Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar. William Shakespeare [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Örnek Konulu Şiirler- Örnek Şiirleri

9.5 10 900,000'e yakın şiir başlıkları arasından "Örnek" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Aşağıdaki Örnek şiirleri "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Örnek ile ilgili " 87 " şiiri aşağıdadır..
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   Sonraki sayfa » 
1
Aşık Hekimi
Kemik atmadan da hırlayanlar var.
Yalan konuşurlar yalan yazarlar.
Sabrımı taşırıp zorlayanlar var.

Sahte evraklara kaşe olmuşlar.

........... devamı »

Aşık Hekimi
2
Sivaslı Remzi

Herkese saygı duyarsan
Örnek insan sensin inan
Tüm kurallara uyarsan
Örnek insan sensin inan

........... devamı »

Sivaslı Remzi
3
ADNAN ZEKİ BIYIK
Evinde hanesinde iyi eştir Kodalak
Örnek model bir baba varı yoğu kızları
Nihan, Betül, Gamze'si şol mehveştir Kodalak

Ilgaz, Obruk, İskilip hem Çerkeş'tir Kodalak

........... devamı »

ADNAN ZEKİ BIYIK
4
cihan aktaş
bir karşı bakışla...!


Yanlızlığın başka bir adıydı belkide
hayatındaki herkese yetebiliyorken kendine yetemeyişler

........... devamı »

cihan aktaş
5
Reyhan Şen
Adımızı ve aşkımızı yassınlar mezar taşına
Fakat biz seninle tarihi bilinmeyen yerinde
Yeni bir hayat kuralım
Orada çok mutlu yaşayalım.
Bu yaşamda günler aylar yıllar olmasın

........... devamı »

Reyhan Şen
6
hanifi kara
Otokritik yapsak biz bize soru sorsak.
Gece/gündüz durmadan çalışsak/çabalasak
Neden ve niçinlere daha çok kafa yorsak.

Öğretmen öğrenciye, imamsa cemaate

........... devamı »

hanifi kara
7
Mustafa Akın
Sarmalar, deste yapar; dur gidemem desen de...
Zebaniler şehirleri, volkanların diyarına,
Heyhat ! alır sinesine; çeker istemesen de

Mazlumu cezbeylemez; taşlanır geçer dişe;

........... devamı »

Mustafa Akın
8
İNSANOL-DOSTKAL
Edepsizliği marifet
Bal haline getirdiler
Getirdikçe benliğimden
Edip örnek gösterdiler


........... devamı »

İNSANOL-DOSTKAL
9
Oflu


[ iceri ]“ Çekip gider ” miş miş gülü (!) Defter’in
Her türlü haltına bulmazsa cevaz.
Sahi, senin nedir pahan, ederin?

........... devamı »

Oflu
10
cakiroglu
Hak için söylemektir ve Hak için yutmaktır,
Bundan gayrı söylenen kendini avutmaktır,
Tercih senin kardeşim! İster tut, ister avun,
Bir örnek Musa ise, diğeri de Firavun.


........... devamı »

cakiroglu
11
hasan hüseyin bayar
“Bismillah” deyip yeni güne başlar.
Ana baba duasıyla okula varınca,
Öğrencilerinin hepsi örnek.

Allah nuruyla kalplerinin kiri atılır,

........... devamı »

hasan hüseyin bayar
12
ılıkyağmurlar






........... devamı »

ılıkyağmurlar
13
Oflu

[ alt_cizgi ][ iceri ]Kalem Yaz Deyince[ /iceri ][ /alt_cizgi ]

[ iceri ]Ehl-i Belâgatın ittifakıysa;
Ameli vaz’ etmek mendub sayılır.

........... devamı »

Oflu
14
Oflu


[ iceri ]

Ne kadar değişti bakışta usûl!

........... devamı »

Oflu
15
Oflu


[ iceri ]Mâdem; “ - sen Hızır’sın, ben Mûsa “ dedin
Ne diye Hızır’a eza edersin?
Ben mi tâlip oldum? Kendin istedin

........... devamı »

Oflu
16
Gümüşhanlı

Hak yolunun yiğitleri
belâ okuna hedef
göğe ermiş desem yeri var
yücelik fesiyle başları...

