Şeref, kumsalı olmayan arızalı bir adadır; bir bırakırsak bir daha geri dönemeyiz. BOiLEAU
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
Yabancı





Bu kitabı
83 kişi
okumayı tavsiye ediyor.

Yabancı

Sayfa:119 s.
Yazar :
Yayınevi . Can Yayınları
ISBN:789755105864
Dil:Türkçe
Yayınyılı:2010
Okuyucuların bu kitaba verdiği puanlar:
8.7/10 Puan
Toplamda 183 puan aldı ve 21 kişi oyladı.
21
yorum aldı.

Yabancı Kitabı Tanıtım Yazısı
Edebiyat Defteri Kitap Editörü Yorumu
Albert Camus,YABANCI



1913 yılında Cezayir’de dünyaya gelen Albert Camus’un edebiyat dünyasına asıl girişi, 1942’de yayımlanan “Yabancı “ adlı roman olarak kabul edilir. 1957’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen yazar 1960 yılında bir trafik kazası sonucunda hayatını kaybetmiştir.




Albert Camus’un, Can Yayınlarından çıkan 120 sayfalık eserinin Vedat Günyol ve Samih Tiryakioğlu çevirileri mevcut. Kitabın ilk basım yılı 1981’dir.


YABANCI, iki bölüm halinde okuyucuya sunuluyor. Meursault’nun annesinin ölümüyle başlayan ilk bölüm, işlediği cinayetle sonlanıyor. Kitabı zirveye taşıyan bölüm ise kişilere, olaylara ve hatta hayata nasıl yabancılanıldığını anlatan son bölümdür.


Yazar, olayları kahramanın gözünden öznel bir anlatımla okuyucuya aktarırken oldukça sade bir üslup kullanmıştır. Olaylar örgüsü de çok kısa bir zaman aralığında gerçekleşir.


Eseri en özel kılan yan iki üç saatte bitirdiğiniz bir kitabın asıl kitabı bitirdikten sonra sizi sevk ettiği düşünceler içinde kendini okutmaya başladığını fark etmiş olmanızdır.


YABANCI, toplumun kabul ettiği davranışların dışında bir tutum sergileyen Meursault’nun işlediği suçtan ziyade, topluma ayrıksı tutumundan dolayı yargılanışını anlatır. Toplumun kabullenmediği bu duyarsızlık dışlanmışlığın ve yabancılaşmanın temelidir.



“ İnsan hiçbir şeyi gerektiğinden fazla büyütmemeli, ben bu duruma başkalarından daha kolay katlandım” diyen Meursault, ölümün var olduğu bir dünyada her şeye hayret etmenin gereksizliğine inanır. Bu ise onu toplum gözünde vurdumduymaz, etrafına karşı kayıtsız bir kişi durumuna sokar. Oysa o, kendinden ve her şeyden emindir. Bu gerçekliğin kendini nasıl kavradığını haykırırken,” ben de onu öylece kavramış bulunuyorum” der.


Adam öldürdüğü için suçlanıp, annesinin cenazesinde ağlamadığı için idam edilecek olmasının onda uyandırdığı düşünce ile kendi içini dünyanın kayıtsızlığına açmasıyla aslında kendisine bu denli benzeyen dünyada bir yabancı olduğunu kabul eder.


Bizi kuşatan evrenin bizim irademizin dışında var olması, Meursault’nun anlamsız bulduğu dünyaya anlam katma çabasının da gereksizliğini vurgular.


Bu bağlamda denilebilinir ki; YABANCI böyle bir evrende, insanın kendi kuralları olmadığından; ahlaki ilkelerin, kendi eylemleri dışında, başka insanların eylemlerinden de sorumlu olduğunu bu yabancılaşmayı, hiçlik duygusunu, insanlık halini ele alıp, öznelliğe yönelmesi gerektiğini; hakikatin tümüyle öznel olup, hiçbir soyutlamanın bireysel varoluşun gerçekliğini kavrayamayacağını ifade eder.


Yaşamın ölümle sonlanmasının gerçekliğini derinden hissettiren eser, yüreğimizin kapılarını ve gözlerimizi tüm güzelliklere kapatmanın anlamsızlığına vurgu yaparken, yaşadığımız ânın tüm hayatımıza yetecek anılar toplamaya yeteceğini söyler. Yazarın gözünde tüm anlamsızlıklara anlamlı bir karşı duruştur bu.



Camus’un kitaptaki yabancılaşması, “absürd ( saçma ) “ kavramını ifade ederken her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan felsefi görüş olan nihilizmin irdelenmesidir. Tanrının varlığını, iradenin özgürlüğünü, bilginin imkânını, ahlâkı ve tarihin mutlu sonunu reddeden Nihilistlerin görüşünü irdelerken hayatın tekdüzeliği içinde, robotlaşmış insan ölümü bile rahatlıkla kabul eder tezini savunur YABANCI.




