Açlıktan ölüyorsan, dost sana kapısını açıyor, seni sofraya götürüyor, senin için süt tasını dolduruyor, ekmeği bölüyorsa, içtiğin şey gülümsemedir. EXUPERY
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
   

   

E-kart Olarak Paylaş



 
Şiir Puan
 

10 10 2
Toplam: 10.0 puan
2 kişi puan vermiş.
 


 
Şiir Bilgi
06.05.2011 tarihinde eklendi.
914 çoğul gösterim yapıldı.
871 tekil gösterim yapıldı.
3 yorum yapıldı.
0 kişi favori listesine aldı.
Portfolyo: Genel
 



   
 
LANET OLSUN YEZİDE…!

(Bir nehir boyu alkan...)
Duydum ki;
Kerbela’da Hüseyin’imi vurmuşlar,
O mübarek başını
Gövdesinden ayırmışlar…
Zalimler Ehl-i Beyt soyuna
Nasıl kıymışlar?
Lanet olsun Yezide…!
Bir yudum su getirmek için gitmiş ,
Yezidler tarafından kolları kesilmiş.
Söyleyin bana ;
Abbas’ımın suçu neymiş?
Lanet olsun Yezide…!
Bu yürek dayanır mı Hüseyin ‘imin acısına?
Herkes kan ağlıyor yana yana ,
Al kanlara boyandı Kerbela.
Lanet olsun Yezide…!
Kerbela ‘da ;
Bir yudum su bile vermemişler,
Küçücük çocuklara,
Bu yaptıkları sığarmı insanlığa,
Bu acılara yürek nasıl dayana,
Lanet olsun Yezide…!
SOKAK ŞAİRİ
TOKAT 2011


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

   

Etiketler: hüseyin , kan , mübarek , nasıl , nehir , olsun , su , yudum , yürek ,
 Yorumlar
 Bektaşbey
 
06 Mayıs 2011 Cuma 19:48:11
yazan dost yüreğe selam olsun.candan kutluyorum seni.tebriklerim yürekten saygılarımla.
 gordion
 
06 Mayıs 2011 Cuma 16:29:53
Yezide lânet olsun,niçin uydu hevaya Allah Allah bu ne hal yaptı l-i Abaya Hasana ağu verdi, zulmetti şahzâdeye. Muhibbi Al-i evlat, gel seyret,bu sahraya. Şimr çaldı hançeri,gerden-i şah zibaya. Lânet ola o kelbe,düşe kahr-ı Hudâya .Esen yeller haber ver,bu hali Mürtezaya; De ki; çifte kuzular gitti darül-bekâya. l-i Yezit zulmünün sesi çıkar semaya. Bu ne cefadır allah, evlad-ı Mustafaya Hüseyin atından düştü, sahra-yı Kerbelaya, Cibril, kurban haber ver, Sultan-ı Enbiyaya. Çifte kübbesi düştü, arş-ı rahman ağlıyor. Kürsü kalmış kararsız, kevn-i mekan ağlıyor. Levh-i mahfuz kalemi, emr-i Yezdan ağlıyor. Sidre de Cibril ağlar, melekler kan ağlıyor. Sekiz cennet, yedi nâr, heft âsuman ağlıyor. Matemdeydi yıldızlar, ay yüzlü han ağlıyor Gün yüzün gubar almış, cümle cihan ağlıyor. Cennette İdris ağlar, hur-i gılman ağlıyor. Seher yeli burukmuş, durgun umman ağlıyor. Kerbela çöllerinde çifte civan ağlıyor. Hüseyin atından düştü, sahra-yı Kerbelaya,
Cibril, kurban haber ver, Sultan-ı Enbiyaya. Hasanım ağu içti, leb-i sükker ah çeker. Hüseyin atından düştü, kime şikâr ah çeker. Nerde kalmış acaba Bak Zülfikâr ah çeker. Alinin on bir oğlu yerde yatar ah çeker. Fatma nene,ciğeri sızlar, sızlar ah çeker. Ümmügülsüm, Rukiye çifte Nigar ah çeker.İbrahim, Kasım ağlar, kılar zâr zâr ah çeker. Hatice ana duymuş, yavrum diyer ah çeker. Meryem, Asiye gelmiş, ağlar ağlar ah çeker. Havva, Hasan, Hüseyinim diyer diyer ah çeker.
Hüseyin atından düştü, sahra-yı Kerbelaya, Cibril, kurban haber ver, Sultan-ı Enbiyaya. Hazreti dem lişan, Nebi Ziba ağladı.
İdris Firdevs içinde kasr-ı âlâ ağladı. Nuh ile Hud, Salihî düştü zâra ağladı. Yakup,Yusuf, Şuayib, Lût, hem Yahya ağladı.
Zekeriya zikrinde, Turda Musa ağladı. Mekke, Medine, Kubeys, Tur-i Sina ağladı Dahi Harunla Davut, Süleyman da ağladı.
Cercisi biçer hızar, İlyas da ya ağladı. İlyasa, Zülküflü hem Meryem ana ağladı. Hüseyin atından düştü,sahra-yı Kerbelaya,
Cibril, kurban haber ver, Sultan-ı Enbiyaya. Abubekir, Ömere bu zarardır Osmana, Cümle Kureyş ensarın düştü ah u figana.
Al-i Yezit, boyadı çifte kuzun al kana. Ey Server-i Enbiya, sen bunu de Süphana. O gün ola göreydim Yezit düşe nirâna,
Sırattan seyredeydim, geçeriken o yana, Cümle nebiler ümmet, sallanarak cinana. Huriler karı gelir Hüseyin ile Hasana
Fatma ana şâd olur, müjde gider Rıdvana. Hüseyin atından düştü, sahra-yı Kerbelaya, Cibril, kurban haber ver, Sultan-ı Enbiyaya. Medine dağlarında süsemle sümbül ağlar. Husırat metel atmaz, esmez olmuş yel ağlar. Dağlar ingil ingilder, sular sarhoş sel ağlar. Cümle kuşlar figanda, bak dertli bülbül ağlar. Viranede baykuşlar, hû çeker yıl yıl ağlar. Kerbelaya kulak ver, sahra ağlar, çöl ağlar. Biten otlar baş eğmiş, çimen çiçek, gül ağlar. Lânet olsun Yezide şah u geda kul ağlar. Ey Mürteza gel yetiş, binekte düldül ağlar, Hasanım ağu içmiş, göz yaşları sel ağlar. Kerbela imdat ister, gözedirler yol ağlar.
Hüseyin atından düştü, sahra-yı Kerbelaya, Cibril, kurban haber ver, Sultan-ı Enbiyaya. Yezidi yara tabşır kahrola.
Ah çekuben ağla gel, zâra tabşır kahrola. Lânet âl-i Yezide, ere tabşır kahrola. Yüz on dört sûredeki sıra tabşır kahrola.
Hazreti Nurdan düşen tere tabşır kahrola. Yüz sühufun serveri çâra tabşır kahrola. Bin bir kelam tuhfesi tûra tabşır kahrola. Bu davayı tehir et, haşre tabşır kahrola. l-i Yezit sevkolur, nâra tabşır kahrola. Alır bidadı anda, bire tabşır kahrola. Hüseyin atından düştü, sahra-yı Kerbelaya, Cibril, kurban haber ver, Sultan-ı Enbiyaya. diyen mukaddes mısraları can-ı gönülden tebrik ederim sevgili şâir.sevgiyle kalın hoş kalasınız.
 Recep özdemir
 
06 Mayıs 2011 Cuma 16:24:32
güzel


Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.