........... devamı »

Gümüşhanlı
17
Mehmet Şerif kardaş
Bal haline getirdiler
Getirdikçe benliğimden
Edip örnek gösterdiler

Her kanal da mutlak bir gay

........... devamı »

Mehmet Şerif kardaş
18
AHA ZOR ŞAİR
Bal haline getirdiler
Getirdikçe benliğimden
Edip örnek gösterdiler

Her kanal da mutlak bir gay

........... devamı »

AHA ZOR ŞAİR
19
akın*hilal
Zamanı içiyorum
Nasıl emziriyor beni hayat
Kan kusuyorum...

........... devamı »

akın*hilal
20
MEHMET ÇOBAN
TEBÜK SEFERİ

Müslümanlar Allah’ın evi olan Kâbe’nin bulunduğu Mekke şehrini fethetmiş. Ardından Taiflilerle savaşarak onları Medine devletine dâhil etmişti. Her ne kadar Taiflilerden Sakif oğulları Müslüman olmamışlarsa da artık Müslümanların kontrolü altındaydılar. Arabistan’ın tamamı Müslümanların elindeydi. Arabistan’ın yukarı kısmı olan, Şam (Dımeşk) Romalıların egemenliğindeydi. Müslümanların gelişmesinden en çok rahatsız olan Şam bölgesiydi. Mekke’nin fethinden önce gerçekleşen Mute savaşının henüz şokunu atlatamamışlar. Mute savaşında şimdiye kadar karşılaştıkları ordulardan çok farklı bir orduyla karşılaştıklarının bilincindeydiler. Müslümanlar kararlı, net tutumlarıyla insanları etkiliyordu. Özellikle Bizanslıların Mute başarısızlığı, Mute’de 100.000 kişilik orduyla 3.000 kişilik Müslüman ordularını yenemeyişleri. Arkalarından takip edemeyişleri bölgede yaşayanları etkilemişti. Toplumlar her fırsatta bu olayı konuşuyorlardı. Daha yeni İranlıları yene Bizanslıların forsu bölgede yerle bir olmuştu. Şam bölgesinde yaşayan Arap kökenli kabileler gizliden gizliye Medine’ye haber gönderip İslam’larını, biatlerini bildiriyorlardı. Bir bakıma Bizanslıların egemen bölgesinde yaşayan Araplar, soy bilincinin de uzantısıyla Müslüman olup Muhammed’e katılmayı. Medine devletinin koruması altına girmeyi canı gönülden istiyorlardı. Şimdiye kadar Arapların şanını bu kadar yükselten, İran’a, Bizans’a kafa tutan bir lider, bir komutan olmamıştı. Mute savaşındaki hayalet ordunun yankıları bölgeye hâkim olmuştu. Yemen’e gidip gelen kervanlardan, Müslümanlar hakkında aldıkları haberler onları daha da ateşliyor. Kendilerini bütün dünyaya taşıyacak Medine devletinin bir parçası olmak için İslam’a koşuyorlardı. Şam bölgesinin Arap olmayanları, Bizanslılar gidişattan hiç memnun değillerdi.
Hicretin 8 ve 9. Yılları, yani hicri -629 ve 630 yılları Müslümanlar için önemli yıllardı. Müslümanların Arabistan’a hâkimiyetlerinin tamamlanıp dünyaya açıldığı yıllar. Medine merkezli kurulan devletin imparatorluğa dönüştüğü yıllardı. Muhammed İslam’a giren veya Müslümanlara İslam’a girmeden biat eden bütün şehirlere valiler gönderiyordu. Bazen valiler yörelerin eski liderlerinden seçiliyor. Özellikle bu uygulama bütün dünyanın dikkatini çekiyordu. Adeta Muhammed; Medine devletine bağlılığınızı verdiğiniz, devletin korumasına girdiğiniz zaman, kendi yerel yönetimlerinizle devam edebilirsiniz diyordu. Böylece toplumlar sevdikleri, saydıkları liderlerinden olmuyor. Eski düzenlerinin devamında, kendilerinden daha güçlü bir imparatorluk tarafından koruma altına alınıyordu. Eskiden kendi imkânlarıyla yaşamlarını sürdüren, kendi kendilerini koruyan bu toplumlar, daha büyük bir güvenin, barışın içine girerek rahatça yaşıyorlardı. Medine devletinin Arabistan’da sağladığı barış, barışın getirdiği haklar, Arabistan dışındaki imparatorlukların, krallıkların işine gelmiyordu. Zira onların toplumları, Medine devletinin sağladığı barıştan, haklardan uzaktılar. Sömürgecilik anlayışı ile yönetilen toplumlar, bütün üretimlerinin sömüren güçlerce ellerinden alınmasından rahatsızdılar. Muhammed gayri Müslimlerden cizye alacağını söyleyince şaşırdılar. Ancak cizyenin ne olduğunu öğrendiklerinde hayran kaldılar. Çünkü gayri Müslimlerden cizye isteyen Muhammed, cizyeyi her gayri Müslim’den istemiyordu. Cizye sadece savaşabilecek