Hiçbir söz yoktur ki, eskiden söylenmemiş olsun. Terence [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Bukre





Kahraman Tazeoğlu

Kahraman Tazeoğlu yalnızlık ve aşk üzerine roman ve şiirler yazmıştır, ki bu duyguları tahlilde usta bir yazar ve şairdir. iki basımı bulunan Susacak Var! adlı romanında kendinden on üç yaş büyük bir yazara bir imza günü öncesi aşık olmuş bir kızın duygularını ve kızın bir gülüşüyle ona aşık olan yazarın kızı nasıl büyüttüğünü ve tabiki aşklarını, ayrılıklarını, birlikteykenki yalnızlıklarını anlatır Kahraman Tazeoğlu. Öyleki aralarındaki özlemi 'içimi çürütür ' diye tasvir ederken, sevgiyi iç tazeleyici olarak betimler. Zıt kutupların çekimidir bu romanda anlatılan. Şiirlerinde serbest ölçü kullanan Kahraman Tazeoğlu'nun Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi , Seni İçimden Terk Ediyorum isimli şiir kitapları vardır. Kahraman Tazeoğlu, 2004 yılında RAYAD tarafından "en iyi şiir programcısı", 2006 yılında da Türkiye Yazarlar Birliği Tarafından "en iyi radyo programcısı" ödülüne layık görülmüştür. Bir Eğitim gönüllüsü olarak, kısa adı ÜNKEP olan Üniversiteler Arası Kültür Edebiyat Platformu'nun kurucusu ve başkanıdır. Son Romanı "mavi ev"de, "bir özgürlüğe mal olmuş hayat, hayat değildir; bir hayata mal olmuş özgürlük de özgürlük değildir" diyen Kahraman Tazeoğlu, gizemli bir hikayeyi okurlarına sunmaktadır. Yaşam Öyküsü Yazarımızın dilinden...



Ay' a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos'unda doğdu. İstanbul'un çileli ve keşmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep “düşünen” bir çocuk olarak büyüdü. Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca "korkuyla” tanıştı. Ailesi İstanbul' un mutena semtlerinden Fenerbahçe'ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahçeli olmaya başladı. 6 yaşında ilk kez bir maça gitti ve en sevdiği Fenerbahçe şapkasını çaldırdı. (bugün bile o şapka için üzülür). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maçlara çıkacağını bilmiyordu. Ablası okula başlayınca çok kıskandı ve saçını çekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gününde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gün çok ağlamıştı. Arkadaşları teneffüslerde çeşitli oyunlar oynarken, o hep “düşünüyordu”... İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini güldürdü. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; çünkü şiirle daha tanışmamıştı. 12 Eylül ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobüsüne binmeyi öğrenecekti. Daha sonra yağ, tüp, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda üşürken ağlamamayı... Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir göç harekatıyla tüm aileyi yeniden Cevizli' ye taşıma kararı aldı. Buna en içerleyense küçük Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gün yeniden görebilmek ümidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komşunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, hüznü ve ağlamayı yeniden keşfetti. Bütün bunların toplamının ona şiiri öğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga geçerken hatta “şiirde neymiş; saçmalık” diye iddia ederken gece gündüz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı. Matematiği gereksiz bir ders olarak gördüğü için, hocaları da onu gereksiz bir öğrenci olarak gördü. Uzun bir süre ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuaföre çırak olarak verdi. 10 yıl sürecek bu macera özel radyoların açılmasıyla sona erecekti. Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç kahramandı...

Çocukluğundan beri özendiği spikerlik hayali daha da derinleşerek artmaya başlamıştı. Annesi bebekliğinde çok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. Çok çocuğa bakmakla yükümlü olan bir annenin bulduğu bu çözüm ilerde küçük Kahraman'ı radyocu yapacaktı. Derken; günlerden bir gün, Türkiye'de ilk özel radyolar açılmaya başladı ve mesleğinde çok önemli bir yere gelmiş olan genç Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek için yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipçisi olan genç Kahraman, “gecenin serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo stüdyosu gördü. Bununla da kalmayıp Orhan Çetin tarafından programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yüreklendirdi ve o gün radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıköy FM'de yayına başladı. Sonraki rüzgarlar onu başka radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu. Şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yükseltme çalışmalarını sürdürüyor. Not: Ablası artık şiir yazmıyor.