Edebiyat Defteri Kitap Editör Yorumu

nâ-gehân
















Kitap Tanıtımı Yazısı


"Albert Camus"nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan "Yabancı", aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir "varlık"ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi "Meursault", bir simge kahraman değildir, "adı" olmayan bir "Yabancı"dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma... Camus'yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. "Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir," der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.
(Arka Kapak)

IDéEFIXE'in Notu:
Albert Camus, 1957 Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir.



"Albert Camus" yazarı hakkında bilgi


Albert Camus hakkında henüz tanıtım yazısı mevcut değil.
Bu kitabı tavsiye edenler
4 yıl 27 sn önce kütüphanesine ekledi.
4 yıl 5 gün 18 sn önce kütüphanesine ekledi.
4 yıl 24 sn önce kütüphanesine ekledi.
3 yıl 9 ay 18 gün önce kütüphanesine ekledi.
3 yıl 9 ay 15 gün 15 dakika önce kütüphanesine ekledi.

"Albert Camus" kitapları

1942'de yayımlanan Yabancı, romancı, tiyatro yazarı ve düşünür olarak İkinci Dün...

***Kimdir başkaldıran insan? Hayır diyen biri.*** -Albert Camus- Albert Camu...

Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli y...

Albert Camus çağdaş düşün ve yazın dünyasındaki saygın yerini yalnızca oyunlarıy...

Pelin Batu'nun çoğu ilk kez yayımlanan şiirlerini içeren Glass / Ca...

bohun bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
MEURSAULT, kendi iradesi dışında dayatılan ve bu nedenle de anlamsız bulduğu dünyayı anlamlandırmak için herhangi bir söylemde ya da etkinlikte bulunmaz. O, bu anlamsız dünyaya yeni anlamlar katacağını söyleyen bir reaksiyoner, bir aktivist veya yeni bir peygamber değildir. Aksine, annesinin ölümüne, kendisini gerçekten seven sevgilisine, hata kendi ölümüne bile duyarsız kalabilen bir “vurdumduymaz”, etrafına karşı “kayıtsız” bir kişidir. Ama , aslında, ne” vurdumduymaz” sözcüğü ne de “kayıtsız” kavramları onun iç dünyasını tanımlayabilir; çünkü, vurdumduymazlıkta biraz eblehlik, kayıtsız da ise az çok bir değer verme vardır. Oysa, MEURSAULT rakibini tesadüfen veya kazara ya da şans eseri değil, düşünerek ve silah kullanrak öldürecek kadar aklıyla hareket eden birisidir ve gözünde herşey ama herşey anlamsız/değersizdir.
O’nu en iyi onu yaratan yazar tanımlamıştır: “YABANCI”

Memak23’ün ,“Az bir sayfaya sahip olmasına rağmen kalın ansiklopedilerde bulunamayacak bazı bilgileri taşıyan değerli derin bir eser, ” sözleri benim de sözlerim olsun ama, insanı yaşama bağlayan ancak nedeni bilinmeyen “yaşama sevincidir”; yaşamın kendisi doğrudan bir heyecan ve başlıbaşına bir sevinç kaynağıdır; ümitlerimiz, beklentilerimiz, soyun devamlılığı, yaşam standartları, vb öğeler ikincildirler. Şimdi, dünyadaki tüm insanların herbirinin bir MEURSAULT olduğunu düşünürsek insan toplumlarının kendi içinde ve diğer toplumlarla ilişkileri nasıl olurdu? Örneğin, başkalarının okumlarından ve onların takdir ve tenkit etmelerini duyarak mutlu olmaktan daha çok, kendimizi ifade etmek için, yani kendimiz için yazdığımız ve adına” edebiyat” dediğimiz kültürel bir aktivite olur muydu?
“…Albert Camus’u okuyan hiç kimsenin pişman olmayacağını düşünüyorum.”
katılıyorum

12 Temmuz 2014 Cumartesi  23:48:19

Göktürkmen bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
8 Puan
Hem Nobel alıp, hem solcu solcu, humanist geçinmek nasıl bir şeydir ?

O tarihlerde bunu bu kadar aleni bilemiyorduk... İnsan kavramı yüksek tutulur, toplumsal olarak yarattığı değerler toplamı önemsenirdi.. şimdi katma değer kavramıyla önemseniyor..

Ben, Batı aydınlanmacılarını hep riyakar ve iki yüzlü bulurum. Durumu sadece tespit etmişler, tespit edilen sorunun giderilmesi için fazlaca bir gayret göstermemişlerdir.

Batı aydınlanmasını ve öncülü rönesans, reform ve devrimleri, hep oryantik süren sonuçluluğunu bu ikiyüzlülüğüne veririm.