erkeklerden alınıyordu. Kadınlardan, çocuklardan, yaşlılardan, hastalardan, sakatlardan alınmıyordu. Yani savaşa katılamayacaklardan, savaşa katılmayanlardan alınmıyordu. Müslümanlar onlara cizyenin mantığını anlattıklarında dünden razı oldular. Cizye kendilerini korumak için erleri savaşa gitmeyen toplumlar tarafından, koruma karşılığında Müslümanların aldığı bir vergiydi. Bir bakıma savaş için askere alınmayan savaşa gidebilecek gayri Müslimler, parasını vererek savaştan kurtuluyorlardı. Bunu anlayan gayrimüslimler severek cizye vermeye başladılar. Zaten önceki imparatorlar, krallıklar da birçok vergi alıyorlardı. Üstelik vergi alırken, savaş için erkeklerini alıyorlar. Savaşta onları en ön saflarda savaştırarak, öldürülmelerine neden oluyorlardı. Medine devletine cizye vererek katılan gayrimüslimlerin kadınları, çocukları, büyükleri memnundu. Delikanlıları savaşlara gidip ölmeyecekler. Hep yanlarında kalacaklardı. Aslında bu durum Müslümanların aleyhineydi. Gayrimüslimler cizye vererek savaştan kurtulurlarken, savaşların bütün yükünü, bütün acısını Müslümanlar üstleniyordu. Müslümanların aleyhine, gayrimüslimlerin lehine olan bu durum elbette gayri Müslimleri sevindirecekti. Hal böyleyken, tarihi süreçte, bazen Müslümanların yanlış uygulamaları, bazen de düşmanların kasıtlı çarpıtmaları nedeniyle cizye konusu gerektiğince anlaşılamamıştır. Hala bugün bile, Müslümanlar arasında cizye konusunu anlamayanlar vardır. Tövbe suresinin 29. Ayetindeki “Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslâm’ı din edinmeyen kimselerle, (bazı meallerde) küçülerek, (bazı meallerde) boyun eğerek kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın” ifadesinin uygulanışını, ne yazık ki yanlış değerlendirmişlerdir. Küçülerek ifadesi aslında Müslümanların iktidarını kabul etmektir. Boyun eğmekte aynı şekildedir. Ayet şu anlamdadır. Müslümanlara savaş açanlar varsa onlarla, Müslümanların üstünlüğünü kabul edinceye kadar savaşın. Üstünlüğünüzü kabul ettiklerinde de, onları savaşlardan uzaklaştırın. Savaşlardan uzaklaşmalarının karşılığında onları koruyun ve korumanın karşılığında da cizye alın. Ne yazık ki bu anlayışı birçok Müslüman komutan veya liderler anlayamamış. Zulmedercesine toplumları baskı altına alarak cizye almışlar. Tarihte öyle rivayetler vardır ki dehşet verici. Bazı komutanlar savaşta esir aldıkları gayrimüslimleri yerlere yatırmışlar. Boyunlarının üzerine basarak teslim almışlar. Sonra cizyelerini almışlardır. Hâlbuki ayet böyle yapanları haktan, adaletten ayrılanlar olarak nitelemektedir.
Ali bin Ebu talip tövbe suresinin ilk kırk ayetini okuyunca, ayetin bildirisi dalgalar halinde bütün Arabistan’a yayıldı. Kervanlar yoluyla İran’a, Bizans’a, Habeşistan’a, Yemen’e, Mısır’a kadar gitti. Bu durumdan en çok Bizanslılar etkilendi. Çünkü Bizanslıların egemenliği altında, Araplar, Yahudiler, Filistinliler, Kürtler, Ezidiler, Yezidiler, Rumlar, Mısırlılar vardı. Sayılan topluluklar, Muhammed’in Müslüman olmayan topluluklara verdiği haklara sahip değildiler. Muhammed Müslüman olmayan bu toplumlara daha çok hak tanıyordu. Bölgede yaşayan topluluklar olayları kendi açılarından değerlendirmeye başlayınca ortalık karıştı. Bölgede yaşayan bazı toplulukların Bizans’a bağlılığı daha fazlaydı. Bizans’a bağlılıkta ısrarcı olan toplumların liderleri, hem kendi toplumlarında, hem de diğer toplumlarda meydana gelen bu kargaşalıklardan rahatsızdılar. Kim bilir belki de, günümüz liderleri gibi haklarına rağmen, Bizans’la ikili ilişkiler kurmuşlardı. Hani Müslümanların yaşadığı yerlerdeki bazı siyasetçilerin, ülke yöneticilerin, Amerika ve Avrupa devletleriyle gizli ilişkiler kurup halklarını sattıkları gibi, onlarda halklarını Bizans’a satıyor. Böylece şahısları adına ciddi çıkarlar sağlıyorlardı. İşte bunlardan Suriyeliler veya Şamlılar, iki hareket başlattı.