Bukre


ISBN
: 9786054771738
Sayfa
: 0 s.
Yıl
: 2013
Bukre Kitabı Tanıtım Yazısı
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim.

Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin.

Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.
(Tanıtım Bülteninden)



Eser içerisinde yer alan fikir, düşünce, iddia ve mesajları "Ne anladım?" bölümümüzde diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.

Bukre Kitabından Ne Anladınız?


Alıntılar Alıntı Yaz
Kitap için ilk alıntıyı siz ekleyin.

Bukre Kitabından Alıntı Paylaşın


Sayfa 47, kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafıdır. Henüz bu kitap için s-47 eklenmemiştir.
Kitabı edinmişseniz kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafını siz ekleyin.

İncelemeler İnceleme Yaz
ESK
11 Temmuz 2015 Cumartesi 14:48:56

3 4 tane kitabını okudum. Kitapları fena değil ama değişik bir şey yok genelde hep aynı anlatımlar var. Edebi anlamda da bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum bundan 10 yıl sonra okunacak kitaplar değil günümüz kitapları sadece. Ama okumanızı tavsiye ederim yinede.
Okunmasını tavsiye ediyor
Ümit Kırlı
11 Nisan 2015 Cumartesi 16:05:02

Çoğu kitabını itina ile okudum

Lakin beğenmedim

Şaşırtıcı bir şey yok kitaplarında

Şiirleri derseniz

Bu sitede ondan çok daha yazan insanlar tanıyorum...
Okunmasını tavsiye ediyor
ozge karadag
02 Şubat 2015 Pazartesi 10:44:28

cok guzel bı kıtap hıc sıkılmadan 100 kere okurum okurkn gozlerım doldu
Okunmasını tavsiye ediyor
Adil Karaoğlu
29 Ocak 2015 Perşembe 10:55:15

Kahraman Tazeoğlu'nun genel olarak kitapları basit bana göre. Kolay anlatımlı hani okumaya yeni başlayan birisi kolaylıkla algılayıp okuyabilir. Birde yeni bir Türk zihniyeti doğdu kitabı okumasan bile al, rafda bulunsun. İki tanede facebook'tan sözünü paylaş oldu sana kitap okuyan bir nesil. Kitaba gelirsek, sadece tek bir konu üzerine yazılan, kolay sözler kullanılan, basit anlatıma sahip, belirgin şeylerden yazılan bir kitap.
Okunmasını tavsiye ediyor
ECRİN CİHAD
16 Ocak 2015 Cuma 20:49:15

Ben peek kitap düşkünü değilim ama BUKRE yi okumay başladığımda bambaşka biri oldum kitabı bir türlü elimden bırakamıyordum.Bir çırpıda okuduğum nadir kitaplardan bir tanesiydi.
Okunmasını tavsiye ediyor
emree
18 Aralık 2014 Perşembe 17:27:32

kitabı inceleme fırsatı buldum fakat çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim
çok sade düz anlatım dili kullanılmış
terketmek,yalnızlıkve acı üzerine kurulmuş olan bir kitap ama hayat acıdan yalnızlıktanve terkedilmekten ibaret değildir...
Okunmasını tavsiye ediyor
alihaydarkoyun
09 Aralık 2014 Salı 21:14:01

Bugün aldım okumaya başladım, henüz başlarındayım... Kitabın girişinde yazan "Öyle bir söz yazarsın ki bütün bir hayatı anlatır, öyle bir hayat yaşarsın ki bütün sözler anlamsız kalır." sözleri bana çok anlamlı ve derin geldi... Okudukça beğeneceğimi umuyorum...
Okunmasını tavsiye ediyor
zeynep ulya
07 Aralık 2014 Pazar 20:39:08

bir edebiyat öğrencisi ve bir şiir sever olarak tavsiye edebileceğim bir kitap.aşkı ve şuan birçok kişinin yaşadığı kalabalık yalnızlıkları harikulade anlatan bir eser. Duygusal bir eser olması sebebiyle başvurulan dolaylı anlatım ve edebi dil yer yer okuyucunun sıkılmasına sebep olabiliyor. Ancak şiir alanında kendini geliştirmek isteyenler için okunabilecek bir kitap.
Okunmasını tavsiye ediyor
Sihirli Kalem
18 Eylül 2014 Perşembe 19:06:32

