Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir. Tolstoy
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
   

   

E-kart Olarak Paylaş



 
Şiir Puan
 

10 10 7
Toplam: 35.0 puan
7 kişi puan vermiş.
 


 
Şiir Bilgi
01.01.2011 tarihinde eklendi.
929 çoğul gösterim yapıldı.
813 tekil gösterim yapıldı.
8 yorum yapıldı.
1 kişi favori listesine aldı.
Portfolyo: Genel

Favorisine ekleyenler
 


   

 
KENDİME ACIYORUM

Kendime acıyorum; fakat bağıramam ki...
Kalbimin diliyle de yardım çağıramam ki...

Kalbimin her sesine, bedenim etten duvar
Gizli feryatlarımı, duymuyor sağır civar

Kendimle konuşuyor, kendimle gülüyorum
Bazen taş gibi semsert, bazen çözülüyorum

Birgün yıkılacak o, sesimin sâdâsıyla
Cam gibi kırılacak, kalbimin nidâsıyla

İçinde korlar olan, bir tandırım topraktan
Yıllarımı geçirdim, beynimi yakaraktan

Duygularım kabarıp, bir ekmek gibi pişer
Kalemimle çekerken, bazen dibine düşer

Nice duygularım da, küle döndü içimde
Yanan ruhları hala, bütün gece peşimde

İçimde Gûlyâbânî, gebermeyen efkârım
Ejderhalar yaratmak oldu fikirden kârım

Anlamıyor kadınlar, düşenin bir hâlinden
Çekip giderler tutup, çocuğunun elinden

Kaderimiz benziyor, mütefekkir Dücâne!
İkimiz sevgiliye, emek verdik meccâne

Hiçbir şeye de yoktur, aslında merakları
Bütün dünyası tırnak, ayna ve tarakları

Hatta düşünmez bile, ben neyim ve de kimim?
Neye köleyim ya da nelere ben hâkimim?

Tezâtlar ve tezâtlar, alâmet-i fârikası
Birden küsmek kadının, ikinci hârikası

Küstüğünde gelmeni, hep bekler tıpış tıpış
Git! diz çök! aman dile! Ve eteğine yapış

Şeydâ bülbül ne çekti, gülün nâz ve hârından
Dalına hiç konmazdı, korkmasaydı mârından

Onlar aşk der, duygu der; fakat ölen erkektir
Aşk için ölmez kadın; özünde çok ürkektir

Aşkın o mâyesinde, bir cesâret pinhândır
Cesâretsiz aşklar da, bir bârân-ı nisândır

Âşık bülbül gülbende, çırpınarak cân verdi
Maşûku beyaz güle, kanından da kan verdi

Maşûkları içinse, hep âşıklar müntehir
Aşk kadına şaraptır, erkeğe gizli zehir

Soner Çağatay 1 Ocak 2011 / Wuppertal / Almanya

Kelimeler:
Gülben: Gül dalı
Bârân: Yağmur
Mâr: Yılan

Açıklama:
Şeydâ bülbül ne çekti, gülün nâz ve hârından
Dalına hiç konmazdı, korkmasaydı mârından

Aslında Bülbül güle âşık değildir. Bülbül bir yılandan çok korkuyor. O yılan da güle, dikeni olduğu için yaklaşamıyor. Bülbül de kendini güvene almak için gül dalına yuva yapıyor.
Yoksa bülbül güle aşık değildir.
Not: Dücane’den kastım, Dücane Cündioğlu’dur. Eşi, çok kitap okuduğu için Dücane’yi bırakmış.

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

   

Etiketler: aşık , aşıklar , aşk , ayna , bazen , ben , beyaz , bir , bülbül , bütün , can , cesaret , duygu , ekmek , emek , fakat , gece , gibi , gül , hep , hiç , kan , kitap , naz , o , ölmez , ve , verdî , yaratmak , yuva ,

Not:Sesli şiirin yüklenmesi dosya büyüklüğüne ve internet hızınıza bağlı olarak zaman alabilir.
Şiir seslendirmesini yapan hakkında eleştiri yazıp okumak için tıklayın
Sesli Şiiri İndirme Sayfasına Gitmek İçin Tıklayın.

1. Yukarıdaki linke mouse sağ tuşla tıklayın.
2. Save Target As / Hedefi Farklı Kaydet seçeneğini seçerek dosyayı bilgisayarınıza kaydedin.
3. Yüklediğiniz sesli şiiri bilgisayarınızda dinlemek için mouse ile çift tıklayıp çaldırabilirsiniz.