........... devamı »

MEHMET ÇOBAN
21
AŞK VATANDIR
Çanakkale Destanını Yazdı Bu Gün Yiğitler
Şehit Olup Toprağa Düştü Bütün Yiğitler
O Zamanda Aynıydı Şimdide Aynı İtler
Ermeni Hıristiyan Rum Şimdide Aynı Durum


........... devamı »

AŞK VATANDIR
22
YahyaSEVİM
Çok şeyler bulur insan; rahat olursa? lakin haya, ar, utanmak öğretilmiyorsa?
Asalet yoksa? bide kötü niyet varsa saygısızlık cirit atıyorsa?,
Hele bide eğitim buysa? eğitim basitleşmekse
Yok; biz daha fazla almayalım? bundan sonrası fazla gelir bize
Cem garip oğlu; sanki dingonun ahırında? yatıyordu

........... devamı »

YahyaSEVİM
23
Sülayman
Yaya geçmez dumanlıdır dağları
Horon oynar ağaları, beyleri
Rize pazar bizim örnek köyünde.

Çapalayıp ekerler toprağı

........... devamı »

Sülayman
24
YahyaSEVİM
İşde bütün doğalların canavarları çıkdı / Tuttular / beklediler/ beklediler / avlarını
Vakdi zamanında/ Doğallarların hiç sahipleri çıkmadı
Hele çobanların haberleri bile olmadı
Peki ;bu kendinden bi haber çobanların Gelecekden haberleri nasıl olsun
Yavrular gittiler artık gelecekleri yok / son nesiller var

........... devamı »

YahyaSEVİM
25
İrfan Yılmaz
BU NE YAMAN FELEK BÖYLE

Hayalini gözlerime eyleme perde,
Turnalara sordum sahi kendisi ner'de?
Yedi iklim dört bucakta arar bulurdum,

........... devamı »

İrfan Yılmaz
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   Sonraki sayfa » 




Günün Şiirleri

Bu Şairleri Okudunuz Mu?
 • ciçek köse
(79 şiir)
(887 şiir)
(22 şiir)
(38 şiir)
 • Gül ESEN
(310 şiir)
(1182 şiir)
(130 şiir)
(60 şiir)
(23 şiir)
 • kainat ve ben
(687 şiir)

Filtrele