Tespit edenin, bunu sadece kimi yerlere ve "bazı" ve kimilere şamil görmesi, yeni sınıf ve yeni eksantrizmin moda deyimle en son açılımı oluyor.

Albert Camus'un Cezayir doğumlu olması, ona sadece iyi gözlem yapma ve Nobel'i sağlamıştır. Onun dışında bunu iki de bir zırvalamaksa "hamamın namusu"nu temizlemektir.

Lümpen proleter, revziyonist ve ihanet etmiş aydın ve hep batılı olmanın verdiği kibir.

Örmek olay yine Cezayir'den olsun.. yaptıkları soykırım ve aydın karanlığı pardon, sessizliği !
03 Haziran 2014 Salı  07:33:01

memak23 bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
9 Puan
Albert Camus’un “Yabancı” adlı bu eserindeki Meursault adındaki karakter gerçek duygularını dile getirdiğini ve Charles Bukowski’nin şu sözünde belirttiği gibi “Hep kalıplara uymayı reddettim. Geldiğim nokta şu; Diğerlerinden daha mutsuz, bir o kadar umutsuz ama kafam hepsinden daha güzel. “ sözü ile benzer şekilde yaşayan boş bilinçle hareket eden ilginç biri…Az bir sayfaya sahip olmasına rağmen kalın ansiklopedilerde bulunamayacak bazı bilgileri taşıyan değerli derin bir eser…Albert Camus’u okuyan hiç kimsenin pişman olmayacağını düşünüyorum.
04 Ocak 2014 Cumartesi  16:30:53

mavişapkamkayıp bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
Kesinlikle okunmalı..
20 Ekim 2013 Pazar  19:56:28

Pembe Köpük bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
7 Puan
Her şeyi analatan tek adam!
20 Temmuz 2013 Cumartesi  23:23:08

M. Efruz Sermeda bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
9 Puan

Hakkında tanıtım yazısı yazmayı düşündüğüm ender kitaplardandı..çoktandır yazı yazmıyorum ne yazık ki !

Bu arada, kitap hakkındaki yorumlardan sayın ayşekant'ın yorumunu ilginç..farklı bulduğumu söylemeliyim...
26 Haziran 2013 Çarşamba  10:32:43

Yahya İncik bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
hiçleşmenin kitabı..
04 Mayıs 2013 Cumartesi  20:40:41

Sabriye Deniz bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
8 Puan
harika bir kitap,çok akıcı ,ders verici..
08 Mart 2013 Cuma  16:00:46

nâ-gehân bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan


YABANCI, toplumun kabul ettiği davranışların dışında bir tutum sergileyen Meursault’nun işlediği suçtan ziyade, topluma ayrıksı tutumundan dolayı yargılanışını anlatır. Toplumun kabullenmediği bu duyarsızlık dışlanmışlığın ve yabancılaşmanın temelidir.

Aslında kurulmuş mahkeme bir nevi iç hesaplaşmaların mahkemesidir.

“ İnsan hiçbir şeyi gerektiğinden fazla büyütmemeli, ben bu duruma başkalarından daha kolay katlandım” diyen Meursault, ölümün var olduğu bir dünyada her şeye hayret etmenin gereksizliğine inanır. Bu ise onu toplum gözünde vurdumduymaz, etrafına karşı kayıtsız bir kişi durumuna sokar. Oysa o, kendinden ve her şeyden emindir. Bu gerçekliğin kendini nasıl kavradığını haykırırken,” ben de onu öylece kavramış bulunuyorum” der.



08 Mart 2013 Cuma  10:52:43

Filiz Şahin. bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
Hep dediğim gibi;
ölüm varsa hiçbirşeyin hükmü yok...
ölüm var...
Okunması gereken bir kitap..
18 Ocak 2013 Cuma  17:54:33

humaygobel bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
8 Puan
Yabancıyı okuyup bitirdiğimde dimağımda kekremsi bir tat kalmıştı. Birilerinin bizi varoluşumuzla kabullendiğimiz yalnızlığımız konusunda uyarması gerekiyor sanırım. Farkındalık arayanlara kesinlikle işe yarar bir reçete YABANCI.
21 Ocak 2012 Cumartesi  15:54:19

Ümid Harun bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
7 Puan
çağı iyi anlatan bir romandı. okumaktan keyif almıştım.
ve günümüz insanını çok iyi ifade etmişti.
batı insanı bu anlayış ve hissedişi orataya koydu ne yazk ki.
akıp giden hayatı yerli yerinde olduğu gibi yetkin ifade etmiş roman.
fakat akıp giden zamanı, insan tutamıyor zamanın içine giremiyordu.
kesinlikle okunması gereken bir kitap.
10 Aralık 2011 Cumartesi  20:17:58

müget bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
varoluşsal yalnızlık üzerine yazılmış çarpıcı bir eser. insanın yaşadığı dünyanın anlamsızlığı karşısındaki düşüşü. bu kitapta her okuyan içindeki yalnızlıktan bir parca bulacaktır eminim. belki de yalnızlığın derin uçurumlarında bu kadar çok kişinin olduğunu bilmek bir teselli olur kim bilir?

