Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir; şeref, kaybetmemek zorunda olduğumuz bir şey. SCHOPENHAUER
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
Bukre





Bu kitabı
22 kişi
okumayı tavsiye ediyor.

Bukre

Yazar :
Yayınevi . Destek Yayınları
ISBN:9786054771738
Yayınyılı: 2013
Okuyucuların bu kitaba verdiği puanlar:
4.0/10 Puan
Toplamda 32 puan aldı ve 8 kişi oyladı.
7
yorum aldı.

Bukre Kitabı Tanıtım Yazısı
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim.

Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin.

Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.
(Tanıtım Bülteninden)

"Kahraman Tazeoğlu" yazarı hakkında bilgi


Kahraman Tazeoğlu yalnızlık ve aşk üzerine roman ve şiirler yazmıştır, ki bu duyguları tahlilde usta bir yazar ve şairdir. iki basımı bulunan Susacak Var! adlı romanında kendinden on üç yaş büyük bir yazara bir imza günü öncesi aşık olmuş bir kızın duygularını ve kızın bir gülüşüyle ona aşık olan yazarın kızı nasıl büyüttüğünü ve tabiki aşklarını, ayrılıklarını, birlikteykenki yalnızlıklarını anlatır Kahraman Tazeoğlu. Öyleki aralarındaki özlemi 'içimi çürütür ' diye tasvir ederken, sevgiyi iç tazeleyici olarak betimler. Zıt kutupların çekimidir bu romanda anlatılan. Şiirlerinde serbest ölçü kullanan Kahraman Tazeoğlu'nun Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi , Seni İçimden Terk Ediyorum isimli şiir kitapları vardır. Kahraman Tazeoğlu, 2004 yılında RAYAD tarafından "en iyi şiir programcısı", 2006 yılında da Türkiye Yazarlar Birliği Tarafından "en iyi radyo programcısı" ödülüne layık görülmüştür. Bir Eğitim gönüllüsü olarak, kısa adı ÜNKEP olan Üniversiteler Arası Kültür Edebiyat Platformu'nun kurucusu ve başkanıdır. Son Romanı "mavi ev"de, "bir özgürlüğe mal olmuş hayat, hayat değildir; bir hayata mal olmuş özgürlük de özgürlük değildir" diyen Kahraman Tazeoğlu, gizemli bir hikayeyi okurlarına sunmaktadır. Yaşam Öyküsü Yazarımızın dilinden...



Ay' a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos'unda doğdu. İstanbul'un çileli ve keşmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep “düşünen” bir çocuk olarak büyüdü. Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca "korkuyla” tanıştı. Ailesi İstanbul' un mutena semtlerinden Fenerbahçe'ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahçeli olmaya başladı. 6 yaşında ilk kez bir maça gitti ve en sevdiği Fenerbahçe şapkasını çaldırdı. (bugün bile o şapka için üzülür). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maçlara çıkacağını bilmiyordu. Ablası okula başlayınca çok kıskandı ve saçını çekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gününde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gün çok ağlamıştı. Arkadaşları teneffüslerde çeşitli oyunlar oynarken, o hep “düşünüyordu”... İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini güldürdü. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; çünkü şiirle daha tanışmamıştı. 12 Eylül ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobüsüne binmeyi öğrenecekti. Daha sonra yağ, tüp, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda üşürken ağlamamayı... Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir göç harekatıyla tüm aileyi yeniden Cevizli' ye taşıma kararı aldı. Buna en içerleyense küçük Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gün yeniden görebilmek ümidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komşunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, hüznü ve ağlamayı yeniden keşfetti. Bütün bunların toplamının ona şiiri öğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga geçerken hatta “şiirde neymiş; saçmalık” diye iddia ederken gece gündüz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı. Matematiği gereksiz bir ders olarak gördüğü için, hocaları da onu gereksiz bir öğrenci olarak gördü. Uzun bir süre ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuaföre çırak olarak verdi. 10 yıl sürecek bu macera özel radyoların açılmasıyla sona erecekti. Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç kahramandı...

