Başarıyı hedef alın mükemmel olmayı değil. Yanlış yapma hakkınızdan vazgeçmeyin; vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme olanağınızı kaybedersiniz. Unutmayın; mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar. İnsan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğü
E-mail adresiniz: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
   



 
Şiir Puan
 

4 10 1
Toplam: 0.0 puan
0 kişi puan vermiş.
 


 
Şiir Bilgi
14.12.2008 tarihinde eklendi.
486 çoğul gösterim yapıldı.
489 tekil gösterim yapıldı.
2 yorum yapıldı.
0 kişi favori listesine aldı.
Portfolyo: Genel
 


   

 
Arabanın Altında


arabanın altında
yatmış sırt üstü
gözleri kaynak yangını
kıpış kıpış
esmer teni

arabanın altında
yatmış sırt üstü
hulusi usta
yüreği yangın yeri
eşinden kuzusundan ayrı


arabanın altında
yatmış sırt üstü
sırtında yükü ağır
yeri sağlam bozuk olanı
yatarak kazanıyor ekmeğini


arabanın altında
yatmış sırt üstü
gülüyor hulusi usta
biliyor başına geleceği
ozan efe resim çekince

141208 denizli





(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

   

Etiketler:
 Yorumlar
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
 maviemek
 
18 Aralık 2008 Perşembe 16:02:57
ATATÜRK’TEN GELEN TEŞEKKÜR

İstiklâl Savaşı öncesinde toplarımız, kamaları İngilizler tarafından imha edildiği için kullanılamaz durumdaydı. Kamalar, Denizli’de torna ustası Şükrü Külçeler tarafından yapılmış ve orduya gönderilmiştir. Atatürk, bu fedakârlığı unutmamış, bu ustaya, bizzat Mareşal Fevzi Çakmak eliyle gönderdiği bir teşekkür belgesi ile ödüllendirmiştir.
Bu belgenin verilişinin şahidi, torna ustalarından (Mehmet Salih oğlu, 1345 Denizli doğumlu) İbrahim ERDOĞ’dur. İbrahim usta, ilerlemiş yaşına rağmen, çocuklarına bıraktığı atölyeye uğrar, çevre iş yerlerindeki dostları ile sohbet eder. Bir arkadaşımın oto tamir atölyesinde, sohbetinden istifade ettim. Tarihî bir hatırasını şöyle anlattı:

“Ben Tornacı Şükrü ustanın çırağıydım. Atölyemiz, Kaleiçi’nin dışında, Demirciler Camisinin karşısında idi. Kaleiçi ve çevresindeki iş yerlerini bekçiler beklerdi. Fırtınalı günlerde, yangın çıkmasını önlemek için dükkân dükkân dolaşıp ocaktaki ateşleri söndürtürlerdi. O günlerde, suçu tespit edilmiş bir kalfayı, bir bekçinin dövme sahnesini unutamıyorum. Bekçi küçük boylu, kalfa uzun boylu idi. Bekçi kalfayı, sandalyenin üzerine çıkarak tokatladı. Şahidi olduğum bu olayı, biraz korku biraz da tebessümle seyrettiğimi hatırlıyorum.
Yaz tatillerinde yedi-sekiz çocuk torna atölyesinde çıraklık yapardık. Çıraklığa rağbet pek fazla idi. Aile büyükleri, çocuklarının bir meslek sahibi olmalarını isterlerdi. Bu sebeple ustalar ısrarlara dayanamaz, yanlarında gerektiğinden fazla çocuk çalıştırırlardı. Ben de babamın ısrarları sonunda çıraklığa kabul edilmiştim. O zaman, sekiz-dokuz yaşlarında idim.
Bir gün atölyenin önünde askerî araçlar durdu. Kenarı fitilli pantolonlu subaylar indi. Bir subay, (Bu Mareşal Fevzi Çakmak idi, o olduğunu sonradan öğrenecektim.) yanıma kadar gelip sordu:
-Şükrü Usta kim?
Kolumu ustamdan yana uzatarak gösterdim:
-İşte, orada!
Subayın elinde, kırmızı kurdeleli büyükçe bir zarf vardı. Ustamın yanına gitti.
-Sana Gazi Paşa’nın selâmını getirdim, dedi. Yaptığın hizmetlerin karşılığı olarak sana bu teşekkür belgesini gönderdi. Sana kendi elimle vermemi istedi.
Ustam sevinmişti. Atölyesine kadar gelen bu ünlü misafirine bir şeyler ikram etmek istediyse de kabul görmedi. Subaylar, zarfı bırakıp gittiler.
Sonradan öğrendim ki benimle konuşan ve ustama zarfı veren kişi Mareşal Fevzi Çakmak’tır. Mareşal, Antalya’ya gidecekmiş. Atatürk, “Denizli’ye uğra, bu belgeyi Şükrü Külçeler adlı ustaya ver.” demiş. Ustam, topların kamalarını yapıp onların İstiklâl Savaşı’nda kullanılmasına yardımcı olmuş. Ayrıca, bir para kasası yaparak Millî Müdafaa Bakanlığı’na hediye etmiş. Ustam Şükrü Külçeler, bir zamanlar Denizlispor Futbol Takımı’nın amigoluğunu yapan Saim Külçeler’in babasıdır.”

***
Atatürk’ün verdiği teşekkür belgesi –eğer bu güne kadar korunmuşsa- Saim Külçeler Bey’de veya onun bilgisi dahilinde bir yerdedir. Temin edilerek Atatürk Müzesinde yerini almalı ve korumaya alınmalıdır.tamirci çıraklarımız bu kadar değerlidir kadir bilen yüreklere..ozan efeye teşekür edrim
 aysegül atakli
 
14 Aralık 2008 Pazar 21:39:27
"ne guzel anlatmissiniz efendim,insanin basina gelebilecek en guzel seylerden biri ugruna siir yazilmasi olumsuzlestirilmesi

...
"arabanin altinda uzanirken o beden
bir yandan dûsunûr sorunu bulup halladem
kurtulam bu daracik yerden
ugrasir didinir her halûkârda
tek dûsûncesi vardir hayatta
isinin ehli olsun begensin herkes
evine helal lokma gotursun
vicdani rahat bir uyku uyusun...'

(konu bôyle gûzel olunca
ancak siirle yorum
yakisirdi dizelere
kalemin daim olsun
ramazan efe...) saygilarilarimla...


Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.