Roman tekniği açısından zayıf.Çok büyük eserlerle karşılaştırmaktan ziyade kendi yağında kavrulması gereken,günümüz gençlerine hitap eden, okurken olmaması gereken sözcükler olduğunu kanaat getirdiğim bir Tazeoğlu eseri.
Okunmasını tavsiye ediyor
Vildan Yalçın
10 Eylül 2014 Çarşamba 00:14:39

İlk sayfalara göz gezdirdiktenn sonra okumaya bile tenezzül etmedigim cok basit ve sıradan bir kitap. Emeğe saygı duyuyorum.





Okunmasını tavsiye ediyor
vURSACE38
07 Ağustos 2014 Perşembe 22:41:38

çok gereksiz,zaman kaybı olduğunu düşündüğüm bir kitap..nasıl bu kadar çok satabilmiş hala aklım almıyor
Okunmasını tavsiye ediyor
ilham perisii
05 Ağustos 2014 Salı 19:38:10

kısa cümlelerin olduğu,kitap boyunca umutsuz aşk hayatını anlatan,ve sonunda da en yakın arkadaşıyla birlikte bir yuva kurulmasını anlatan bir kitap..başlarında okurken gözlerinizi dolduran yerler oluyor,ancak bazı bölümlerde aa böyle mi yazmış deyip şaşıradabiliyorsunuz. Ancak kolaylıkla okunabılecek,yaz günlerinde özellikle vakit geçirebileceğiniz bir roman
Okunmasını tavsiye ediyor
özlem derebağı
01 Nisan 2014 Salı 14:32:08

..Okurken gözlerimin dolduğu yerlerde , atlayıp geçmek istediğim yerlerde vardı.Daha çok ergen dediğimiz genç arkadaşlara hitap ediyor.Kitabı okurken gerçekten pesimist bir havaya büründüm hep mi AŞK hep mi AŞK .Dünya aşktan mı ibaret dedim ve kitap bittikten sonra derin bir nefes aldım :) yine de hoş bir kitaptı...
Okunmasını tavsiye ediyor
Bir Mısralık Devrim
01 Ocak 2014 Çarşamba 19:25:52

daha çok bunalım takılan ergenlere ve ergenlikten kutulamayanlara yönelik bir kitap. duygu sömürüsü, göz yaşı, ajitasyon nedense çok satıyor.
Okunmasını tavsiye ediyor
Busraozeren
25 Aralık 2013 Çarşamba 23:28:26

Kitaplar insanı güçlü yapan tek şeydir. Hayatım hep kitaplar okuyarak geçiyor böyle geçmesini de umuyorum.
Hayatımda ilk kez bir kitap için ağladığım gerçeği beni kitaplara daha da bağlıyor.
İlk kez bir kitapta ağladım, okudukça ağladım gerçekten çok güzel çok manalı bir kitap.
Kesinlikle okumalısınız.
Okunmasını tavsiye ediyor

İnceleme Paylaşın


Edebiyat Defteri Puanı
Puanınız:
Bu Kitabı Tavsiye Edenler
Bu kitabı 33 kişi tavsiye ediyor.

zeynep ulya
Bu kitabı tavsiye etti.
OZKAN_RF
Bu kitabı tavsiye etti.
ESK
Bu kitabı tavsiye etti.
ilham perisii
Bu kitabı tavsiye etti.
Şevval GÜRALP
Bu kitabı tavsiye etti.
irem03200
Bu kitabı tavsiye etti.
Vildan Yalçın
Bu kitabı tavsiye etti.
Eda_hbekmo_953
Bu kitabı tavsiye etti.
mınaerdundar
Bu kitabı tavsiye etti.
emree
Bu kitabı tavsiye etti.