Çocukluğundan beri özendiği spikerlik hayali daha da derinleşerek artmaya başlamıştı. Annesi bebekliğinde çok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. Çok çocuğa bakmakla yükümlü olan bir annenin bulduğu bu çözüm ilerde küçük Kahraman'ı radyocu yapacaktı. Derken; günlerden bir gün, Türkiye'de ilk özel radyolar açılmaya başladı ve mesleğinde çok önemli bir yere gelmiş olan genç Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek için yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipçisi olan genç Kahraman, “gecenin serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo stüdyosu gördü. Bununla da kalmayıp Orhan Çetin tarafından programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yüreklendirdi ve o gün radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıköy FM'de yayına başladı. Sonraki rüzgarlar onu başka radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu. Şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yükseltme çalışmalarını sürdürüyor. Not: Ablası artık şiir yazmıyor.
Bu kitabı tavsiye edenler
1 yıl 1 gün 7 saat 6 dakika 29 sn önce kütüphanesine ekledi.
1 yıl 4 gün 54 dakika 44 sn önce kütüphanesine ekledi.
1 yıl 26 dakika 23 sn önce kütüphanesine ekledi.
1 yıl 10 saat 26 dakika 34 sn önce kütüphanesine ekledi.
1 yıl 22 saat 13 dakika 46 sn önce kütüphanesine ekledi.

"Kahraman Tazeoğlu" kitapları

Artık hatırlanmaya değecek kadar bile kalmadın. Seni unutmak hakkım! Unutkan bir...

Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun? İnsanın terk edildiğinde değil, unut...

Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyor...

KIYISIZLAR, Kaybedenlerin ve yalnızların kitabıdır. Ve her kaybedenin mutlaka sö...

Altını çize çize okuduğunuz kitaplar vardır. Çok sayfalı kalın kita...

Sihirli Kalem bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
5 Puan
Roman tekniği açısından zayıf.Çok büyük eserlerle karşılaştırmaktan ziyade kendi yağında kavrulması gereken,günümüz gençlerine hitap eden, okurken olmaması gereken sözcükler olduğunu kanaat getirdiğim bir Tazeoğlu eseri.
18 Eylül 2014 Perşembe  19:06:32

Vildan Yalçın bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
1 Puan
İlk sayfalara göz gezdirdiktenn sonra okumaya bile tenezzül etmedigim cok basit ve sıradan bir kitap. Emeğe saygı duyuyorum.





10 Eylül 2014 Çarşamba  00:14:39

vURSACE38 bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
2 Puan
çok gereksiz,zaman kaybı olduğunu düşündüğüm bir kitap..nasıl bu kadar çok satabilmiş hala aklım almıyor
07 Ağustos 2014 Perşembe  22:41:38

ilham perisii bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
5 Puan
kısa cümlelerin olduğu,kitap boyunca umutsuz aşk hayatını anlatan,ve sonunda da en yakın arkadaşıyla birlikte bir yuva kurulmasını anlatan bir kitap..başlarında okurken gözlerinizi dolduran yerler oluyor,ancak bazı bölümlerde aa böyle mi yazmış deyip şaşıradabiliyorsunuz. Ancak kolaylıkla okunabılecek,yaz günlerinde özellikle vakit geçirebileceğiniz bir roman
05 Ağustos 2014 Salı  19:38:10

özlem derebağı bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
4 Puan
..Okurken gözlerimin dolduğu yerlerde , atlayıp geçmek istediğim yerlerde vardı.Daha çok ergen dediğimiz genç arkadaşlara hitap ediyor.Kitabı okurken gerçekten pesimist bir havaya büründüm hep mi AŞK hep mi AŞK .Dünya aşktan mı ibaret dedim ve kitap bittikten sonra derin bir nefes aldım :) yine de hoş bir kitaptı...
01 Nisan 2014 Salı  14:32:08

Bir Mısralık Devrim bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
1 Puan
daha çok bunalım takılan ergenlere ve ergenlikten kutulamayanlara yönelik bir kitap. duygu sömürüsü, göz yaşı, ajitasyon nedense çok satıyor.
01 Ocak 2014 Çarşamba  19:25:52

Busraozeren bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
Kitaplar insanı güçlü yapan tek şeydir. Hayatım hep kitaplar okuyarak geçiyor böyle geçmesini de umuyorum.
Hayatımda ilk kez bir kitap için ağladığım gerçeği beni kitaplara daha da bağlıyor.
İlk kez bir kitapta ağladım, okudukça ağladım gerçekten çok güzel çok manalı bir kitap.
Kesinlikle okumalısınız.
25 Aralık 2013 Çarşamba  23:28:26
Eser içerisinde yer alan fikir, düşünce, iddia ve mesajları "Ne anladım?" bölümümüzde diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.
Kitap için ilk alıntıyı siz ekleyin.
(*) s-47, kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafıdır. Henüz bu kitap için s-47 eklenmemiştir.
Kitabı edinmişseniz kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafını siz ekleyin.