yabancı* okunduğunda çok şey kazanacaksınız.
23 Haziran 2011 Perşembe  21:55:08

Abdulkadir BOSTAN bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
8 Puan
Albert Camus'un en beğendiğim eseri diyebilirim
23 Mayıs 2011 Pazartesi  14:06:25

ani bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
7 Puan
Bu roman, insanın topluma ve düzene karşı kaybettiği romandır.
22 Mayıs 2011 Pazar  23:07:20

kutsaltoprak bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
9 Puan
Harika bir kitap herkesin okuması gerekir bence.
Zeki demirkubuzun bu romandan uyarlama filmi
Yazgı filmini izlemenizi öneririm. Çok iyi yorumlanmış
Bir film.
20 Mayıs 2011 Cuma  14:43:17

ALMILA KARGÜLÜ bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
Albert Camus'un bu okuduğum ikinci kitabı.
Oldukça felsefik bir kitap. Özellikle configler çok ustaca...
tavsiye ederim.
28 Nisan 2011 Perşembe  08:58:46

lacivertiğnedenlik bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
bilinç ve toplumsal dünya arasında yer alan alanları sorgular ,belki de red eder ,evet red ediştir toplumsal dünyanın içsel dünyaya çeki düzen vermesinin inkarıdır insan beyninde. güzel kitap.
10 Ocak 2011 Pazartesi  22:19:51

gölgeliuç bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
9 Puan
"Yabancıla"şmanın gidebileceği son nokta olsa gerek.Bana korkutucu gelmişti.
07 Ocak 2011 Cuma  14:58:33

balzamin bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
9 Puan
her şeyin anlamsız olduğunu söylediğimizde bile, anlamlı bir şey söylemiş oluyoruz.
YABANCI ,Camus'ün okunması gereken ilk kitabı bana göre. savaş yılları....

çevresine ve kendisine yabancı düşmüş bir insancık MEURSAULT. annesinin ölümüne, sevgilisine,, hata kendi ölümüne duygusuz kalabilen/ tepkisiz belki de..

eğer kendinize, dayatılanı mı yaşıyorum, hissettiklerimi mi sorusunu soranlardansanız, okuyun Yabancı yı..
20 Aralık 2010 Pazartesi  23:35:10

ayşekant bu kitabın okunmasını tavsiye Eetmiyor
5 Puan
Yabancı'yı okuduğumda Kadere inanan bir insan olarak, hayatımızda bir çok şeyi nasıl değiştirebildiğimize şaşarak tanık oldum.Kavgadan kaçan , münakaşadan hoşlanmayan ben ; kavganın,itirazın, sahiplanme ve kıskanlığın yerinde kullanılınca insan hayatına kalite ve insana kişilik kattığını gördüm.Alışılmış konulardan bıkanlar için,hayata ne kadar kafa tuttuğunuzu merak ediyorsanız YABANCI'yı okuyun...Selamlar...
19 Kasım 2010 Cuma  21:10:25
Eser içerisinde yer alan fikir, düşünce, iddia ve mesajları "Ne anladım?" bölümümüzde diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.

"Fakat iyi düşünüce söyleyecek bir şeyim olmadığını anlamaktayım. Zaten şunu da kabul etmeliyim ki, insanları meşgul etmeye duyulan ilgi uzun sürmez."

"Fakat bunu öyle bir bağırarak söyledi ve bana bakarken gözünde öyle muzaffer bir ifade vardı ki, yıllardan beri ilk defa olarak içimde aptalca bir ağlama arzusu uyandı, çünkü bütün insanların benden ne kadar nefret ettiklerini hissetmiştim."


"...Bu sıkıntılar dışında pek mutsuz değildim. Yine bütün mesele, vakit geçirebilmekteydi. Belleğimi işletmesini öğrendiğim andan itibaren artık hiç canım sıkılmaz oldu."


"Yatıp on iki saat uyuyacağımı düşündüğüm zaman duyduğum, sevinç..."

18 Mart 2014 Salı  12:55:29

Kimi zaman odamı düşünmeye koyuluyor, düşümde, bir köşeden kalkıyor, yolum üzerindeki eşyaları bir bir aklımdan geçirip yine o noktaya dönüyorum.
04 Ocak 2014 Cumartesi  16:43:03
(*) s-47, kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafıdır. Henüz bu kitap için s-47 eklenmemiştir.
Kitabı edinmişseniz kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafını siz ekleyin.