 Yorumlar
 bbetül
 
22 Şubat 2011 Salı 10:42:52
ÇOK GÜZEL..ÇOK ÇOK ÇOK ...ÇOK KEYİF ALDIM OKURKEN ..TEBRİKLER...
 emine erdem
 
02 Ocak 2011 Pazar 01:41:01
Âşık bülbül gülbende, çırpınarak cân verdi
Maşûku beyaz güle, kanından da kan verdi

Maşûkları içinse, hep âşıklar müntehir
Aşk kadına şaraptır, erkeğe gizli zehir

Soner Çağatay
--------------------------------
Merhaba filozof . Çok güzel bir şiir yazmışsınız kutlarım sizi sanki bir hikaye gibi, Sanki eskiden radyoda dinlediğim radyo tiyatrolarını hatırlattı bana çok beğendim çok tebrikler. kutlarım sizi. sevdiğinizin yanında fazla kitap okur onu ihmal ederseniz sevdiğinizi üzersiniz bayanlar ilgisizliğe tahammül edemezler. Selam ve Saygılar...
 _Chieftain_
 
01 Ocak 2011 Cumartesi 21:48:54
Yine felsefe ve sanatı kol kola gecırmıs bir çalışma olmuş. Ten kafesındekı yolcuğu başarılı bir şekilde dile getirmiş. Kah yüreğini, kah zınnını konuşturmuş; kah bu dünyaya kah öbür dünyaya seslenmiş şair...

Kişi önce kendı evini. kendi yüreğini ve kendi zihnini temizlemeli dercesine; iyi ve kötü, güzel ile çirkin aşık ile maşuk tezatlığına kendi deminden ayna tutan ve teşbihte soyuttan somuta geçişin güzel örneklerini sunmuş okurlarına... Duygu ve düşünce dengesini kıvamındal kurgulamış... Diğer bir deyimle hem özsel, hem de bütünsel bir denge oluşturmuş...

Kendi evinden seslenmiş bize, kendi özüyle, kendi temalarıyla insanın dönüşümü tanımlamış sanki şair... Özne ile nesne karşıt gibi gözüksede. Burada yanyana, hatta içiçe bir sarmal halini almış...

Şairin şiir yazım teknıgı beyit uslubunda olup, kendı tarzını böyle oluşturmakta kararlı görünüyor. Şairin dilinde arapça ve Osmanlıca kelimelerin zengınliğini görebiliyoruz. İyi niyetle bazı okurları yormamak ıcın, kendı kelime karşılıklarınıda koyarak bir öğretici tadında dile getirmekten keyf alıyor.

Şiirin sesi, seamntiği ve melodık yapısı, okurun düşünce ahengını genişletiyor. Felsefik bir düşünceyi sanatsal bir anlatımla birleştirerek ahlaki arınmaya taşımış şair... Daha iyinin düşmanı derler. Daha iyi ve daha gzüelini arama yolculuğunda başarılar dilemek gerekir şaire...

Emeğine sağlık, yeni kelimelerde buluşmak dileğiyle...




 Bibi
 
01 Ocak 2011 Cumartesi 18:18:38
vay dücane, hmmm!
 yeğinadnan
 
01 Ocak 2011 Cumartesi 16:35:26
Hala buse 1 ve 2 nin etkisinden bunları şiir diye okuyamadım bile. dinlesemde okusam da buse üzerini örtüyor şiirlerin.sonra yine uğrarım sevgi, ve selam.
 binay seymen
 
01 Ocak 2011 Cumartesi 15:54:11
Küstüğünde gelmeni, hep bekler tıpış tıpış
Git! diz çök! aman dile! Ve eteğine yapış

Şeydâ bülbül ne çekti, gülün nâz ve hârından
Dalına hiç konmazdı, korkmasaydı mârından

Onlar aşk der, duygu der; fakat ölen erkektir
Aşk için ölmez kadın; özünde çok ürkektir

Aşkın o mâyesinde, bir cesâret pinhândır
Cesâretsiz aşklar da, bir bârân-ı nisândır

Âşık bülbül gülbende, çırpınarak cân verdi
Maşûku beyaz güle, kanından da kan verdi

Maşûkları içinse, hep âşıklar müntehir
Aşk kadına şaraptır, erkeğe gizli zehir

Soner Çağatay 1 Ocak 2011 / Wuppertal / Almanya

geldi taa buralar sesi..süperdi..
 batu_41
 
01 Ocak 2011 Cumartesi 15:25:29
Dost saifesinde yine hüzünler düşmüş gönül defterinde.Yürekten kutlarım değerli kalem ...Mutlu ve sağlık dolu yıllara
 CemalettinGÜRPINAR
 
01 Ocak 2011 Cumartesi 13:56:18
hocam kalemin var olsun saygılarımla..
harika şiirdi yine.. kutlarım.. zevkle okudum..


Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.