Yıldız
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 00:28:33
ezeli bir şifadır unutmak

unutmak ezeli bir şifadır

diyorum diyeceğim ve demeye devam edeceğim...felsefem bu napayım can(:

şifala ruhunu nar çiçeğim
şifala artık

sevgimle her dem

duam üzre Mevlada kalasın...
 Saadet Ün
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 00:28:09
beklemek
eklemekse sabırlara sabır
susmaksa gözlerde kahır
teselli sandığım musubet şarkıysa gidişin...
-unuttun beni
umuttun bana / unuttum sanma -


Yarınlara taşınan unutulmaz... unutulsaydı dizeler umut umut demezdi...

Tebrik ve sevgimle...
 Mehtap ALTAN
 
22 Haziran 2011 Çarşamba 00:23:35
avutulan yanlarımın zerafetinde yanıyordu son kalemin son işgal sesi...

tebrikler...


Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.